CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Dil Derneği Ustalara Saygı Gecesi'nde konuştu, Talim Terbiye Kurulu'nun yeni müfredat kararını eleştirdi. Özel, "Bu kafanın yaptığı müfredattan hiçbir şey olmaz" dedi.
(ANKARA) - CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Dil Derneği Ustalara Saygı Gecesi'nde konuştu, Talim Terbiye Kurulu'nun yeni müfredat kararını eleştirdi. Özel, "Bu kafanın yaptığı müfredattan hiçbir şey olmaz" dedi.
CHP Genel Başkanı Özel, Çağdaş Sanatlar Merkezi'nde düzenlenen Dil Derneği Ustalara Saygı Gecesi'ne katıldı. Talim ve Terbiye Kurulu'nun Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'ni onaylamasını eleştiren Özel, şöyle konuştu:
"Tüzük yazılmaya başladığı andan itibaren Dil Derneği o komisyonda görevlendirdiği kişilerle temsil edilecek"
"Atatürk'ün partisi önümüzdeki dönemde iktidar olduğunda ilk yapacağı işlerden bir tanesi Atatürk'ün vasiyetini vasiyetine uygun şekilde hayata geçirecek olmasıdır. Atatürk'ün vasiyetine aykırı yönetilen, Atatürk'ün vasiyetine aykırı işler yapan, Atatürk'ün önüne koyduğu hedefin tam tersi yönünde yürüyen o iki kurumdan bu vasiyet çarpıtması geri alınacak. Ve doğru şekilde geri yasal düzenleme yapılacaktır. CHP Genel Başkanı olarak bunun sözünü veriyorum. Ben Dil Derneği Başkanı soyadaşım Sevgi Özel'le 17 yıldır tanışırım. Grup başkanvekilliğim sırasında bir düşük cümle kurduğumda ya da bir yanlış telaffuz yaptığımda Sevgi Özel birazdan arar diye fark ettiğim anda hissediyordum. Yok arıyorsa da kim bilir neyi yanlış kullandık hangi kelimeyi düzeltecek diye bekliyorum. Bu bana çok önemli bir gönüllü danışmanlık hizmetini o günden bugüne verdi. Vermeye de devam ediyor. Bazen endişelenip arar, bazen gururlanıp arar. Ama biz Sevgi Hanım'la yıllara tarihi bir dostluğa sahibiz ve bu dostluktan çok büyük bir onur ve gurur duyuyorum. Onun şahsında Dil Derneği ile kurduğumuz ilişki son derece değerlidir. CHP bir tüzük kurultayı aşamasında. Geçmiş dönemlerde CHP yazılı belgelerini Dil Derneği'ne yollardı. Ve onun denetiminden geçtikten sonra basardı. Bu geleneği sürdürmek istiyoruz veya terk edilen bu geleneği sürdürmek istiyoruz. Ama burada önemli husus var. Tüzük kurultayımızda genelde hukukçular tüzüğü yazıyorlar. Sonra Dil Derneği'ne yolladığınızda onun yaptığı değişiklikler uygulanamıyor. Çünkü onlar kelimelere, cümlelere itiraz ediyor. Bu sefer anlam değişiyor. Bu yüzden şöyle bir karar aldık. Bunu da buradan duyurayım; CHP tüzüğünde mahallelerden, ilçelerden görüş alma aşaması geçti, illerden görüş aldık. Önümüzdeki ayın başından itibaren tüzük yazım komisyonu çalışmaya başlayacak. Bu komisyonda CHP grubundan milletvekilleri olacak. Parti meclisinden parti meclisi üyeleri olacak. Tüm illerden, il başkanlarından birer temsilci istenecek, tüzük yazılmaya başladığı andan itibaren de Dil Derneği o komisyonda görevlendirdiği kişilerle temsil edilecek. Yazılırken dil denetimi yapacağız ki bittiğinde Dil Derneği'nin itirazları anlamı değiştiriyor diye uygulanamamıştı geçen sefer ve tüzüğümüzün dili hiç bize yakışan bir dilde değildi. Yazarken orada mutlaka Dil Derneği oturacak.
"Benim belediye başkanım bir tabela yırtıyorsa eliyle bu fazladan popülizmdir"
Türkiye'nin en doğru kullanımı ve geliştirilmesi Cumhuriyetimizin kurucu partisi vasfıyla üzerinde dikkatle durduğumuz bir konu. Türkçe öğretmeni bir babanın oğluyum. Yine öğretmen bir annenin evladı olarak çocukluğumdan beri dil konusunda son derece hassas davranıyorum. Kültürümüzün taşıyıcısı Türkçe'nin korunması ve yabancı dillerin etkisinden olabildiğince uzak tutulması meselesi benim çocukluk yaşlarından beri savunduğum, birlikte katıldığımız panellerde üzerinde ortaklaştığımız, birlikte kullandığımız ifadeler. Bu kapsamda Dil Derneği başta olmak üzere Türkçemizin üzerine titreyen tüm kişilere, tüm kurumlara buradan hem kendi adıma hem temsil ettiğim CHP adına teşekkür ediyorum. Bu süreçte bir belediyelerin koordinasyon toplantısında kapalı bir oturumda belediye başkanlarımıza yaptığım bir uyarıyı kamuoyuna mal edildikten sonra sadece o zaman da ifade ettim; Twitter'da iki kelimeyi, iki cümleyi alıp 'Özgür Özel'den belediye başkanlarına talimat, Arapça tabelalara dokunmayın.' Ve bunun üzerinden bir linç gerçekleşti. Dil Derneği'nin bazı üyelerinin de hassasiyet gösterdiğini biliyorum. Sevgi Özel'e de gerçek konuşma metnini yolladığımda hemen aradı beni 'özür dilerim böyle olduğunu bilseydim ben bunu arkadaşlara anlatırdım' dedi. Meselenin özü şu belediye başkanına diyorum ki; siz yangın çıktığında arazöze binip kullanmıyorsunuz. Yangını söndürmeye gitmiyorsunuz. Siz bir yerde su patladığında gidip boruyu onarmıyorsunuz. Yanlış bir tabela olabilir. O tabelayı elinizle yırtmak sizin işiniz değil. Biz Arapçaya da İngilizceye de Fransızca'ya da dilimizi korumak için çok dikkatli bir mesafe koymalıyız. Tabela yönetmeliği esas tabelanın yani Türkçe yazılanı yabancı dilde olanın dört katı büyüklükte oluyor diyorsa bunu Arapçaya da uygulayın, İngilizce'ye de uygulayın, Fransızca'ya da uygulayın. Ben İstiklal Caddesi'ndeki Arapça tabelalardan da utanç duyuyorum. Kilis'teki tabelanın da kaldırılması gerekiyorsa belediye kanununa uygun olarak mutlaka ve mutlaka uyarınızı yapın tebligat yapın, kaldırmazlarsa yada olması gereken hale inmezse bunu kim yapması gerekiyorsa belediyede o yapsın. Ama benim belediye başkanım bir tabela yırtıyorsa eliyle bu fazladan popülizmdir. Bunu yaptığınızda o tabela Türkiye'de altı milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı ve benim kadar bu ülkenin anayasal haklarına sahip ama Arapça'nın ana dili olan birilerini incitiyor olabilir. Ya da o tabelanın yırtı görüntüsü, Kur'an-ı Kerim'in yazıldığı dil olduğu için orada en kötü söz bile olsa ona kutsiyet atfeden insanların yüreğini incitebilir. Bunu partinin seçilmiş belediye başkanı olarak bu yanlışın içinde olmayın, yasaların gereğini yapın. Ama Türkiye'ye sahip çıkın, Türkçe tabelalara sahip çıkın ama bu ülkede İngilizce'ye, Almanca'ya yapılmayan muameleyi de Arapça'ya yapmayın. Biz sol, sosyal demokrat, Anayasa'ya bağlı bir partiyiz. Bazı siyasiler Arap kelimesini küfür gibi kullanıyor. Peki siz bu Türkiye Cumhuriyeti'nin vatandaşı olan Hataylı, Şanlıurfalı, Mardinli, Siirtli, Arap'ın gözünden bir de o Arap kelimesinin küfür olarak kullanıldığını dinleyin. Benim yaptığım konuşma bu. Bu konuşmanın sonuna kadar arkasındayım. Mesele ayrı. Ben Esat'la görüşmeyi savunuyorum, ben Suriye'de barışı savunuyorum, en Atatürk'ü dış politikasının sac ayağı, komşunun içişlerine karışma, komşunun toprak bütünlüğüne saygılı ol, komşunda devlet dışı unsurları muhatap alma diye bir üçlü dış politik vasiyet varken Emevi Camii'nde namaz kılacağım diyenleri, Suriye'nin şu tarafında Rusya'yla bu tarafında Amerika'yla devriye gezme anlaşması yapanları ve utanarak dinlediğiniz Kuvay-ı Milliye benzetmeleriyle alıp getir eğit donat yolla savaşsın, ülkede iç savaş çıkarsın, sonra buraya dört milyon dört buçuk milyon beş milyon sığınmacı akını olsun... Ben bunun tamamen karşısındayım.
"CHP bir A4'ün altında sorumluluğu olanlarla imza atmayı reddettiği için oldu"
Ben zavallı Suriyeli küçücük bir bebeğin düşmanı olamam. Ama onu buraya sürükleyen politikaların düşmanıyım. Onu buraya sürükleyen politikacıların tam karşısındayım. Avrupa Konseyi'nde gözlerinin içine bakarak dedim; 'Tayyip Erdoğan'la Merkel'in yaptığı anlaşma tarihin en utanç verici anlaşmalarından bir tanesidir.' Siz sığınmacılara bakın. Altı milyon euro verelim. Bu yazdığınız ya yazmadığınız? Türkiye Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uymasın, tenkitleri yumuşak yapalım. Avrupa Konsey kararlarına uymasın, biz görmezden geliriz. Siz yeter ki sığınmacı bakın. Dedim ki Avrupalılara; bu anlaşmayı bizle yapamazsınız. Ama bizim dönemimizde Suriye'de barış olur. Elinizi taşın altına koyacaksınız. Parayı ödeyeceksiniz. Suriye yaşanılabilir bir yer haline gelecek. Biz de üzerimize düşeni yapacağız. Birleşmiş Milletler de yapacak. Herkes kendi evine memleketine dönecek. Sen bunu konuşma, bunu yapma, bunu yapabilecek iktidar olma alternatifi olma memlekette, otur bir kenarda, ona küfret buna küfret. Nasıl yollayacaklarmış onları veya Suriyeli sığınmacı düşmanlığı yapmak üzerinden sorunu çözebiliyor olsalar hep birlikte yapalım. Çözmüyorlar da hatta arttırıyorlar gerilimi yükseltiyorlar. Ve onlara bir savunma mekanizması imkanı yaratıyorlar. O yüzden eğri oturacağız doğru konuşacağız. CHP 31 Mart tarihinde Türkiye'nin birinci partisi oldu 47 yıldır. Öz güvenli bir siyaset izlediği için, kendine güvendiği için oldu. Bir A4'ün altında sorumluluğu olanlarla imza atmayı reddettiği için oldu.
"Müfredat yapmak anayasa yapmaktan önemlidir"
Eğitim alanında çok ciddi çok yıkıcı sorunlar var. Birinci sorun, iyi eğitime ulaşmak artık sınıfsal bir mesele haline geldi. Fakirlerin, orta gelirlilerin, orta direğin hatta zengin olmayan kimsenin çocuğuna iyi eğitim verilemiyor. Adalet ve Kalkınma Partili kadın seçmenlerin yüzde 18'i çocuğunun aldığı eğitimden memnun. Bu kadar net bir sorunu var Türkiye'nin. Bırakın bizim durumumuzu. Ama maalesef hala aynı kafayla gidiyorlar. Bir müfredat dediler. Bir partilnin seçim sloganından Milli Eğitim Müfredatı olmaz. İçinde Atatürk olmayan, Cumhuriyetin kurucu kadrolarına hürmet göstermeyen onları anmayan, Kurtuluş Savaş'ında dahi isimlerini anmayan kafadan müfredat olmaz. 10 yıldır yaptım, yedi günde görüş bildirin diyen itiraz gelince hadi yüzde 50 zam olsun on gün veriyorum size diyen kafayla müfredat olmaz. Ve buradan bir kez daha söylüyorum; müfredat yapmak anayasa yapmaktan önemlidir. Anayasayı katılımcılıkla yapacaksan müfredatı da katılımcılıkla yapacaksın.
Toplumun tümünü kapsamayan, öğrenciyi dinlemeyen, öğretmeni dinlemeyen, veliyi dinlemeyen, eğitim alanında örgütlü sendikaları dinlemeyen, görmezden gelen ve sadece benim istediğime göre bir nesil yetişsin diyen ki onu da başaramıyor, başaramadığını itiraf ediyor ama tekrar deniyor. Bu kafanın yaptığı müfredattan hiçbir şey olmaz. Ve daha bugün eleştirilere prim vermeden yolumuza devam edeceğiz diyor Milli Eğitim Bakanı. Bir kere zaten işin özü şu; eğitimin sonunda eleştiriye açık bir nesil yetiştirirsen demokrat yetiştirirsin. Eleştirme kapasitesi yüksek eleştirilmeye açık bir nesil demokrat bir nesildir. Daha ilk başta eleştirilere kulağımızı tıkayacağız bildiğimizi yapacağız diyor.
"Biz istesek orayı hıncahınç doldururuz. 39 ilçe var. 24 tane belediye var. Dedim ki; bir tek parti bayrağı istemiyorum, ben oraya atanamayan öğretmenleri istiyorum"
İstanbul Saraçhane'de 18 Mayıs günü Türkiye'nin ilk eğitim mitingini yaptık. Bu benim çok önem ve kıymet verdiğim bir şey. Ona da bazıları dedi ki katılım azmış. Sen gelmedin belki ondan olabilir mi? Katılım az diyenler miting meydanına gelmiyor. Bir gerçek var; biz istesek orayı hıncahınç doldururuz. 39 ilçe var. 24 tane belediye var. Deriz ki doldurun üyeleri on bin kişi istiyorum on bin. 30 bin istiyorum 30 bin. Dedim ki bir tek parti bayrağı istemiyorum. Ben oraya atanmayan öğretmenleri istiyorum. Ben oraya müfredata itiraz eden ve kendi gelenleri istiyorum. Ve sadece oradaki kendi ev sahibi ilçemizin, Beyoğlu ilçemizin, bir kırlangıç bayrağı dışında bir tane parti bayrağı astırmadık, açtırmadık. Türk bayraklarıyla, öğretmenlerle, gençlerle müfredat mağdurlarıyla konuştuk. Ama Türkiye Cumhuriyeti tarihinin ilk eğitim mitingini yaptık. Bilimsel, çağdaş, laik eğitim istiyoruz dedik. Bunu sürdüreceğiz. Orada içerik önemli.
"Tüm emeklileri pazar günü Tandoğan'da yapacağımız emekli mitingine davet ediyorum"
Bu hafta pazar günü emekli mitingi yapacağız... Tüm emeklileri eğer hallerinden memnun değillerse pazar günü Tandoğan'da yapacağımız emekli mitingine davet ediyorum. Ancak o mitinge yüreği burada olup gelemeyen emeklileri gelmiş kabul edeceğiz. Gelmek isteyen herkesi de CHP'nin ilçe, il örgütlerine başvurmaya davet ediyorum. Bundan sonra daha güzel günlerde birlikte olacağız."
"Biz laik eğitimden yanayız"
Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel de şunları söyledi:
"Benim asıl söylemek istediğim sürekli istediğim; ekonomiden derin bir dil sorunumuz var. Ortak dilimiz Türkçe'yle konuşuyoruz sözüm ona. Ama anlaşamıyoruz değil mi? Adamlar soba tahtası diyor. Toplumun büyük bir kısmı. Eğitim ve gelir düzeyi düşenler. Ne yazık ki onu bayram haftası anlıyorlar. Artık anlamayacaklar. Sanıyorum o değişim de başladı. Onun için umut verildi demiştim. Milli Eğitim Bakanlığı'nın başına 1950'den beri kim geçtiyse parti programını uyguladı. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ne demekse? En korkunçlarından bir bölümü ÇEDES. Sokakta çocuklarla konuşuyoruz. Çok zor durumdalar. Durum kötü. Biz Maarif Modeli bilmeyiz. Biz laik eğitimden yanayız. Türkiye'ye bir şey olmaz. Biz buradayız"
"Ben 37 yıldır bu yolda emek verenlere teşekkür"
Çankaya Belediye Başkanı Hüseyin Can Güner ise şöyle konuştu:
"12 Eylül yönetiminin darbecilerin hedef aldığı aslında çok önemli alanlarımız, kurumlarımız oldu. Hukukla bir defa savaştılar. Hukuku karşılarına aldılar. Dil Derneği o karşı darbecilere karşı yenilmeyip ayakta durup yılmadan mücadele eden insanların aslında başlattığı yeni bir devrimdi. Büyük bir devrimdi. Ben 37 yıldır bu yolda emek veren tüm yöneticilere geçmişten bugüne katkı koyan herkese ve tüm gönüldaşlarına, yoldaşlarına da ayrıca teşekkür ediyorum. Bugün tabii anayasa 12 Eylül yönetiminin karşısına aldığı diğer bir alan hukuktu dedik. Hukuku katlettiler. Neler yaptılar anlatsak bugün burada çok vaktimiz gider. Ama bugün Dil Derneğimiz çok kıymetli bir hukuk insanına aslında 37 yılını adarken bence 12 Eylül ile yeni bir hesaplaşma da yapıyor.
Bugün bu kıymetli hazirunla birlikte olduğumuz için sizlerle birlikte bu mücadeleyi sürdürdüğümüz için ben de büyük bir mutluluk duyuyorum, onur duyuyorum ve bundan sonra da yapılacak olan her etkinlikte üzerimize düşeni fazlasıyla yazacağımızı bunun bizim vazifemiz olduğu bilinciyle hiç yüksünmeden her zaman için bir adım gerinizde koşacağımızı belirtiyorum"
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Suat Kılıç’tan Esenyurt’ta “Okul Katliamı” Çıkışı: “Manevi Boşluk Topyekûn Seferberlikle Aşılır”
HABER / NİLGÜN EGE
İSTANBUL/ESENYURT-Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Esenyurt’ta düzenlenen dev üye katılım töreninde Türkiye gündemini sarsan açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraş’taki okul baskını üzerinden eğitim sistemini ve liyakat zafiyetini eleştiren Kılıç, "Okullarda polis değil, vicdan ve maneviyat egemen olmalı" diyerek topyekûn seferberlik çağrısı yaptı.
Esenyurt’ta Rozet Heyecanı: Yeniden Refah Güç Tazeliyor
Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman tarafından organize edilen üye katılım töreni, Esenyurt’ta adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Yüzlerce vatandaşın partiye katıldığı törende yeni üyelere rozetlerini takan Suat Kılıç, program sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayarak Türkiye’nin kanını donduran şiddet olaylarına dair zehir zemberek açıklamalarda bulundu.
"14 Yaşındaki Çocukta 5 Silah: Bu Bir Sistem Krizidir!"
Gazetecilerin Kahramanmaraş’taki okul saldırısına dair sorularını yanıtlayan Kılıç, olayın sadece bir "güvenlik zafiyeti" olmadığını, çok daha derin bir çürümeye işaret ettiğini vurguladı. Saldırıyı gerçekleştiren çocuğun babasının birinci sınıf emniyet müdürü olduğunu hatırlatan Kılıç, şu soruları yöneltti:
"On dört yaşındaki bir çocuğun evde beş tane korumasız silaha ve onlarca şarjöre erişebilmesi kabul edilemez. Bu çocuk poligonlarda silahlı talim yaptırılmış. Bu nasıl bir terapidir? Daha da vahimi, babanın nüfuzuyla okulda müdürlerin değiştirildiği iddia ediliyor. Eğer kurumlar liyakatle değil de şahsi güçlerle yönetiliyorsa, bu zafiyet kaçınılmazdır. Bu hadiseler münferit değil, büyük bir krizin habercisidir."
"Okul Koridorlarında Polis Değil, Maneviyat Gezmeli"
Eğitim sisteminin sadece akademik başarıya (fizik, kimya, matematik) odaklanmasının gençleri manevi bir boşluğa ittiğini belirten Kılıç, okullardaki güvenlik önlemlerine dair net konuştu:
Polis Çözüm Değil: "Okul koridorlarında polislerin dolaşması pedagojik olarak doğru değildir. Çözüm, polisiye tedbirlerde değil; aileden başlayan ve eğitimle taçlanan güçlü bir manevi inşadadır."
Maneviyat Vurgusu: "Gençlerin imanını, vicdanını ve ahlakını korumak zorundayız. 'Önce Ahlak ve Maneviyat' düsturu ihmal edildiği için bugün okul katliamlarını konuşuyoruz."
Türkiye’nin "Ruh Sağlığı" Alarm Veriyor
Türkiye’deki uyuşturucu ve antidepresan kullanım verilerine dikkat çeken Kılıç, toplumun psikolojik bir kırılma noktasında olduğunu savundu. Türkiye'nin bu kullanım oranlarında dünyada ve Avrupa'da ilk üçte yer almasının tesadüf olmadığını belirterek; Aile, İçişleri, Milli Eğitim ve Adalet Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nı koordineli bir eylem planı hazırlamaya davet etti.
Faili Meçhullere "Dirayetli Yargı" Talebi
Konuşmasında geçmişteki şaibeli ölümlere ve örtbas iddialarına da değinen Kılıç, adaletin ucu nereye dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ifade etti: "Bir devletin, bir öğrenci kızın öldürülmesinde parmağı varmış gibi anılması hukuk devleti kimliğiyle bağdaşmaz. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhullerin üzerine gitme iradesini takdir ediyor, sonucuna kadar takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz."
Topyekûn Seferberlik
Suat Kılıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Mevzu sadece bir bakanlığın meselesi değildir. Aile, okul, devlet ve toplum birlikte hareket etmeli. Bu manevi boşluk ancak 88 milyonluk bir seferberlikle aşılabilir."
Yeniden Refah Partisi’ne Esenyurt’ta Dev Katılım: Halis Kahriman’dan Gövde Gösterisi
Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman’ın düzenlediği üye katılım töreni, Esenyurt’ta adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Suat Kılıç’ın da katıldığı törende yüzlerce yeni üyeye rozet takıldı.
Esenyurt’ta Yeniden Refah Rüzgarı
Yeniden Refah Partisi, teşkilatlanma çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman tarafından organize edilen üye katılım töreni, partililerin ve vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Esenyurt’ta düzenlenen programa Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç ve İlçe Başkanı Selçuk Güneş de katılarak yeni üyelere destek verdi.
Halis Kahriman: "Her Geçen Gün Daha da Büyüyoruz"
Törenin açılış konuşmasını yapan Halis Kahriman, teşkilatlanmanın önemine dikkat çekti. Yeniden Refah Partisi’nin vatandaş nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu belirten Kahriman, "Vatandaşlarımızın bize olan güveni sahada karşılık buluyor. Bugün burada sergilenen birlik tablosu, partimizin her geçen gün ne kadar büyük bir hızla büyüdüğünün kanıtıdır" dedi.
Suat Kılıç: "Bu Büyük Yürüyüşe Güç Katıyorsunuz"
Programa katılan Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Esenyurt halkının gösterdiği teveccühten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Her yeni üyenin partinin vizyonuna güç kattığını ifade eden Kılıç, Türkiye genelinde sürdürdükleri kararlı çalışmaların meyvelerini topladıklarını vurguladı.
Selçuk Güneş: "Saha Çalışmalarımız Aralıksız Sürecek"
Esenyurt İlçe Başkanı Selçuk Güneş ise ilçedeki vatandaşların Yeniden Refah Partisi’ne olan ilgisinin her geçen gün arttığını ifade ederek şunları söyledi:
"Esenyurt’ta çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız. Bugün rozetlerini takan yeni yol arkadaşlarımızla birlikte saha çalışmalarımızı çok daha güçlü bir şekilde sürdüreceğiz."
Rozetler Takıldı, Hatıra Fotoğrafları Çekildi
Coşkunun bir an olsun dinmediği programda, Yeniden Refah Partisi saflarına katılan yeni üyelere rozetleri protokol üyeleri tarafından tek tek takıldı. Toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi
Mansur Yavaş’tan Sert "Yargı" Çıkışı: "Eşit Hukuk, Eşit Muamele İstiyoruz!"
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Belediye Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada yerel yönetimler üzerindeki baskılara, seçilmiş başkanlara yönelik itibarsızlaştırma çabalarına ve yargıdaki çifte standarta sert tepki gösterdi. Yavaş, muhalefetin tüm unsurlarını hukuksuzluklara karşı ortak bir platformda buluşmaya davet etti.
"Topal Ördek Dediler, Başarı Gelince Operasyon Başlattılar"
2019 yılında 11 büyükşehir belediyesiyle başlayan sürecin 2024’te 420 belediyeye ulaştığını hatırlatan Yavaş, CHP’li belediyelerin yakaladığı %58’lik memnuniyet oranının iktidarı rahatsız ettiğini vurguladı. Siyaseten yenemeyenlerin "itibarsızlaştırma" yoluna gittiğini belirten Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
"Borçların çoğu eski yönetimlerden kalmasına rağmen faturayı bize kestiler. O da yetmeyince Sayıştay denetimlerini hiçe sayan operasyonlar, tutuklamalar ve aileleri hedef alan gözaltılar başladı."
"Eşme Belediye Başkanı’na Yapılan Muamele Kabul Edilemez"
Eşme Belediye Başkanı’nın gözaltına alınma biçimine değinen Yavaş, "Ensesinden tutup itibarsız görüntüler vermek kimsenin hakkı değildir. Tutukluluk istisna olmalıdır; masumiyet karinesini yok saymak anayasaya aykırıdır," dedi.
"Melih Gökçek Dosyaları Bekletiliyor, Bize Müfettiş Gönderiliyor"
Yargıdaki "çifte standart" iddialarını somut örneklerle eleştiren Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde eski döneme ait dosyaların zaman aşımına uğratılmaya çalışıldığını savundu:
Eski Dönem Koruması: "Müfettişler 'eskiyi boşver' diyor. 2019 öncesini incelemek istemiyorlar."
Danıştay Kararı Uygulanmıyor: "Melih Gökçek’in yargılanması için Danıştay’dan oy birliğiyle karar çıktı, hala belediyeye müfettiş gelmedi."
Eşitlik Çağrısı: "Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. CHP’li de olsa, AK Partili de olsa hesap versin. Ama siz sadece muhalefeti hedef alırsanız, bu hukuk değildir."
Muhalefete Ortak "Hukuk Platformu" Çağrısı
Yerel demokrasinin tehlike altında olduğunu belirten Yavaş, çözüm önerisini şu sözlerle sundu: "Yerel demokrasiye kastediliyor. Muhalefetteki tüm siyasi partilerin yan yana gelerek ortak bir hukuk platformu oluşturması zorunluluktur. Halkı hukuksuzluklara karşı bilgilendirmeli ve hukuka davet etmeliyiz."
"Makamı Terk Ederiz Ama İtibarımızı Asla!"
Konuşmasını umut dolu bir mesajla bitiren Yavaş, "Makamı itibarımız için terk etmeye hazırız. Kimse kapısı çalındığında endişe duymayacağı güzel günlere kavuşacak. İktidara gelmemizin önünü kimse kesemeyecek," diyerek sözlerini tamamladı.
Minikler Geri Dönüşümü Yerinde Öğrendi
Esenyurt Belediyesi, ilkokul öğrencilerini Atık Getirme Merkezi'nde ağırlayarak hem eğlenceli hem öğretici bir çevre bilinci etkinliğine imza attı.
Esenyurt Belediyesi, çevre bilincini küçük yaşlarda kazandırmak amacıyla ilkokul öğrencilerine yönelik anlamlı bir etkinlik düzenledi. Bu kapsamda öğrenciler, belediyeye ait Atık Getirme Merkezi'ne götürüldü.
Programın ilk bölümünde çocuklara geri dönüşümün önemi, atıkların ayrıştırılması ve çevrenin korunmasına yönelik temel bilgiler verildi. Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen eğitimde, günlük hayatta yapılabilecek basit ama etkili çevre dostu alışkanlıklar da anlatıldı.
Eğitimin ardından minikler, Atık Getirme Merkezi'ni gezerek geri dönüşüm sürecini yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Atıkların nasıl toplandığını, ayrıştırıldığını ve yeniden ekonomiye kazandırıldığını yakından inceleyen öğrenciler, öğrendiklerini pekiştirdi.
Etkinliğin son bölümünde ise çocuklar, geri dönüştürülen atık malzemelerden yapılan oyun alanında keyifli vakit geçirdi. Hem eğlenen hem de öğrenen minikler, çevreye duyarlı bireyler olma yolunda önemli bir adım attı.
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
Beylikdüzü’nde 11. Çocuk Şenliği Başladı 23 Nisan Coşkusu Yaşam Vadisi ve Kent Ormanlarına Taşındı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında bu yıl 11’incisi düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan Çocuk Şenliği” Yaşam Vadisi, Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi, Yakuplu Kent Ormanı ve Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinliklerde çocuklar zumbadan atölyelere, ikramlardan eğlenceli aktivitelerle dolu programlarla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutluyor.
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan 11. Çocuk Şenliği” başladı. Şenliğin ilk günü, Yaşam Vadisi 1. Etap’ta bulunan Çanakkale Rölyef Alanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı.
Günün devamında Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde çocuklar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında çocuk zumbası, çeşitli atölye çalışmaları ve ikramlarla dolu etkinliklerde bir araya geldi.
YAŞAM VADİSİ VE KENT ORMANLARINDA ETKİNLİKLER SÜRÜYOR
Şenlik programının 24, 25 ve 26 Nisan tarihlerinde Yaşam Vadisi 1. Etap’ta devam edeceği bildirildi. Ayrıca 25 Nisan’da Yakuplu Kent Ormanı’nda, 26 Nisan’da ise Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda çocuklara yönelik etkinliklerin gerçekleştirileceği açıklandı.
“GÖZLERİNİZDEKİ IŞILTI GELECEĞE İNANCIMIZI GÜÇLENDİRİYOR”
Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Av. Önder Serkan Çebi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıl dönümüne dikkat çekti.
Çebi açıklamasında, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet iradesini taçlandırdığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin açılışının 106. yıldönümüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ifadelerini kullandı.
Çocukların geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Çebi, Beylikdüzü’nde “Çocuk Kenti” vizyonuna dikkat çekerek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği bu anlamlı günde, Beylikdüzü olarak bir kez daha ‘Çocuk Kenti’ olma vizyonumuzu yineliyoruz.” dedi.
Çebi ayrıca, “Sizler bizim en kıymetli varlıklarımızsınız. Gözlerinizdeki ışıltı, geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyor.” sözleriyle çocukların bayramını kutladı.
Özgür Özel:"Bursa’nın İradesine Darbe Yapılıyor!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Özel, süreci "mafya yöntemi" ve "Bursa’nın iradesine çökme" olarak nitelendirerek iktidara "ara seçim" çağrısında bulundu.
Bursa İradesi Hedefte
Özgür Özel, Mustafa Bozbey’in 47 yıl sonra %47 oy farkıyla kazandığı zaferin hazmedilemediğini belirterek, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. 31 Mart'ın yıl dönümünde yapılan bu hamleyi bir "mesaj" olarak değerlendiren Özel, "Sandıkla kazanamadıklarını hakimin tokmağıyla almaya çalışıyorlar" dedi.
"Mustafa Bozbey’e Kirli Teklifler Yapıldı"
Özel’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Bozbey’e yönelik baskı iddialarıydı. Özel, Bozbey’in kendisine defalarca gelerek, "İlla AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin" şeklinde tehdit edildiğini söylediğini aktardı. Bozbey’in tüm belediye işlemlerinin didik didik edildiğini ancak somut bir kanıt bulunamadığını, suçlamaların "kriminal tiplerin" ifadelerine dayandırıldığını vurguladı.
Ekonomi ve Yönetim Eleştirisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosuna da değinen CHP Lideri, Bozbey’in borç batağındaki bir belediyeyi devraldığını ve 2 yılda israfı önleyerek yaklaşık 10 milyar lira borç ödediğini hatırlattı. Kayyım atamalarını ve liyakatsiz atamaları eleştiren Özel, Eyüpsultan’da seçim kaybeden eski başkanın Bursa’ya genel sekreter yapılmasını "Bursa’ya hakaret" olarak niteledi.
Erdoğan’a "Düşman Hukuku" Yanıtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ana muhalefetle görüşürüz" açıklamalarına yanıt veren Özel, diyalog zemini için şartlarını açıkladı:
"Bizimle görüşmek isteyenler önce düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Elinde tuttuğu yargı gücüyle halkın seçtiği başkanları içeri atarak diyalog kurulmaz. Önce o baltayı gömecekler."
Hodri Meydan: "Ara Seçime Varız!"
Özgür Özel, Türkiye genelindeki boş milletvekilliği koltukları için anayasal zorunluluk olan ara seçimi hatırlatarak iktidara meydan okudu. Kendi seçim bölgesi Manisa dahil olmak üzere, Bursa ve İstanbul gibi kritik yerlerde de seçime hazır olduklarını belirten Özel, "Eğer kendinize güveniyorsanız sandığı koyun, milletin sesini duyalım" dedi.
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.
BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;
"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.
"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"
Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.
"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"
3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.
"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."
Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.
"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"
Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Görevden Uzaklaştırıldı
İstanbul’da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22 Nisan 2026 tarihli kararı doğrultusunda tutuklanan Adıgüzel hakkında, Anayasa’nın 127. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici tedbir uygulanarak görevden uzaklaştırma kararı alındı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANDI
Yetkililer, yürütülen soruşturmanın “suç örgütü kurma ve rüşvet alma” iddialarını kapsadığını belirtti. Soruşturmanın devam ettiği ve sürece ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Ataşehir Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmenin ardından, görevden uzaklaştırma kararının geçici bir tedbir olduğu ve yargı sürecinin devam edeceği vurgulandı.
FEGÜM’den Fenerbahçe’ye Lojistik Destek: "Sınır Tanımayan Sevda Kemerburgaz’da Buluştu!"
Fenerbahçeli Gümrükçüler ve Lojistikçiler Platformu (FEGÜM), Kemerburgaz’da düzenlediği dev organizasyonla gövde gösterisi yaptı. Başkan Sadettin Saran’ın şampiyonluk ateşini yaktığı gecede, FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız: "Fenerbahçe sadece bir kulüp değil, bir duruştur!" dedi.
Kemerburgaz’da Kadıköy Ruhu: FEGÜM’den Teknoloji Çıkartması
Arka Haber ekibinin yerinde takip ettiği organizasyon, İstanbul Kemerburgaz’daki Orion Film Platosu’nda gerçekleşti. FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız ve yönetiminin vizyonuyla hazırlanan özel alanda, 3D sinema stüdyo teknolojisi kullanıldı. Katılımcılar, lojistik gücüyle teknolojiyi birleştiren bu atmosferde kendilerini Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun merkezinde hissetti.
Geceye; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi Eren Ergen tam kadro katılarak FEGÜM’ün camia içindeki ağırlığını tescilledi. Eski başkan Ali Koç ise selamlama mesajıyla bu birliğe destek verdi.
Burçay Yıldız: "Ekonominin Görünmeyen Kahramanları Fenerbahçe İçin Bir Arada"
Gecenin ev sahibi FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız, yaptığı açılış konuşmasında lojistik sektörünün ülke ekonomisindeki kritik rolünü Fenerbahçe aidiyetiyle birleştirdi. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler gümrük kapılarında, limanlarda ve lojistik ağlarda görev yapan, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir gücüz. Gümrük kapıları sadece geçiş noktası değil; emeğin ve ticaretin başladığı yerdir. FEGÜM olarak 1200 kongre üyemizle, tıpkı Fenerbahçe gibi sınır tanımıyor, her zaman daha ileriye bakıyoruz!"
Sadettin Saran: "FEGÜM İyi Günde de Kötü Günde de Yanımızda"
Başkan Sadettin Saran, FEGÜM ailesinin yarattığı atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, camiaya umut dolu mesajlar verdi. Cuma günü yaşanan moral bozukluğunun ardından bu etkinliğin kendisine çok iyi geldiğini belirten Saran:
"Yaralandık ama şampiyonluk inancım hala dipdiri!"
"Oyuncularla konuştum, o hırsı ve isteği gözlerinde gördüm."
"Fenerbahçe’nin FEGÜM gibi gruplara ihtiyacı var; sizler kulübümüz için çok faydalısınız."
sözleriyle platformun önemine dikkat çekti.
Rozetler Başkan Saran’dan: FEGÜM Ailesi Büyüyor!
Gecenin sonunda, FEGÜM bünyesine yeni katılan üyelere rozetlerini bizzat Başkan Sadettin Saran taktı. Hediye takdimleri ve çekilen hatıra fotoğrafları, sarı-lacivertli camianın gümrük ve lojistik dünyasındaki sarsılmaz kalesini bir kez daha mühürledi.
İlk Yorum yapan siz olun!