Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kobani Davası'na ilişkin; "2014'ten 2024'e 10 sene niye sürdü bu dava? Niye önce bununla suçlanmadı Selahattin Demirtaş da daha sonra 2018 davasında buraya iliştirildi? Tesadüf mü sizce? Hangi pazarlıklar döndü perde gerisinde?" dedi.
(ANKARA) - Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Kobani Davası'na ilişkin; "2014'ten 2024'e 10 sene niye sürdü bu dava? Niye önce bununla suçlanmadı Selahattin Demirtaş da daha sonra 2018 davasında buraya iliştirildi? Tesadüf mü sizce? Hangi pazarlıklar döndü perde gerisinde?" dedi.
Saadet- Gelecek Partileri ortak grup toplantısı yapıldı. Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, grup toplantısına katılmadı. Karamollaoğlu'nun yerine konuşma yapan Genel Başkan Vekili Sabri Tekir, şöyle konuştu:
"Bir kaç gün önce bir helikopter kazası sonucu hayatını kaybeden dost ve komşumuz İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi'yi ve berberindekileri rahmetle anıyorum. Dost ve kardeş ülkemiz İran'a başsağlığı diliyorum. Vefatlarıyla ilgili şüphelerin giderilmesini, olayın tüm yönleriyle aydınlatılmasını dünya barışı ve güvenliği için gerekli görüyorum ve temenni ediyorum.
Dün 21 Mayıs 1864 yılında yaşanan Büyük Çerkes Sürgünü ve Soykırımı'nın 160. yıl dönümüydü. Yüz binlerce Çerkesin katledildiği 1,5 milyonu aşkın Çerkesin de kadim dönemlerden biri üzerinde yaşadıkları yurtlarından sürgüne gönderildiği bir tarih. Aslında bakılırsa insanlık tarihine kara bir leke olarak geçen soykırımdan ibaret ve daha sonrasında hayatını kaybeden binlerce insan. İşte onları bir kez daha rahmetle anıyoruz. Ülkemizde milletimizin ayrılmaz bir parçası haline gelmiş 19. yüzyılın savaşlarından bunalmış, gücünü yitirmiş bir topluma taze kan olarak gelmiş ve oradan gelen insanlarımız Anadolu insanı arasında et ve tırnak misali birbirlerine kardeş haline gelmiş bu vatandaşlaırmız her yıl 21 Mayıs'ı Büyük Çerkes Sürgün'ü olarak anıyorlar. Bizler de bu vatandaşlarımızın acısına ortak oluyoruz. Aslında bakılırsa acıya ortak olmak mücadeleye ve adalet anlayışına da ortak olmak demektir. Bugün Gazi Meclisi'mizin Çerkes vatandaşlarımızın Türkiye Cumhuriyeti'nin yürüteceği diplomasi ile atavatanlarıyla ilişkilerinin güçlendirilmesine katkıda bulunmasını sağlayacak çalışmaların yapılmasını da temenni diyoruz. Kafkaya'dan göç eden bu vatandaşlarımızın dil, kültür ve kimliklerinin korunmasını ve geliştirilmesini sağlayacak çalışmaların yapılması, var olan bu çalışmaların daha etkin hale getirilmesinin gerekliliğine inanıyoruz. Çerkes Sürgünü ve Soykırımı'nın uluslararası düzeyde de tanınması için öncü rol üstlenebilecek mekanizmalar vardır.
"Biz İsrail'in yürüttüğü soykırımın Netanyahu'nun şahsına indirgenmesini asla doğru bulmuyoruz"
Uluslararası ceza mahkemesi geçtiğimiz günlerde İsrail Başbakanı Netanyahu ve İsrail Savunma Bakanı Galant hakkında tutuklama kararı talebinde bulunmuştur. Fakat aynı mahkeme aynı gün hayatı özgür Filistin'e harcamış, işgale ve soykırıma direnen İsmail Haniye hakkında tutuklama kararı vermeye gitmiştir. Adalette insan haklarında, barışta, kendilerini otorite olarak dünyaya kabul ettirenler zalim ve mazlumu ayırt edemeyecek kadar acınası bir hale düşebilmektedirler. Vicdanı karardığı adalet terazisi şaştığı için doğru tavır sergileyemeyenler dönüp bir baksınlar. Zalime nasıl meydan okunur, mazluma nasıl kol kanat gerilir bunlarla ilgili şanlı tarihimizde onların örnek olarak alabilecekleri çok büyük emsaller vardır. O nedenle biz İsmail Haniye hakkında çıkarılan tutuklama kararını açıktan reddediyoruz. Netanyahu soykırımcılığın hazin sonunu tadacak diye de asla teskin olarak değiliz. İnsanlığın gözleri önünde işlenen cinayetlerin katliamların öyle kolay kolay teskin edilebilmesi de kolay kolay mümkün değildir. Biz İsrail'in yürüttüğü soykırımın Netanyahu'nun şahsına indirgenmesini asla doğru bulmuyoruz.
Adını güncellese de, bakanlarını değiştirse de iktidarın ekonomi politikası ilginçtir al-sattan öteye geçememektedir. Ve iktidarın en bariz özelliği olarak öyledir al-satçılık öne çıkmış bulunmaktadır. Üretmek yerine ülkeye döviz girsin de nereden gelirse gelsin zihniyetiyle yürütülen bu ekonomi politikası sonucu ülkemizin tüm kaynakları yabancı yatırımcılara peşkeş çekilmiştir. Hala da çekilmektedir.
"Gençlerimizi kaybediyoruz"
2020 yılında Yeditepe Üniversitesi tarafından bir araştırma yapılıyor. Bu araştırmaya göre; 18-29 yaş grubundaki, gençlerin yüzde 76'sının yurt dışında yaşamak istediği ortaya çıkıyor. Düşünebiliyor musunuz? Aradan tam iki yıl geçiyor ve TÜİK yine benzer bir konuda kendi verilerini açıklıyor. 2022 yılında gençlerle ilgili açıklanan verilerden var olan hükümler veya veriler şunlar; Türkiye'den göç edenlerin yüzde 28.6'sı bir başka ifadeyle dört gençten bir tanesi 29 yaş grubu aralığındadır. Gençlerimizi kaybediyoruz. Ülkemiz yetişmiş insna gücü itibariyle vakumlanan ülkeler arasında hem de en başında yer almaktadır. Bu tehlikeyi özellikle dikkatlerinize arz etmek istiyorum. Peki gençlerimiz neden göç etmek istiyorlar. İşte TÜİK'in verisi Türkiye'de gençlerin yüzde 24.2'si ne eğiitmde ne de istihdamda. Bir başka ifadeyle her dört gençten biri ne okuyor ne de çalışıyor. Yani boşta geziyor. İşsiz geziyor. Böyle bir tabloyu ortaya çıkarmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. TÜİK'in 2023 verilerinden bir tane daha dikkatinizi çekiyorum. 18-24 yaş grubu arasındaki gençlerimizde mutluluk oranı sadece yüzde 54. Yani gençlerin yarısı kendilerini mutlu hissetmiyor. Her iki gençten biri mutsuz. İleriye doğru umutsuz. Ve de eğer gençlik mutsuz ve ileriye doğru umutsuzsa o ülkenin geleceği de tehlikeli demektir. Geleceğinde beka meselesi ön plana geçmiş demektir. O halde bu verilerin şu anda da olumlu yönde seyretmemiş olması bizim çok daha dikkatli birtakım politikalar üretmemizi gerektirmektedir.
"Türkiye hiç kimsenin babasının çiftliği değildir"
Dışardan gelen geçici sıcak paraya değil bu milletin yetiştirdiği gençliğe güvenmek mecburiyetindeyiz. Üretime yönelik bir ekonomik sistemle kalkınmaya çalışmak mecburiyetindeyiz ve Türkiye'nin bütçesini de bu faizci, kapitalist sistemin zalim pençesinden kurtarmak mecburiyetindeyiz. Açıkça ifade ediyorum; Türkiye hiç kimsenin babasının çiftliği değildir. 2024 yılının sadece ilk dört ayında faize 364-365 milyar lira ödemek zorunda kalmışızdır. Bu nedir Allah aşkına? Yıl sonunda bu miktarın 1 trilyon 254 milyar lirayı aşacağı tahmin edilmektedir. Bu millet kimler için çalışmaktadır?
Sözde tasarruf tedbirleriyle insanımızın gözünde kaybettiği itibarını yeniden kazanmayı amaçlayan iktidarın asıl yapması gereken Türkiye'nin yarınlarını kazanacak gerçekçi ekonomik tedbirleri hayata geçirmek olmalıdır. Milletimizi yoksullaştırmak demek aslında ülkemizi güçsüzleştirmek demektir. Ne milletimiz ne de ülkemiz böyle bir uygulamayı asla hak etmemektedir.
"İbrahim Reisi'yi rahmetle anıyorum"
Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ise şunları söyledi:
''İbrahim Reisi'yi rahmetle anıyorum. Komşu dost ve komşu İran Cumhuriyeti'nin İslam Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanı. Dün Büykelçiye'de giderek taziyelerimi ifade ettim. Buradan bu kazanın veya varsa arkasında bir sebep bir suikast aydınlatılması dileğinde bulunuyorum. Çünkü Ortadoğu'da hiçbir şey tesadüflerle gelişmiyor. Ortadoğu'daki yangının Kafkaslara siyaret etmesi konusunda Türkiye'nin büyük bir diyaretle davranması lazım. Geçen hafta İran Büyükelçisi'ni nezaket ziyaretinde bulunduğumda ne tavsiye edersiniz diye sorduğu zaman İran-Azerbaycan ilişkilerini düzeltin ve asla gerilime, provokasyona izin vermeyin demiştim. Çünkü bütün bu olayları yakından takip ediyorum. Kafkasya'daki gelişmeler Ortadoğu'daki gelişmelerden uzak tutulamaz. Ve nitekim çokta mutlu olmuştum İran-Azerbaycan sınırında bir barışın açılması ve böyle bir buluşmayı çok önemli bir adım olarak görmüştüm. Buradan Sayın Cumhurbaşkanı ve Dışişleri'ne çağrıda bulunuyorum; Kafkasya'da arka arkaya ciddi adımlar atın. Türkiye-İran Azerbaycan arasında üçlü bir zirvenin yapılmasını ve liderler arasında bir zirvenin yapılmasını süratle ve acilen yapılmasını gerekli görüyorum. Bu yapılmalı. İkincisi olabilecek muhtemel provokasyonları engellemek için cesur bir adım daha atmak lazım. Elhamdülillah son derece doğru bir politikayla ve her zaman destek verdiğimiz bir yaklaşımla dost ve can Azerbaycan'ın toprakları işgalden kurtarıldı. O savaşlardaki tutum dolayısıyla hep tebriklerimi ilettim. Şimdi bu adımı tamamlamak lazım.
"Tutuklanma gerekçelerine baktım darbe teşebbüsü yine yok"
Geçen hafta Sayın Bahçeli'ye 'İmalı konuşmayın. Bir darbe teşebbüsü varsa devlet adamı sorumluluğu içinde çıkın ve darbe teşebbüsünün faillerini ortaya koyun ve gereğini yapın.' Öylesine iddialı bir konuşma yaptı ki Sayın Bahçeli geçen hafta öylesine büyük bir tehlikeye dikkat çekti ki buna sessiz kalınması mümkün değil. Dün dikkatle dinledim yine darbe teşebbüsünden ifade yoktu. Bu arada Sayın Bahçeli'nin ima ettiği darbe teşebbüsünün failleri gibi yansıtılan kişiler tutuklandı. Üç emniyet amiri ve dört sivil tutuklandı. Tutuklanma gerekçelerine baktım darbe teşebbüsü yine yok.
"Etki ajanlığı yasasına esastan ve niyet bakımından karşıyım"
Etki ajanlığı yani birinin adına kamuoyunu etkileyerek toplumsal düzeni bozmaya dönük faaliyetler. Her türlü eleştiriyi bunun içine koyabilirsiniz. Gürcistan'da benzer bir yasa var. Sokaklar protesto gösterileriyle dolu ve Gürcistan Cumhurbaşkanı bu yasayı iade etti. Ben bu yasaya esastan ve niyet bakımından karşıyım. Ama eğer bir etki ajanlığı söz konusuysa ilk incelenmesi gereken geçen hafta darbe yaygarası yapanların Türkiye'ye verdiği zarardır.
Dün Ayhan Bora Kaplan davasının ikinci duruşması yapıldı. Bakın şimdi duruşmadan bir bölüm okuyacağım. Hakim soruyor 'Peki sana niye ihtiyaç duyuyorlar?' Ayhan Bora Kaplan'dan cevap 'Efendim bir tanem' diyor hakime. Hakime bir tanem diye hitap etme cesaretini nereden alıyor bu sanık? Burası dost meclisi mi yada mafyanın kendi içinde konuşmaları mı yoksa yüce yargı makamı mı? Yargıyı bu hale düşürenlerden hesap sormak gerekmez mi? Organize suç örgütünün liderinin 'efendim bir tanem' diye hakime hitap etmesi ne haddinedir?
"Sanki adalet sanki pinpon topu. Bir o sahaya bir bu sahaya"
Sinan Ateş'in katilleri elini kolunu sallayarak geziyor. Arkadaşlar buna denir ki kayıt dışı hukuk. Gerçek hukuk yok kayıt dışı bir hukuk var. Gerçek hukuk olsa olacak şey şudur; her şeyi yerli yerine koyacağız ya Sayın Erdoğan size söylüyorum her şeyi yerli yerine koyun. Sinan Ateş'in katillerini hapishaneye, mafya liderlerini ilelebet mahkumiyete koyun göreyim sizi. Eğer organize suç örgütü liderleri hakimlerle alay edecek duruma gelmişse adalet yok demektir. Hiçbir şey yerli yerinde değil demektir.
28 Şubat generalleri yaş dolayısıyla serbest bırakıldı. Ama aynı gün Kobani davası açıklandı. 'Bir senden bir benden derdi ya' 12 Eylül generalleri asarken, 'bir sağdan bir soldan'. Böyle sanki adalet sanki pinpon topu. Bir o sahaya bir bu sahaya.
Kobani davası tabii ki orada hayatını kaybedenler ve kamu düzenini bozanlarla ilgili dava açılmalı ama 2014'ten 2024'e 10 sene niye sürdü bu dava? Niye önce bununla suçlanmadı Selahattin Demirtaş da daha sonra 2018 davasında buraya iliştirildi? Tesadüf mü sizce? Hangi pazarlıklar döndü perde gerisinde?
"Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanı makamı postacı makamı mı?"
Normalleşme ne oldu arkadaşlar? Yumuşama ne oldu? Daha Sayın Cumhurbaşkanı Sayın Özgür Özel'i ziyaret etmedi değil mi? Bahçeli iki kez konuştu şimdi orada da bir müzakere yürüyor. Bu sabah çıkan habere göre; bundan sonraki süreçle ilgili Sayın Özgür Özel, Erdoğan ile konuşacakmış, Erdoğan da gidip Bahçeli'yi ikna edecekmiş, ondan sonra karar alınacakmış. Ya Allah aşkına Sayın Erdoğan, Cumhurbaşkanı makamı postacı makamı mı?''
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
CHP’den Rozet Krizi! Özgür Özel’in Taktığı Üyelik Geri Çekildi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Genel Başkan Özgür Özel’in grup toplantısı sonrası yaşanan bir üyelik süreciyle ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı.
CHP İletişim tarafından yapılan bilgilendirmeye göre; Antalya’dan gelerek partiye katılmak isteyen Arif Kocabıyık’a, yoğun program sırasında rozet takıldığı belirtildi.
Rozet Takıldı, Sonra Durduruldu
Açıklamada, Özgür Özel’in her hafta olduğu gibi Meclis’te vatandaşları kabul ettiği, bu kapsamda çok sayıda kişiye üyelik işlemi yapıldığı ifade edildi. Bu süreçte Arif Kocabıyık’a da rozet takıldığı aktarıldı.
Ancak daha sonra söz konusu kişinin geçmişteki tutumları ve sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili bilgiler edinildiği vurgulandı.
CHP: “İlkelerimize Uymuyor”
Partiden yapılan açıklamada,
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri ve değerleriyle bağdaşmayan davranışlar kabul edilemez” denildi.
Bu nedenle gerekli değerlendirmenin hızla yapıldığı ve henüz resmi üyelik işlemi tamamlanmadan Arif Kocabıyık’ın parti üyelik sürecinin durdurulduğu açıklandı.
Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Now Haber’de Açıkladı: "Tokat Geleceğin Parlayan Yıldızı Olacak!"
HABER/NİLGÜN EGE
Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Now Haber’de yayınlanan Çalar Saat programına konuk oldu. "Süper Vali" olarak hafızalara kazınan merhum Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu olan Yazıcıoğlu, görevdeki iki yılını, kentsel dönüşüm hamlelerini ve Tokat’ın gastronomi potansiyelini anlattı.
"Babamın Mirası, Benim Sorumluluğum"
Konuşmasına babası Recep Yazıcıoğlu’na olan ahde vefa ile başlayan Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Tokat halkının kendisini büyük bir sevgiyle karşıladığını belirtti. "Her sokakta babamla ilgili bir anı dinliyorum. Bu durum üzerimdeki yükü artırsa da bana büyük bir güç veriyor. Soyismime leke getirmeden bu emaneti taşımak en büyük gayem," dedi.
Tokat’ta Kentsel Dönüşüm Seferberliği
Deprem riskine dikkat çeken Başkan Yazıcıoğlu, Tokat’ın güvenli bir şehir haline gelmesi için başlatılan kentsel dönüşüm projelerinin detaylarını paylaştı:
Hızlı Müdahale: 114 konutluk inşaatın başladığını ve 2 yıl içinde büyük bir değişimin yaşanacağını müjdeledi.
Estetik Komisyonu: Tokat’ın tarihi dokusunu korumak amacıyla kurulan komisyonun onayı olmadan hiçbir yeni binaya izin verilmediğini vurguladı.
Modern Altyapı: Kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil; yeni parklar, otoparklar ve yollar demek olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin "En Akıllı" Trafik Sistemi Tokat’a Geliyor
Şehir içi trafiği rahatlatmak için teknolojik bir devrim başlattıklarını belirten Yazıcıoğlu, Türkiye’nin en akıllı trafik sistemini Tokat’a entegre ettiklerini duyurdu. Sistem; kuyruk boylarını ölçen, ışık sürelerini otomatik ayarlayan ve olası felaket durumlarında kriz merkeziyle entegre çalışan bir yapıda olacak.
"Bir Gün Herkes Tokatlı Olacak!"
Tokat’ın gastronomi ve iklim avantajlarına değinen Yazıcıoğlu, çarpıcı bir iddiada bulundu: "Küresel ısınmadan en son etkilenecek yerlerden biri Tokat. Gastronomik çeşitliliğimiz ve verimli topraklarımızla geleceğin en cazip şehriyiz. Altyapımızı buna göre hazırlıyoruz."
Sosyal Belediyecilik: Halk Ekmek ve Akıllı Şehir
Görev süresi boyunca sosyal belediyecilikten taviz vermediklerini belirten Yazıcıoğlu, günlük 40 bin ekmek kapasiteli Halk Ekmek fabrikasını kurduklarını ve ulaşımda yeni nesil sistemlere geçtiklerini hatırlattı.
Bahçeli’den Kerkük ve AB Mesajı: "Kerkük Pazarlık Konusu Yapılamaz"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Kerkük’teki yeni yönetim yapısından Avrupa Birliği ile ilişkilere kadar pek çok kritik konuda önemli açıklamalarda bulundu.
ANKARA – Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’nün tarihi önemine değinerek başlayan Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin bir "ahlak ve şahsiyet mücadelesi" olduğunu vurguladı.
"Kerkük Türkmenlerin Kadim Yurdudur"
Irak’ta yaşanan siyasi gelişmelere ve Kerkük’teki valilik seçimine dikkat çeken Bahçeli, Irak Türkmen Cephesi’nin başarısını selamladı. Kerkük'ün Türkiye için bir "hasret ve emanet" olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla ve diliyle yurdundan koparılamayacaktır. Devran dönmüştür; asır Türk asrıdır."
Avrupa Birliği’ne Sert Eleştiri
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’ye yönelik ifadelerini "küstah bir dil" olarak nitelendiren Bahçeli, Avrupa’nın Türkiye olmadan güvenlik ve enerji politikalarında başarılı olamayacağını savundu. Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blokun figüranı olmayacağını ifade ederek, "Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır" dedi.
"Terörsüz Türkiye" Hedefi
Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığının altını çizen MHP Lideri, terörün sona ermesiyle birlikte hem Türkiye’nin hem de bölge coğrafyasının refaha kavuşacağını belirtti. Konuşmasının sonunda "vefa ve sadakat" vurgusu yapan Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk milletinin "son sığınağı" olduğunu ifade etti.
Esenyurt Belediyesi yangında zarar gören parkı yeniledi
Esenyurt Belediyesi, yaşanan bir yangında zarar gören Süleymaniye Mahallesi 764. Sokak parkını baştan sona yeniledi. Yapılan çalışmalarla park, modern ve estetik bir görünüme kavuştu.
Yangının ardından hızla harekete geçen belediye ekipleri, parkta kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirdi. Bu kapsamda parkın duvarları boyanırken, ferforje aksamı tamamen yenilendi. Ayrıca çim serimi yapılarak yeşil alanlar yeniden düzenlendi, kauçuk zemin ise baştan aşağı elden geçirildi. Parkta çocukların daha güvenli ve keyifli vakit geçirebilmesi için yeni oyun grupları monte edildi. Bunun yanı sıra vatandaşların konforu düşünülerek banklar ve çöp kovaları yerleştirildi, sert zemin imalatı da tamamlandı. Yapılan çalışmalar sonucunda park, hem çocukların güvenle oynayabileceği hem de ailelerin keyifle vakit geçirebileceği modern bir sosyal alan haline getirildi.
“Eskisinden daha güzel bir hale geldi”
Yapılan yenileme çalışmasından memnun olduğunu dile getiren mahalle sakini Bilal Çığırım, “Çok güzel bir parkımız vardı ancak yakın zamanda yakıldı. Belediyemiz sağ olsun parkımızı yeniden düzenleyerek eskisinden de daha güzel bir hale getirdi. Yapılan iyileştirmelerle parkımız çok daha kullanışlı ve estetik oldu. Mahalle sakinleri olarak bu durumdan büyük mutluluk duyduk. Emeği geçen herkese ve özellikle belediye başkanımıza teşekkür ederiz.”
Beylikdüzü'nde bisiklet turu ile sağlıklı yaşam vurgusu yapıldı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen "Pedallar Sağlık İçin Dönüyor" etkinliğinde bisiklet sporuna ilgi duyan vatandaşlar ve sporcular, sağlıklı yaşam için pedal çevirdi. 5,5 kilometrelik parkurda gerçekleşen bisiklet turunun ardından ise alanında uzman isimlerin katılımıyla "Hareketlilik ve Sağlık Tüyoları Söyleşisi" gerçekleştirildi.
İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde, belediye tarafından düzenlenen “Pedallar Sağlık İçin Dönüyor” etkinliği, bisiklet sporuna ilgi duyan vatandaşları bir araya getirdi.
SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN PEDAL ÇEVİRİLDİ
Etkinlikte, katılımcılar sağlıklı yaşam için pedal çevirdi. Gürpınar Sahili ile Cumhuriyet Doğa ve İzcilik Kamp Alanı arasında yapılan 5,5 kilometrelik bisiklet turunun ardından, Uzm. Dr. Vefa Çelenk ve Prof. Dr. Özer Selimoğlu’nun yer aldığı “Hareketlilik ve Sağlık Tüyoları Söyleşisi” gerçekleştirildi. Sağlıklı yaşamın önemi üzerine yapılan bu söyleşi, katılımcılara önemli bilgiler sundu.
BİSİKLET KULÜBÜ BAŞKANI’NDAN VURGULAMALAR
Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Mehmet Esmer, etkinliğin amacının farkındalık artırmak olduğunu belirtti. Ayrıca, Beylikdüzü Kırlangıç Bisiklet Spor Kulübü Başkanı Haluk Karataş, “Önce sağlık” anlayışıyla hareket ettiklerini ifade ederek, bisikletin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti. Katılımcılara, etkinlik sonunda anı madalyaları takdim edildi.
Suat Kılıç’tan Esenyurt’ta “Okul Katliamı” Çıkışı: “Manevi Boşluk Topyekûn Seferberlikle Aşılır”
HABER / NİLGÜN EGE
İSTANBUL/ESENYURT-Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Esenyurt’ta düzenlenen dev üye katılım töreninde Türkiye gündemini sarsan açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraş’taki okul baskını üzerinden eğitim sistemini ve liyakat zafiyetini eleştiren Kılıç, "Okullarda polis değil, vicdan ve maneviyat egemen olmalı" diyerek topyekûn seferberlik çağrısı yaptı.
Esenyurt’ta Rozet Heyecanı: Yeniden Refah Güç Tazeliyor
Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman tarafından organize edilen üye katılım töreni, Esenyurt’ta adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Yüzlerce vatandaşın partiye katıldığı törende yeni üyelere rozetlerini takan Suat Kılıç, program sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayarak Türkiye’nin kanını donduran şiddet olaylarına dair zehir zemberek açıklamalarda bulundu.
"14 Yaşındaki Çocukta 5 Silah: Bu Bir Sistem Krizidir!"
Gazetecilerin Kahramanmaraş’taki okul saldırısına dair sorularını yanıtlayan Kılıç, olayın sadece bir "güvenlik zafiyeti" olmadığını, çok daha derin bir çürümeye işaret ettiğini vurguladı. Saldırıyı gerçekleştiren çocuğun babasının birinci sınıf emniyet müdürü olduğunu hatırlatan Kılıç, şu soruları yöneltti:
"On dört yaşındaki bir çocuğun evde beş tane korumasız silaha ve onlarca şarjöre erişebilmesi kabul edilemez. Bu çocuk poligonlarda silahlı talim yaptırılmış. Bu nasıl bir terapidir? Daha da vahimi, babanın nüfuzuyla okulda müdürlerin değiştirildiği iddia ediliyor. Eğer kurumlar liyakatle değil de şahsi güçlerle yönetiliyorsa, bu zafiyet kaçınılmazdır. Bu hadiseler münferit değil, büyük bir krizin habercisidir."
"Okul Koridorlarında Polis Değil, Maneviyat Gezmeli"
Eğitim sisteminin sadece akademik başarıya (fizik, kimya, matematik) odaklanmasının gençleri manevi bir boşluğa ittiğini belirten Kılıç, okullardaki güvenlik önlemlerine dair net konuştu:
Polis Çözüm Değil: "Okul koridorlarında polislerin dolaşması pedagojik olarak doğru değildir. Çözüm, polisiye tedbirlerde değil; aileden başlayan ve eğitimle taçlanan güçlü bir manevi inşadadır."
Maneviyat Vurgusu: "Gençlerin imanını, vicdanını ve ahlakını korumak zorundayız. 'Önce Ahlak ve Maneviyat' düsturu ihmal edildiği için bugün okul katliamlarını konuşuyoruz."
Türkiye’nin "Ruh Sağlığı" Alarm Veriyor
Türkiye’deki uyuşturucu ve antidepresan kullanım verilerine dikkat çeken Kılıç, toplumun psikolojik bir kırılma noktasında olduğunu savundu. Türkiye'nin bu kullanım oranlarında dünyada ve Avrupa'da ilk üçte yer almasının tesadüf olmadığını belirterek; Aile, İçişleri, Milli Eğitim ve Adalet Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nı koordineli bir eylem planı hazırlamaya davet etti.
Faili Meçhullere "Dirayetli Yargı" Talebi
Konuşmasında geçmişteki şaibeli ölümlere ve örtbas iddialarına da değinen Kılıç, adaletin ucu nereye dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ifade etti: "Bir devletin, bir öğrenci kızın öldürülmesinde parmağı varmış gibi anılması hukuk devleti kimliğiyle bağdaşmaz. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhullerin üzerine gitme iradesini takdir ediyor, sonucuna kadar takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz."
Topyekûn Seferberlik
Suat Kılıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Mevzu sadece bir bakanlığın meselesi değildir. Aile, okul, devlet ve toplum birlikte hareket etmeli. Bu manevi boşluk ancak 88 milyonluk bir seferberlikle aşılabilir."
Yeniden Refah Partisi’ne Esenyurt’ta Dev Katılım: Halis Kahriman’dan Gövde Gösterisi
Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman’ın düzenlediği üye katılım töreni, Esenyurt’ta adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Suat Kılıç’ın da katıldığı törende yüzlerce yeni üyeye rozet takıldı.
Esenyurt’ta Yeniden Refah Rüzgarı
Yeniden Refah Partisi, teşkilatlanma çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman tarafından organize edilen üye katılım töreni, partililerin ve vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Esenyurt’ta düzenlenen programa Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç ve İlçe Başkanı Selçuk Güneş de katılarak yeni üyelere destek verdi.
Halis Kahriman: "Her Geçen Gün Daha da Büyüyoruz"
Törenin açılış konuşmasını yapan Halis Kahriman, teşkilatlanmanın önemine dikkat çekti. Yeniden Refah Partisi’nin vatandaş nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu belirten Kahriman, "Vatandaşlarımızın bize olan güveni sahada karşılık buluyor. Bugün burada sergilenen birlik tablosu, partimizin her geçen gün ne kadar büyük bir hızla büyüdüğünün kanıtıdır" dedi.
Suat Kılıç: "Bu Büyük Yürüyüşe Güç Katıyorsunuz"
Programa katılan Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Esenyurt halkının gösterdiği teveccühten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Her yeni üyenin partinin vizyonuna güç kattığını ifade eden Kılıç, Türkiye genelinde sürdürdükleri kararlı çalışmaların meyvelerini topladıklarını vurguladı.
Selçuk Güneş: "Saha Çalışmalarımız Aralıksız Sürecek"
Esenyurt İlçe Başkanı Selçuk Güneş ise ilçedeki vatandaşların Yeniden Refah Partisi’ne olan ilgisinin her geçen gün arttığını ifade ederek şunları söyledi:
"Esenyurt’ta çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız. Bugün rozetlerini takan yeni yol arkadaşlarımızla birlikte saha çalışmalarımızı çok daha güçlü bir şekilde sürdüreceğiz."
Rozetler Takıldı, Hatıra Fotoğrafları Çekildi
Coşkunun bir an olsun dinmediği programda, Yeniden Refah Partisi saflarına katılan yeni üyelere rozetleri protokol üyeleri tarafından tek tek takıldı. Toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi
Mansur Yavaş’tan Sert "Yargı" Çıkışı: "Eşit Hukuk, Eşit Muamele İstiyoruz!"
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Belediye Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada yerel yönetimler üzerindeki baskılara, seçilmiş başkanlara yönelik itibarsızlaştırma çabalarına ve yargıdaki çifte standarta sert tepki gösterdi. Yavaş, muhalefetin tüm unsurlarını hukuksuzluklara karşı ortak bir platformda buluşmaya davet etti.
"Topal Ördek Dediler, Başarı Gelince Operasyon Başlattılar"
2019 yılında 11 büyükşehir belediyesiyle başlayan sürecin 2024’te 420 belediyeye ulaştığını hatırlatan Yavaş, CHP’li belediyelerin yakaladığı %58’lik memnuniyet oranının iktidarı rahatsız ettiğini vurguladı. Siyaseten yenemeyenlerin "itibarsızlaştırma" yoluna gittiğini belirten Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
"Borçların çoğu eski yönetimlerden kalmasına rağmen faturayı bize kestiler. O da yetmeyince Sayıştay denetimlerini hiçe sayan operasyonlar, tutuklamalar ve aileleri hedef alan gözaltılar başladı."
"Eşme Belediye Başkanı’na Yapılan Muamele Kabul Edilemez"
Eşme Belediye Başkanı’nın gözaltına alınma biçimine değinen Yavaş, "Ensesinden tutup itibarsız görüntüler vermek kimsenin hakkı değildir. Tutukluluk istisna olmalıdır; masumiyet karinesini yok saymak anayasaya aykırıdır," dedi.
"Melih Gökçek Dosyaları Bekletiliyor, Bize Müfettiş Gönderiliyor"
Yargıdaki "çifte standart" iddialarını somut örneklerle eleştiren Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde eski döneme ait dosyaların zaman aşımına uğratılmaya çalışıldığını savundu:
Eski Dönem Koruması: "Müfettişler 'eskiyi boşver' diyor. 2019 öncesini incelemek istemiyorlar."
Danıştay Kararı Uygulanmıyor: "Melih Gökçek’in yargılanması için Danıştay’dan oy birliğiyle karar çıktı, hala belediyeye müfettiş gelmedi."
Eşitlik Çağrısı: "Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. CHP’li de olsa, AK Partili de olsa hesap versin. Ama siz sadece muhalefeti hedef alırsanız, bu hukuk değildir."
Muhalefete Ortak "Hukuk Platformu" Çağrısı
Yerel demokrasinin tehlike altında olduğunu belirten Yavaş, çözüm önerisini şu sözlerle sundu: "Yerel demokrasiye kastediliyor. Muhalefetteki tüm siyasi partilerin yan yana gelerek ortak bir hukuk platformu oluşturması zorunluluktur. Halkı hukuksuzluklara karşı bilgilendirmeli ve hukuka davet etmeliyiz."
"Makamı Terk Ederiz Ama İtibarımızı Asla!"
Konuşmasını umut dolu bir mesajla bitiren Yavaş, "Makamı itibarımız için terk etmeye hazırız. Kimse kapısı çalındığında endişe duymayacağı güzel günlere kavuşacak. İktidara gelmemizin önünü kimse kesemeyecek," diyerek sözlerini tamamladı.
Minikler Geri Dönüşümü Yerinde Öğrendi
Esenyurt Belediyesi, ilkokul öğrencilerini Atık Getirme Merkezi'nde ağırlayarak hem eğlenceli hem öğretici bir çevre bilinci etkinliğine imza attı.
Esenyurt Belediyesi, çevre bilincini küçük yaşlarda kazandırmak amacıyla ilkokul öğrencilerine yönelik anlamlı bir etkinlik düzenledi. Bu kapsamda öğrenciler, belediyeye ait Atık Getirme Merkezi'ne götürüldü.
Programın ilk bölümünde çocuklara geri dönüşümün önemi, atıkların ayrıştırılması ve çevrenin korunmasına yönelik temel bilgiler verildi. Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen eğitimde, günlük hayatta yapılabilecek basit ama etkili çevre dostu alışkanlıklar da anlatıldı.
Eğitimin ardından minikler, Atık Getirme Merkezi'ni gezerek geri dönüşüm sürecini yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Atıkların nasıl toplandığını, ayrıştırıldığını ve yeniden ekonomiye kazandırıldığını yakından inceleyen öğrenciler, öğrendiklerini pekiştirdi.
Etkinliğin son bölümünde ise çocuklar, geri dönüştürülen atık malzemelerden yapılan oyun alanında keyifli vakit geçirdi. Hem eğlenen hem de öğrenen minikler, çevreye duyarlı bireyler olma yolunda önemli bir adım attı.
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
İlk Yorum yapan siz olun!