CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ''normalleşme'' sürecinin devam edeceğini belirterek “Normalleşme, bizim birinci parti olmanın sorumluluğuyla ortaya koyduğumuz özgüvenli ve inandığımız bir süreç. Normalleşmenin özeti şudur. Anayasaya tam uyum, kanunlara tam uyum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tam uyum. Bunları talep etmek benim görevim. Bunu yapmıyorlarsa, kendileri normalleşmiyorsa bırakın onlar anormal kalsın. Vatandaş da normalle anormal arasında günü gelince tercihini yapar” dedi.
(İSTANBUL) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, ''normalleşme'' sürecinin devam edeceğini belirterek “Normalleşme, bizim birinci parti olmanın sorumluluğuyla ortaya koyduğumuz özgüvenli ve inandığımız bir süreç. Normalleşmenin özeti şudur. Anayasaya tam uyum, kanunlara tam uyum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tam uyum. Bunları talep etmek benim görevim. Bunu yapmıyorlarsa, kendileri normalleşmiyorsa bırakın onlar anormal kalsın. Vatandaş da normalle anormal arasında günü gelince tercihini yapar” dedi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Halk TV’de İsmail Küçükkaya’nın sunduğu Yeni Bir Sabah programına katıldı. Gündeme ilişkin soruları yanıtlayan Özel, ABD’de Joe Biden ile Donald Trump’ın seçim öncesi bir televizyon ekranlarında canlı yayında tartışmasını şöyle değerlendirdi:
''Normalleşme dediğimiz bu. Türkiye bundan 40 yıl önce bunu başarıyordu. TRT’de bir saygın gazeteci moderasyon yapıyordu. Bütün liderler sırasıyla söz alıyordular. Zaman zaman ortam geriliyordu, tartışıyorlardı; zaman zaman şakalaşıyorlardı ama bütün bir gece boyunca tartışıyorlardı. Çünkü normali oydu. Şimdi zaman ilerledikçe aslında bu tip demokratik kazanımların artması lazım. O günlerin üstünden yani işte Demirelli, Özallı, Erdal İnönülü veya Çillerli, Mesut Yılmazlı o tartışmanın üzerinden 40 yıl geçmiş. 40 yıl sonra geldiğimiz yere bak, herkes gidiyor. Tek başına televizyon programlarına katılıyor. Yani normalleşme dediğimiz meselenin bir boyutu da budur. Siyasiler kendi aralarında telefonla görüşebilirler, el sıkışmalıdırlar, baş başa görüşmeler, heyetlerle görüşmeler yapabilirler ama günü geldiğinde de esas yetkiyi aldıkları vatandaşın karşısına çıkmalı. Bence seçmen en iyi kararı da orada verir çünkü ikisini aynı anda görüyor. Aynı soruya ikisinin verdiği yanıtları görüyor. Stres altında nasıl tepki verdiklerini görüyor. Yani seçmen orada doğrudan oy vereceği kişiyle bir iletişim kuruyor. Ben hiç kaçmam. Şimdiden söyleyeyim. Ne zaman davet alırsam, nerede davet alırsam mutlaka katılırım. Bunun olması bence demokrasiye çok şey kazandırır. Zaten seçimden önce o görüntü yakalanırsa seçimden sonra böyle bugünlerdeki kadar işte normalleşme tartışmaları falan gündemi meşgul etmez. Çünkü zaten görüşüyorlar olur.''
''31 Mart seçimlerinde Sayın Erdoğan’la yer değiştirdik''
Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’la iki kez yüz yüze görüşmesi üzerine de Özel, şunları söyledi:
''5 Kasım’dan sonra beni ilk arayan liderlerden bir tanesi Sayın Devlet Bahçeli’ydi. Bütün liderler aradılar zaman içinde. AK Parti’den de AK Parti’nin Grup Başkanı Abdullah Bey aradı beni. 5-6 hafta sonra yeni yıl geldiğinde 1 Ocak günü, 31 Aralık gecesi ben Sayın Bahçeli’den başlayarak hepsini yeni yıl için aradım. AK Parti’den de Sayın Güler’i aradım. Ona dedim ki, grubunuzun ve partinizin yeni yılını kutluyorum. Sayın Erdoğan beni aramadığı için onu arayamadım şimdi. Çünkü o birinci parti. Biz bir kurultaydan geçtik ama hepinizin yeni yılını kutlarım, dedim. Sonra 31 Mart seçimleri oldu. 31 Mart seçimlerinde biz Sayın Erdoğan’la yer değiştirdik. Sayın Erdoğan ikinci partinin genel başkanı oldu. Ben birinci partinin genel başkanı oldum. Bu sefer bize düşerdi. 31 Mart’tan hemen bir hafta sonraki Ramazan Bayramı’nda bu sefer ben aradım kendisini. O da gayet sıcak bir şekilde karşıladı. Zaten önceden bir iletişimi olmuştu onun. Gayet iyi bir görüşme oldu. Sonrasında da biz ziyarete gittik. Ardından bu iadeyi ziyaret gerçekleşti. Bu görüntünün kime zararı var, ben anlayamadım. Bütün anketler gösteriyor ki hem CHP tabanının önemli bir kısmı, yüzde 75-80’ini bu fotoğraftan hiç rahatsız değil. Türkiye’de de oran oldukça yüksek. Esas mesele şu. Biz bu fotoğrafla birlikte başka bir şey yaptık. Bu fotoğraf, Türkiye’nin birinci partisiyle ikinci partisi liderlerin el sıkışabildiğini Türkiye’ye gösterirken toplumsal barışa bir katkı sağlıyor. Diyor ki, kutuplaşmayı bırakın bir kenara, el sıkışın, düşman değiliz, biz el sıkışabiliriz diyoruz. Birincisi bu. İkincisi, Türkiye’deki ayrılıklar Türkiye’yi dışarıda zayıflatıyorsa eğer ona karşı da diyoruz ki, biz aramızda her şeyi yaparız ama Türkiye olarak bir ve bütünüz.
''Burası terör yuvası olabilir mi?''
Şu fotoğraftaki iki kişinin ortak özelliği ne? İkisi de 2 Temmuz günü milli takımı destekleyecek. Gol atarsa ikimiz de ayağa kalkacağız. Bütün Türkiye böyle. Bu gerçekliği kaçırmamak lazım. Biz rakibiz ama düşman değiliz. Ben Tayyip Erdoğan’ın 22 yıldır bu ülkede yaptığı bir sürü yanlışı biliyorum. Bir sürüsüne itirazım var ve hani siyasetin sınırlarını aşan hataları, yanlışları, ülkeye kötülükleri var, ayrı ama kendisine oy veren seçmenlere saygım var. Ben onu yok sayamam. O da beni yok sayamaz, saymamalı. Bu fotoğrafın böyle bir işlevi var. Kutuplaşmadan kim fayda, kim zarar görüyor; buna baktığımızda Cumhuriyet Halk Partisi seçmenleri şunu bilmeli. Bir tarafta devletin televizyonu, bir tarafta merkez medya, bir tarafta iktidara çok yakın medya bu partiyi sürekli şeytanlaştırırken, bu partiyi sürekli 'yok terörle, yok onunla yok bunla ilişkilendirirken' bu fotoğraftan sonra olur mu artık? Şimdi Sayın Erdoğan, üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi yazıyor. Gelmiş, el sıkışmış. Çayımızı, kahvemizi içmiş. E burası terör yuvası olabilir mi? ama çok uzun zamanlar Anadolu’daki özellikle de belli televizyonların çok baskın olarak izlendiği coğrafyalarda hep Cumhuriyet Halk Partisi’nin teröristlerle iş birliği yapan, vatan hainlerinin partisi olduğunu vurguladılar. Bu fotoğraf artık o işleri bitirmiştir.”
''Hem müzakere hem mücadele mümkün''
Kutuplaşmanın tartışmayı özünden kopardığına vurgu yapan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Kutuplaşma şöyle yapıyor. Beyaz ve siyah var. Karşılıklı kavga var. Kutuplaşma yoksa içerik konuşulmaya başlıyor. Cumhuriyet Halk Partisi içerikte güçlü. Cumhuriyet Halk Partisi polemikte, kavgada güçlü değil; olmamalı. Sosyal demokrat bir partinin söylediğinin içeriğinin önemi olmalı. Neden? Mesela vergide adalet... Bunu ortaya attığımızda Türkiye’de vergide adalet diyen var mıydı? DİSK bir vergide adalet mitingi yapmıştı. Biz desteklemiştik. Ben kurultay konuşmamda bu vergi sisteminin değişmesi gerektiğini söylemiştim. Biz vergide adalet konuşmaya başladık. Vergide adalet, içerik. Kutuplaşma ortamında kimse içerik konuşmuyor. Cumhuriyet Halk Partisi, teknoloji 5.0 konuşurken dünya, emek 5.0’ı ortaya atmalı. Yani sendikacılığın bile temassızı olmalı. Bunlar hep içerik. Ben bir kere fotoğrafın kendisini ve konuşabilmeyi önemsiyorum. Sebebi şu. Siyaset, konuşma işi. Şöyle bir yanlışı herkes terk etmeli. Efendim bir masa varsa o masa pazarlık masasıdır. Orada ya ittifak vardır ya koalisyon kurulacaktır. Masa yoksa savaş vardır. Karşılıklı el bombası atalım birbirimize. Böyle bir şey yok. Hem konuşabilirseniz hem de mücadele edebilirsiniz. Hem müzakere hem mücadele mümkün. Birinci kısmı, işin önemli bir kısmı bu.
“Erdoğan’a anlatıyorum sorunları ve artık biliyor''
Diğer bir tarafına baktığımızda oturduk, görüştük, konuştuk, ayrıldık. Ben bir sürü başlık anlattım. Türkiye’de bir algı var. Daha doğrusu şöyle bir şey yerleştirmeye çalışıyorlar. Sorunlar var ama Sayın Erdoğan’ın birçoğundan haberi yok. Ona söylemiyorlar. Bilse çözer. Ben gidip anlatıyorum sorunları ve artık biliyor. Ben Anadolu’da çok karşılaştım bununla. Anlatıyorum, anlatıyorum, anlatıyorum. Haklı mıyım diyorum, haksızım. E niye, Erdoğan bilmiyordur bunu. Bilse halleder. Ben gidip sorun bu, çaresi bu diye söylüyorum. Yani Erdoğan’ın haberi yoktur, Erdoğan bilmiyordur algısına da bunun bir katkısı var. Son bir kez de meseleyi ben kendisine anlatıyorum. Bu işi böyle çözebilirsiniz diyorum. E çözülmedi. Çözülmediğinde ben muhalefet olarak ne kaybettim? Genel merkezde tek başıma oturmadım. Sayın Erdoğan’la 1,5 saat memleket meselelerini konuştum. Çözülmedi. Çıktım, Rize’ye gittim, çay mitingi yaptım. Trakya’da buğday mitingi yaptım. Emekli mitingi yaptım. Ben muhalefetten bir şey kaybetmedikten sonra buradaki görüşmenin kimseye bir zararı yok.”
''Benim görevim muhalefet, onun görevi iktidar''
Normalleşme sürecinin bitmeyeceğini söyleyen Özel, şöyle devam etti:
''Çünkü normalleşme, bizim birinci parti olmanın sorumluluğuyla ortaya koyduğumuz özgüvenli ve inandığımız bir süreç. Normalleşmenin özeti şudur. Normal demokrasilerde ne varsa onu talep etmektir. Bakın, talep etmektir ve muhalefet olarak bu konuda üstüne düşeni yapmaktır. Selamlaşmak, konuşmak, müzakere etmek ve normal demokrasilerde olanı talep etmek. Anayasaya tam uyum, kanunlara tam uyum, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarını tam uyum. Bunları talep etmek benim görevim. Bunu yapmıyorlarsa, kendileri normalleşmiyorsa bırakın onlar anormal kalsın. Vatandaş da normalle anormal arasında günü gelince tercihini yapar. Örneğin Milliyetçi Hareket Partisi, bu normalleşme sürecine başta kısa bir kredi verdi. Sonra var gücüyle yüklendi ve hatta kendini ortaya koydu. Ne dedi? ‘Biz çekilelim. CHP’yle AK Parti ittifak olsun’. Ya benim böyle bir şeye niyetim yok. Ben muhalefet partisiyim. Hatta dün Sayın Erdoğan’ın değerlendirmesi de o yöndeydi. Yani o kanaatini paylaşıyorum. İktidarla muhalefetin ittifak yapması diye bir şey demokrasilerde olacak bir şey değil. Müzakere edebilirler. Belli konularda iş birliği yapabilirler, milli meselelerde ama benim görevim muhalefet, onun görevi iktidar. Ben işimi yapacağım, o işini yapacak. Sürecin sonunda millet bir daha karar verecek kim iktidar olsun, kim muhalefet olsun diye ama o da seçimde olacak.”
''AK Parti’nin 'evet' demediği bir erken seçim yapılamıyor''
Erken seçim tartışmalarına da değinen Özel, şöyle konuştu:
''Seçimlerden sonra çıktığım ilk yayında çok net demiştim ben. 31 Mart seçimlerinde seçmene bir şey söyledim. Dedim ki, bu bir genel seçim değil, bu bir yerel seçim. Burada yerel yönetici seçeceksiniz. Bir de verdiğiniz oy iktidar açısından bir sarı kart olacak. Bu bir kırmızı kart değil. O yüzden AK Partililer, MHP’liler korkmadan, çekinmeden bize oy verin. İktidarı değiştirmek için değil, iktidarı uyarmak için oy verin. İktidarın değişeceği seçim, bu seçim değil demiştim. Onlar da bize oy verdiler. İşte tablo böyle oldu Türkiye’de. Bu tablo olduğunun ertesi günü gördünüz mü bak, ben birinci parti oldum, hadi erken seçim desem üç şey çıkacak ortaya. ‘Hani sen söz vermiştin? Hani bu yerel seçimdi? Bak, gördün mü? Biz oyu verdik. Bizim oyumuzla bize kafa tutuyor’ diyecek AK Partili seçmen. Birincisi bu. İkincisi, bir fırsatçılık. ‘Dur bakalım daha. Ülkenin ekonomik sorunları var. Seçimden yorulduk. Daha dün seçim vardı. Bugün yine seçim diyorsun’. Erken seçimle ilgili bir de böyle bir mevzu var. Üçüncüsü de ya neyle istiyorsun? Erken seçim için 360 oy gerekiyor parlamentoda. Bizde var 130. Bütün muhalefeti, MHP’yle toplasan 340. 360’a varamadıktan sonra yetmiyor. Hele hele AK Parti, MHP bir arada olduğunda mümkünü yok. AK Parti’nin 'evet' demediği bir erken seçim yapılamıyor. O yüzden teknik olarak mümkün değil.
''Erken seçimi millet isterse kaçınılmaz olur''
Erken seçimi millet isterse kaçınılmaz olur. O günden beri bakıyoruz. Ülkeyi Adalet ve Kalkınma Partisi yönetiyor MHP’nin desteğiyle. 10 bin lira en düşük emekli maaşına itiraz ediyoruz. Bırakın 10 bin lirayı asgari ücrete çıkarmayı, 17 bin lira yapmayı; en düşük emekli maaşını ellemeyeceğiz diyorlar. Yani temmuzdan sonra da dünya kadar emekli 10 bin lira almaya devam edecek. Asgari ücret 17 bin lira açlık sınırının altında kaldı. Zam vermeyeceğiz, diyorlar. Geçen sene dört kez vereceğiz, diyorlardı. İkiyi bile kabul etmediler. Ocakta verdiğimiz zam yetsin, diyorlar ama enflasyon ilk 6 ayda işte yüzde 128’i zorlayacak açıklanan enflasyonla. Bir vurdumduymazlık var. İşin kötüsü, vatandaşa ‘haklısınız’ demek yerine ‘Türkiye’de her şey normal, muhalefet anormal’ dediler. Seçimin ertesi günü erken seçim talebi yüzde 20’ydi, şimdi 50’lere geldi. Bu iş biraz daha yukarıya giderse erken seçim kaçınılmaz olur. Tarih olarak dediğimde de şunu söylüyorum. Hani 5 yıl var ya iki seçim arasında. Şimdi bunun tam ortası çok kritik bir yer. 2,5 yıl. Sayın Erdoğan eğer Meclis seçimleri yenileme kararı almazsa bir daha aday olamıyor. 2,5’inci yılda şöyle bir noktaya geleceğiz. 2,5 yıl yaptı, daha 2,5 yıl var. Biz yenileyelim deriz. Gelip aday olursa 2,5 yıl o koyar. 2,5 yıl biz koyarız ortaya. Tam ortasına öyle bir manası var. Kendine güveniyorsa gelir bir kere daha yarışırız. Yok güvenmiyorsa, artık geriye giden her gün onu seçimden kaçtığı gündür. ‘Gel, aday ol. Seçimleri yenileyelim’ dediğimizde nasıl kaçacak? ‘Ben gelmem. Benim daha 2,5 yılım mı var’ diyecek? O zaman bir daha aday olamayacak. Seçimleri yenilemeye AKP ve MHP’nin de tek başına gücü yetmiyor. Bizim yetmiyor ama onların da tek başına yetmiyor. Hep birlikte karar alırsak olacak. Kaçmasınlar, yapalım deriz 2,5 yılda seçimi.''
“Vergi sistemini baştan aşağıya değiştirelim”
Özgür Özel, CHP Genel Başkan Yardımcısı Yalçın Karatepe’nin Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le görüşmesine ilişkin de şu değerlendirmeyi yaptı:
“Somut bir şey maalesef beklemeyelim. Sayın Karatepe giderken zaten biz çok net olarak söyledik. Biz vatandaşın taleplerini, bizim bu konudaki önerilerimizi ve bu konuda bir makro çözüm önerisi götüreceğiz dedik. Şöyle dört tane talebi sıralayalım. Eğer bizi dinlerlerse, en düşük emekli maaşını asgari ücret durumuna yükseltelim. Yani bugün için 17 bin lira. Asgari ücrete enflasyon zammı verelim. Yani bu 6 ayda enflasyonun erittiği yüzde 28’i en azından 17 bin liranın üstüne verelim ve asgari ücret 25 bin lira olsun. Çay taban fiyatı 25 lira olması gerekiyor. Buğday taban fiyatının 15 lira olması gerekiyor. Çiftçinin de aldığı desteklemenin gayrisafi milli hasılanın yüzde 1’i olması gerekiyor. Bunu sağlayalım. Büyük bir kredi kartı çıkması içindi ülke. Kredi kartı faizlerini düşürelim. Faizden alınan yüzde 30 vergiyi sıfırlayalım. Bir kereye mahsus bilhassa esnafın kredi kartı faizlerini silip anaparasını bölelim ki yeniden bir nefes alsınlar. Bunlar için de kaynağa ihtiyaç var. Bunun için de bir makro öneride bulunuyoruz. Diyoruz ki, gelin, Türkiye’nin vergi sistemini Meclis’te baştan aşağıya değiştirelim. Bugün Türkiye’de 100 lira vergi toplanıyor. Bu verginin 68 lirası dolaylı vergi. Yani fabrikatörle fabrika bekçisi elektriğe, suya, telefona, benzine, mazota, süte, çocuk bezine aynı vergiyi veriyor.''
“Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olması lazım”
Sığınmacı sorununa da değinen Özel, şöyle devam etti:
“İki gün önce Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki temsilcisi büyükelçi Landrut ayrılıyordu. Bugün gidiyor Türkiye’den. Onunla da bir özel yemekle bir araya geldik. Ben onu bütün Avrupa Birliği Büyükelçileriyle birlikte Sayın Landrut’u bir ay önce yemeğe almıştım. Orada konuştuk. O da gitmeden önce bize bir yemek davetinde bulundu. Birlikte oturduk. Özel bir yemekte sohbet ettik. Orada da söyledim. Avrupa Birliği’nin bütün büyükelçilerine büyük toplantıda da söyledim. Tek tek geldiklerinde de söylüyorum. Sizin yanınızda, sizin açınızdan istikrarlı bir Türkiye sığınmacı deposu olarak durması gerçek istikrar değildir. Sizin yanı başınızda hem demokratik hem istikrarlı bir Türkiye’ye ihtiyaç var. Bunun olabilmesi için de sığınmacı sorununun tamamen çözülmüş olması lazım ve Türkiye’nin Avrupa Birliği’ne tam üye olması lazım. Siz bizi sığınmacı kampı gibi görüyorsunuz sınır ötesinde. O yüzden elimizi hep birlikte taşın altına sokacağız. İlk önce Suriye’deki sorun çözülecek. Bu sorunun dört tane tarafı var. Türkiye, Suriye, Rusya, Amerika ama bütün Avrupa isterse bu sorunlar çözülür. Bütün dünya isterse zaten çözülür.
''Gerekirse Esad’la görüşeceğim''
Bizim yapacağımız iş şu. Ben burada inisiyatif almaya hazırım. Suriye’yle Türkiye arasındaki diyalog kanallarının açılması için gerekirse ilk görüşmeye gideceğim, ben yapacağım Esad’la. Bunun zeminini araştırıyoruz. Olumlu gelişmeler var. Günü geldiğinde açıklayacağız. Zemin arayışı için çalışıyoruz üzerinde. Gidip Sayın Esad’la görüşüp Türkiye’yle bir masaya oturmasıyla ilgili net talebimizi iletip bu konuda kolaylaştırıcılık mı dersiniz, arabuluculuk mu dersiniz, ana muhalefet sorumluluğu mu dersiniz; bunu yapacağız. Çünkü masaya oturmadan bu sorun çözülmeyecek. Şöyle zorluklarımız var. Esad’ın Suriye’deki Türk Silahlı Kuvvetleri’nin varlığıyla ilgili ön şartları var. O da meseleyi Türkiye açısından müzakere edilemez bir zemine çekiyor. Bunu da görmek lazım. Niye oturmuyorsun derken bunu da hatırlatayım. Yoksa Erdoğan dünya kadar laf etti ama ‘Esad’la yakında görüşebiliriz’ diyecek noktaya da geldi. Çünkü bu sorun artık Türkiye’nin taşıyamayacağı bir noktada. Türkiye’deki Suriye vatandaşlarının Suriye’ye dönmesi için şartlar neyse konuşulacak. Elbette bunun bir siyasi tarafı var. Esad’ın belli güvenceler vermesi gerekiyor. Türkiye’nin mutlaka bu konuda belli garantörlükleri ortaya koyması gerekebilir. Belki birtakım teşvikler ortaya koyabiliriz.”
''Kılıçdaroğlu ile zaman zaman görüşüyoruz''
Özel, CHP 7'inci Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile ilişkilerinin sorulmasına, ''Gayet iyi. Son derece samimi. Zaman zaman randevu alıyorum, ofisinde görüşüyoruz. İlişkimizde herhangi bir sorun yok. Bence gün geçtikçe daha iyiye gidecek” diye yanıt verdi.
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, “Benim bir hayalim var. O da Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini ikinci yüzyılda iktidar yapan genel başkan olmak. Bunun önündeki her engelle savaşırım” ifadelerini kullandı.
''Sinan Ateş cinayeti davasının ilk duruşmasına katılacağım''
Eski Ülkü Ocakları Genel Başkanı Sinan Ateş cinayeti davasının 1 Temmuz’da yapılacak ilk duruşmasına katılacağını belirten Özel, ''Ayşe Ateş’in evlatlarının yanında duracağız. Adalet tecelli etsin diyeceğiz. Ayşe Ateş, kocasının kanı yerde kalmasın istiyor. Evlatlarının babasının katilleri bulunsun istiyor'' diye konuştu.
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
CHP’den Rozet Krizi! Özgür Özel’in Taktığı Üyelik Geri Çekildi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Genel Başkan Özgür Özel’in grup toplantısı sonrası yaşanan bir üyelik süreciyle ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı.
CHP İletişim tarafından yapılan bilgilendirmeye göre; Antalya’dan gelerek partiye katılmak isteyen Arif Kocabıyık’a, yoğun program sırasında rozet takıldığı belirtildi.
Rozet Takıldı, Sonra Durduruldu
Açıklamada, Özgür Özel’in her hafta olduğu gibi Meclis’te vatandaşları kabul ettiği, bu kapsamda çok sayıda kişiye üyelik işlemi yapıldığı ifade edildi. Bu süreçte Arif Kocabıyık’a da rozet takıldığı aktarıldı.
Ancak daha sonra söz konusu kişinin geçmişteki tutumları ve sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili bilgiler edinildiği vurgulandı.
CHP: “İlkelerimize Uymuyor”
Partiden yapılan açıklamada,
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri ve değerleriyle bağdaşmayan davranışlar kabul edilemez” denildi.
Bu nedenle gerekli değerlendirmenin hızla yapıldığı ve henüz resmi üyelik işlemi tamamlanmadan Arif Kocabıyık’ın parti üyelik sürecinin durdurulduğu açıklandı.
Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Now Haber’de Açıkladı: "Tokat Geleceğin Parlayan Yıldızı Olacak!"
HABER/NİLGÜN EGE
Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Now Haber’de yayınlanan Çalar Saat programına konuk oldu. "Süper Vali" olarak hafızalara kazınan merhum Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu olan Yazıcıoğlu, görevdeki iki yılını, kentsel dönüşüm hamlelerini ve Tokat’ın gastronomi potansiyelini anlattı.
"Babamın Mirası, Benim Sorumluluğum"
Konuşmasına babası Recep Yazıcıoğlu’na olan ahde vefa ile başlayan Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Tokat halkının kendisini büyük bir sevgiyle karşıladığını belirtti. "Her sokakta babamla ilgili bir anı dinliyorum. Bu durum üzerimdeki yükü artırsa da bana büyük bir güç veriyor. Soyismime leke getirmeden bu emaneti taşımak en büyük gayem," dedi.
Tokat’ta Kentsel Dönüşüm Seferberliği
Deprem riskine dikkat çeken Başkan Yazıcıoğlu, Tokat’ın güvenli bir şehir haline gelmesi için başlatılan kentsel dönüşüm projelerinin detaylarını paylaştı:
Hızlı Müdahale: 114 konutluk inşaatın başladığını ve 2 yıl içinde büyük bir değişimin yaşanacağını müjdeledi.
Estetik Komisyonu: Tokat’ın tarihi dokusunu korumak amacıyla kurulan komisyonun onayı olmadan hiçbir yeni binaya izin verilmediğini vurguladı.
Modern Altyapı: Kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil; yeni parklar, otoparklar ve yollar demek olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin "En Akıllı" Trafik Sistemi Tokat’a Geliyor
Şehir içi trafiği rahatlatmak için teknolojik bir devrim başlattıklarını belirten Yazıcıoğlu, Türkiye’nin en akıllı trafik sistemini Tokat’a entegre ettiklerini duyurdu. Sistem; kuyruk boylarını ölçen, ışık sürelerini otomatik ayarlayan ve olası felaket durumlarında kriz merkeziyle entegre çalışan bir yapıda olacak.
"Bir Gün Herkes Tokatlı Olacak!"
Tokat’ın gastronomi ve iklim avantajlarına değinen Yazıcıoğlu, çarpıcı bir iddiada bulundu: "Küresel ısınmadan en son etkilenecek yerlerden biri Tokat. Gastronomik çeşitliliğimiz ve verimli topraklarımızla geleceğin en cazip şehriyiz. Altyapımızı buna göre hazırlıyoruz."
Sosyal Belediyecilik: Halk Ekmek ve Akıllı Şehir
Görev süresi boyunca sosyal belediyecilikten taviz vermediklerini belirten Yazıcıoğlu, günlük 40 bin ekmek kapasiteli Halk Ekmek fabrikasını kurduklarını ve ulaşımda yeni nesil sistemlere geçtiklerini hatırlattı.
Bahçeli’den Kerkük ve AB Mesajı: "Kerkük Pazarlık Konusu Yapılamaz"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Kerkük’teki yeni yönetim yapısından Avrupa Birliği ile ilişkilere kadar pek çok kritik konuda önemli açıklamalarda bulundu.
ANKARA – Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’nün tarihi önemine değinerek başlayan Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin bir "ahlak ve şahsiyet mücadelesi" olduğunu vurguladı.
"Kerkük Türkmenlerin Kadim Yurdudur"
Irak’ta yaşanan siyasi gelişmelere ve Kerkük’teki valilik seçimine dikkat çeken Bahçeli, Irak Türkmen Cephesi’nin başarısını selamladı. Kerkük'ün Türkiye için bir "hasret ve emanet" olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla ve diliyle yurdundan koparılamayacaktır. Devran dönmüştür; asır Türk asrıdır."
Avrupa Birliği’ne Sert Eleştiri
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’ye yönelik ifadelerini "küstah bir dil" olarak nitelendiren Bahçeli, Avrupa’nın Türkiye olmadan güvenlik ve enerji politikalarında başarılı olamayacağını savundu. Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blokun figüranı olmayacağını ifade ederek, "Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır" dedi.
"Terörsüz Türkiye" Hedefi
Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığının altını çizen MHP Lideri, terörün sona ermesiyle birlikte hem Türkiye’nin hem de bölge coğrafyasının refaha kavuşacağını belirtti. Konuşmasının sonunda "vefa ve sadakat" vurgusu yapan Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk milletinin "son sığınağı" olduğunu ifade etti.
Esenyurt Belediyesi yangında zarar gören parkı yeniledi
Esenyurt Belediyesi, yaşanan bir yangında zarar gören Süleymaniye Mahallesi 764. Sokak parkını baştan sona yeniledi. Yapılan çalışmalarla park, modern ve estetik bir görünüme kavuştu.
Yangının ardından hızla harekete geçen belediye ekipleri, parkta kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirdi. Bu kapsamda parkın duvarları boyanırken, ferforje aksamı tamamen yenilendi. Ayrıca çim serimi yapılarak yeşil alanlar yeniden düzenlendi, kauçuk zemin ise baştan aşağı elden geçirildi. Parkta çocukların daha güvenli ve keyifli vakit geçirebilmesi için yeni oyun grupları monte edildi. Bunun yanı sıra vatandaşların konforu düşünülerek banklar ve çöp kovaları yerleştirildi, sert zemin imalatı da tamamlandı. Yapılan çalışmalar sonucunda park, hem çocukların güvenle oynayabileceği hem de ailelerin keyifle vakit geçirebileceği modern bir sosyal alan haline getirildi.
“Eskisinden daha güzel bir hale geldi”
Yapılan yenileme çalışmasından memnun olduğunu dile getiren mahalle sakini Bilal Çığırım, “Çok güzel bir parkımız vardı ancak yakın zamanda yakıldı. Belediyemiz sağ olsun parkımızı yeniden düzenleyerek eskisinden de daha güzel bir hale getirdi. Yapılan iyileştirmelerle parkımız çok daha kullanışlı ve estetik oldu. Mahalle sakinleri olarak bu durumdan büyük mutluluk duyduk. Emeği geçen herkese ve özellikle belediye başkanımıza teşekkür ederiz.”
Beylikdüzü'nde bisiklet turu ile sağlıklı yaşam vurgusu yapıldı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen "Pedallar Sağlık İçin Dönüyor" etkinliğinde bisiklet sporuna ilgi duyan vatandaşlar ve sporcular, sağlıklı yaşam için pedal çevirdi. 5,5 kilometrelik parkurda gerçekleşen bisiklet turunun ardından ise alanında uzman isimlerin katılımıyla "Hareketlilik ve Sağlık Tüyoları Söyleşisi" gerçekleştirildi.
İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde, belediye tarafından düzenlenen “Pedallar Sağlık İçin Dönüyor” etkinliği, bisiklet sporuna ilgi duyan vatandaşları bir araya getirdi.
SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN PEDAL ÇEVİRİLDİ
Etkinlikte, katılımcılar sağlıklı yaşam için pedal çevirdi. Gürpınar Sahili ile Cumhuriyet Doğa ve İzcilik Kamp Alanı arasında yapılan 5,5 kilometrelik bisiklet turunun ardından, Uzm. Dr. Vefa Çelenk ve Prof. Dr. Özer Selimoğlu’nun yer aldığı “Hareketlilik ve Sağlık Tüyoları Söyleşisi” gerçekleştirildi. Sağlıklı yaşamın önemi üzerine yapılan bu söyleşi, katılımcılara önemli bilgiler sundu.
BİSİKLET KULÜBÜ BAŞKANI’NDAN VURGULAMALAR
Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Mehmet Esmer, etkinliğin amacının farkındalık artırmak olduğunu belirtti. Ayrıca, Beylikdüzü Kırlangıç Bisiklet Spor Kulübü Başkanı Haluk Karataş, “Önce sağlık” anlayışıyla hareket ettiklerini ifade ederek, bisikletin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti. Katılımcılara, etkinlik sonunda anı madalyaları takdim edildi.
Suat Kılıç’tan Esenyurt’ta “Okul Katliamı” Çıkışı: “Manevi Boşluk Topyekûn Seferberlikle Aşılır”
HABER / NİLGÜN EGE
İSTANBUL/ESENYURT-Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Esenyurt’ta düzenlenen dev üye katılım töreninde Türkiye gündemini sarsan açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraş’taki okul baskını üzerinden eğitim sistemini ve liyakat zafiyetini eleştiren Kılıç, "Okullarda polis değil, vicdan ve maneviyat egemen olmalı" diyerek topyekûn seferberlik çağrısı yaptı.
Esenyurt’ta Rozet Heyecanı: Yeniden Refah Güç Tazeliyor
Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman tarafından organize edilen üye katılım töreni, Esenyurt’ta adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Yüzlerce vatandaşın partiye katıldığı törende yeni üyelere rozetlerini takan Suat Kılıç, program sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayarak Türkiye’nin kanını donduran şiddet olaylarına dair zehir zemberek açıklamalarda bulundu.
"14 Yaşındaki Çocukta 5 Silah: Bu Bir Sistem Krizidir!"
Gazetecilerin Kahramanmaraş’taki okul saldırısına dair sorularını yanıtlayan Kılıç, olayın sadece bir "güvenlik zafiyeti" olmadığını, çok daha derin bir çürümeye işaret ettiğini vurguladı. Saldırıyı gerçekleştiren çocuğun babasının birinci sınıf emniyet müdürü olduğunu hatırlatan Kılıç, şu soruları yöneltti:
"On dört yaşındaki bir çocuğun evde beş tane korumasız silaha ve onlarca şarjöre erişebilmesi kabul edilemez. Bu çocuk poligonlarda silahlı talim yaptırılmış. Bu nasıl bir terapidir? Daha da vahimi, babanın nüfuzuyla okulda müdürlerin değiştirildiği iddia ediliyor. Eğer kurumlar liyakatle değil de şahsi güçlerle yönetiliyorsa, bu zafiyet kaçınılmazdır. Bu hadiseler münferit değil, büyük bir krizin habercisidir."
"Okul Koridorlarında Polis Değil, Maneviyat Gezmeli"
Eğitim sisteminin sadece akademik başarıya (fizik, kimya, matematik) odaklanmasının gençleri manevi bir boşluğa ittiğini belirten Kılıç, okullardaki güvenlik önlemlerine dair net konuştu:
Polis Çözüm Değil: "Okul koridorlarında polislerin dolaşması pedagojik olarak doğru değildir. Çözüm, polisiye tedbirlerde değil; aileden başlayan ve eğitimle taçlanan güçlü bir manevi inşadadır."
Maneviyat Vurgusu: "Gençlerin imanını, vicdanını ve ahlakını korumak zorundayız. 'Önce Ahlak ve Maneviyat' düsturu ihmal edildiği için bugün okul katliamlarını konuşuyoruz."
Türkiye’nin "Ruh Sağlığı" Alarm Veriyor
Türkiye’deki uyuşturucu ve antidepresan kullanım verilerine dikkat çeken Kılıç, toplumun psikolojik bir kırılma noktasında olduğunu savundu. Türkiye'nin bu kullanım oranlarında dünyada ve Avrupa'da ilk üçte yer almasının tesadüf olmadığını belirterek; Aile, İçişleri, Milli Eğitim ve Adalet Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nı koordineli bir eylem planı hazırlamaya davet etti.
Faili Meçhullere "Dirayetli Yargı" Talebi
Konuşmasında geçmişteki şaibeli ölümlere ve örtbas iddialarına da değinen Kılıç, adaletin ucu nereye dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ifade etti: "Bir devletin, bir öğrenci kızın öldürülmesinde parmağı varmış gibi anılması hukuk devleti kimliğiyle bağdaşmaz. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhullerin üzerine gitme iradesini takdir ediyor, sonucuna kadar takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz."
Topyekûn Seferberlik
Suat Kılıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Mevzu sadece bir bakanlığın meselesi değildir. Aile, okul, devlet ve toplum birlikte hareket etmeli. Bu manevi boşluk ancak 88 milyonluk bir seferberlikle aşılabilir."
Yeniden Refah Partisi’ne Esenyurt’ta Dev Katılım: Halis Kahriman’dan Gövde Gösterisi
Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman’ın düzenlediği üye katılım töreni, Esenyurt’ta adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Suat Kılıç’ın da katıldığı törende yüzlerce yeni üyeye rozet takıldı.
Esenyurt’ta Yeniden Refah Rüzgarı
Yeniden Refah Partisi, teşkilatlanma çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman tarafından organize edilen üye katılım töreni, partililerin ve vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Esenyurt’ta düzenlenen programa Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç ve İlçe Başkanı Selçuk Güneş de katılarak yeni üyelere destek verdi.
Halis Kahriman: "Her Geçen Gün Daha da Büyüyoruz"
Törenin açılış konuşmasını yapan Halis Kahriman, teşkilatlanmanın önemine dikkat çekti. Yeniden Refah Partisi’nin vatandaş nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu belirten Kahriman, "Vatandaşlarımızın bize olan güveni sahada karşılık buluyor. Bugün burada sergilenen birlik tablosu, partimizin her geçen gün ne kadar büyük bir hızla büyüdüğünün kanıtıdır" dedi.
Suat Kılıç: "Bu Büyük Yürüyüşe Güç Katıyorsunuz"
Programa katılan Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Esenyurt halkının gösterdiği teveccühten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Her yeni üyenin partinin vizyonuna güç kattığını ifade eden Kılıç, Türkiye genelinde sürdürdükleri kararlı çalışmaların meyvelerini topladıklarını vurguladı.
Selçuk Güneş: "Saha Çalışmalarımız Aralıksız Sürecek"
Esenyurt İlçe Başkanı Selçuk Güneş ise ilçedeki vatandaşların Yeniden Refah Partisi’ne olan ilgisinin her geçen gün arttığını ifade ederek şunları söyledi:
"Esenyurt’ta çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız. Bugün rozetlerini takan yeni yol arkadaşlarımızla birlikte saha çalışmalarımızı çok daha güçlü bir şekilde sürdüreceğiz."
Rozetler Takıldı, Hatıra Fotoğrafları Çekildi
Coşkunun bir an olsun dinmediği programda, Yeniden Refah Partisi saflarına katılan yeni üyelere rozetleri protokol üyeleri tarafından tek tek takıldı. Toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi
Mansur Yavaş’tan Sert "Yargı" Çıkışı: "Eşit Hukuk, Eşit Muamele İstiyoruz!"
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Belediye Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada yerel yönetimler üzerindeki baskılara, seçilmiş başkanlara yönelik itibarsızlaştırma çabalarına ve yargıdaki çifte standarta sert tepki gösterdi. Yavaş, muhalefetin tüm unsurlarını hukuksuzluklara karşı ortak bir platformda buluşmaya davet etti.
"Topal Ördek Dediler, Başarı Gelince Operasyon Başlattılar"
2019 yılında 11 büyükşehir belediyesiyle başlayan sürecin 2024’te 420 belediyeye ulaştığını hatırlatan Yavaş, CHP’li belediyelerin yakaladığı %58’lik memnuniyet oranının iktidarı rahatsız ettiğini vurguladı. Siyaseten yenemeyenlerin "itibarsızlaştırma" yoluna gittiğini belirten Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
"Borçların çoğu eski yönetimlerden kalmasına rağmen faturayı bize kestiler. O da yetmeyince Sayıştay denetimlerini hiçe sayan operasyonlar, tutuklamalar ve aileleri hedef alan gözaltılar başladı."
"Eşme Belediye Başkanı’na Yapılan Muamele Kabul Edilemez"
Eşme Belediye Başkanı’nın gözaltına alınma biçimine değinen Yavaş, "Ensesinden tutup itibarsız görüntüler vermek kimsenin hakkı değildir. Tutukluluk istisna olmalıdır; masumiyet karinesini yok saymak anayasaya aykırıdır," dedi.
"Melih Gökçek Dosyaları Bekletiliyor, Bize Müfettiş Gönderiliyor"
Yargıdaki "çifte standart" iddialarını somut örneklerle eleştiren Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde eski döneme ait dosyaların zaman aşımına uğratılmaya çalışıldığını savundu:
Eski Dönem Koruması: "Müfettişler 'eskiyi boşver' diyor. 2019 öncesini incelemek istemiyorlar."
Danıştay Kararı Uygulanmıyor: "Melih Gökçek’in yargılanması için Danıştay’dan oy birliğiyle karar çıktı, hala belediyeye müfettiş gelmedi."
Eşitlik Çağrısı: "Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. CHP’li de olsa, AK Partili de olsa hesap versin. Ama siz sadece muhalefeti hedef alırsanız, bu hukuk değildir."
Muhalefete Ortak "Hukuk Platformu" Çağrısı
Yerel demokrasinin tehlike altında olduğunu belirten Yavaş, çözüm önerisini şu sözlerle sundu: "Yerel demokrasiye kastediliyor. Muhalefetteki tüm siyasi partilerin yan yana gelerek ortak bir hukuk platformu oluşturması zorunluluktur. Halkı hukuksuzluklara karşı bilgilendirmeli ve hukuka davet etmeliyiz."
"Makamı Terk Ederiz Ama İtibarımızı Asla!"
Konuşmasını umut dolu bir mesajla bitiren Yavaş, "Makamı itibarımız için terk etmeye hazırız. Kimse kapısı çalındığında endişe duymayacağı güzel günlere kavuşacak. İktidara gelmemizin önünü kimse kesemeyecek," diyerek sözlerini tamamladı.
Minikler Geri Dönüşümü Yerinde Öğrendi
Esenyurt Belediyesi, ilkokul öğrencilerini Atık Getirme Merkezi'nde ağırlayarak hem eğlenceli hem öğretici bir çevre bilinci etkinliğine imza attı.
Esenyurt Belediyesi, çevre bilincini küçük yaşlarda kazandırmak amacıyla ilkokul öğrencilerine yönelik anlamlı bir etkinlik düzenledi. Bu kapsamda öğrenciler, belediyeye ait Atık Getirme Merkezi'ne götürüldü.
Programın ilk bölümünde çocuklara geri dönüşümün önemi, atıkların ayrıştırılması ve çevrenin korunmasına yönelik temel bilgiler verildi. Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen eğitimde, günlük hayatta yapılabilecek basit ama etkili çevre dostu alışkanlıklar da anlatıldı.
Eğitimin ardından minikler, Atık Getirme Merkezi'ni gezerek geri dönüşüm sürecini yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Atıkların nasıl toplandığını, ayrıştırıldığını ve yeniden ekonomiye kazandırıldığını yakından inceleyen öğrenciler, öğrendiklerini pekiştirdi.
Etkinliğin son bölümünde ise çocuklar, geri dönüştürülen atık malzemelerden yapılan oyun alanında keyifli vakit geçirdi. Hem eğlenen hem de öğrenen minikler, çevreye duyarlı bireyler olma yolunda önemli bir adım attı.
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
İlk Yorum yapan siz olun!