CHP, Saadet Partisi ve İYİ Parti, Can Atalay'ın milletvekilliğini düşüren Yargıtay kararının okutulması sırasında 'katibin konuşmasının duyulmadığı' bu nedenle Atalay ile ilgili kararın yokluğunun, bulunmadığının tespiti için TBMM Başkanlık Divanı’na başvuruda bulundu. Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, “Dün yapılan işlem Anayasa’ya uygun ve Anayasa’nın uygulaması şeklindedir ve tekemmül etmiş bir işlemdir, tamamlanmış bir işlemdir” diyerek dilekçeyi işleme almayacağını söyledi. Bozdağ’ın bu açıklamasına itirazlar üzerine usul tartışması açıldı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın "İki mahkeme arasında atadığınız adamlar kapışıyor utanmadan bunu sorun haline getiriyorsunuz, insan biraz utanır. Biz mi atadık AYM üyelerini, Yargıtay üyelerini? Dünyada hiçbir parlamento, üyelerinden birinin vekilliğinin bir yargı kararı ile düşürülmesini bu kadar hevesle, şevkle karşılayamaz. Bu kadar hevesle, şevkle birinin parlamentodan düşürülmesini alkışlamayın. Hiç olmazsa deyin ki 'Ayarı bozulan kantar bir gün bizi de tartar.' Herkes kendi hesabını şu anda tarih önünde veriyor" dedi.
CHP, Saadet Partisi ve İYİ Parti, Can Atalay'ın milletvekilliğini düşüren Yargıtay kararının okutulması sırasında 'katibin konuşmasının duyulmadığı' bu nedenle Atalay ile ilgili kararın yokluğunun, bulunmadığının tespiti için TBMM Başkanlık Divanı’na başvuruda bulundu. Oturumu yöneten TBMM Başkanvekili Bekir Bozdağ, “Dün yapılan işlem Anayasa’ya uygun ve Anayasa’nın uygulaması şeklindedir ve tekemmül etmiş bir işlemdir, tamamlanmış bir işlemdir” diyerek dilekçeyi işleme almayacağını söyledi. Bozdağ’ın bu açıklamasına itirazlar üzerine usul tartışması açıldı. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın "İki mahkeme arasında atadığınız adamlar kapışıyor utanmadan bunu sorun haline getiriyorsunuz, insan biraz utanır. Biz mi atadık AYM üyelerini, Yargıtay üyelerini? Dünyada hiçbir parlamento, üyelerinden birinin vekilliğinin bir yargı kararı ile düşürülmesini bu kadar hevesle, şevkle karşılayamaz. Bu kadar hevesle, şevkle birinin parlamentodan düşürülmesini alkışlamayın. Hiç olmazsa deyin ki 'Ayarı bozulan kantar bir gün bizi de tartar.' Herkes kendi hesabını şu anda tarih önünde veriyor" dedi.
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya ve İYİ Parti Grup Başkanvekili Erhan Usta, bugün TBMM Başkanlık Divanı'na başvuruda bulunarak, dün Can Atalay'ın milletvekilliğinin düşüren Başkanlık sunuşunun yokluğunun, bulunmadığının tespiti için talepte bulundu. Meclis Başkanvekili Bekir Bozdağ, dün yapılan işlemin Anayasa'ya uygun olduğunu belirterek "Anayasa'nın uygulaması şeklindedir. Tamamlanmış bir işlemdir bu nedenle dilekçeyi işleme alamıyorum" dedi. Bozdağ, konuya ilişkin usul tartışması açtı.
Saadet Partisi Grup Başkanvekili Bülent Kaya, şunları söyledi:
"BUGÜNLER GELİP GEÇECEK AMA HUKUKTAN YANA OLANLAR HER ZAMAN ONURLU BİR ŞEKİLDE ANILACAK"
"Karara gerekçe uydurmak, kararın hukuki olduğu anlamına gelmez. En kötü kararın bile altında koca koca hukukçuların gerekçeleri vardır. 12 Eylül askeri darbesini yapanların da kendilerine göre gerekçeleri vardı. Refah Partisi'nin kapatılma davasına 'evet' diyen Anayasa Mahkemesi üyelerinin de hepsi koca koca anayasa hukukçularıydı. Fazilet Partisi kapatılırken de altında anayasa hukukçularının imzası vardır ve kendilerine göre ürettiği gerekçeler vardı. Merve Kavakçı'nın milletvekilliği düşürülürken de gerekçe uyduran hukukçular vardır. 412 milletvekili başörtüsüyle ilgili bir kanunu bu mecliste çıkarırken Anayasa Mahkemesi'nde o kanunu iptal ederlerinin de uydurdukları gerekçeleri vardır. Yine AK Parti'nin kapatılma davasına karar veren Anayasa Mahkemesi üyelerinin de uydurdukları gerekçeleri vardı. 2002 yılında Tayyip Erdoğan, Yüksek Seçim Kurulu tarafından seçimlere giremez diyen kararının altında da koca koca hukukçuların ürettiği gerekçeleri vardı. Bugün gerekçe üretmek bu konunun hukuki olduğu manasına gelmez. Sadece o gün gerekçe üretenler bugün utançla anılıyorlar ama o olayın mağduru olan herkes bugün onurlu şekilde anılıyor. Bugün bu konuya sizler gerekçe üretebilirsiniz, gerekçeler uydurabilirsiniz ama emin olun vicdan sahibi hiçbir kimse bu konuda bir gerekçe ileri sürmeye bile tenezzül etmez. Erdoğan, Meclis'e giremez diye karar aldığınız zaman oturup sakin sakin beklediniz mi? Elbette demokratik tepkilerinizi ortaya koyacaktınız ve sonuna kadar koymalıydınız. Bütün bu süreçlerde bu uydurmuş gerekçeler sizin içinizi acıtmıştı ama maalesef bugün uydurulmuş olan o gerekçelerin sizin içinizi acıtmamış olması mümkün değil. Ben dün gece vicdan azabından dolayı yastığa rahatlıkla başınızı koymadığınızı çok iyi biliyorum. Çünkü eskiden TRT'de darbe bildirileri okuyordu. Şimdi siz Yargıtay 3. Ceza Dairesi'nin Anayasa Mahkemesi yok hükmündedir kararını burada tıpkı darbe bildirisi gibi okudunuz hem de alkışlar protestolar arasında okudunuz. Meclis Genel Kurulu'nda sükunet yoksa ara vermeniz gerekiyordu ama görevimizi o kadar kutsamıştınız ki hiçbir gürültüyü dinlemeden bir an önce omuzlarınızdan onu atmak istediniz. Onu attınız ama vicdanınıza büyük bir yük yüklediniz. Bunu tarih yazacak hiçbir zaman unutmayın. Bugünler gelip geçecek ama hukuktan yana olanlar her zaman onurlu bir şekilde anılacak."
CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın şunları söyledi:
"DÜNYADA HİÇBİR PARLAMENTO, ÜYELERİNDEN BİRİNİN VEKİLLİĞİNİN BİR YARGI KARARI İLE DÜŞÜRÜLMESİNİ BU KADAR HEVESLE, ŞEVKLE KARŞILAYAMAZ"
"Anayasa Mahkemesi üyelerini de siz atadınız Yargıtay üyelerini de atadınız. İki mahkeme arasında atadığınız adamlar kapışıyor utanmadan bunu sorun haline getiriyorsunuz, insan biraz utanır. Biz mi atadık AYM üyelerini, Yargıtay üyelerini? Dünyada hiçbir parlamento, üyelerinden birinin vekilliğinin bir yargı kararı ile düşürülmesini bu kadar hevesle, şevkle karşılayamaz. Siyasi yargılama nedir biliyor musunuz, başınıza gelince anlarsınız, biz çok siyasi yargılamadan geçtik. Bu kadar hevesle, şevkle birinin parlamentodan düşürülmesini alkışlamayın. Hiç olmazsa deyin ki 'Ayarı bozulan kantar bir gün bizi de tartar.' Herkes kendi hesabını şu anda tarih önünde veriyor. Burada stenograflar not edemezken, katibin söylediğini kimse duyamazken sükunet sağlanamamışken nasıl okuttu bu kararı? Burada rahmetli Hasan Bitmez bu kürsüde düşerken aranızdan 'Allah gazabını verdi' diye bağıranlar vardı bunu saptayamayan stenograflar o yazıyı nasıl saptadılar?"
Sataşma gerekçesiyle konuşan AKP Grup Başkanvekili Abdullah Güler ise şunları belirtti:
"90'LI YILLARDA BAŞÖRTÜSÜ ZULMÜNE BIR UYDURMA GEREKÇE ILE ALKIŞ TUTANLAR, 367 MESELESINDE ALKIŞ TUTANLAR BIZLERE HUKUK DERSI VEREMEZ"
"Anayasamızın 138. maddesinin son fıkrası ne diyor? Yasama ve yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarına uymak zorundanız yani yasamanız. Bu organlar ve idare mahkeme kararlarını hiçbir surette değiştiremez ve bunları yerine getirmesini geciktiremez. Yani arkadaşlar diyor ki, Anayasa’mızın 138. maddesinin son fıkrasını kaldırın, görmeyin. Neden, bizim şu anda bu işimize geliyor. Klasik CHP tavrı işte. İşinize geldiğinde AYM'nin 153. maddesinin son fıkrası... Hiçbir şey demedik. 138, 153'e göre daha mı aşağıda? Bizler diyoruz ki, Türkiye Cumhuriyeti devleti bir hukuk devletidir. Yasama, yürütme, yargı hukuk içerisinde kalacaktır. Ancak biz biliyoruz ki, 90'lı yıllarda başörtüsü zulmüne bırakın kanun, yönetmelik bir uydurma gerekçe ile alkış tutanlar, 367 meselesinde alkış tutanlar bizlere hukuk dersi veremez."
AKP Grup Başkanvekili Özlem Zengin şunları dile getirdi:
"BİR GRUP MİLLETVEKİLİ MECLİS'İ TERÖRİZE EDEREK İŞ ÇIKARABİLECEĞİNİ ZANNEDİYOR"
"Genel Kurul'da şu an söylenen şey 'Biz bunu duymadık, duymadığımız için yok hükmündedir deniyor. Zaten bence duyulmaya dair bir irade yoktu. Burayı bir işgal etme hali, işgal sırasında Meclis Başkanvekiline karşı son derecede yakışıksız tutumlar. Kendisine anayasa fırlatmak... Anayasa fırlatmak için değildir okunmak içindir. Dün burada Başkanlık Divanı'nın iradesinin okunmasına dahi tahammül olmadı. Bir grup milletvekili Meclis'i terörize ederek iş çıkarabileceğini zannediyor, Meclis'in asli dili kelimelerdir, hukuktur. Dün burada yapılan da anayasaya uygun olarak bir eylemledir, her şey hukuk zemininde varlık kazanmıştır."
MHP Grup Başkanvekili Muhammed Levent Bülbül, şunları kaydetti:
"ANAYASA MAHKEMESİ HADDİNİ HUDUDUNU AŞMIŞTIR"
"Anayasa Mahkemesi'nin vermiş olduğu kararı gerekçe göstererek onun gerekçe kısmındaki ifadeleri esas alarak, sanki Anayasa Mahkemesi kararlarının gerekçelerinde ifade edilen hususlar kutsal birer metinmiş gibi bir muamele yapılarak işinize gelinen gerekçelerin kabul edilip işe gelmeyen gerekçelerin reddedildiği bir anlayışla bugün hukuki zeminde tartışma yaptığını ifade etmek doğru bir yaklaşım olamaz. Anayasa Mahkemesi norm ihlas edemez. Bugün Meclis'in uygulamasına hakim olan kanun metinleri, hukuki metinler Anayasa'dır, İçtüzüktür. Meclis'in yaptığı işlem son derece açıktır ve hukuka uygundur. İşinize gelen hükümleri, gerekçeleri kendinize kabul edip arkasından işinize gelmeyen gerekçelerden de burada bahsederken lütfen samimi olalım. Dün başörtüsüyle alakalı Anayasa Mahkemesi'nin verdiği gerekçelere paçavranın muamelesi yaparken bugün kalkıp da bu gerekçelerle ilgili olarak da bunlara ait hükmü vermek, ona o şekilde bir değer biçmek doğru bir yaklaşım değildir. Anayasa Mahkemesi haddini hududunu aşmıştır. Bunu aşmaz diye bir durum da söz konusu değildir. Kesinleşmiş kararın üzerinde Anayasa Mahkemesi kendini bir temyiz makamı olarak görmüştür."
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Özgür Özel:"Bursa’nın İradesine Darbe Yapılıyor!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Özel, süreci "mafya yöntemi" ve "Bursa’nın iradesine çökme" olarak nitelendirerek iktidara "ara seçim" çağrısında bulundu.
Bursa İradesi Hedefte
Özgür Özel, Mustafa Bozbey’in 47 yıl sonra %47 oy farkıyla kazandığı zaferin hazmedilemediğini belirterek, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. 31 Mart'ın yıl dönümünde yapılan bu hamleyi bir "mesaj" olarak değerlendiren Özel, "Sandıkla kazanamadıklarını hakimin tokmağıyla almaya çalışıyorlar" dedi.
"Mustafa Bozbey’e Kirli Teklifler Yapıldı"
Özel’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Bozbey’e yönelik baskı iddialarıydı. Özel, Bozbey’in kendisine defalarca gelerek, "İlla AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin" şeklinde tehdit edildiğini söylediğini aktardı. Bozbey’in tüm belediye işlemlerinin didik didik edildiğini ancak somut bir kanıt bulunamadığını, suçlamaların "kriminal tiplerin" ifadelerine dayandırıldığını vurguladı.
Ekonomi ve Yönetim Eleştirisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosuna da değinen CHP Lideri, Bozbey’in borç batağındaki bir belediyeyi devraldığını ve 2 yılda israfı önleyerek yaklaşık 10 milyar lira borç ödediğini hatırlattı. Kayyım atamalarını ve liyakatsiz atamaları eleştiren Özel, Eyüpsultan’da seçim kaybeden eski başkanın Bursa’ya genel sekreter yapılmasını "Bursa’ya hakaret" olarak niteledi.
Erdoğan’a "Düşman Hukuku" Yanıtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ana muhalefetle görüşürüz" açıklamalarına yanıt veren Özel, diyalog zemini için şartlarını açıkladı:
"Bizimle görüşmek isteyenler önce düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Elinde tuttuğu yargı gücüyle halkın seçtiği başkanları içeri atarak diyalog kurulmaz. Önce o baltayı gömecekler."
Hodri Meydan: "Ara Seçime Varız!"
Özgür Özel, Türkiye genelindeki boş milletvekilliği koltukları için anayasal zorunluluk olan ara seçimi hatırlatarak iktidara meydan okudu. Kendi seçim bölgesi Manisa dahil olmak üzere, Bursa ve İstanbul gibi kritik yerlerde de seçime hazır olduklarını belirten Özel, "Eğer kendinize güveniyorsanız sandığı koyun, milletin sesini duyalım" dedi.
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.
BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;
"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.
"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"
Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.
"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"
3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.
"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."
Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.
"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"
Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Görevden Uzaklaştırıldı
İstanbul’da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22 Nisan 2026 tarihli kararı doğrultusunda tutuklanan Adıgüzel hakkında, Anayasa’nın 127. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici tedbir uygulanarak görevden uzaklaştırma kararı alındı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANDI
Yetkililer, yürütülen soruşturmanın “suç örgütü kurma ve rüşvet alma” iddialarını kapsadığını belirtti. Soruşturmanın devam ettiği ve sürece ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Ataşehir Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmenin ardından, görevden uzaklaştırma kararının geçici bir tedbir olduğu ve yargı sürecinin devam edeceği vurgulandı.
FEGÜM’den Fenerbahçe’ye Lojistik Destek: "Sınır Tanımayan Sevda Kemerburgaz’da Buluştu!"
Fenerbahçeli Gümrükçüler ve Lojistikçiler Platformu (FEGÜM), Kemerburgaz’da düzenlediği dev organizasyonla gövde gösterisi yaptı. Başkan Sadettin Saran’ın şampiyonluk ateşini yaktığı gecede, FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız: "Fenerbahçe sadece bir kulüp değil, bir duruştur!" dedi.
Kemerburgaz’da Kadıköy Ruhu: FEGÜM’den Teknoloji Çıkartması
Arka Haber ekibinin yerinde takip ettiği organizasyon, İstanbul Kemerburgaz’daki Orion Film Platosu’nda gerçekleşti. FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız ve yönetiminin vizyonuyla hazırlanan özel alanda, 3D sinema stüdyo teknolojisi kullanıldı. Katılımcılar, lojistik gücüyle teknolojiyi birleştiren bu atmosferde kendilerini Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun merkezinde hissetti.
Geceye; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi Eren Ergen tam kadro katılarak FEGÜM’ün camia içindeki ağırlığını tescilledi. Eski başkan Ali Koç ise selamlama mesajıyla bu birliğe destek verdi.
Burçay Yıldız: "Ekonominin Görünmeyen Kahramanları Fenerbahçe İçin Bir Arada"
Gecenin ev sahibi FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız, yaptığı açılış konuşmasında lojistik sektörünün ülke ekonomisindeki kritik rolünü Fenerbahçe aidiyetiyle birleştirdi. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler gümrük kapılarında, limanlarda ve lojistik ağlarda görev yapan, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir gücüz. Gümrük kapıları sadece geçiş noktası değil; emeğin ve ticaretin başladığı yerdir. FEGÜM olarak 1200 kongre üyemizle, tıpkı Fenerbahçe gibi sınır tanımıyor, her zaman daha ileriye bakıyoruz!"
Sadettin Saran: "FEGÜM İyi Günde de Kötü Günde de Yanımızda"
Başkan Sadettin Saran, FEGÜM ailesinin yarattığı atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, camiaya umut dolu mesajlar verdi. Cuma günü yaşanan moral bozukluğunun ardından bu etkinliğin kendisine çok iyi geldiğini belirten Saran:
"Yaralandık ama şampiyonluk inancım hala dipdiri!"
"Oyuncularla konuştum, o hırsı ve isteği gözlerinde gördüm."
"Fenerbahçe’nin FEGÜM gibi gruplara ihtiyacı var; sizler kulübümüz için çok faydalısınız."
sözleriyle platformun önemine dikkat çekti.
Rozetler Başkan Saran’dan: FEGÜM Ailesi Büyüyor!
Gecenin sonunda, FEGÜM bünyesine yeni katılan üyelere rozetlerini bizzat Başkan Sadettin Saran taktı. Hediye takdimleri ve çekilen hatıra fotoğrafları, sarı-lacivertli camianın gümrük ve lojistik dünyasındaki sarsılmaz kalesini bir kez daha mühürledi.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Gözaltında
İSTANBUL – CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında, İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu toplam 20 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, “rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla belediye yönetimi ve bazı personeller hakkında işlem başlatıldı.
Savcılık: “Rüşvet ve İhale Usulsüzlüğü Bulgularına Ulaşıldı”
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte belediye başkan yardımcıları ve ilgili birimlerde görevli isimler hakkında ihale, imar ve iskan süreçlerinde rüşvet alındığına dair ihbarlar bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, MASAK raporları ve HTS kayıtları doğrultusunda yapılan incelemelerde;
Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığına dair bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığında gerçekleştirildiği iddiaları üzerine operasyonun genişletilerek sürdüğü ifade edildi.
Gözaltına Alınan İsimler
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında şu isimler yer alıyor:
- Onursal Adıgüzel – Ataşehir Belediye Başkanı
- Birkan Birol Yıldız – Başkan Yardımcısı
- Oğuz Kaya – Başkan Yardımcısı
- Orhan Aydoğdu – Başkan Yardımcısı
- Mürteza Kutluk – Mali İşler Müdürü
- Alpay Arslan – Özel Kalem Müdürü
- Aysun Gökçen – Yapı Kontrol Müdürü
- Basri Onur Dedetaş – Ruhsat ve Denetim Müdürü
- Aslı Sevinç Afat – Mimar
- Nimet Karademir – Plan Proje Müdürü
- Gülbin Ergünay – İmar Ruhsat Müdürü
- Mehmet Yılmaz – Zabıta Komiser Yardımcısı
- Çağlar Kaya – Şoför
- Doğancan Topal – Şoför
- Ezgi Nur Yılmaz – Yapı İmar Müdürü
- Cengiz Gündoğan – Belediye Çalışanı
- Mesut Bayram – BAO Yapı Ltd. Şti.
- Fatih Velioğlu – Proce Mimarlık
- Haydar Battal – Belediye Çalışanı
- Murat Gerger – MG Yapı
- Erhan Çelebi – Asraş Yapı
- Onursal Adıgüzel’den El Yazılı Mesaj: “Bu Bir İtibar Suikastıdır”
Gözaltı sürecinin ardından Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sosyal medya hesabından el yazısıyla kaleme aldığı bir mesaj paylaşarak kamuoyuna seslendi.
Ataşehir halkına hitap eden Adıgüzel, göreve geldiği günden bu yana kamu yararını gözeterek çalıştığını belirtti:
“Göreve geldiğim ilk günden bugüne Ataşehir’in çocukları, gençleri, kadınları ve büyükleri için gece gündüz çalıştım.”
Gözaltı sürecine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Haksız, hukuksuz yere gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi çeşitli iftiralarla bugün sizlerden uzağım.”
Adıgüzel, yaşananların siyasi olduğunu öne sürerek dikkat çeken bir çıkış yaptı:
“Bu yaşadıklarım tamamen siyasi ve itibar suikastıdır.”
Mesajının sonunda ise sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti:
“Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve biz tekrar buluşacağız.”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER Heyetini Ağırladı
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER heyetini ağırladı. 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi için önemli iş birliği mesajları verildi. Kadın girişimciler sanayi ile buluşuyor.
İSTANBUL – Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER) Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ve beraberindeki heyeti belediye binasında ağırladı
Gerçekleşen ziyarette, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Başkan Kartoğlu: “Üreten Kadın Güçlü Toplumun Temelidir”
Ziyarette konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, kadın girişimciliğinin ve üretimin desteklenmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlarımızın üretimde daha fazla yer alması, hem ekonomik büyüme hem de toplumsal gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir. Yerel yönetimler olarak, kadın girişimciliğini destekleyen, üretimi teşvik eden her projenin yanında olmaya devam edeceğiz. İGKADER’in gerçekleştireceği bu zirveyi çok kıymetli buluyor, başarılar diliyorum.”
Nilgün Ege: “Kadın Emeğini Sanayi ile Buluşturuyoruz”
İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ise, Anadolu’nun dört bir yanından gelecek kadın üreticilerin sanayicilerle buluşacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu zirve ile kadın kooperatiflerimizi doğrudan sanayi ile buluşturuyoruz. Amacımız; üretimin ticarileşmesi, kadın emeğinin değer bulması ve sürdürülebilir iş birliklerinin kurulmasıdır.”
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da Gözaltına Alındı!
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, yürütülen bir soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alındı.
Tunceli gündemine bomba gibi düşen bir son dakika gelişmesi yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma dosyası kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.
Soruşturmanın Odağında Ne Var?
Edinilen ilk bilgilere göre, gözaltı işlemi Sonel'in Tunceli Valiliği görevini yürüttüğü döneme ait bazı uygulamalar ve idari işlemlerle ilgili yürütülen hukuki süreç çerçevesinde gerçekleşti. Elazığ’da gözaltına alınan Tuncay Sonel’in, ifadesi alınmak üzere Tunceli’ye nakledileceği belirtiliyor.
Tuncay Sonel Dönemi Yeniden Mercek Altında
Tunceli ve ardından Ordu Valiliği görevlerinde bulunan, halkla kurduğu diyaloglar ve "yetim gülerse dünya güler" projeleriyle tanınan Sonel, son dönemde Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapıyordu. Yapılan bu operasyon, Sonel’in görev yaptığı döneme dair idari ve mali süreçlerin yargı tarafından yeniden incelendiğini gösteriyor.
Resmi Açıklama Bekleniyor
Gözaltı haberinin yayılmasının ardından kamuoyu, soruşturmanın detaylarına kilitlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki saatlerde konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.
Pi̇yasalarda "Hürmüz" Rüzgari: İslam Memi̇ş'ten Altin, Petrol Ve Ekonomi̇ İçi̇n Kri̇ti̇k Uyarilar!
Ekonomi piyasalarının yakından takip ettiği isimlerden İslam Memiş, haftalık değerlendirme videosunda piyasalardaki sert dalgalanmaları, petrol fiyatlarındaki manipülasyonu ve altın-gümüş fiyatlarındaki yeni hedefleri açıkladı. Memiş, sadece ekonomi ile sınırlı kalmayarak Türkiye'nin derin yarası haline gelen "finansal kumar bağımlılığı" konusunda da devlet yetkililerine çağrıda bulundu.
PETROLDE %9'LUK SERT DÜŞÜŞ: "BÜYÜK BİR SOYGUN!"
Hafta başında 108 dolar seviyelerine kadar yükselen petrol fiyatlarının, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağına dair açıklamalarla 90 dolara gerilediğini belirten Memiş, bu durumu sert bir dille eleştirdi: "Pazartesi %8 yükselen petrol, 4 gün sonra %9 düştü. Ne kadar büyük bir manipülasyon ve soygun olduğunu yakından izliyoruz."
ALTIN VE GÜMÜŞTE YENİ HEDEFLER: "YIL SONUNDA 5 HANELİ RAKAMLAR"
Altın ve gümüş yatırımcısına "sessizce beklemeye devam" mesajı veren Memiş, kalıcı bir ateşkes ve anlaşma haberi gelmesi durumunda beklediği seviyeleri paylaştı:
Ons Altın: Kademeli olarak 5.200 dolar seviyesi.
Gram Altın: Önce 7.500 TL, yıl sonunda ise 5 haneli rakamlar.
Ons Gümüş: 86 dolar direnci kırılırsa 90 dolar hedefi.
Borsa İstanbul (BIST 100): Anlaşma haberiyle hedef 16.000 puan.
Memiş, 2026 yılı için özellikle güçlü bir psikoloji ve finansal okuryazarlığın her zamankinden daha önemli olacağının altını çizdi.
TOPLUMSAL UYARI: "SESSİZ ENKAZ: FİNANSAL KUMAR BAĞIMLILIĞI"
İslam Memiş, haber portalımız ve sosyal medya hesaplarımızda da sıkça vurguladığımız toplumsal çöküşe dikkat çekti. Kahramanmaraş’taki acı olayları hatırlatan Memiş, gençleri pençesine alan finansal kumar tehlikesi için çözüm önerilerini sıraladı:
Bankalara Sorumluluk: 18-20 yaşındaki gençlerin hesaplarından sanal bahis ve şans oyunlarına yapılan para transferleri bankalar tarafından engellenmeli.
Meslek Edindirme: Esnaflarımız gençlere sahip çıkmalı, usta öğreticilik belgeleriyle gençleri üretime dahil etmeli.
Diyanet ve Eğitim: Camilerde ve okullarda sadece genel konulardan değil, güncel toplumsal problemlerden ve bilimsel yaklaşımlardan bahsedilmeli.
"PARAYI KAZANIRSINIZ AMA ZAMANI GERİ ALAMAZSINIZ"
Haftayı büyük bir üzüntüyle kapattıklarını belirten Memiş, "Kimin için ne biriktiriyorsun? Kaybettiğimiz nesiller varsa biriktirilen mirasların hiçbir önemi kalmayacak" diyerek aileleri ve yetkilileri daha şeffaf ve duyarlı olmaya davet etti.
Siz piyasalardaki bu manipülatif dalgalanmalar ve gençleri bekleyen tehlikeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
Masonlar Derneği’ne Kayyum Atandı: Başkan Tutuklandı, Yönetim Mahkeme Kararıyla Değişti
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Derneği’ne, başkan Remzi Sanver’in tutuklanmasının ardından genel kurulun yapılamaması gerekçesiyle mahkeme kararıyla kayyum atandı.
Hür ve Kabul Edilmiş Masonlar Büyük Derneği’nde dikkat çeken bir gelişme yaşandı. Dernek Başkanı Remzi Sanver’in tutuklanmasının ardından genel kurulun yapılamaması gerekçesiyle mahkeme kararıyla yönetime kayyum atandı. Sürecin artık kayyum tarafından yürütüleceği açıklandı.
Başkan Tutuklandı, Yönetim Boşluğu Oluştu
Edinilen bilgilere göre, Dernek Başkanı Remzi Sanver’in Can Holding soruşturması kapsamında 17 Ekim 2025’te tutuklanmasının ardından, dernek yönetiminde ciddi bir boşluk oluştu.
Başkanın görevini fiilen sürdürememesi nedeniyle, tüzükte belirtilen süre içerisinde genel kurulun gerçekleştirilemediği öğrenildi.
Mahkemeden Kritik Müdahale: Kayyum Ataması
Yaşanan yönetim krizi üzerine İstanbul Sulh Hukuk Mahkemesi, dernekteki idari boşluğun giderilmesi amacıyla geçici kayyum atanmasına karar verdi.
Mahkeme kararında;
- Yönetim sürekliliğinin sağlanamadığı
- Genel kurulun zamanında yapılamadığı
- Dernek faaliyetlerinin aksama riski taşıdığı
gerekçeleri öne çıktı.
Süreç Üye Başvurusu ile Başladı
Kayyum sürecinin, dernek üyelerinden Ali Rıza Aral’ın başvurusu üzerine başlatıldığı belirtildi.
Başvuruda, dernek yönetiminde oluşan boşluğun kurumsal işleyişi sekteye uğrattığı ve acil müdahale gerektiği ifade edildi.
Mahkeme de bu başvuruyu değerlendirerek, yönetim boşluğunu gidermek amacıyla kayyum atanmasına hükmetti.
Yeni Süreç Kayyum Yönetiminde İlerleyecek
Alınan karar doğrultusunda, derneğin yönetim süreci bundan sonraki aşamada geçici kayyum tarafından yürütülecek.
Kayyumun, dernek işleyişini yeniden düzenlemesi ve genel kurul sürecini hazırlaması bekleniyor.
Davanın Tarihi Belli Oldu
Mahkeme kararında ayrıca, konuya ilişkin davanın
20 Ekim 2026 tarihinde görüleceği bilgisine de yer verildi.
İGKADER’den Sanayiye Güçlü Ziyaret: Hantek Kalıp’a İş Birliği ve Zirve Daveti
İGKADER heyeti, Hantek Kalıp Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Karakaş’ı ziyaret etti. Görüşmede kadın girişimciliği ve sanayi iş birlikleri ele alınırken, Karakaş 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi’ne konuşmacı olarak davet edildi.
İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER), sanayi ve kadın girişimciliğini buluşturacak önemli bir adım attı. İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege Karaçuha, Başkan Yardımcısı Esengül Güler ve Yönetim Kurulu Üyesi Vedat Yurttagülen, Hantek Kalıp Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Karakaş’ı ziyaret etti. Görüşmede hem iş birliği fırsatları hem de yaklaşan büyük zirve masaya yatırıldı.
Girişimciler Sanayi ile Daha Güçlü Buluşacak
İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde faaliyet gösteren Hantek Kalıp’a gerçekleştirilen ziyarette, kadınların üretim süreçlerindeki rolü, sanayideki temsili ve sürdürülebilir kalkınmadaki önemi detaylı şekilde ele alındı.
İGKADER heyeti, özellikle kadın girişimcilerin üretimden pazara kadar olan süreçte daha etkin rol almasının Türkiye ekonomisi için kritik olduğuna vurgu yaptı.
Nilgün Ege Karaçuha: “Biz Kadını Sadece Desteklemiyoruz, Güçlendiriyoruz”
Ziyarette konuşan İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege Karaçuha, derneğin vizyonunu ve hedeflerini şu sözlerle anlattı:
“Biz kadınları sadece destekleyen bir yapı değiliz, onları üretimin merkezine taşıyan bir hareketiz. Kadın girişimcinin güçlenmesi demek; ailenin, toplumun ve ekonominin güçlenmesi demektir. Biz bu bakış açısıyla çalışıyoruz.”
Karaçuha, İGKADER’in sadece bir dernek olmadığını, aynı zamanda bir üretim ve dayanışma ağı olduğunu belirterek şöyle devam etti:
“Kadınların sanayide daha görünür olması gerekiyor. Bu yüzden biz sahadayız. Fabrikadayız, üretim alanındayız. Kadınları sadece konuşan değil, üreten ve yöneten pozisyona taşımak istiyoruz.”
Zehra Karakaş’a Zirve Daveti: “Kadın Sanayiciler Rol Model Olmalı”
Ziyaretin en önemli başlıklarından biri ise yaklaşan büyük organizasyon oldu.
İGKADER heyeti, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” için Zehra Karakaş’ı konuşmacı olarak davet etti.
Nilgün Ege Karaçuha, daveti şu sözlerle dile getirdi:
“Zehra Hanım gibi üretimin içinde olan, mücadele etmiş ve başarıyı yakalamış kadınların hikayeleri çok kıymetli. Bu hikayeler başka kadınlara yol açıyor. Zirvede kendisini dinlemek istiyoruz.”
Zehra Karakaş: “Kadın Sanayici Olmak Kolay Değil Ama Vazgeçmek Yok”
Hantek Kalıp Yönetim Kurulu Başkanı Zehra Karakaş ise kadın sanayici olmanın zorluklarına dikkat çekerek önemli açıklamalarda bulundu:
“Sanayi erkek egemen bir alan olarak görülüyor. Ama biz kadınlar bu algıyı kırıyoruz. Kolay mı? Değil. Ama imkansız da değil.”
Karakaş, üretim süreçlerinde kadınların daha fazla yer alması gerektiğini belirterek şöyle konuştu:
“Kadın sanayici olmak; sabır, disiplin ve kararlılık gerektiriyor. Zorluklar var ama avantajlarımız da var. Detaycılık, planlama ve kriz yönetimi konusunda kadınlar çok güçlü.”
Zirve davetine de olumlu yaklaşan Karakaş:
“Bu tür organizasyonlar çok kıymetli. Eğer bir kadına bile ilham olabilirsek bu büyük bir başarıdır. Deneyimlerimizi paylaşmak bizim sorumluluğumuz.”
Zirvede Neler Konuşulacak?
İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi’nde;
- Kadın girişimciliği
- Sanayide kadın temsili
- Kooperatifleşme ve üretim
- Kadın sanayicilerin başarı hikayeleri
- Gençlerin üretime katılımı
gibi başlıklar ele alınacak.
“Bu Sadece Bir Zirve Değil, Bir Dönüşüm Hareketi”
Nilgün Ege Karaçuha, zirveye ilişkin mesajını şu sözlerle tamamladı:
“Bu sadece bir zirve değil. Bu bir dönüşüm hareketi. Kadınların üretimde daha güçlü olduğu, gençlerin geleceğe umutla baktığı bir Türkiye için çalışıyoruz. İGKADER olarak biz bu yolda yürümeye devam edeceğiz.”
İlk Yorum yapan siz olun!