Cübbeli Ahmet Hoca, Alihan Kuriş ve beraberindeki isimlere yönelik operasyon hakkında açıklama yaptı. Ünlü, operasyonun tasavvuf ehline yönelik olmadığını savunurken FETÖ bağlantısı, yönetim yapısı ve mali faaliyetlere ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu.

Cübbeli Ahmet’ten “Süleymancılar” Açıklaması: “Operasyon Tasavvufa Değil, Yönetime”

Kamuoyunda “Cübbeli Ahmet Hoca” olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, sosyal medya hesabından yaptığı uzun açıklamada Alihan Kuriş ve beraberindeki isimlere yönelik operasyonu değerlendirdi. Ünlü, operasyonun tasavvuf ehline veya dini yapılara yönelik olmadığını savunurken; Alihan Kuriş’in yönettiği yapıya ilişkin FETÖ bağlantısı, mali usulsüzlükler ve yurt dışı ilişkileri konusunda çok sayıda ağır iddiada bulundu.

“TASAVVUF EHLİNE YAPILMIŞ BİR OPERASYON OLARAK KABUL EDİLEMEZ”

Cübbeli Ahmet Hoca, açıklamasında operasyonun dini eğitim veren yapılara ya da tasavvuf ehline yönelikmiş gibi değerlendirilmesine karşı çıktı.

Ünlü, “Alihan Kuriş suç örgütüne yapılan operasyon asla tasavvuf ehline yapılmış olarak kabul edilemez” ifadelerini kullanarak, devletin dini yapılara karşı sistematik bir operasyon yürüttüğü iddialarını reddetti.

Operasyon kapsamında medreselere değil, suç işlendiği öne sürülen yönetim kadrosuna müdahale edildiğini savunan Ünlü, devletin FETÖ tecrübesinden sonra benzer yapılanmalara karşı daha dikkatli hareket ettiğini ileri sürdü.

ALİHAN KURİŞ YÖNETİMİNE FETÖ SUÇLAMASI

Açıklamanın en dikkat çeken bölümlerinden biri FETÖ iddiaları oldu.

Cübbeli Ahmet Hoca, Alihan Kuriş’in başında bulunduğu yapının FETÖ ile bağlantılı hareket ettiğini iddia ederek, bu ilişkilerin geçmişinin 2000’li yıllara kadar uzandığını öne sürdü.

Ünlü, 2009 yılında FETÖ’nün sözde Türk Silahlı Kuvvetleri yapılanmasında görev aldığı öne sürülen Hamdullah Öztürk’ün, dönemin Süleymancıların lideri olarak nitelendirdiği Ahmet Arif Denizolgun’u Ümraniye’de ziyaret ettiğini ve sonrasında birlikte hareket etme yönünde kararlar alındığını iddia etti.

Bu ifadeler Ünlü’nün açıklamasında yer alan iddialar olup, söz konusu bağlantılara ilişkin yargı makamlarınca kesinleşmiş karar bulunup bulunmadığı ayrıca değerlendirilmelidir.

“AK PARTİ’YE OY VERMEDİKLERİ İÇİN OPERASYON YAPILDIĞI İDDİASI GERÇEĞİ YANSITMIYOR”

Cübbeli Ahmet Hoca, operasyonun siyasi gerekçelerle gerçekleştirildiği yönündeki iddialara da tepki gösterdi.

Yapının geçmişte AK Parti’yi desteklemediğini, daha önce Necmettin Erbakan’a da destek vermediğini ileri süren Ünlü, buna rağmen operasyonun siyasi tercihlerle ilişkilendirilmesini doğru bulmadığını ifade etti.

Ünlü, operasyonun “AK Parti’ye oy verilmediği için” gerçekleştirildiğini söyleyenlere yönelik oldukça sert ifadeler kullandı.

“SÜLEYMANCILARDAKİ BOZULMA NE ZAMAN BAŞLADI?”

Ünlü açıklamasında Süleymancı olarak bilinen yapının yönetim anlayışını da eleştirdi.

Süleyman Hilmi Tunahan’ın yetiştirdiği bazı önemli isimlerin zaman içerisinde yönetim ve istişare mekanizmalarından uzaklaştırıldığını ileri süren Ünlü; Hüseyin Kaplan, Hüseyin Kumaş, Hüseyin Yağcı ve Mehmet Emre gibi isimleri örnek gösterdi.

Yönetimde liyakat ve eğitim yerine aile ve soy bağlarının belirleyici hale geldiğini savunan Cübbeli Ahmet Hoca, bu süreci “damat ve torunlar vakası” sözleriyle tanımladı.

KARA PARA VE YOLSUZLUK İDDİALARI

Ünlü’nün açıklamasında mali konulara ilişkin de son derece ağır suçlamalar yer aldı.

Alihan Kuriş yönetimindeki yapılanma hakkında “yolsuzluk”, “kara para aklama” ve toplanan paraların kullanımına ilişkin çeşitli iddialar dile getiren Ünlü, cemaat mensuplarına da yönetimlerin mali yapısını sorgulamaları çağrısında bulundu.

Cübbeli Ahmet Hoca’nın dile getirdiği bu ifadeler suç isnadı niteliğinde iddialardır. İlgili kişi ve kurumların masumiyet karinesi kapsamında değerlendirilmesi ve kesinleşmiş yargı kararı bulunmayan hususların iddia olarak aktarılması gerekmektedir.

İSMAİLAĞA CEMAATİ İÇİN DE UYARIDA BULUNDU

Cübbeli Ahmet Hoca açıklamasını yalnızca Alihan Kuriş ve Süleymancılarla sınırlı tutmadı.

İsmailağa Cemaati'nin mevcut yönetim yapısına ilişkin de eleştirilerde bulunan Ünlü, cemaatlerde liyakat ve istişare sisteminden uzaklaşılması halinde benzer sorunların yaşanabileceğini savundu.

Ünlü, özellikle yönetimlerin “oğul, damat, torun ve kayınbirader” ilişkileri üzerinden şekillenmesinin dini yapılar açısından ciddi risk oluşturduğunu ileri sürdü.

CEMAAT MENSUPLARINA “ŞEFFAFLIK” ÇAĞRISI

Açıklamasının sonunda cemaat mensuplarına seslenen Cübbeli Ahmet Hoca, dini yapılara yapılan maddi yardımların ve toplanan paraların nerelerde kullanıldığının sorgulanması gerektiğini belirtti.

Ünlü, insanların bilgiyi farklı kaynaklardan edinmesi ve dini yapılardaki yöneticileri sorgulamaktan kaçınmaması gerektiğini savundu.