CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Öncesinde ihmal çok, buna hiç şüphe yok. İhmal, eksik olmasa bu kadar yıkım olmaz. Depremin hemen sonrasında gecikme büyük. Ben depremin ikinci gününde Nurhak’taydım. Öğlen depreminde Nurhak’ta, kadınlar kara kazanlar kaynasın diye içeriden erzak alırken üstlerine yıkılan evlerden Nurhaklı kadınların sesleri geliyordu enkaz altında. Dağ yollarından ulaşıp oraya gittik. Belediye Başkanı, ‘Kaybettiğim ağabeyimi bulsam bu kadar sevinirdim’ dedi. Ama maalesef devlet yoktu, uzun süre yoktu, 3 gün yoktu. İşin kötüsü hazırda, kışlada, ‘kalk’ deyince kalkan, ‘çık’ deyince çıkan, teçhizatı hazır, gencecik, aslan gibi bir ordu vardı. Ama birileri orduyu içeride tuttu. ‘Orduyu kışladan çıkarması kolay, sokması zor’ dediler. Darbe yapar diye korktular. Mehmetçik acıda, yasta öyle bir şey yapar mı? Ama bir korkudur, kendi kendilerine 15 Temmuz’un yaşanmasına sebebiyet veren ihmaller, yarattığı paranoya, korku orduyu 3 gün içeride tuttu. O en kritik 12, 24, 48, 72 saat enkazların altından sesler, inlemeleri yardım çağrıları gele gele çok evladımızı, ailemizi, eşimizi, dostumuzu maalesef kaybettik” dedi.
Haber: MAHİR BAĞIŞ - Kamera: MEHMET MEHMETLİOĞLU
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Öncesinde ihmal çok, buna hiç şüphe yok. İhmal, eksik olmasa bu kadar yıkım olmaz. Depremin hemen sonrasında gecikme büyük. Ben depremin ikinci gününde Nurhak’taydım. Öğlen depreminde Nurhak’ta, kadınlar kara kazanlar kaynasın diye içeriden erzak alırken üstlerine yıkılan evlerden Nurhaklı kadınların sesleri geliyordu enkaz altında. Dağ yollarından ulaşıp oraya gittik. Belediye Başkanı, ‘Kaybettiğim ağabeyimi bulsam bu kadar sevinirdim’ dedi. Ama maalesef devlet yoktu, uzun süre yoktu, 3 gün yoktu. İşin kötüsü hazırda, kışlada, ‘kalk’ deyince kalkan, ‘çık’ deyince çıkan, teçhizatı hazır, gencecik, aslan gibi bir ordu vardı. Ama birileri orduyu içeride tuttu. ‘Orduyu kışladan çıkarması kolay, sokması zor’ dediler. Darbe yapar diye korktular. Mehmetçik acıda, yasta öyle bir şey yapar mı? Ama bir korkudur, kendi kendilerine 15 Temmuz’un yaşanmasına sebebiyet veren ihmaller, yarattığı paranoya, korku orduyu 3 gün içeride tuttu. O en kritik 12, 24, 48, 72 saat enkazların altından sesler, inlemeleri yardım çağrıları gele gele çok evladımızı, ailemizi, eşimizi, dostumuzu maalesef kaybettik” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, 6 Şubat Kahramanmaraş merkezli depremlerin yıl dönümünde, Pazarcık’ta Halk Buluşması programına katıldı. Burada konuşan Özel, şunları söyledi:
"CHP OLARAK 947 İLÇEMİZDE GECELEYİN SAAT 04.17’DE IŞIKLARI AÇTIK, SAYGI DURUŞUNDA BULUNDUK, ANMA TÖRENİ YAPTIK”
“Bugün çok büyük bir acının, cumhuriyet tarihinde bu ülkenin yaşadığı en büyük acılardan bir tanesinin birinci yıl dönümündeyiz ve Pazacık’tayız. 81 ilde, Türkiye’deki bütün ilçelerde dün ve bugün öğlen depremin olduğu saatte saygı duruşları, anmalar yapıldı. Biz CHP olarak 947 ilçemizde geceleyin saat 04.17’de ışıkları açtık, saygı duruşunda bulunduk, anma töreni yaptık. Ve Türkiye’de 7 bölgede, 81 ilde, 1000’e yakın ilçede Pazarcık depremi konuşuldu. Şimdi, günün sonunda Pazarcık’tayız. Acının merkez üssündeyiz. Öncelikle şunu söylemek gerekiyor: Partimizin bir platformunun üstündeyiz, ilçe başkanlığımızın önündeyiz. Elbette CHP’liler var, her siyasi görüşten insan var. ve bugün, öyle katı siyaset yapılacak bir gün değil. Çünkü çok büyük bir acının daha üzerinden 1 yıl geçti. Yaramız daha kabuk bağlamadı. Her birimizin yüreğinde hiç değilse o bir mum ateşi yanıyor, yanmaya da devam ediyor.
"BU DEPREM, TÜRKİYE’NİN TARİHİ BOYUNCA 79 YILDA TOPLADIĞI TOPLAM VERGİNİN 4 KATINI TOPLAMIŞ BİR İKTİDARIN DÖNEMİNDE OLDU”
Öncelikle depremde Pazarcık’ta, Kahramanmaraş’ta, 10 ilimizde hayatını kaybeden herkese Allah’tan rahmet diliyorum. Siz yakınlarına, arkadaşlarına, komşularına, hemşehrilerine başsağlığı diliyorum. Hâlâ tedavisi süren yaralılarımız var, onlara acil şifalar diliyorum. Allah bir daha ne memleketimize ne Türkiye Cumhuriyeti’ne böyle büyük bir acı göstermesin. Elbette bu acılar yaşanıyor, geçiyor ama ders almak gerekiyor, unutmamak gerekiyor. Ve bundan sonrasında bunların yaşanmaması için herkesin üstüne düşeni yapması gerekiyor. Başta hükümetin, sonra yerel yönetimlerin ve muhalefet partilerinin dahi üzerine düşen sorumluluklar var. Biz, gördüğümüz eksiği söyleyeceğiz, doğrusunu söyleyeceğiz, nasıl olması gerektiğini söyleyeceğiz, iktidarın yapıp yapmadığını takip edeceğiz ama iktidar partisi de bunları yapmak durumunda. Nasıl bir iktidar döneminde gerçekleşti bu deprem? Bu deprem tam 21 yıldır iktidarda olan bir partinin, yürütmenin 21 yıldır -başbakan olarak son dönemde cumhurbaşkanı olarak- başında genel başkanını bulunduran bir partinin, Türkiye’nin tarihi boyunca 79 yılda topladığı toplam verginin 4 katını toplamış bir iktidarın döneminde oldu. Deprem vergisi olarak toplanan paraların 1999 Depremi’nde çıkan vergiyi, Özel İletişim Vergisi diye kalıcılaştıran ve milyar dolarlarca bütçeyi toplayan ama depreme dirençli kentler yaratmak için harcamak yerine başka yerlerde bunu harcayan bir partinin döneminde oldu.
"BİR KORKUDUR, KENDİ KENDİLERİNE 15 TEMMUZ’UN YAŞANMASINA SEBEBİYET VEREN İHMALLER, YARATTIĞI PARANOYA, KORKU ORDUYU 3 GÜN İÇERİDE TUTTU”
Öncesinde ihmal çok, buna hiç şüphe yok. İhmal, eksik olmasa bu kadar yıkım olmaz. Depremin hemen sonrasında gecikme büyük. Ben depremin günü 130 milletvekilimizi -o zaman grup başkanvekiliyim- diğer arkadaşlarımızla birlikte 10 ile dağıttık. Bir grup başkanvekilimiz Hatay’dan, bir tanesi Diyarbakır taraftan, ben de Malatya’dan başladık. Hızla taradık. Ben depremin ikinci gününde Nurhak’taydım. Nurhak’a ilk giden bendim. Öğlen depreminde Nurhak’ta, kadınlar kara kazanlar kaynasın diye içeriden erzak alırken üstlerine yıkılan evlerden Nurhaklı kadınların sesleri geliyordu enkaz altında. Dağ yollarından ulaşıp oraya gittik. Belediye Başkanı, ‘Kaybettiğim ağabeyimi bulsam bu kadar sevinirdim’ dedi. Başkanımızla sarıldık, sonra oradan bir video çektik, Nurhak’a yardımların gelmesi için yolların açılması çağrısını yaptık. O kadar erken buradaydık. Ama maalesef devlet yoktu, uzun süre yoktu, 3 gün yoktu. İşin kötüsü hazırda, kışlada, ‘kalk’ deyince kalkan, ‘çık’ deyince çıkan, teçhizatı hazır, gencecik, aslan gibi bir ordu vardı. Ama birileri orduyu içeride tuttu. Dediler ‘Orduyu kullanalım.’ ‘Orduyu kışladan çıkarması kolay, sokması zor’ dediler. Darbe yapar diye korktular. Depremde ordu darbe yapar mı? Mehmetçik acıda, yasta öyle bir şey yapar mı? Ama bir korkudur, kendi kendilerine 15 Temmuz’un yaşanmasına sebebiyet veren ihmaller, yarattığı paranoya, korku orduyu 3 gün içeride tuttu. O en kritik 12, 24, 48, 72 saat enkazların altından sesler, inlemeleri yardım çağrıları gele gele çok evladımızı, ailemizi, eşimizi, dostumuzu maalesef kaybettik.
"HANGİ PARTİDEN OLURSA OLSUN BÖLGEYE GELİP DE DEPREMZEDEYE BİR KARTON BARDAKTA ÇAY VERMİŞSE BİLE HEPSİNDEN ALLAH RAZI OLSUN”
Sonra muhalif belediyelerin araçları aman gelmesinler, üstünde aman İstanbul, Ankara yazmasın, kolilerin üstüne AFAD yapıştırılmadan şehirlere sokulmasın derken büyük zamanlar kaybedildi. Ama en sonunda bir şekilde Türkiye’nin dört bir yanından AK Partilisi, MHP’lisi, CHP’lisi, İYİ Partilisi her siyasi partiden belediyeler yardıma koştu. İyi ki de koştular. Hangi partiden, hangi görüşten olursa olsun deprem bölgesine gelip de depremzedeye bir karton bardakta çay vermişse bile hepsinden Allah razı olsun. Bundan sonraki dönemde de doğruya doğru, eğriye eğri demeye devam etmemiz lazım. Sonrasında millet çadır beklerken Kızılay’ın çadır satmasını mı konuşmak lazım, yardım beklerken IBAN yollayıp milletten para toplamalarını mı söylemek lazım, sıkıntılar büyüktü. Ama esas sıkıntının büyüğü şimdi yaşanıyor. İnsanoğlunun birinci ihtiyacı beslenme ihtiyacıonu ilk günün sonunda çözmeye başladık. Bir çorbayla, çayla, simitle, kuru ekmekle, sonrasında kurulan mutfaklarla o sorun bir şekilde çözüldü. Ama barınma sorunu çözülmedi. Ve o gün, ülkenin Cumhurbaşkanı yaklaşan seçimleri de gözeterek hızlı bir söz verdi, dedi ki ‘1 yıl içinde ben herkesin evini vereceğim’ dedi.
"KONUT İHTİYACI 110 BİN. ERDOĞAN’IN TESLİM ETTİĞİ KONUT 9 BİN 289. 100 DEPREMZEDEDEN 92’Sİ BU AKŞAM KONTEYNERDE, ÇADIRDA”
Kahramanmaraş’taki konut ihtiyacı, devletin resmi rakamlarıyla 110 bin. Sayın Erdoğan’ın bugün teslim ettiği konut sayısı 9 bin 289. konutların yüzde 8,2’si Kahramanmaraş’ta verildi. 100 depremzededen 8’i bu akşam evde; 92’si konteynerde, çadırda. Barınma sorunu çözülmedi, çözülebilecek gibi de görünmüyor. İlerleyen dönemlerde vereceklerini taahhüt ettiklerini verseler dahi rakam 2 ay son yüzde 10’a çıkacak, yıl sonunda yüzde 20-25’leri bulursa ne ala. Ayrıca bugün Kahramanmaraş’ta teslim edilen konutlarla birlikte Türkiye’de teslim edilen toplam konut sayısı 27 bin 318. İhtiyaç 650 bin. 1 yıl sonunda Türkiye’deki oran yüzde 4,2. 100 kişiden 96’sı çadırda, konteynerde bu akşam. Oysa devlet sözü vermişlerdi. ‘1 yıl içinde kalıcı konutları vereceğiz. Oyu bana verin’ demişlerdi. Biz CHP olarak, ‘Konutlar bedava’ demiştik. Onlar, ‘Paralı ama 1 yıl içinde hemen’ demişlerdi. Bu sözün tutulmamasının ve 100 kişiden 96’sının da bugün çadırda, konteynerde kalmasının da takipçisi olacağız. Bu sorunun çözülmesi son derece önemlidir.
"ZEYNEP HANIM’IN KARDEŞ BELEDİYESİ HEM İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ HEM ANKARA BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ, SÖZ VERİYORUM”
Bunun için yerel yönetimlerin de sizin yanınızda olması lazım. Bunun için Pazarcık’ta, bu kentin güvendiği birinin olması lazım. Bu konuda bütün iddia koyanların göstermiş oldukları cesarete ve vatanseverliğe şükran duyuyorum ama ben bu konuda en çok Haydar Başkan’a, sizin evladınıza güveniyorum. Büyükşehirde de sıkıntı büyük. Büyükşehrin büyük sorunlarını bir iddia koyarak çözmek lazım. Ben uzun süredir Kahramanmaraş’ın bir arayış içinde olduğunu biliyorum. Biz de hemen içimizden birini tutalım, büyükşehir adayı yapalım, aldığımız oyu alalım, çekilelim demedik. Bir arayışa girdik. Güçlü bir aday olsun dedik. Kökü sağlam, dedesi bu partinin kurucu il başkanı olsun ama ailede her siyasi görüşten güçlü figürler olsun dedik. Vatanseverliğinden, milliyetçiliğinden kimsenin şüphesi olmasın ki yarın yine tutup birileri olur olmaz iftiralar atarken abdestimizden şüphemiz yok ki namazımızdan olsun diyelim dedik. Dedik ki Zeynep Hanım gibi birisi olsun, gelsin, bu şehrin ablası olsun, anası olsun dedik. Başarılı bir iş insanı, iyi bir yönetici, bundan sonraki süreçte hakkınızı sizinle birlikte dile getirecek, icabında söke söke alacak birisi. Benim ikisine de bir sözüm var: Bu seçimleri kazansınlar Zeynep Hanım’ın kardeş belediyesi hem İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) hem Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), söz veriyorum. Haydar Bey’e de Türkiye’nin en güçlü, en kuvvetli ilçe belediyeleriyle Kadıköy’ü ile Beşiktaş’ı ile Konak’ı ile Karşıyaka’sı ile kardeş belediye yapmaya, dünyadaki siyasi akrabalarımızın Pazarcık ve Kahramanmaraş’a katkı sağlaması için her türlü imkanı, fonu seferber etmeleri için en büyük desteği vermeye söz veriyorum. Yeter artık, bu makus talihi bunlar değiştirir.
"DEPREMDE EN BÜYÜK YIKIM NACAR’DA, ÇİVİ ÇAKMADILAR”
Ben Kahramanmaraş’ı çok önemsiyorum. Aldığımız oy düşük olabilir. Milletvekili sayımız 1, yetmez bu seçim 2 çıkardık, birisi ittifak ortağımıza gitti. Ama çok sayıda belediye almamız lazım. Büyükşehre bizim bir elimizin dokunması lazım. Çünkü bu iş artık ‘Nasılsa oy veriyorlar’ diye köyleri, mahalleleri çantada keklik görme dönemi bitti. Nacar Mahallesi’nde sizin Nacarlılar oyları veriyor AK Parti’ye. Ama ne oldu? Depremde en büyük yıkım Nacar’da, çivi çakmadılar. Nacar’ı yalnız bırakmaya değil, Nacar’da gece-gündüz sizinle birlikte yaşamaya, Nacar’ın sorunlarını çözmeye geliyor Zeynep Başkan. Söz veriyoruz. Koçcağız var, Kocadere mahalleleri var. Bu mahallelerde içme suyu sorunları var. Koskoca büyükşehir belediyesi bu sorunları halen daha çözmemiş. En büyük mahallelerinizden Ufacaklı Mahallesi’nin içme suyu problemi devam ediyor. Tetirlik, Şahintepe, Ortaköy’de yol sorunu var, çözülebilmiş değil. Ayrıca 108 evin yıkıldığı Ördekdede var. Sorunları biliyoruz ama çözümsüz bırakılmasına dayanamıyoruz.
"AK PARTİ’NİN BELEDİYE BAŞKAN ADAY ADAYLARINDAN DAHİ HAYDAR BAŞKAN’A OY İSTİYORUM, DESTEK İSTİYORUM”
Ben ana muhalefet partisinin genel başkanıyım. Pazarcık’ın, Maraş’ın sorunu barınma, işsizlik, emeklilere 10 bin liranın yetmemesi, gelecek kaygısı. Bunların her bir tanesini çok önemli birer mesele olarak görüyoruz. AK Parti’nin 10 adayı da biliyor ki Pazarcık’a artık bir başka elin değmesi lazım. Ben, AK Parti’nin belediye başkan aday adaylarından dahi Haydar Başkan’a oy istiyorum, destek istiyorum. Bu Pazarcık’ın makus talihi değişsin istiyorum. Katı particilik yok. Biz onu İzmir’de, İstanbul’da, Antalya’da, Kayseri’de, Konya’da yaparız. Burada yok, burası yas evi. Burada particilik olmaz. Seçildiği gün bu rozeti çıkaracak. Diyecek ki ‘Bundan sonra herkesin başkanıyım.’ Eğer Pazacık ezbere AK Parti’de kalırsa şöyle olur: ‘Nasılsa oy veriyorlar. Ördekdede’ye söz verdik, çivi çakmadık. Yine aldık oyu. Buna bir şey yapmaya gerek yok. Nacar’ın tepkisinden ne olacak’ derler. Verin oyu, değiştirin belediyeyi, bakın, nasıl üstünüze titreyecekler. Çantada keklik olmadığınızı, artık canınıza tak ettiğini, hiç olmazsa yerel seçimde bir sarı kart gösterdiğinizi, bundan sonra hizmet, ilgi, alaka istediğinizi gösterin. Bakın, size bakış açısı bundan sonra ne olacak?"
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Özgür Özel:"Bursa’nın İradesine Darbe Yapılıyor!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Özel, süreci "mafya yöntemi" ve "Bursa’nın iradesine çökme" olarak nitelendirerek iktidara "ara seçim" çağrısında bulundu.
Bursa İradesi Hedefte
Özgür Özel, Mustafa Bozbey’in 47 yıl sonra %47 oy farkıyla kazandığı zaferin hazmedilemediğini belirterek, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. 31 Mart'ın yıl dönümünde yapılan bu hamleyi bir "mesaj" olarak değerlendiren Özel, "Sandıkla kazanamadıklarını hakimin tokmağıyla almaya çalışıyorlar" dedi.
"Mustafa Bozbey’e Kirli Teklifler Yapıldı"
Özel’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Bozbey’e yönelik baskı iddialarıydı. Özel, Bozbey’in kendisine defalarca gelerek, "İlla AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin" şeklinde tehdit edildiğini söylediğini aktardı. Bozbey’in tüm belediye işlemlerinin didik didik edildiğini ancak somut bir kanıt bulunamadığını, suçlamaların "kriminal tiplerin" ifadelerine dayandırıldığını vurguladı.
Ekonomi ve Yönetim Eleştirisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosuna da değinen CHP Lideri, Bozbey’in borç batağındaki bir belediyeyi devraldığını ve 2 yılda israfı önleyerek yaklaşık 10 milyar lira borç ödediğini hatırlattı. Kayyım atamalarını ve liyakatsiz atamaları eleştiren Özel, Eyüpsultan’da seçim kaybeden eski başkanın Bursa’ya genel sekreter yapılmasını "Bursa’ya hakaret" olarak niteledi.
Erdoğan’a "Düşman Hukuku" Yanıtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ana muhalefetle görüşürüz" açıklamalarına yanıt veren Özel, diyalog zemini için şartlarını açıkladı:
"Bizimle görüşmek isteyenler önce düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Elinde tuttuğu yargı gücüyle halkın seçtiği başkanları içeri atarak diyalog kurulmaz. Önce o baltayı gömecekler."
Hodri Meydan: "Ara Seçime Varız!"
Özgür Özel, Türkiye genelindeki boş milletvekilliği koltukları için anayasal zorunluluk olan ara seçimi hatırlatarak iktidara meydan okudu. Kendi seçim bölgesi Manisa dahil olmak üzere, Bursa ve İstanbul gibi kritik yerlerde de seçime hazır olduklarını belirten Özel, "Eğer kendinize güveniyorsanız sandığı koyun, milletin sesini duyalım" dedi.
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.
BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;
"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.
"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"
Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.
"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"
3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.
"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."
Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.
"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"
Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Görevden Uzaklaştırıldı
İstanbul’da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22 Nisan 2026 tarihli kararı doğrultusunda tutuklanan Adıgüzel hakkında, Anayasa’nın 127. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici tedbir uygulanarak görevden uzaklaştırma kararı alındı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANDI
Yetkililer, yürütülen soruşturmanın “suç örgütü kurma ve rüşvet alma” iddialarını kapsadığını belirtti. Soruşturmanın devam ettiği ve sürece ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Ataşehir Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmenin ardından, görevden uzaklaştırma kararının geçici bir tedbir olduğu ve yargı sürecinin devam edeceği vurgulandı.
FEGÜM’den Fenerbahçe’ye Lojistik Destek: "Sınır Tanımayan Sevda Kemerburgaz’da Buluştu!"
Fenerbahçeli Gümrükçüler ve Lojistikçiler Platformu (FEGÜM), Kemerburgaz’da düzenlediği dev organizasyonla gövde gösterisi yaptı. Başkan Sadettin Saran’ın şampiyonluk ateşini yaktığı gecede, FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız: "Fenerbahçe sadece bir kulüp değil, bir duruştur!" dedi.
Kemerburgaz’da Kadıköy Ruhu: FEGÜM’den Teknoloji Çıkartması
Arka Haber ekibinin yerinde takip ettiği organizasyon, İstanbul Kemerburgaz’daki Orion Film Platosu’nda gerçekleşti. FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız ve yönetiminin vizyonuyla hazırlanan özel alanda, 3D sinema stüdyo teknolojisi kullanıldı. Katılımcılar, lojistik gücüyle teknolojiyi birleştiren bu atmosferde kendilerini Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun merkezinde hissetti.
Geceye; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi Eren Ergen tam kadro katılarak FEGÜM’ün camia içindeki ağırlığını tescilledi. Eski başkan Ali Koç ise selamlama mesajıyla bu birliğe destek verdi.
Burçay Yıldız: "Ekonominin Görünmeyen Kahramanları Fenerbahçe İçin Bir Arada"
Gecenin ev sahibi FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız, yaptığı açılış konuşmasında lojistik sektörünün ülke ekonomisindeki kritik rolünü Fenerbahçe aidiyetiyle birleştirdi. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler gümrük kapılarında, limanlarda ve lojistik ağlarda görev yapan, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir gücüz. Gümrük kapıları sadece geçiş noktası değil; emeğin ve ticaretin başladığı yerdir. FEGÜM olarak 1200 kongre üyemizle, tıpkı Fenerbahçe gibi sınır tanımıyor, her zaman daha ileriye bakıyoruz!"
Sadettin Saran: "FEGÜM İyi Günde de Kötü Günde de Yanımızda"
Başkan Sadettin Saran, FEGÜM ailesinin yarattığı atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, camiaya umut dolu mesajlar verdi. Cuma günü yaşanan moral bozukluğunun ardından bu etkinliğin kendisine çok iyi geldiğini belirten Saran:
"Yaralandık ama şampiyonluk inancım hala dipdiri!"
"Oyuncularla konuştum, o hırsı ve isteği gözlerinde gördüm."
"Fenerbahçe’nin FEGÜM gibi gruplara ihtiyacı var; sizler kulübümüz için çok faydalısınız."
sözleriyle platformun önemine dikkat çekti.
Rozetler Başkan Saran’dan: FEGÜM Ailesi Büyüyor!
Gecenin sonunda, FEGÜM bünyesine yeni katılan üyelere rozetlerini bizzat Başkan Sadettin Saran taktı. Hediye takdimleri ve çekilen hatıra fotoğrafları, sarı-lacivertli camianın gümrük ve lojistik dünyasındaki sarsılmaz kalesini bir kez daha mühürledi.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Gözaltında
İSTANBUL – CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında, İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu toplam 20 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, “rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla belediye yönetimi ve bazı personeller hakkında işlem başlatıldı.
Savcılık: “Rüşvet ve İhale Usulsüzlüğü Bulgularına Ulaşıldı”
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte belediye başkan yardımcıları ve ilgili birimlerde görevli isimler hakkında ihale, imar ve iskan süreçlerinde rüşvet alındığına dair ihbarlar bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, MASAK raporları ve HTS kayıtları doğrultusunda yapılan incelemelerde;
Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığına dair bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığında gerçekleştirildiği iddiaları üzerine operasyonun genişletilerek sürdüğü ifade edildi.
Gözaltına Alınan İsimler
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında şu isimler yer alıyor:
- Onursal Adıgüzel – Ataşehir Belediye Başkanı
- Birkan Birol Yıldız – Başkan Yardımcısı
- Oğuz Kaya – Başkan Yardımcısı
- Orhan Aydoğdu – Başkan Yardımcısı
- Mürteza Kutluk – Mali İşler Müdürü
- Alpay Arslan – Özel Kalem Müdürü
- Aysun Gökçen – Yapı Kontrol Müdürü
- Basri Onur Dedetaş – Ruhsat ve Denetim Müdürü
- Aslı Sevinç Afat – Mimar
- Nimet Karademir – Plan Proje Müdürü
- Gülbin Ergünay – İmar Ruhsat Müdürü
- Mehmet Yılmaz – Zabıta Komiser Yardımcısı
- Çağlar Kaya – Şoför
- Doğancan Topal – Şoför
- Ezgi Nur Yılmaz – Yapı İmar Müdürü
- Cengiz Gündoğan – Belediye Çalışanı
- Mesut Bayram – BAO Yapı Ltd. Şti.
- Fatih Velioğlu – Proce Mimarlık
- Haydar Battal – Belediye Çalışanı
- Murat Gerger – MG Yapı
- Erhan Çelebi – Asraş Yapı
- Onursal Adıgüzel’den El Yazılı Mesaj: “Bu Bir İtibar Suikastıdır”
Gözaltı sürecinin ardından Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sosyal medya hesabından el yazısıyla kaleme aldığı bir mesaj paylaşarak kamuoyuna seslendi.
Ataşehir halkına hitap eden Adıgüzel, göreve geldiği günden bu yana kamu yararını gözeterek çalıştığını belirtti:
“Göreve geldiğim ilk günden bugüne Ataşehir’in çocukları, gençleri, kadınları ve büyükleri için gece gündüz çalıştım.”
Gözaltı sürecine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Haksız, hukuksuz yere gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi çeşitli iftiralarla bugün sizlerden uzağım.”
Adıgüzel, yaşananların siyasi olduğunu öne sürerek dikkat çeken bir çıkış yaptı:
“Bu yaşadıklarım tamamen siyasi ve itibar suikastıdır.”
Mesajının sonunda ise sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti:
“Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve biz tekrar buluşacağız.”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER Heyetini Ağırladı
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER heyetini ağırladı. 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi için önemli iş birliği mesajları verildi. Kadın girişimciler sanayi ile buluşuyor.
İSTANBUL – Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER) Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ve beraberindeki heyeti belediye binasında ağırladı
Gerçekleşen ziyarette, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Başkan Kartoğlu: “Üreten Kadın Güçlü Toplumun Temelidir”
Ziyarette konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, kadın girişimciliğinin ve üretimin desteklenmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlarımızın üretimde daha fazla yer alması, hem ekonomik büyüme hem de toplumsal gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir. Yerel yönetimler olarak, kadın girişimciliğini destekleyen, üretimi teşvik eden her projenin yanında olmaya devam edeceğiz. İGKADER’in gerçekleştireceği bu zirveyi çok kıymetli buluyor, başarılar diliyorum.”
Nilgün Ege: “Kadın Emeğini Sanayi ile Buluşturuyoruz”
İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ise, Anadolu’nun dört bir yanından gelecek kadın üreticilerin sanayicilerle buluşacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu zirve ile kadın kooperatiflerimizi doğrudan sanayi ile buluşturuyoruz. Amacımız; üretimin ticarileşmesi, kadın emeğinin değer bulması ve sürdürülebilir iş birliklerinin kurulmasıdır.”
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da Gözaltına Alındı!
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, yürütülen bir soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alındı.
Tunceli gündemine bomba gibi düşen bir son dakika gelişmesi yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma dosyası kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.
Soruşturmanın Odağında Ne Var?
Edinilen ilk bilgilere göre, gözaltı işlemi Sonel'in Tunceli Valiliği görevini yürüttüğü döneme ait bazı uygulamalar ve idari işlemlerle ilgili yürütülen hukuki süreç çerçevesinde gerçekleşti. Elazığ’da gözaltına alınan Tuncay Sonel’in, ifadesi alınmak üzere Tunceli’ye nakledileceği belirtiliyor.
Tuncay Sonel Dönemi Yeniden Mercek Altında
Tunceli ve ardından Ordu Valiliği görevlerinde bulunan, halkla kurduğu diyaloglar ve "yetim gülerse dünya güler" projeleriyle tanınan Sonel, son dönemde Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapıyordu. Yapılan bu operasyon, Sonel’in görev yaptığı döneme dair idari ve mali süreçlerin yargı tarafından yeniden incelendiğini gösteriyor.
Resmi Açıklama Bekleniyor
Gözaltı haberinin yayılmasının ardından kamuoyu, soruşturmanın detaylarına kilitlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki saatlerde konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.
Pi̇yasalarda "Hürmüz" Rüzgari: İslam Memi̇ş'ten Altin, Petrol Ve Ekonomi̇ İçi̇n Kri̇ti̇k Uyarilar!
Ekonomi piyasalarının yakından takip ettiği isimlerden İslam Memiş, haftalık değerlendirme videosunda piyasalardaki sert dalgalanmaları, petrol fiyatlarındaki manipülasyonu ve altın-gümüş fiyatlarındaki yeni hedefleri açıkladı. Memiş, sadece ekonomi ile sınırlı kalmayarak Türkiye'nin derin yarası haline gelen "finansal kumar bağımlılığı" konusunda da devlet yetkililerine çağrıda bulundu.
PETROLDE %9'LUK SERT DÜŞÜŞ: "BÜYÜK BİR SOYGUN!"
Hafta başında 108 dolar seviyelerine kadar yükselen petrol fiyatlarının, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağına dair açıklamalarla 90 dolara gerilediğini belirten Memiş, bu durumu sert bir dille eleştirdi: "Pazartesi %8 yükselen petrol, 4 gün sonra %9 düştü. Ne kadar büyük bir manipülasyon ve soygun olduğunu yakından izliyoruz."
ALTIN VE GÜMÜŞTE YENİ HEDEFLER: "YIL SONUNDA 5 HANELİ RAKAMLAR"
Altın ve gümüş yatırımcısına "sessizce beklemeye devam" mesajı veren Memiş, kalıcı bir ateşkes ve anlaşma haberi gelmesi durumunda beklediği seviyeleri paylaştı:
Ons Altın: Kademeli olarak 5.200 dolar seviyesi.
Gram Altın: Önce 7.500 TL, yıl sonunda ise 5 haneli rakamlar.
Ons Gümüş: 86 dolar direnci kırılırsa 90 dolar hedefi.
Borsa İstanbul (BIST 100): Anlaşma haberiyle hedef 16.000 puan.
Memiş, 2026 yılı için özellikle güçlü bir psikoloji ve finansal okuryazarlığın her zamankinden daha önemli olacağının altını çizdi.
TOPLUMSAL UYARI: "SESSİZ ENKAZ: FİNANSAL KUMAR BAĞIMLILIĞI"
İslam Memiş, haber portalımız ve sosyal medya hesaplarımızda da sıkça vurguladığımız toplumsal çöküşe dikkat çekti. Kahramanmaraş’taki acı olayları hatırlatan Memiş, gençleri pençesine alan finansal kumar tehlikesi için çözüm önerilerini sıraladı:
Bankalara Sorumluluk: 18-20 yaşındaki gençlerin hesaplarından sanal bahis ve şans oyunlarına yapılan para transferleri bankalar tarafından engellenmeli.
Meslek Edindirme: Esnaflarımız gençlere sahip çıkmalı, usta öğreticilik belgeleriyle gençleri üretime dahil etmeli.
Diyanet ve Eğitim: Camilerde ve okullarda sadece genel konulardan değil, güncel toplumsal problemlerden ve bilimsel yaklaşımlardan bahsedilmeli.
"PARAYI KAZANIRSINIZ AMA ZAMANI GERİ ALAMAZSINIZ"
Haftayı büyük bir üzüntüyle kapattıklarını belirten Memiş, "Kimin için ne biriktiriyorsun? Kaybettiğimiz nesiller varsa biriktirilen mirasların hiçbir önemi kalmayacak" diyerek aileleri ve yetkilileri daha şeffaf ve duyarlı olmaya davet etti.
Siz piyasalardaki bu manipülatif dalgalanmalar ve gençleri bekleyen tehlikeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
Masonlar Derneği’ne Kayyum Atandı: Başkan Tutuklandı, Yönetim Mahkeme Kararıyla Değişti
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Derneği’ne, başkan Remzi Sanver’in tutuklanmasının ardından genel kurulun yapılamaması gerekçesiyle mahkeme kararıyla kayyum atandı.
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Derneği’nde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Dernek Başkanı Remzi Sanver’in tutuklanmasının ardından genel kurulun yapılamaması gerekçesiyle mahkeme kararıyla yönetime kayyum atandı. Sürecin artık kayyum tarafından yürütüleceği açıklandı.
Başkan Tutuklandı, Yönetim Boşluğu Oluştu
Edinilen bilgilere göre, Dernek Başkanı Remzi Sanver’in Can Holding soruşturması kapsamında 17 Ekim 2025’te tutuklanmasının ardından, dernek yönetiminde ciddi bir boşluk oluştu.
Başkanın görevini fiilen sürdürememesi nedeniyle, tüzükte belirtilen süre içerisinde genel kurulun gerçekleştirilemediği öğrenildi.
Mahkemeden Kritik Müdahale: Kayyum Ataması
Yaşanan yönetim krizi üzerine İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi, dernekteki idari boşluğun giderilmesi amacıyla geçici kayyum atanmasına karar verdi.
Mahkeme kararında;
- Yönetim sürekliliğinin sağlanamadığı
- Genel kurulun zamanında yapılamadığı
- Dernek faaliyetlerinin aksama riski taşıdığı
gerekçeleri öne çıktı.
Süreç Üye Başvurusu ile Başladı
Kayyum sürecinin, dernek üyelerinden Ali Rıza Aral’ın başvurusu üzerine başlatıldığı belirtildi.
Başvuruda, dernek yönetiminde oluşan boşluğun kurumsal işleyişi sekteye uğrattığı ve acil müdahale gerektiği ifade edildi.
Mahkeme de bu başvuruyu değerlendirerek, yönetim boşluğunu gidermek amacıyla kayyum atanmasına hükmetti.
Yeni Süreç Kayyum Yönetiminde İlerleyecek
Alınan karar doğrultusunda, derneğin yönetim süreci bundan sonraki aşamada geçici kayyum tarafından yürütülecek.
Kayyumun, dernek işleyişini yeniden düzenlemesi ve genel kurul sürecini hazırlaması bekleniyor.
Davanın Tarihi Belli Oldu
Mahkeme kararında ayrıca, konuya ilişkin davanın
20 Ekim 2026 tarihinde görüleceği bilgisine de yer verildi.
İGKADER’den Sanayiye Güçlü Ziyaret: Hantek Kalıp’a İş Birliği ve Zirve Daveti
İGKADER heyeti, Hantek Kalıp Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Karakaş’ı ziyaret etti. Görüşmede kadın girişimciliği ve sanayi iş birlikleri ele alınırken, Karakaş 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi’ne konuşmacı olarak davet edildi.
İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER), sanayi ve kadın girişimciliğini buluşturacak önemli bir adım attı. İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege Karaçuha, Başkan Yardımcısı Esengül Güler ve Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Yurttagülen, Hantek Kalıp Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Karakaş’ı ziyaret etti. Görüşmede hem iş birliği fırsatları hem de yaklaşan büyük zirve masaya yatırıldı.
Girişimciler Sanayi ile Daha Güçlü Buluşacak
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Hantek Kalıp’a gerçekleştirilen ziyarette, kadınların üretim süreçlerindeki rolü, sanayideki temsili ve sürdürülebilir kalkınmadaki önemi detaylı şekilde ele alındı.
İGKADER heyeti, özellikle kadın girişimcilerin üretimden pazara kadar olan süreçte daha etkin rol almasının Türkiye ekonomisi için kritik olduğuna vurgu yaptı.
Nilgün Ege Karaçuha: “Biz Kadını Sadece Desteklemiyoruz, Güçlendiriyoruz”
Ziyarette konuşan İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege Karaçuha, derneğin vizyonunu ve hedeflerini şu sözlerle anlattı:
“Biz kadınları sadece destekleyen bir yapı değiliz, onları üretimin merkezine taşıyan bir hareketiz. Kadın girişimcinin güçlenmesi demek; ailenin, toplumun ve ekonominin güçlenmesi demektir. Biz bu bakış açısıyla çalışıyoruz.”
Karaçuha, İGKADER’in sadece bir dernek olmadığını, aynı zamanda bir üretim ve dayanışma ağı olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Kadınların sanayide daha görünür olması gerekiyor. Bu yüzden biz sahadayız. Fabrikadayız, üretim alanındayız. Kadınları sadece konuşan değil, üreten ve yöneten pozisyona taşımak istiyoruz.”
Zehra Karakaş’a Zirve Daveti: “Kadın Sanayiciler Rol Model Olmalı”
Ziyaretin en önemli başlıklarından biri ise yaklaşan büyük organizasyon oldu.
İGKADER heyeti, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” için Zehra Karakaş’ı konuşmacı olarak davet etti.
Nilgün Ege Karaçuha, daveti şu sözlerle dile getirdi:
“Zehra Hanım gibi üretimin içinde olan, mücadele etmiş ve başarıyı yakalamış kadınların hikayeleri çok kıymetli. Bu hikayeler başka kadınlara yol açıyor. Zirvede kendisini dinlemek istiyoruz.”
Zehra Karakaş: “Kadın Sanayici Olmak Kolay Değil Ama Vazgeçmek Yok”
Hantek Kalıp Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Karakaş ise kadın sanayici olmanın zorluklarına dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu:
“Sanayi erkek egemen bir alan olarak görülüyor. Ama biz kadınlar bu algıyı kırıyoruz. Kolay mı? Değil. Ama imkansız da değil.”
Karakaş, üretim süreçlerinde kadınların daha fazla yer alması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Kadın sanayici olmak; sabır, disiplin ve kararlılık gerektiriyor. Zorluklar var ama avantajlarımız da var. Detaycılık, planlama ve kriz yönetimi konusunda kadınlar çok güçlü.”
Zirve davetine de olumlu yaklaşan Karakaş:
“Bu tür organizasyonlar çok kıymetli. Eğer bir kadına bile ilham olabilirsek bu büyük bir başarıdır. Deneyimlerimizi paylaşmak bizim sorumluluğumuz.”
Zirvede Neler Konuşulacak?
İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi’nde;
- Kadın girişimciliği
- Sanayide kadın temsili
- Kooperatifleşme ve üretim
- Kadın sanayicilerin başarı hikayeleri
- Gençlerin üretime katılımı
gibi başlıklar ele alınacak.
“Bu Sadece Bir Zirve Değil, Bir Dönüşüm Hareketi”
Nilgün Ege Karaçuha, zirveye ilişkin mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Bu sadece bir zirve değil. Bu bir dönüşüm hareketi. Kadınların üretimde daha güçlü olduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye için çalışıyoruz. İGKADER olarak biz bu yolda yürümeye devam edeceğiz.”
İlk Yorum yapan siz olun!