Çerçeve Yasa olarak bilinen 7595 sayılı Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun yürürlüğe girdi. PKK/KCK kapsamındaki soruşturma, dava ve mahkûmiyetlerde 5 ve 10 yıllık erteleme düzenlemesi ne getiriyor? İşte 12 maddelik kanunun ayrıntıları.

Çerçeve Yasa Yürürlüğe Girdi: 5 Ve 10 Yıllık Erteleme, “Ceza İnfaz Edilmiş Sayılır” Hükmü

Kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak bilinen 7595 sayılı “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”, Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girdi. PKK/KCK’nın silah bırakma ve tasfiye sürecine ilişkin düzenlemeler içeren 12 maddelik kanunda; soruşturma ve kovuşturmaların 5 veya 10 yıl ertelenmesinden kesinleşmiş mahkûmiyetlerin infazına kadar dikkat çeken hükümler bulunuyor.

Türkiye'nin uzun süredir tartıştığı “Terörsüz Türkiye” sürecinin en önemli yasal düzenlemelerinden biri yürürlüğe girdi.

TBMM Genel Kurulu'nda 10 Ağustos 2026 tarihinde kabul edilen “Millî Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun”, Resmî Gazete'de yayımlandı.

Peki kamuoyunda “Çerçeve Yasa” olarak adlandırılan düzenleme gerçekte ne getiriyor?

Arka Haber, 12 maddelik kanunun dikkat çeken hükümlerini inceledi.

HER ŞEY PKK/KCK'NIN SİLAH BIRAKTIĞININ TESPİTİNE BAĞLI

Kanunun öngördüğü erteleme mekanizmalarının uygulanabilmesi için PKK/KCK'nın ve bağlantılı oluşumların fiilî varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ve mühimmatın tamamını teslim ettiğinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi gerekiyor.

Bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilerek MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanması şartı bulunuyor.

Dolayısıyla kanunun yayımlanması, düzenlemedeki bütün erteleme hükümlerinin otomatik olarak uygulanacağı anlamına gelmiyor.

KİMLER KAPSAMA GİRİYOR?

Kanun yalnızca örgüt üyeliğini kapsamıyor.

Düzenlemede;

PKK/KCK'yı kurma veya yönetme,

örgüte üye olma,

örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme,

örgüt propagandası yapma,

örgütün faaliyetleri kapsamında işlenen suçlar

ve örgüt lehine işlenen terörizmin finansmanı suçları da kapsam içerisinde yer alıyor.

SORUŞTURMA VE DAVALAR 5 VEYA 10 YIL ERTELENEBİLECEK

Kanunun en dikkat çekici hükümlerinden biri devam eden soruşturma ve kovuşturmalarla ilgili.

Kapsama giren ve üst sınırı 15 yıl veya daha az hapis cezası gerektiren suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturmalar 5 yıl ertelenecek.

15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren kapsamdaki suçlarda ise erteleme süresi 10 yıl olacak.

Ancak kanun önemli istisnalar getiriyor.

Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları bu düzenlemenin dışında tutuluyor.

Ayrıca 1 Haziran 2005 tarihinden önce işlenen ve müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis gerektiren suçlarla ilgili soruşturma ve kovuşturmalar da bu ertelemeden yararlanamayacak.

5 VEYA 10 YIL BOYUNCA YENİ TERÖR SUÇU İŞLENMEZSE NE OLACAK?

Kanunun en çok tartışılabilecek hükümlerinden biri burada ortaya çıkıyor.

Erteleme kararı verilen kişi, belirlenen 5 veya 10 yıllık süre içerisinde yeni bir terör suçu işlerse erteleme kaldırılacak ve soruşturma veya kovuşturmaya devam edilecek.

Ancak erteleme süresi yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanırsa soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı, dava aşamasında ise düşme kararı verilecek.

KESİNLEŞMİŞ HAPİS CEZALARINDA DA ERTELEME

Düzenleme yalnızca devam eden davaları kapsamıyor.

Kesinleşmiş mahkûmiyet hükümleri için de ayrı bir sistem getiriliyor.

Kanun kapsamına giren suçlardan toplam 15 yıl veya daha az hapis cezasına mahkûm edilenlerin cezalarının infazı 5 yıl süreyle ertelenebilecek.

Toplam 15 yıldan fazla hapis cezası ile müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilenlerin infazı ise 10 yıl süreyle ertelenebilecek.

Burada da örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar ile 1 Haziran 2005 öncesindeki suçlar nedeniyle müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası alanlar kapsam dışında bırakılıyor.

EN DİKKAT ÇEKEN HÜKÜM: “CEZA İNFAZ EDİLMİŞ SAYILIR”

Kanunun 6'ncı maddesinde yer alan hüküm dikkat çekiyor.

İnfazı ertelenen kişi, erteleme süresini yeni bir terör suçu işlemeden tamamlarsa verilen ceza “infaz edilmiş sayılacak.”

Yeni bir terör suçu işlenmesi halinde ise infaz hâkimi erteleme kararını kaldıracak ve cezanın infazına devam edilmesine karar verecek.

Düzenlemenin gerekçesinde bunun bir af olmadığı, mahkûmiyet hükümlerini ortadan kaldırmadığı ve ceza sorumluluğunu sona erdirmediği belirtiliyor.

Buna karşılık “cezanın infaz edilmiş sayılması” hükmünün hukuki ve siyasi açıdan nasıl değerlendirileceği önümüzdeki dönemin önemli tartışma başlıklarından biri olmaya aday.

TUTUKLULAR İÇİN NE OLACAK?

Kanun kapsamında erteleme kararı verilebilecek suçlardan tutuklu bulunanların durumları da yeniden değerlendirilecek.

Yetkili hâkim veya mahkeme ile dosyanın bulunduğu aşamaya göre bölge adliye mahkemesi ya da Yargıtay ilgili ceza dairesi, koşulların bulunması halinde tutuklama ve adli kontrol tedbirlerinin kaldırılmasına karar verebilecek.

Bu hüküm doğrudan ve otomatik bir tahliye düzenlemesi anlamına gelmiyor; her dosya ilgili yargı makamı tarafından değerlendirilecek.

YENİ SORUŞTURMALARDA “KURUL İZNİ” DİKKAT ÇEKİYOR

Kanundaki bir başka kritik düzenleme ise MGK kararından önce işlenmiş ancak daha sonra soruşturulmak istenen kapsamdaki suçlarla ilgili.

Bu suçlar nedeniyle MGK kararının yayımlanmasından sonra yeni bir soruşturma başlatılması Kurulun iznine bağlı olacak.

Bu düzenlemenin uygulamada nasıl işleyeceği de yakından takip edilecek.

CUMHURBAŞKANI YARDIMCISININ BAŞKANLIĞINDA KURUL OLUŞTURULACAK

Kanunun uygulanmasını takip etmek ve değerlendirmek amacıyla Cumhurbaşkanı Yardımcısının başkanlığında özel bir Kurul oluşturulacak.

Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanlarının yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri bulunacak.

Kurul gerekli gördüğü durumlarda alt komisyonlar oluşturabilecek.

TBMM bünyesinde de süreci takip etmek amacıyla bir İzleme Komisyonu kurulacak.

HAK YOKSUNLUKLARI DA KALDIRILABİLECEK

Kanunda dikkat çeken düzenlemelerden biri de mahkûmiyet veya soruşturmalardan kaynaklanan hak yoksunluklarıyla ilgili.

Belirli sürelerin geçmesinin ardından Kurul gerekli görürse soruşturma, kovuşturma veya mahkûmiyet nedeniyle ortaya çıkan hak yoksunluklarının bütün sonuçlarıyla kaldırılmasını ilgili yargı mercilerinden talep edebilecek.

Nihai kararı yine ilgili yargı mercii verecek.

BAŞVURU İÇİN 6 AYLIK SÜRE

Kanundan yararlanmak isteyenlerin, gerekli MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından 6 ay içerisinde Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görevlendirilen kurumlara yazılı başvuruda bulunmaları gerekiyor.

SÜREÇTE GÖREV ALANLARA HUKUKİ KORUMA

Kanunun 10'uncu maddesinde ise süreç kapsamında görev verilen kişilerin, bu görevleri nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluğunun doğmayacağı hüküm altına alınıyor.

ÇERÇEVE YASA YÜRÜRLÜKTE, ŞİMDİ GÖZLER MGK SÜRECİNDE

12 maddelik kanun Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olsa da soruşturma, kovuşturma ve infazlara ilişkin kritik mekanizmaların işletilebilmesi için kanunda öngörülen güvenlik kurumları tespiti ve bunu teyit eden MGK kararının Resmî Gazete'de yayımlanması gerekiyor.

Bu nedenle bundan sonraki süreçte gözler, PKK/KCK'nın fiilî varlığına son verip vermediğine ve silahların tamamen teslim edilip edilmediğine ilişkin yapılacak resmî tespitlerde olacak.