CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en müstesna, en mahrem kurumunun yıllarca başında olmuş kişi gidiyor, uzman doktor Halil Nacar'a destek istiyor. Devlete yazık, kuruma yazık. Siyaseti bu hale getirmemek lazım. Adaya, hatta Ömer Çelik'e de yazık. Sen partinin sözcüsü olacaksın, ilin yıllarca milletvekilliğini yapmış olacaksın, ilinde bir tane belediye başkan adayın var. Ona sen yetemeyeceksin de Hakan Fidan'ı getireceksin. Süleyman Soylu son derece partizan, sürekli polemiklere giren bir kişiydi ve bu çok ayıplanacak bir durumdu. Onun yerine Ali Yerlikaya gelmiş, farklı bir profil çizmişti. Elbette AK Parti'liydi. Elbette birçok yaptığını eleştirdim ama Soylu gibi o makamın ağırlığını taşıyamayacak işler yapmıyordu. Bu yaptıkları, o imajına çok ters.” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en müstesna, en mahrem kurumunun yıllarca başında olmuş kişi gidiyor, uzman doktor Halil Nacar'a destek istiyor. Devlete yazık, kuruma yazık. Siyaseti bu hale getirmemek lazım. Adaya, hatta Ömer Çelik'e de yazık. Sen partinin sözcüsü olacaksın, ilin yıllarca milletvekilliğini yapmış olacaksın, ilinde bir tane belediye başkan adayın var. Ona sen yetemeyeceksin de Hakan Fidan'ı getireceksin. Süleyman Soylu son derece partizan, sürekli polemiklere giren bir kişiydi ve bu çok ayıplanacak bir durumdu. Onun yerine Ali Yerlikaya gelmiş, farklı bir profil çizmişti. Elbette AK Parti'liydi. Elbette birçok yaptığını eleştirdim ama Soylu gibi o makamın ağırlığını taşıyamayacak işler yapmıyordu. Bu yaptıkları, o imajına çok ters.” dedi.
“ASLINDA 31 MART’I YÖNETMEKTEN ÇOK 1 NİSAN’DAN SONRA BİRKAÇ YIL SÜRECEK BİR DÖNEME TALİPTİK”
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de gazeteci İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtladı. Özel’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Dün 101’inci mitingi yaptık. Planlananlar bittiğinde 105 ya da 106 miting yapmış olacağız. Biz aslında 31 Mart seçimlerini yönetmekten çok 1 Nisan'dan sonra birkaç yıl sürecek olan ve yapısal değişiklikleri yapabileceğimiz bir döneme taliptik. Ama tabii ki yerel seçimlerden önce bir kurultayımız vardı. Onunla ilgili tespitleri o zaman konuşmuştuk ve bu kurultayda başarılı olup yönetime gelince hemen bir yerel seçim takviminin içinde bulduk kendimizi. Doğru işler yaptık, çok emek verdik. Özellikle ölçme değerlendirmeye çok emek verdik. 330 bin tekil anket yaptık. Yani 330 bin vatandaşa soru sorduk, cevap aldık, adaylar belirlenirken. Adaylar belirlendikten sonra da 200 bine yakın anketle adayların performansını, illerdeki gidişatı, trendi ölçtük ve esnek programlarla seçim takvimimizi, propaganda takvimimizi ona göre belirledik. Milletvekillerimizi bütün illere yollamıştık. Örneğin İzmir'de 46 milletvekilimizin raporundan anketlerden ve diğer yapılan çalışmaların tümünden yararlandık. Türkiye'de İstanbul hariç bütün illere, İstanbul'a ve Ankara'ya özel başka bir uygulama yaptık, milletvekillerimiz, en az ikişer kez gittiler. Özel heyetlerle çalıştık. 850 ilçemize anketlerden sonra ‘sandık kurabilirsiniz’ diye yetki verdik. 300’e yakın ilçe bununla ilgili talep bildirdi. 199 ilçemizde ön seçimle adaylarımızı belirledik. Bu da kıymetliydi. Tabii ki eleştirenler, kızgınlar, küskünler oldu ama aday belirleme süreci bittikten sonra bütün çalışmalar gösterdi ki doğru işler yapmışız. Elbette hatasız iş olmaz. Hatalar varsa hepsini üstüme alıyorum ve son haftaya gelene kadar gayet iyi bir trend yakalamıştık."
“BURSA, BALIKESİR, MANİSA VE DENİZLİ’NİN DÖRDÜNÜ DE ALIRSAK ŞAŞIRMAM”
"Umduğumuzdan daha iyi bir son haftaya girmiş durumdayız." diyen Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
"11 büyükşehrin tamamını korumamız, üstüne de üç, dört, beş büyükşehir eklememiz mümkün. Bir kere Bursa, Balıkesir, Manisa ve Denizli'nin dördünü de alsak şaşırmam. Üçünü alacağımıza inanıyorum. Hepsi birbirine çok yakın. En az ikisini alacağız. Üçünü alacağımıza inanıyorum. Dördü olursa tabii tadından yenmez. Malatya'da inanılmaz bir tempo var, herkes Veli Ağbaba’nın kazanacağına inanmış durumda. Adıyaman'da, Adıyaman'ın zorla adaylaştırdığı bir adayımız var, Abdurrahman Tutdere. Teyzeler ağlarken Abdurrahman'a sarılıp Kürtçe ağıt yakıyorlar. ‘Ne dedi’ deyince ‘Sen ol, başka kimse yok diyorlar’ dedi. Ve biz onun üzerine Adıyaman'da ankete bakmadan yaptık. Malatya ve Adıyaman'daki ortak cümle şu; ‘Depremde bir tek yanımızda o vardı’ diyorlar."
“BEKLENTİLERİMİN ÖTESİNE GEÇMİŞ DURUMDAYIZ”
Devletin bütün imkanlarının bir parti için kullanıldığına işaret eden Özgür Özel, şunları kaydetti:
"Bence 31 Mart'ta vatandaş; TRT'yi partinin televizyonu haline getiren, Anadolu Ajansı'nı partinin haber ajansı haline getiren, 17 tane bakanla İstanbul'da propaganda yürüten ve devletin bütün imkanlarını bir parti için kullananlara karşı bu orantısız ve haksız güce yerelden bir denge kuracak. Diyecek ki ‘Evet, sen bu kadar yetkiyi kullanıyorsuna ama bu kadarı haksızlık.’ Bu kadar gücün ve yetkinin bir yerde toplanmasının riskini de görüyor vatandaş. Ben, büyükşehir sayımızı arttıracağımızı ümit ediyorum. Üç ay önce öyle kötümserler vardı ki şöyle bir hesap yapılıyordu, ‘İYİ Parti yok, 10 puanı oradan çık. Geçen seçim HDP, AK Parti'ye kaybettirmek için kayıtsız şartsız her şeyi yapmıştı, onu da çık. CHP'nin elinde iki il ya kalır ya kalmaz.’ En iyimser üç deniyordu. Böyle bir noktaya gelebileceğimizle ilgili ben de iyimserdim ama beklentilerimin ötesine geçmiş durumdayız. Giresun'u, Sinop'u kazanacağız, bunun yanında mesela Trabzon Merkez ilçeyi kazanacağız Ahmet Kaya ile Afyon ve Uşak'ı yan yana kazanacağız. Kütahya'nın da çok büyük bir sürpriz potansiyeli var.”
“EKREM BAŞKAN İÇİN 2019’DA İKİNCİ SEÇİMDEKİ KADAR BİR FARKI OLASI GÖRÜYORUM”
Özel, “İmamoğlu kazanır mı” sorusunu şöyle yanıtladı:
“Bugünlerde konuşmanın şu güçlüğü var; sanki seçmene ‘Sana gerek kalmadı. Sen ne yaparsan yap...’ Böyle bir hissiyat yaratmak istemem. Ekrem Başkan için her anket bir öncekinden iyi geldi ve büyük bir teveccüh var. İddialı bir şey söylemeyeyim ama şunu söyleyeyim, hani o haksızlığa uğradı, mazbatası iptal edildi ve ikinci seçim oldu ya. Ben ikinci seçimdeki farkı arttıracağını düşünüyorum. İkinci seçimdeki kadar bir farkı olası görüyorum. Tabii bunda beş yıllık emek var. Örgütün emekleri var. İstanbul'u koruma refleksi vardı. İstanbul'u Ekrem Bey'e emanet ettiler. O da ‘İstanbul'un muhafızıyım’ dedi. Gerçekten İstanbul'da halkın haklarını korudu. AK Partili belediyelerin kriz yönetme potansiyelleri yok. Hep tepeden talimat bekliyorlar. Alışmışlar. Merkezi yönetim var. Tayyip Bey bir şey söyleyecek. Bizimkilerin zaten yıllardır merkezi yönetimle çalışmışlıkları yok. Pandemide kolları derhal sıvadılar. Her türlü sıkıntılı süreci iyi yönettiler ve bunun karşılığını aldıklarını görüyoruz. Bir de vatandaş şunu görüyor; CHP yalnızlaştırılıyor ya. Bütün hesap şu: ‘Bu seçimlerde muhalet kaybetsin, darmadağın olsun. İstediğimiz her şeyi yapalım.’ ”
“KRİZİN ÇIKTIĞI YERE ACİL MÜDAHALE MANGAMIZ HAZIR”
CHP Lideri Özel, “Herhangi bir olasılık durumunda, seçimin tekrar edilmesi gerekirse YSK bunun tarihini 2 Haziran olarak açıkladı. Böyle bir ihtimal söz konusu olabilir mi?” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Bugün YSK'nın yaptığı aslında daha önce de yapılan rutin bir iş. Yani tekrar seçimin tarihini önceden ilan etmek durumundalar. Bunun farklı uygulaması şöyle olabiliyor: İtirazlar, seçimin yapılacağı 45 günlük süreyi aşacak kadar geciktirirse o zaman yeni bir tarih özel olarak belirlenebiliyor. Biz tüm Türkiye'de çok farklı bir hazırlık yaptık. Tut ki İstanbul'da seçim oldu, Ankara'da oldu, İzmir'de oldu, büyük şehirlerde oldu. Malatya'da kafa kafayayız, sayım uzadı. Malatya'da seçim sayımı sürerken Malatya'ya gidecek 10 arkadaşımız belli şu anda. Her yer için belli şu anda. İstanbul için eğer benzer bir durum olursa başka illere gitmeye gerekenler dışında herkes İstanbul'a gelecek. Sayın Gül Çiftci, seçim-hukuk işlerinden sorumlu, o da inanılmaz bir performansla bu seçimi yönetti. Seçim sonrası bazı detayları veririm. Örneğin partimizden aday adaylığı başvurusu yapıp da partimizi bırakıp başka partiye gidenlerle ilgili seçim kanununun ilgili maddesini çok doğru ve yerinde işlettiler. Bir yanda Pınar Hanım var, dijital alanıyla ilgili. Genel Sekreterimiz Selin Sayek Böke var. Üç kadın siyasetçi, inanılmaz titiz bir çalışma yapıyorlar. Krizin çıktığı yere acil müdahale mangamız hazır. Pat diye oradayız."
“BİZ HAZIRIZ AMA İLAVE KATKI SAĞLAMAK İSTEYEN HERKESİN DESTEĞİNE AÇIĞIZ”
Oy kullanmanın en temel vatandaşlık hakkı ve ödevi olduğunu vurgulayan Özgür Özel, şöyle devam etti:
"Vatandaşın, oy namusudur ve sandığa atana kadar ona emanettir, sandığa attıktan sonra bize emanet. Biz CHP olarak sandık güvenliği açısından üzerimize düşen her şeyi yaptık. Hem dijital alanda hem görevlendirmeler açısından. Hatta o kadar ileri bir noktadayız ki bugün akşam dördüncü kez tatbikatımızı yapacağız. Okul sorumluları, sandık sorumluları, kat sorumluları, okul öncesi bilgilerle her şey tamam. Yine de buradan bir çağrıda bulunmak istiyorum: Bizim bütün görevlilerimiz tamam. Ancak vatandaşlarımızdan ‘Benim içim rahat değil. Sandığa sahip çıkmak istiyorum’ diyen herkesi ilçe başkanlıklarımıza gitmeye, müşahit kartlarını almaya ve görevlendirilecekleri sandıkta müşahit olarak görev yapmaya da davet ediyorum. Ayrıca hukukçulara, avukatlara çağrımız; CHP’li avukatlar ordusu zaten hazır. Bütün görevleri aldılar, çalışıyorlar. Ancak bir avukat fazlanın, 10 avukat fazlanın hiç kimseye zararı yok. Özellikle sandık güvenliğini önemseyen genç avukatlara sesleniyoruz; İl örgütlerimize, ilçe örgütlerimize başvursunlar. Hukuk birimlerimiz kendilerini avukat olarak, okul sorumlusu olarak, kat sorumlusu olarak görevlendirecekler. ‘Ben katkı sağlamak istiyorum. CHP'nin sandıklara sahip çıkan ordusunda görev almak istiyorum’ diyen herkesin desteğine açığız.”
“DEVLET YAZIK, KURUMA YAZIK”
Özel, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın Adana Yüreğir’de AK Parti Adayı Halil Nacar’a destek istemesini şöyle değerlendirdi:
“Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin en müstesna, en mahrem kurumunun yıllarca başında olmuş kişi gidiyor, uzman doktor Halil Nacar'a destek istiyor. Devlete yazık, kuruma yazık. Siyaseti bu hale getirmemek lazım. Adaya, hatta Ömer Çelik'e de yazık. Sen partinin sözcüsü olacaksın. İlin yıllarca milletvekilliğini yapmış olacaksın. İlinde bir tane belediye başkan adayın var. Ona sen yetemeyeceksin de Hakan Fidan'ı getireceksin. Süleyman Soylu; son derece partizan, sürekli polemiklere giren bir kişiydi ve bu çok ayıplanacak bir durumdu. Onun yerine Ali Yerlikaya gelmiş, farklı bir profil çizmişti. Elbette AK Partiliydi. Elbette birçok yaptığını eleştirdim. Ama Soylu gibi o makamın ağırlığını taşıyamayacak işler yapmıyordu. Bu yaptıkları, o imajına çok ters."
“2014’TE ‘KARDEŞİM OLSA HIRSIZIN KOLUNU KOPARIRIM’ DİYEN BAŞBAKANIN KAFASINI KOPARDILAR”
2014 seçim dönemini hatırlatan Özgür Özel, şöyle konuştu:
"2014 seçimlerinde ne çıktı ortaya? Bir, bakanların evleri basıldı. Bakanların çocuklarının evlerinde, bir bakanın bürosunda ayakkabı kutuları içinde milyon dolarlar çıktı. Bir bakanın elbise çantasında ve çikolata kutusu içinde milyon dolarlar çıktı. O dört bakan Yüce Divan’a yollanmak üzere Meclis’e yollandı. Hatırlayalım. O dönemde AK Parti'nin Genel Başkanı Davutoğlu'ydu. ‘Hırsızlık yapan kardeşim olsa kolunu koparırım’ dedi. Oylamayı Recep Tayyip Erdoğan'ın telefonuyla durdurdular. Salıya aldılar ve bakanların Yüce Divan'a sevk kararı varken AK Parti, ‘gitmesinler’ diye oy kullandı. Bir ay sonra, ‘Kardeşim olsa hırsızın kolunu koparırım’ diyen başbakanın kafasını kopardılar. Bir kişiyi bile ifadeye çağırmadan bu olayın o üstünü örttüler. Kapattılar o olayı. Ayrıca o olayda ses kayıtları vardı. Recep Tayyip Erdoğan'ın oğlu Bilal, ‘Babacığım orası, burası basılıyormuş. Evimizde bu kadar para var, ne yapayım’ diyordu. O da ‘Sıfırla’ diyordu. Doğru muydu, eğri miydi bilmiyoruz. Çünkü ifadeye çağrılmadılar.”
“MURAT KURUM’UN İSTANBUL'UN FELAKETİ OLMASINA İZİN VERMEMEK GEREKİR”
Özel, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “Kentsel dönüşümün mimarı Murat Kurum İstanbul için büyük bir fırsattır.” sözlerine şu değerlendirmeyi yaptı:
“Murat Kurum imar aflarının mimarıdır. Depremlerde kaybettiğimiz insanların imar aflarından dolayı yitirildiği noktasındaki bütün eleştiriler Murat Kurum'a yöneltilmesi gereken eleştirilerdir. Murat Kurum İliç'teki facianın mimarıdır. Murat Kurum’un İliç için ÇED raporuna yerine imza atsın diye yetki verdiği kişi bakan adına imza atmıştır. Murat Kurum, İliç’in felaketidir. Murat Kurum depremin felaketidir. İstanbul'un felaketi olmasına izin vermemek gerekir.”
“CEMİL TUGAY’IN BAŞKANLIĞINDA KARŞIYAKA’YA STAT YAPILACAK”
Küçükkaya’nın “Karşıyaka Sporlular, Karşıyaka’ya stadyum istediklerini dile getiriyorlar" sözleri üzerine Özel, “Yerden göğe kadar haklılar. Karşıyaka Stadyumu büyük bir haksızlıktır. Yıktılar, söz verdiler, yapmadılar. Karşıyaka Belediye Başkanımız Cemil Tugay, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımıza gitti konuştu, ikna etti. ‘İzinleri verin, İzmir Büyükşehir bu stadı yapsın’ dediler. Hakkını yemeyelim, Tunç Soyer de ‘Biz bu stadı yaparız’ dedi. Cemil Tugay resmen bu işe ömrünü vakfetti. Ama bir imza atmadılar ki Karşıyaka stadını CHP'li bir belediye yaptı olmasın diye. Şu anda hala metruk bir şekilde inşaat alanı duruyor. Bu stad, Yıldız İşçimenlerin belediye başkanlığında, Cemil Tugay'ın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığında sözümüz sözdür.” ifadelerini kullandı.
“SEZGİN TANRIKULU YAPSA A HABER, ‘TERÖR PROPAGANDASI’ DİYE SALDIRIR”
Özgür Özel, Bakan Şimşek’in AK Parti’nin Batman mitinginde Kürtçe konuşmasına ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Örneğin Sezgin Tanrıkulu bunu yapsa bütün ak troller, A Haber ‘Sezgin Tanrıkulu'ndan terör örgütü propagandası’ diye saldırırlar. Oysaki son derece sempatik. Mehmet Şimşek'i ben izlerken dün gülümsedim. Mehmet Şimşek'in kendi ana diliyle hemşerilerine seslenmesi kötü bir şey değil ama şu çifte standart insanı çıldırtıyor: Bunu bir CHP'li yaptığında ‘Provokasyon yaptı.’ Bunu bir DEM’li Meclis’te yaptığında, ‘bilinmeyen bir dil.’ Meclis’in kürsüsünde bir cümle ‘Kandiliniz mübarek olsun’ diyene saldıran arkadaşlar var. Bu işlere toleransla ve iyi niyetle yaklaşmak lazım. Bence sempatik bir iş. Türkiye'nin dört bir yanındaki Makedon, Balkan, Rumeli göçmenleriyle inanılmaz derecede iyi ilişkiler içindeyiz. Bir sürü yerde başa baş yarışıyoruz. Benim buradan zaten İstanbullulara çağrım şu, şöyle bir hissiyata kimse kapılmasın; ‘Ekrem Başkan kesin kazandı.’ Belediye Meclisi çoğunluğu çok önemli.”
“ŞÜKRÜ GENÇ ‘YARIŞTAN ÇEKİLİYORUM’ DESİN. ONA YAKIŞAN BUDUR”
Özgür Özel, Küçükkaya’nın “Bağımsız Sarıyer Belediye Başkan Adayı Şükrü Genç’e çağrınız nedir” sorusuna şu yanıtı verdi:
“Çağrım, Şükrü Başkan çıksın toplasın kalabalığı. Biz mesaj atalım, bütün CHP'liler de gelsin. Desin ki ‘Ben bu görevi yıllarca yaptım. Bir teveccüh bir dönem daha yapacaktım. Anketleri gördüm, kazanmıyorum ama CHP'ye kaybettirmek benim işim değil.’ Adayımızın elini kaldırsın. Atlar gelirim, ne zaman derse. ‘Ben Şükrü Genç olarak yarıştan çekiliyorum. Atatürk'ün partisine Sarıyer'de seçim kaybettirmem’ desin. Ona yakışan budur. Pazartesi günü büyük bir törenle partiye geri dönsün. Her görevi de kendisine verelim. Şükrü Genç’in paraya, pula, makama zaten ihtiyacı yok. En onurlu ve en güzel görevleri hep birlikte yaparız. Yılmaz Büyükerşen'in takımına davet ediyoruz.”
“KILIÇDAROĞLU TARAFTARLARI, İMAMOĞLU'NA OY VERMEYECEK GİBİ GÖSTERİYORLAR”
CHP lideri Özel, CHP’nin 7’nci Genel Başkanı KemaL Kılıçdaroğlu’nun son açıklamalarına ilişkin şunları söyledi:
“Genel Başkanımıza bu tweet’i attıracak kadar ona haksızca saldıranlara ve onu bu açıklamayı yapmaya zorlayan bu düzene lanet olsun. Kemal Bey tweet’inde de söylüyor. Her seferinde de açıkladı, benimle ilgili tartışmalarda da açıkladı. Partinin geleneğinde, önceki dönem genel başkanların aktif olarak kampanya yapması yok. Ben kendisiyle ne zaman görüşsem hem yapıcı tavsiyelerde bulunan hem iyi dileklerini ifade eden... Hiçbir şüphem yok, başarılı olmamız noktasında bir sıkıntı yok. Bir söylenti yayıyorlar ve birileri isimsiz pankartlarla, gizli gizli gece yarısı olmadık yazılar yazdılar ve o pankartları Kılıçdaroğlu’na yakın ekibin yaptığını iddia ediyorlar. Oysaki bu işi yapan AK Parti'nin sosyal medya trolleri değil; gece trolleri, viyadük trolleri, köprü trolleri bunlar. Ve nasıl sosyal medyada para verip kötülük yaptırıyorlarsa, bunlara da para verip sahte pankart astırıyorlar. Bunun dışında bir şey değil. Kılıçdaroğlu taraftarları Ekrem İmamoğlu'na oy vermeyecek gibi gösteriyorlar. En iyi cevabı da Sayın Genel Başkan vermiştir. Aramızda en ufak bir sorun yok. Genel Başkanın beni sahiplenmesinde, benim ona hürmetimde en ufak bir şey yok.”
“MARMARİS'TE OYLARIN CHP ADAYINDA BİRLEŞMESİ KORKULU RÜYAYI ORTADAN KALDIRACAK”
Özgür Özel, Zülfü Livaneli’nin sandık çağrısını şöyle değerlendirdi:
"1989’da İstanbul Belediyesi bizdeydi. 1994’te, üç tane sosyal demokrat adayın yarıştığı bir yerde birbirlerine yakın oy aldıkları ve böldükleri yerde aradan İstanbul'da Recep Tayyip Erdoğan, Ankara'da da benzer tabloda Melih Gökçek çıkıp iktidara geldiler. Ve o günden sonra da uzun süre İstanbul'u ve Ankara'yı 2019 seçimlerine kadar geri alamadık. Hatırlatması şu, 'Kimse oyunu bölmesin. Oyları bir yerde toplayalım. Aynı korkulu rüyayı bir daha görmeyelim' diyor. Bu çok önemli. Hem Sarıyer özelinde çok önemli. Marmaris'te de çok önemli. Marmaris'te de başa baş AK Parti'yle yarışıyoruz. Marmaris'te de özel olarak oyların CHP adayında birleşmesi korkulu rüyayı ortadan kaldıracak. Livaneli'nin hatırlatması hem bütün büyükşehirler için hem de kritik bütün ilçeler için çok önemli."
“TURAN ÇÖMEZ’İN ALDIĞI OYLA KAZANMA POTANSİYELİ HİÇ YOK”
Balıkesir ile ilgili de değerlendirme yapan Özel, şunları söyledi:
"Aslında Balıkesir'de adaletin, vicdanın kantarının ne dediği ortada. Turan Bey’in aldığı oyla kazanma potansiyeli hiç yok. Pazartesi günü sabah, eğer ki Turan Çömez kazanmaya yakın bir oy alırsa ben mahcup olayım ama Turan Çömez’in alacağı oy kaybettirmeye yönelik bir oy ee Balıkesir'de bir vicdan terazisi var. Balıkesir’e iki kez gittim, muhteşem bir hava gördüm. Balıkesir'i kazanacağız. Bakın Balıkesir'de ne siyasete ne adaya ne söyleme ne slogana ne vaade, ben Balıkesirlilerin vicdanlarına güveniyorum. Balıkesir'de vicdan terazisi Ahmet Akın'dan yana ağır. Manisa'da İYİ Partililer, başka partiye oy verirlerse AK Parti kazanıyor; CHP'ye oy verirlerse onlar da kazanıyor çünkü o belediyeler ortak belediyemiz olacak, hep birlikte yönetilecek. Manisa'da Ferdi Zeyrek, 17 ilçede muhteşem bir kabul gördü. Göreceksiniz, seçim akşamı bir aksilik olmazsa Manisalıların teveccühüyle Manisa'da Ferdi Zeyrek’e çok önemli bir başarı elde edecek.
“MISRA ÖZ’ÜN EVLADI ÖLMÜŞ. ONUN ADALET ARAYIŞININ İKTİDARI, MUHALEFETİ OLMAZ”
Çorlu'daki tren kazasına değinen Özel, şöyle konuştu:
"Mısra Öz'ün tüm duruşmalarında CHP olarak yanlarındaydık. Ben de şubat ayında karar duruşmasına gittim. Duruşmayı 25 Nisan'a ertelediler. 25 Nisan günü de çok daha kalabalık bir şekilde hepimiz hem Mısra Hanım'ın hem tüm ailelerin yanında olacağız. Hayatını kaybeden 25 evladımızın yanında olacağız. Ben şu yaklaşımı şuradan biliyorum. Duruşmasına bir tane MHP'li, bir tane AK Partili gitmediyse ‘Beni yalnız bırakanları, beni her gün öldürenleri ödüllendirecek halim yok’ demesi son derece anlaşılır. Soma katliamı olduğunda hep beraber ‘Unutursak yüreğimiz kurusun’ dedik. İlk duruşmasında CHP vardı, HDP vardı, MHP vardı. Bir tek AK Parti gelmemişti. Ben hep orada şunu düşünmüşümdür. Niye gelmediniz? Bu duruşmada da AK Parti'nin olmamasının bir anlamı yok. MHP, bütün duruşmaları takip ediyordu. Ne zaman ki Cumhur İttifakı'na katıldı, MHP'de duruşmalara gelmeyi bıraktı. Bu çok vicdansızca, çok yanlış bir iş. Soma'daki aileler haklıysa muhalefette olsan da haklıdır, iktidarda olsan da haklıdır. Mısra Öz’ün küçücük evladı ölmüş gitmiş. Onun adalet arayışının iktidarı, muhalefeti olmaz. Ama bu aileleri yalnız bırakanlar, bugün gelip oy isterse, bu tepkileri de fevkalade haklı göreceğiz."
“TÜRKİYE SİYASETİNE 31 MART GÜNÜ DENGE GELECEK”
Yerel seçimlere çok kısa zaman kaldığına işaret eden Özel, şunları kaydetti:
"Tek beklentim şudur: Çok tarihi bir gündeyiz. Rant yerine halkçı belediyecilik yapan, israfı bitiren, hizmeti getiren, dayanışma belediyeciliği yapan arkadaşlarımızın karne günü. Bu arkadaşlarımız muhteşem işler yaptılar. AK Parti'den aldığımız beş belediyede vallahi de billahi de seçmeni pişman etmediler ve önemli bir yaklaşımla Türkiye siyasetine 31 Mart günü denge gelecek. Bu, seçmenin ellerinde. Burada da en önemli görev elbette emekliler, emekçiler, köylüler, esnaf sahip çıkacak ama gençler de. Genç seçmenin kendi geleceği için, yasakların değil, özgürlüklerin ülkesi olması için, burayı kaçıp terk edilecek bir yer olarak görmemeleri için, bu vatana sahip çıkmaları için 31 Mart'ta gelip oy kullanmalarını bekliyoruz. Bütün gençleri sandık başına bekliyoruz. AK Partili gençler de dahil bütün gençleri sandık başına bekliyoruz çünkü genç, sandıktan umudunu keserse ülkeden umudunu keser. O yüzden hangi partiye oy verecek olurlarsa olsunlar, bütün gençler gelsinler, oylarını kullansınlar. Türkiye Cumhuriyeti, Gazi Mustafa Kemal Atatürk tarafından gençlere emanet edildi. Biz de gençlere emanet ediyoruz.”
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Minikler Geri Dönüşümü Yerinde Öğrendi
Esenyurt Belediyesi, ilkokul öğrencilerini Atık Getirme Merkezi'nde ağırlayarak hem eğlenceli hem öğretici bir çevre bilinci etkinliğine imza attı.
Esenyurt Belediyesi, çevre bilincini küçük yaşlarda kazandırmak amacıyla ilkokul öğrencilerine yönelik anlamlı bir etkinlik düzenledi. Bu kapsamda öğrenciler, belediyeye ait Atık Getirme Merkezi'ne götürüldü.
Programın ilk bölümünde çocuklara geri dönüşümün önemi, atıkların ayrıştırılması ve çevrenin korunmasına yönelik temel bilgiler verildi. Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen eğitimde, günlük hayatta yapılabilecek basit ama etkili çevre dostu alışkanlıklar da anlatıldı.
Eğitimin ardından minikler, Atık Getirme Merkezi'ni gezerek geri dönüşüm sürecini yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Atıkların nasıl toplandığını, ayrıştırıldığını ve yeniden ekonomiye kazandırıldığını yakından inceleyen öğrenciler, öğrendiklerini pekiştirdi.
Etkinliğin son bölümünde ise çocuklar, geri dönüştürülen atık malzemelerden yapılan oyun alanında keyifli vakit geçirdi. Hem eğlenen hem de öğrenen minikler, çevreye duyarlı bireyler olma yolunda önemli bir adım attı.
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
Beylikdüzü’nde 11. Çocuk Şenliği Başladı 23 Nisan Coşkusu Yaşam Vadisi ve Kent Ormanlarına Taşındı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında bu yıl 11’incisi düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan Çocuk Şenliği” Yaşam Vadisi, Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi, Yakuplu Kent Ormanı ve Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinliklerde çocuklar zumbadan atölyelere, ikramlardan eğlenceli aktivitelerle dolu programlarla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutluyor.
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan 11. Çocuk Şenliği” başladı. Şenliğin ilk günü, Yaşam Vadisi 1. Etap’ta bulunan Çanakkale Rölyef Alanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı.
Günün devamında Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde çocuklar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında çocuk zumbası, çeşitli atölye çalışmaları ve ikramlarla dolu etkinliklerde bir araya geldi.
YAŞAM VADİSİ VE KENT ORMANLARINDA ETKİNLİKLER SÜRÜYOR
Şenlik programının 24, 25 ve 26 Nisan tarihlerinde Yaşam Vadisi 1. Etap’ta devam edeceği bildirildi. Ayrıca 25 Nisan’da Yakuplu Kent Ormanı’nda, 26 Nisan’da ise Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda çocuklara yönelik etkinliklerin gerçekleştirileceği açıklandı.
“GÖZLERİNİZDEKİ IŞILTI GELECEĞE İNANCIMIZI GÜÇLENDİRİYOR”
Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Av. Önder Serkan Çebi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıl dönümüne dikkat çekti.
Çebi açıklamasında, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet iradesini taçlandırdığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin açılışının 106. yıldönümüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ifadelerini kullandı.
Çocukların geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Çebi, Beylikdüzü’nde “Çocuk Kenti” vizyonuna dikkat çekerek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği bu anlamlı günde, Beylikdüzü olarak bir kez daha ‘Çocuk Kenti’ olma vizyonumuzu yineliyoruz.” dedi.
Çebi ayrıca, “Sizler bizim en kıymetli varlıklarımızsınız. Gözlerinizdeki ışıltı, geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyor.” sözleriyle çocukların bayramını kutladı.
Özgür Özel:"Bursa’nın İradesine Darbe Yapılıyor!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Özel, süreci "mafya yöntemi" ve "Bursa’nın iradesine çökme" olarak nitelendirerek iktidara "ara seçim" çağrısında bulundu.
Bursa İradesi Hedefte
Özgür Özel, Mustafa Bozbey’in 47 yıl sonra %47 oy farkıyla kazandığı zaferin hazmedilemediğini belirterek, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. 31 Mart'ın yıl dönümünde yapılan bu hamleyi bir "mesaj" olarak değerlendiren Özel, "Sandıkla kazanamadıklarını hakimin tokmağıyla almaya çalışıyorlar" dedi.
"Mustafa Bozbey’e Kirli Teklifler Yapıldı"
Özel’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Bozbey’e yönelik baskı iddialarıydı. Özel, Bozbey’in kendisine defalarca gelerek, "İlla AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin" şeklinde tehdit edildiğini söylediğini aktardı. Bozbey’in tüm belediye işlemlerinin didik didik edildiğini ancak somut bir kanıt bulunamadığını, suçlamaların "kriminal tiplerin" ifadelerine dayandırıldığını vurguladı.
Ekonomi ve Yönetim Eleştirisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosuna da değinen CHP Lideri, Bozbey’in borç batağındaki bir belediyeyi devraldığını ve 2 yılda israfı önleyerek yaklaşık 10 milyar lira borç ödediğini hatırlattı. Kayyım atamalarını ve liyakatsiz atamaları eleştiren Özel, Eyüpsultan’da seçim kaybeden eski başkanın Bursa’ya genel sekreter yapılmasını "Bursa’ya hakaret" olarak niteledi.
Erdoğan’a "Düşman Hukuku" Yanıtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ana muhalefetle görüşürüz" açıklamalarına yanıt veren Özel, diyalog zemini için şartlarını açıkladı:
"Bizimle görüşmek isteyenler önce düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Elinde tuttuğu yargı gücüyle halkın seçtiği başkanları içeri atarak diyalog kurulmaz. Önce o baltayı gömecekler."
Hodri Meydan: "Ara Seçime Varız!"
Özgür Özel, Türkiye genelindeki boş milletvekilliği koltukları için anayasal zorunluluk olan ara seçimi hatırlatarak iktidara meydan okudu. Kendi seçim bölgesi Manisa dahil olmak üzere, Bursa ve İstanbul gibi kritik yerlerde de seçime hazır olduklarını belirten Özel, "Eğer kendinize güveniyorsanız sandığı koyun, milletin sesini duyalım" dedi.
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.
BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;
"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.
"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"
Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.
"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"
3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.
"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."
Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.
"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"
Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Görevden Uzaklaştırıldı
İstanbul’da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22 Nisan 2026 tarihli kararı doğrultusunda tutuklanan Adıgüzel hakkında, Anayasa’nın 127. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici tedbir uygulanarak görevden uzaklaştırma kararı alındı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANDI
Yetkililer, yürütülen soruşturmanın “suç örgütü kurma ve rüşvet alma” iddialarını kapsadığını belirtti. Soruşturmanın devam ettiği ve sürece ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Ataşehir Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmenin ardından, görevden uzaklaştırma kararının geçici bir tedbir olduğu ve yargı sürecinin devam edeceği vurgulandı.
FEGÜM’den Fenerbahçe’ye Lojistik Destek: "Sınır Tanımayan Sevda Kemerburgaz’da Buluştu!"
Fenerbahçeli Gümrükçüler ve Lojistikçiler Platformu (FEGÜM), Kemerburgaz’da düzenlediği dev organizasyonla gövde gösterisi yaptı. Başkan Sadettin Saran’ın şampiyonluk ateşini yaktığı gecede, FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız: "Fenerbahçe sadece bir kulüp değil, bir duruştur!" dedi.
Kemerburgaz’da Kadıköy Ruhu: FEGÜM’den Teknoloji Çıkartması
Arka Haber ekibinin yerinde takip ettiği organizasyon, İstanbul Kemerburgaz’daki Orion Film Platosu’nda gerçekleşti. FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız ve yönetiminin vizyonuyla hazırlanan özel alanda, 3D sinema stüdyo teknolojisi kullanıldı. Katılımcılar, lojistik gücüyle teknolojiyi birleştiren bu atmosferde kendilerini Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun merkezinde hissetti.
Geceye; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi Eren Ergen tam kadro katılarak FEGÜM’ün camia içindeki ağırlığını tescilledi. Eski başkan Ali Koç ise selamlama mesajıyla bu birliğe destek verdi.
Burçay Yıldız: "Ekonominin Görünmeyen Kahramanları Fenerbahçe İçin Bir Arada"
Gecenin ev sahibi FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız, yaptığı açılış konuşmasında lojistik sektörünün ülke ekonomisindeki kritik rolünü Fenerbahçe aidiyetiyle birleştirdi. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler gümrük kapılarında, limanlarda ve lojistik ağlarda görev yapan, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir gücüz. Gümrük kapıları sadece geçiş noktası değil; emeğin ve ticaretin başladığı yerdir. FEGÜM olarak 1200 kongre üyemizle, tıpkı Fenerbahçe gibi sınır tanımıyor, her zaman daha ileriye bakıyoruz!"
Sadettin Saran: "FEGÜM İyi Günde de Kötü Günde de Yanımızda"
Başkan Sadettin Saran, FEGÜM ailesinin yarattığı atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, camiaya umut dolu mesajlar verdi. Cuma günü yaşanan moral bozukluğunun ardından bu etkinliğin kendisine çok iyi geldiğini belirten Saran:
"Yaralandık ama şampiyonluk inancım hala dipdiri!"
"Oyuncularla konuştum, o hırsı ve isteği gözlerinde gördüm."
"Fenerbahçe’nin FEGÜM gibi gruplara ihtiyacı var; sizler kulübümüz için çok faydalısınız."
sözleriyle platformun önemine dikkat çekti.
Rozetler Başkan Saran’dan: FEGÜM Ailesi Büyüyor!
Gecenin sonunda, FEGÜM bünyesine yeni katılan üyelere rozetlerini bizzat Başkan Sadettin Saran taktı. Hediye takdimleri ve çekilen hatıra fotoğrafları, sarı-lacivertli camianın gümrük ve lojistik dünyasındaki sarsılmaz kalesini bir kez daha mühürledi.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Gözaltında
İSTANBUL – CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında, İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu toplam 20 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, “rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla belediye yönetimi ve bazı personeller hakkında işlem başlatıldı.
Savcılık: “Rüşvet ve İhale Usulsüzlüğü Bulgularına Ulaşıldı”
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte belediye başkan yardımcıları ve ilgili birimlerde görevli isimler hakkında ihale, imar ve iskan süreçlerinde rüşvet alındığına dair ihbarlar bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, MASAK raporları ve HTS kayıtları doğrultusunda yapılan incelemelerde;
Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığına dair bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığında gerçekleştirildiği iddiaları üzerine operasyonun genişletilerek sürdüğü ifade edildi.
Gözaltına Alınan İsimler
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında şu isimler yer alıyor:
- Onursal Adıgüzel – Ataşehir Belediye Başkanı
- Birkan Birol Yıldız – Başkan Yardımcısı
- Oğuz Kaya – Başkan Yardımcısı
- Orhan Aydoğdu – Başkan Yardımcısı
- Mürteza Kutluk – Mali İşler Müdürü
- Alpay Arslan – Özel Kalem Müdürü
- Aysun Gökçen – Yapı Kontrol Müdürü
- Basri Onur Dedetaş – Ruhsat ve Denetim Müdürü
- Aslı Sevinç Afat – Mimar
- Nimet Karademir – Plan Proje Müdürü
- Gülbin Ergünay – İmar Ruhsat Müdürü
- Mehmet Yılmaz – Zabıta Komiser Yardımcısı
- Çağlar Kaya – Şoför
- Doğancan Topal – Şoför
- Ezgi Nur Yılmaz – Yapı İmar Müdürü
- Cengiz Gündoğan – Belediye Çalışanı
- Mesut Bayram – BAO Yapı Ltd. Şti.
- Fatih Velioğlu – Proce Mimarlık
- Haydar Battal – Belediye Çalışanı
- Murat Gerger – MG Yapı
- Erhan Çelebi – Asraş Yapı
- Onursal Adıgüzel’den El Yazılı Mesaj: “Bu Bir İtibar Suikastıdır”
Gözaltı sürecinin ardından Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sosyal medya hesabından el yazısıyla kaleme aldığı bir mesaj paylaşarak kamuoyuna seslendi.
Ataşehir halkına hitap eden Adıgüzel, göreve geldiği günden bu yana kamu yararını gözeterek çalıştığını belirtti:
“Göreve geldiğim ilk günden bugüne Ataşehir’in çocukları, gençleri, kadınları ve büyükleri için gece gündüz çalıştım.”
Gözaltı sürecine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Haksız, hukuksuz yere gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi çeşitli iftiralarla bugün sizlerden uzağım.”
Adıgüzel, yaşananların siyasi olduğunu öne sürerek dikkat çeken bir çıkış yaptı:
“Bu yaşadıklarım tamamen siyasi ve itibar suikastıdır.”
Mesajının sonunda ise sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti:
“Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve biz tekrar buluşacağız.”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER Heyetini Ağırladı
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER heyetini ağırladı. 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi için önemli iş birliği mesajları verildi. Kadın girişimciler sanayi ile buluşuyor.
İSTANBUL – Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER) Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ve beraberindeki heyeti belediye binasında ağırladı
Gerçekleşen ziyarette, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Başkan Kartoğlu: “Üreten Kadın Güçlü Toplumun Temelidir”
Ziyarette konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, kadın girişimciliğinin ve üretimin desteklenmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlarımızın üretimde daha fazla yer alması, hem ekonomik büyüme hem de toplumsal gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir. Yerel yönetimler olarak, kadın girişimciliğini destekleyen, üretimi teşvik eden her projenin yanında olmaya devam edeceğiz. İGKADER’in gerçekleştireceği bu zirveyi çok kıymetli buluyor, başarılar diliyorum.”
Nilgün Ege: “Kadın Emeğini Sanayi ile Buluşturuyoruz”
İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ise, Anadolu’nun dört bir yanından gelecek kadın üreticilerin sanayicilerle buluşacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu zirve ile kadın kooperatiflerimizi doğrudan sanayi ile buluşturuyoruz. Amacımız; üretimin ticarileşmesi, kadın emeğinin değer bulması ve sürdürülebilir iş birliklerinin kurulmasıdır.”
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da Gözaltına Alındı!
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, yürütülen bir soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alındı.
Tunceli gündemine bomba gibi düşen bir son dakika gelişmesi yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma dosyası kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.
Soruşturmanın Odağında Ne Var?
Edinilen ilk bilgilere göre, gözaltı işlemi Sonel'in Tunceli Valiliği görevini yürüttüğü döneme ait bazı uygulamalar ve idari işlemlerle ilgili yürütülen hukuki süreç çerçevesinde gerçekleşti. Elazığ’da gözaltına alınan Tuncay Sonel’in, ifadesi alınmak üzere Tunceli’ye nakledileceği belirtiliyor.
Tuncay Sonel Dönemi Yeniden Mercek Altında
Tunceli ve ardından Ordu Valiliği görevlerinde bulunan, halkla kurduğu diyaloglar ve "yetim gülerse dünya güler" projeleriyle tanınan Sonel, son dönemde Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapıyordu. Yapılan bu operasyon, Sonel’in görev yaptığı döneme dair idari ve mali süreçlerin yargı tarafından yeniden incelendiğini gösteriyor.
Resmi Açıklama Bekleniyor
Gözaltı haberinin yayılmasının ardından kamuoyu, soruşturmanın detaylarına kilitlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki saatlerde konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.
İlk Yorum yapan siz olun!