İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Tuzla Belediye Başkan adayı Eren Ali Bingöl ile birlikte önce seçim otobüsüyle ilçe turu gerçekleştirip, sonra halkla bir araya geldi. İmamoğlu konuşmasında “hakikatleri yüzümüze haykırın” diyen Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Erdoğan için “ Bir de çıkmış diyor ki, ‘Hakikatleri yüzümüze haykırın.’ Bak sen ya! ‘Hatalarımızı görün.’ Aman aman. Şirinliğe bakar mısınız? Emekliler haykırıyor. Atanamayan öğretmenler haykırıyor. Öğretmenler haykırıyor, diyor ki, ‘Ya mülakat yapmama sözü verdin. Hani kaldıracaktın? 11 ay geçti. Ne oldu? Hani? Hani?’ Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Yüzümüze haykırın’ diyor ya; bak haykırıyor. Ben, onlar adına haykırıyorum. Adalet arayanlar haykırıyor... Herkes haykırıyor da senin duymaya niyetin var mı Allah aşkına? Yok. Bu millet yüzüne haykıracak ama, merak etme. Nerede haykıracak biliyor musun? 31 Mart'ta, sandıkta, sandıkta, sandıkta haykıracak... 16 milyon İstanbullu, 86 milyonluk milletimiz, sizin kumpaslarınızı sandıkta başınıza geçirecek” dedi.
Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: SADIK KARAKULOĞLU
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Tuzla Belediye Başkan adayı Eren Ali Bingöl ile birlikte önce seçim otobüsüyle ilçe turu gerçekleştirip, sonra halkla bir araya geldi. İmamoğlu konuşmasında “hakikatleri yüzümüze haykırın” diyen Cumhurbaşkanı Erdoğan için “ Bir de çıkmış diyor ki, ‘Hakikatleri yüzümüze haykırın.’ Bak sen ya! ‘Hatalarımızı görün.’ Aman aman. Şirinliğe bakar mısınız? Emekliler haykırıyor. Atanamayan öğretmenler haykırıyor. Öğretmenler haykırıyor, diyor ki, ‘Ya mülakat yapmama sözü verdin. Hani kaldıracaktın? 11 ay geçti. Ne oldu? Hani? Hani?’ Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Yüzümüze haykırın’ diyor ya; bak haykırıyor. Ben, onlar adına haykırıyorum. Adalet arayanlar haykırıyor. Memlekette mağdur olmayan, haykırmayan bir kesim kalmadı. Herkes haykırıyor. Herkes haykırıyor da senin duymaya niyetin var mı Allah aşkına? Yok. Bu millet yüzüne haykıracak ama, merak etme. Nerede haykıracak biliyor musun? 31 Mart'ta, sandıkta, sandıkta, sandıkta haykıracak. 31 Mart'ta, öyle bir hakikatle bu usulsüzlükleri, bu haksız, hukuksuz ortamı, bakanın bile görevini unutup, seçimle uğraştığı ortamla ilgili öyle bir hakikatle karşılaşacaksınız ki; ezdiğin, sefalete sürüklediğin, derdiyle dertlenmediğin, yanında durmadığın bu millet, haykıracak. Çok büyük haykıracak hem de. 2019’da bize ne yaşattılarsa, aynısını yaşatma arzusundalar. Ama millet, 16 milyon İstanbullu, 86 milyon milletimiz, sizin kumpaslarınızı başınıza geçirecek sandıkta, başınıza geçirecek” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Tuzla Belediye Başkan adayı Eren Ali Bingöl ile birlikte önce seçim otobüsüyle ilçe turu gerçekleştirip, sonra Cami Mahallesi’nde halkla bir araya geldi. Vatandaşlar hem yol boyu hem de buluşma alanında İmamoğlu ve Bingöl’e yoğun sevgi gösterilerinde bulundu. Kendi dönemlerinde, önceki yönetimden 5 katı fazla iş ve hizmet ürettiklerini belirten İmamoğlu, bu başarıyı daha az gelirle başardıklarının altını çizdi. Altyapı yatırımlarından metroların yapımın, kreşlerden sosyal yardımların artırılmasına kadar farklı alanlardaki hizmetlerden örnekler veren İmamoğlu, gündemdeki konuları da içinde barındıran konuşmasında özetle şunları söyledi:
"GÖREVE GELİNCE İSTANBULUMUZUN BÜTÇESİNE BEREKET GELDİ: Biz göreve gelince İstanbul'umuzun bütçesine bereket geldi. Bereketi ne arttırır biliyor musunuz? Paylaşmak arttırır. Bu dönem 600 bin haneye çeşitli sosyal yardımlarda bulunduk. Bu milletimizin parasıyla milletimize eğer bir eksiklik yaşatılıyorsa onu gidermek anlamına gelir. Siyasette ve bugünün iktidarında var edilen bir kültür var. Yapılan destekleri sanki iktidarın bir lütfuymuş gibi anlatır ya bu iktidar. Biz bunu şiddetle reddediyoruz. Biz diyoruz ki vatandaşımıza yapılan destek bizim sorumluluğumuz. İnsanını aç ve açıkta bırakan bir yönetim eğer iyi bir sosyal devletse, onun eksiğini gidermekle yükümlüdür. Onun için vatandaşımıza yapılan her destek bir lütuf değildir, vazifedir. Böyle görüp böyle anlayacağız bu işi. O bakımdan biz bu ve benzer sosyal yardımlarda bulunduk, bulunmaya devam ediyoruz. Biz göreve geldik 100 bin üniversite öğrencisine burs vermeye başladık. Bu sene yedi bin beş yüzer lira verdik gençlerimize. Önümüzdeki dönem 15 bin lira vereceğiz helali hoş olsun. Öğrencilerimizin zihni açık, önü açık olsun.
BUNLAR DAĞITTIĞIMIZ SÜTÜ BİLE KÜÇÜMSEDİLER: Bizim dönemimizde şu an itibariyle 650 bin anne ulaşımı ücretsiz kullanmaya başladı. 0-4 yaş arası çocuğu olan annelerimize kreşler açarak anneleri rahatlattık. Daha fazla açacağız. İnşallah iş birliği yapacağız. Bizim kadar değil Tuzla'da bizden fazla Eren Ali Başkanım açacak. Anlattı zaten projelerini size. Halkçı, sosyal demokrat ve adaleti önceleyen programlarını anlattı. 250 bin çocuğumuza halk süt dağıttık. Bunlar dağıttığımız sütü bile küçümsediler. Allah onlara akıl versin. 26 milyon litrenin üzerinde süt dağıttık çocuklarımıza. Barınma sorunu çekmesin diye üniversiteye gelen gurbetçi gençlerimiz için 14 yurt açtık. O yurtlarda şu anda beş bin 200 gencimiz kalıyor, konaklıyor ve ihtiyaçları gideriliyor. Göreceksiniz bu dönem onun sayısını 15 bine çıkartacağız. Kent lokantaları açtık inşallah bir tanesini de çok hızlı Tuzla'da Şifa Mahallesi'nde açıyoruz. Bakın iki milyon 800 bin öğün yemek verdik kent lokantalarında. Ve kent lokantaları şimdi Ramazan ayında iftarda da açık, vatandaşlarımızın hizmetine devam ediyor. Evlilik yardımları, yeni doğan bebek yardımları uzayıp gidiyor bu liste. Bizden önce milletle bu dayanışma yoktu. Bizim dayanışmamızın, hemşerimizin ihtiyacına, çocuğu düşünen, bebeği düşünen, genci, kadını, emeklisini düşünen işimiz hep bu. Ama hiçbir insanımızı şöyle sınıflandırmadık, bize oy verdin mi? Vermedin mi? Hangi partiye oy verdin? Nerelisin? Bakın bu ayrımı hiç yapmadık, yapmayız. İşte onun için bizim dönemimizin milletimizle olan dayanışması çok güçlü oldu.
ONLAR DAHA FAZLA HİZMET GETİRMEK İÇİN DEĞİL DAHA FAZLA GÖTÜRMEK İÇİN UĞRAŞIYORLAR: Bizden önceki süreçte 16 milyon İstanbullu ile değil bir avuç ayrıcalıklı insanla bir dayanışmaları vardı. Onu önemsiyorlardı, Kamu kaynakları halkla değil, halkla değil, başka kişi ve gruplara aktarılıyordu. Niçin yurt açamadılar? Niçin burs veremediler? Çünkü akıllarında bunlar yoktu. Partizanlık ve kayırmacılık vardı. O hakların hepsini biz ne yaptık kestik, milletin parasını ne yaptık? Millete verdik. Vermeye devam edeceğiz. Onlar,İstanbul'un aralarında rantıyla eğlenirken İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nin bereketini kaçırdılar. İşte o yüzden aralarında hükümet ve bizden daha çok gelirleri olduğu halde bizim yaptığımız icraat onların beş katı oldu. Onlar, hem hükümet hem belediye bizde olsun, çok hizmet getirelim diyorlar ya toptan yalan hiç inanmayın. Onlar daha fazla hizmet getirmek için değil, daha fazla götürmek için uğraşıyorlar. Buna müsaade etmeyin. Metro inşaatlarını durduran onlar değil miydi? Tuzla -Pendik - Kaynarca- Tuzla hattını geldiğimizde şantiyesi yoktu, Bir lira ödeneği yoktu. Projesi yoktu, sadece ortada ihalesi vardı. Parasını bulduk, sürecini başlatana kadar tam bir buçuk sene geçti. Bizden önce de iki buçuk sene duruyordu. Bir işe başlarken önce projesi hazırlanır sonra bunun fizibilitesi yapılır ve kaynağı bulunması için çalışılır kaynağı bulunur, sonra ihalesi yapılır. Ondan sonra da işe başlarsın. tıkır tıkır işler. Bunların derdi o değil. İhaleyi yapalım hemen gitsin başka dertleri yok. Biz geldik düzelttik, düzenledik, başlattık.
BU BİR İNSANIN KAFASINA GÖKTAŞI DÜŞMESİ GİBİ BİRŞEY: Ne yazık ki ekonomiyi perişan ettiler. İhaleleri iptal etmek zorunda kaldılar. Bir daha iptal oldu ihalesi. Bir daha ihale yaptık, bir daha başlattık işin ile dertleneceksin kardeşim. İşinle dertlenmezsen her şey senin olsa bir işe yaramaz. Onların milletiyle dertlendiği yok. Onları Tuzla'yla hiç dertlendiği yok bunu unutmayın. Tuzla'yla dertlenen biziz, Tuzla'yla dertlenen Eren Ali Başkanımız. Onun için onların bu anlattığı o kurguya asla inanmayın. Bakın altyapı yapmadılar bu şehre. Kentin göbeğinde su baskınları, denizde kaldırımlar, onların zamanında bir olmadı mı. Bir tane kreş yaptılar mı? Çocuklara bir bardak süt verdiler mi? Hak eden öğrencilere bir tane burs verdiler mi? Verdiler, üç kişiye verdiler. Hani birini İBB'de işe aldılar hatırlar mısınız. Şans bu ya işe alıyorlar, tesadüf bu ya işe girdiğin gün ona burs çıkıyor. Hem de birisi Türkiye dışında yaşarken nasıl oluyorsa hem işe giriyor hem burs kazanıyor. Ya bu nasıl bir şans değil mi? Bir insanın kuş geçerken bir şey oluyor ya. Bu bir insanın kafasına gök taşı düşmesi gibi bir şey. Yani diğeri de metro A.Ş. işe girdi. Bu daha komik. Hemen ona burs çıktı. Ayarlanan bursa bakın şimdi. Metro A.Ş'ye giriyor. Ama oraya işe girene ne bursu çıkıyor biliyor musunuz? Siyaset Bilimi bursu. Bak sen Metro A.Ş’de teknik bir yerde Siyaset Bilimi bursu, metroda siyasetin ne alakası var? Burs kazandılar derken yanlış anlamayın. Sizlerin parasıyla burs planladılar. Sizin paranızla ne yaptılar biliyor musunuz? Biz inim inim inleyerek 100 bin gencimize yedi bin beş yüzer lira, seneye yüz bin gencimize 15 bin lira vermek için bütçeden ne kadar ayıracağız bu sene biliyor musun? Bir buçuk milyar lira, bir buçuk katrilyon lira. Kime? Çocuklarımıza. Onlar ne yaptılar? Bir tanesine 100 bin dolarcık. Bir tanesine 120 bin dolarcık burs verdiler. Suç duyurusunda bulunduk. Mahkemelerde sürüyor. Üçü de daha sonra ne oldu? Şansa bak. O üç kişi işe girerken şans. Yüzer bin dolar burs verilirken şans. Bir de ne olsun? Üçü de milletvekili oldu. Bak sen şimdi.
SENİ TOPAL ÖRDEK YAPACAĞIZ DEDİLER, BİZDEN ÇIKTI ATOM KARINCA. KAFALARI KARIŞTI: İçlerinden birisi mahkemeye gitmiş. Bu doğru, bu gerçek haberler için yayın yasağı aldırmış. Yayın bile yapamıyorsun, onun için ben buradan naklen anlatıyorum. Gülüyoruz ama bu bizim ağlanacak halimiz. Onun için İstanbul'da iş yapamadılar. Onun için İstanbul'un bereketi kaçtı. İstanbul'un, milletin parasını bile bereketini kaçırdılar. Kentin, şehrin adeta kepeklerini indirdiler. O bakımdan bunların hepsi yaşanırken nasıl bir dönemdi? Tekrar hatırlatayım. Hem merkezi yönetim, hemde yerel yönetim onlardayken. Sonra ne oldu? Biz geldik. 16 milyon insanımız kazandı. Hep birlikte geldik ne dediler gelir gelmez seni topal ördek yapacağız dediler. Ne oldu? Bizden çıktı atom karınca. Kafaları karıştı. Açılışlara, temel atmalara gün yetmiyor, akşam yetmiyor. Dün gece saat 10’da açılış yaptım Durusu Terkos'ta, Arnavutköy'de. Önümüzdeki dönemde ne yapacağız biliyor musunuz? Daha çok çalışacağız. Bize şimdi Atom Karınca diyorsunuz ama o gün öyle çalışacağız ki bize koyacak isim bulamayacaksınız. Daha çok çalışacağız, onları çalışkanlığımızla ezeceğiz. Sosyal destekleri daha da büyüteceğiz. 100 bin yeni evli çifte 30 bin lira destek sağlayacağız. Gençlerin evlenmesine katkı sunacağız. 45 bin haneye yenidoğan destek paketi sunacağız bebelerimize, o güzel annelerine. Tek asgari ücretle geçinen hanelere bir kişiye yıllık 10 bin lira ulaşım desteği vereceğiz. Tek asgari ücretle geçinen hanelere yıllık 10 bin lira pazar alışverişi desteği vereceğiz. Önümüzdeki iki yılda ilk ve ortaokula giden çocuklarımıza iki milyon adet okul beslenme paketini biz dağıtacağız.
ADALET BAKANI UTANMADAN İDDANAME YAZIYOR: Biz onlarla ilgilenirken onlar ne yapıyor? Ramazan ayında bile bizimle ilgili kumpaslarla uğraşıyorlar kötülüklerin de boğulsunlar. İşleri güçleri otobüs reklamı çekmek. Bir de başaramıyorlar rezil oluyorlar. Niye? Yaradan büyük, yaradan iyinin yanında her seferinde ifşa oluyorlar. Her yıl, her ay kul hakkı yediniz, bari bir ay yemeyin Ramazanda rahat durun. Ramazanda kul hakkı yemeyin. Bir ay kalmadı seçime. Ramazan'ın içindeyiz, bari iftira atmayın. Hala bana daha bugün Tuzla'da gezerken beş yıl önce atılan iftirayla vatandaşın biri dalga geçti ama onu ben burada anlatamam. Gülmek iyi de, gülmeden sonra bunların sağı solu belli olmaz. Bunların Adalet Bakan’ı bile savcılığa soyunuyor. Bunların Adalet Bakanı bile miting miting gezer şimdi oy toplar. Adalet Bakanı sözüm ona Adalet Bakanı. 16 milyonun, sizlerin iradesini gördüler ya şimdi oylar yükseliyor ya ha bire engelleyemiyorlar ya. Hemen türlü iftiralar atmaya başladılar. İftira atıyorlarlar yalanları ortaya çıkıyor yine yüzleri kızarmıyor? Yalanı konuşuyorlar yine yüzleri kızar diyor. Önce bakın ne dediler? Görüntü çok yeni dediler. Sonra para görüntüdeki para İBB'den geldi dediler. Olay yeri CHP'nin İstanbul İl Başkanlığı dediler. Sonra utanmadan, edepsizce bu parayı CHP kurultayında kullandılar dediler. A'dan Z'ye yalan çıktı mı? Orada yazıyor, tarih bile yazıyor. Yani kendi yalanlarına, kendi kumpaslarında kendileri boğuluyor. Amaçları neydi? Sözüm ona CHP içerisinde bir ayrılıkçılık çıkarmak. CHP içten karışsın istediler. Kurdukları tuzağı başlarına geçirdik. Ama durmuyor. Kim kaşıdı bugün? Hemen Adalet Bakanı çıktı. Adam oturmuş bakan bey. Bir de utanmadan iddianame yazıyor. Ya bir bakan, bu. Tüm konularda susar, yerinde durur, konuşmaz. En son konuşacak insandır. Oradan iddianame yazıyor. İstanbul'daki savcıya gönderiyor. Diyor ki yani resmen alenen böyle yap talimatımdır diyor Talimat vermeye yüzü yok, ekranlar üzerinden veriyor. Sen nasıl adalet bakanısın? Sen mi adaleti savunacaksın? Senin olduğun sistemde mi seçime gireceğiz biz.
İFTİRAYI ATAN, DEVLETİN BANKASINDAN 800 MİLYON DOLAR KREDİ ÇEKİP, KENDİSİNE MEDYA SATIN ALAN KİŞİNİN ELEMANI: 2019’da bize ne yaşattılarsa, aynısını yaşatma arzusundalar. Ama millet, 16 milyon İstanbullu, 86 milyon milletimiz, sizin kumpaslarınızı başınıza geçirecek sandıkta, başınıza geçirecek. Bunlar; sorsan ‘Yargı bağımsız’ derler. İftirayı atan da iftiranın başını çeken de kim biliyor musunuz? Sözüm ona bir meczup gazeteci. Meczup gazeteci bile değil, meczubun önde gideni. Devletin bankasından 800 milyon dolar kredi çekip, kendisine medya satın alan kişinin elemanı. Çalışanı bile demem ona, elemanı, silahşorü. Devlet bankasından para almak derken, adında ‘Ziraat’ geçen bir banka. Vatandaşın parası değil mi? Hepimizin parası. Sizin paranızla medya satın alınıyor, sonra o bankadan para çekerek satın alan kişinin elemanı da bize iftira atıyor, iftiranın da lokomotifi oluyor. Yüzü de yok zaten. Edepsizin önde gideni. Üstelik krediyi ödeyen de bir patronun elemanı da değil, parayı da ödemiyor. 800 milyon dolar.
ÖNCE PATRONUNA BAKACAKSIN, SONRA AYNAYA BAKACAKSIN: Hadi bakalım, şimdi sen de gazetecisin! O gazeteci olduğu gibi, o televizyonda konuşan kişi sözüm ona bana doğruları savunuyor. Hadi oradan. İşine bak. Kargalar güler sana, kargalar. Önce patronuna bakacaksın. Sonra aynaya bakacaksın. Ya da o gazete, televizyon, ‘Ben gazeteyim, televizyonum’ diyorsa bu mensupları, bu gazeteci değil, bu mensupları, o televizyona çıkartmayacak. Bakın ben size söyleyeyim. Devletin bankası değil mi? Adında ‘Ziraat’ yazıyor, ziraat. Allah aşkına, çiftçiye destek olsun diye kurulmuş bu banka, sizlerin parasıyla beslenen bu banka, medya satın alsın diye birisine para verir mi? Bir kişinin izni olmadan o verilir mi? Mümkün mü? Onun için bakın ben size söyleyeyim. Bir başka kamu bankası da -hatırlayın-Ankara'da, birkaç ay önce tutuklanan organize suç örgütü liderine ne kadar kredi vermişti biliyor musunuz? 700 milyon lira. Hem de nasıl vermişti? Kefilsiz. Yahu bunların Allah'tan korkusu falan yok.
MEMLEKETİN DE BEREKETİNİ KAÇIRDI BUNLAR: İstanbul Büyükşehir Belediyesi, milletin belediyesi, kamu bankalarından ne kadar kredi alabildi 5 senede. Sıfır, sıfır. Sen, kamunun en güvenilir kuruluşuna bir lira bile vermeyeceksin. Ama bir adam medya satın alsın diye, tutuklanan bir suçlu paranı kullansın diye -nereye kullanacaksa- milyarlarca lirayı vereceksin. Bunlara para dağıtacaksın. Bunlar var ya, devletin bütçesinde de para bırakmadı söyleyeyim size. Zaten biz İBB’yi aldığımızda, kasasında 6 milyon lira vardı. Bizim o zaman bir aylık maaşımız, 280 milyon liraydı. Kasada 6 milyon lira bırakarak, koca bu kurumu bize verdiler. Bizim yıl sonu ise kasamızda, tam 27 milyar lira vardı, 27 milyar. Hem de bu kadar iş yaptık. Bunlar, bereket mereket bırakmadı. Memleketin de bereketini kaçırdı bunlar. Sonra da utanmadan emeklilere ne diyorlar? ’10 bin lirayla geçinin’ diyorlar. Bana bugün bir emekli bir ağabeyimiz ne dedi biliyor musunuz? Yine Tuzla'nın bir mahallesinde. Bana dedi ki, ’10 bin lirayla nasıl geçineceğimi Saray, listesini yazsın, yollasın. Ben bilmiyorum, bulamıyorum yolunu, yöntemini. Bana listesini yollasın, ona göre bari harcayayım. Yöntemini bana anlatsın’ dedi. Feryat ederek, göğsüme vurarak.
ESKİDEN ‘MİLLET, MİLLET’ DİYENLER: Onun için hem ’10 bin lirayla geçinin’ diyorlar hem de zam yaparlarsa ne diyorlar? Bütçeye yük getirirmiş. O milyarların dağıtırken -hem de tahsil edilmemek üzere- bütçeye yük getirmiyordu da şimdi mi yük getiriyor emekliye 10 bin lira verirken? Eskiden ‘millet, millet’ diyenler, bugün kendi milletini hem de yıllarca bu millete hizmet etmiş amcalarımızı, teyzelerimizi kendine yük görmeye başladı yük. Buna ne denir biliyor musunuz? Onun sesiyle demeye çalışayım, ‘Nereden nereye’ derler? Nerede nereye? Bir de çıkmış diyor ki, ‘Hakikatleri yüzümüze haykırın.’ Bak sen ya! ‘Hatalarımızı görün.’ Aman aman. Şirinliğe bakar mısınız? Emekliler haykırıyor. Atanamayan öğretmenler haykırıyor. Öğretmenler haykırıyor, diyor ki, ‘Ya mülakat yapmama sözü verdin. Hani kaldıracaktın? On bir ay geçti. Ne oldu? Hani? Hani?’ Sayın Cumhurbaşkanı, ‘Yüzümüze haykırın’ diyor ya; bak haykırıyor. Ben, onlar adına haykırıyorum. Adalet arayanlar haykırıyor. Memlekette mağdur olmayan, haykırmayan bir kesim kalmadı. Herkes haykırıyor. Herkes haykırıyor da senin duymaya niyetin var mı Allah aşkına? Yok.”
BU MİLLET YÜZÜNE HAYKIRACAK AMA MERAK ETME: Lafa gelince tatlı, sorsan demokrat! Çünkü, onun kurduğu cümleler gerçeğe yansıtmıyor. Sokak röportajlarında bile konuşan bir kişiyi hemen alıp içeri attılar. Bu millet yüzüne haykıracak ama, merak etme. Nerede haykıracak biliyor musun? 31 Mart'ta, sandıkta, sandıkta, sandıkta haykıracak. 31 Mart'ta, öyle bir hakikatle bu usulsüzlükleri, bu haksız, hukuksuz ortamı, bakanın bile görevini unutup, seçimle uğraştığı ortamla ilgili öyle bir hakikatle karşılaşacaksınız ki; ezdiğin, sefalete sürüklediğin, derdiyle dertlenmediğin, yanında durmadığın bu millet, haykıracak. Çok büyük haykıracak hem de. Bunlar 2019’da da aynı işleri yaptılar. Bunlar, 2019’da da uydurma iftiralarla bizi bastıracaklarını zannettiler. Seçimi bile çaldılar, seçimi elimizden aldılar. Hatırlayın, sizin iradenizi elinizden aldılar. Ne dediler? Sandıkta 700 terörist varmış! 1000’e yakın da İBB'de vardı.
BUNLAR BÖYLE YAPARLAR; İFTİRAYI ATARLAR, YALANI SÖYLERLER, ONDAN SONRA PİŞKİN PİŞKİN GEZERLER: Bunlar böyle yaparlar; iftirayı atarlar, yalanı söylerler, ondan sonra pişkin pişkin gezerler. Seçimden sonra da ne derler biliyor musunuz? ‘O siyaseten söylenmiş bir laftı.’ Birine ‘yalancı’ denir mi siyaseten? Bir insana yalancı demek, dünyanın en büyük hakareti. Ben durup dururken birine yalancı diyebilir miyim? Hayır. Devletin en başındakinden İstanbul'daki adayına, bakanından bilmem kime, herkes işin ortağı. Sonra ne oldu? Seçimden sonra davalar, mavalar… 1 tane bile suçlu yok. Bulamadın. Yahu bu yalanlarınızda boğulun. Allah sizi ıslah etsin. Bak Ramazan ayında buradan dua ediyorum: Allah sizi ıslah etsin. Allah size akıl versin.”
BU MİLLET SİZE FIRSAT VERMEYECEK: Ama bu millet, size fırsat vermeyecek, vermeyecek. Biz, her kökenden, her hayat tarzından, her siyasi görüşten, 16 milyon İstanbulluyuz. Biz büyük ve güçlü İstanbul İttifakı’yız. İstanbul İttifakı; gençlerin, kadınların ve emeklilerin ittifakıdır. İstanbul İttifakı, namusuyla çalışan büyük çoğunluğun ittifakı. İstanbul İttifakı, haktan ve adaletten yana olanların ittifakıdır. 2019’da İstanbul'un talan edilmesine ‘dur’ diyen bu ittifak, 31 Mart'ta yine tarih yazacak. Kardeşlerim, güzel hemşehrilerim bir kez daha birleşelim. Gelin, başlattığımız büyük hizmet, icraat ve yatırım dönemi daha güçlü devam etsin. Haydi İstanbul, haydi İstanbul, tam yol ileri, tam yol ileri.”
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
Beylikdüzü’nde 11. Çocuk Şenliği Başladı 23 Nisan Coşkusu Yaşam Vadisi ve Kent Ormanlarına Taşındı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında bu yıl 11’incisi düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan Çocuk Şenliği” Yaşam Vadisi, Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi, Yakuplu Kent Ormanı ve Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinliklerde çocuklar zumbadan atölyelere, ikramlardan eğlenceli aktivitelerle dolu programlarla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutluyor.
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan 11. Çocuk Şenliği” başladı. Şenliğin ilk günü, Yaşam Vadisi 1. Etap’ta bulunan Çanakkale Rölyef Alanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı.
Günün devamında Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde çocuklar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında çocuk zumbası, çeşitli atölye çalışmaları ve ikramlarla dolu etkinliklerde bir araya geldi.
YAŞAM VADİSİ VE KENT ORMANLARINDA ETKİNLİKLER SÜRÜYOR
Şenlik programının 24, 25 ve 26 Nisan tarihlerinde Yaşam Vadisi 1. Etap’ta devam edeceği bildirildi. Ayrıca 25 Nisan’da Yakuplu Kent Ormanı’nda, 26 Nisan’da ise Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda çocuklara yönelik etkinliklerin gerçekleştirileceği açıklandı.
“GÖZLERİNİZDEKİ IŞILTI GELECEĞE İNANCIMIZI GÜÇLENDİRİYOR”
Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Av. Önder Serkan Çebi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıl dönümüne dikkat çekti.
Çebi açıklamasında, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet iradesini taçlandırdığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin açılışının 106. yıldönümüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ifadelerini kullandı.
Çocukların geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Çebi, Beylikdüzü’nde “Çocuk Kenti” vizyonuna dikkat çekerek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği bu anlamlı günde, Beylikdüzü olarak bir kez daha ‘Çocuk Kenti’ olma vizyonumuzu yineliyoruz.” dedi.
Çebi ayrıca, “Sizler bizim en kıymetli varlıklarımızsınız. Gözlerinizdeki ışıltı, geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyor.” sözleriyle çocukların bayramını kutladı.
Özgür Özel:"Bursa’nın İradesine Darbe Yapılıyor!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Özel, süreci "mafya yöntemi" ve "Bursa’nın iradesine çökme" olarak nitelendirerek iktidara "ara seçim" çağrısında bulundu.
Bursa İradesi Hedefte
Özgür Özel, Mustafa Bozbey’in 47 yıl sonra %47 oy farkıyla kazandığı zaferin hazmedilemediğini belirterek, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. 31 Mart'ın yıl dönümünde yapılan bu hamleyi bir "mesaj" olarak değerlendiren Özel, "Sandıkla kazanamadıklarını hakimin tokmağıyla almaya çalışıyorlar" dedi.
"Mustafa Bozbey’e Kirli Teklifler Yapıldı"
Özel’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Bozbey’e yönelik baskı iddialarıydı. Özel, Bozbey’in kendisine defalarca gelerek, "İlla AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin" şeklinde tehdit edildiğini söylediğini aktardı. Bozbey’in tüm belediye işlemlerinin didik didik edildiğini ancak somut bir kanıt bulunamadığını, suçlamaların "kriminal tiplerin" ifadelerine dayandırıldığını vurguladı.
Ekonomi ve Yönetim Eleştirisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosuna da değinen CHP Lideri, Bozbey’in borç batağındaki bir belediyeyi devraldığını ve 2 yılda israfı önleyerek yaklaşık 10 milyar lira borç ödediğini hatırlattı. Kayyım atamalarını ve liyakatsiz atamaları eleştiren Özel, Eyüpsultan’da seçim kaybeden eski başkanın Bursa’ya genel sekreter yapılmasını "Bursa’ya hakaret" olarak niteledi.
Erdoğan’a "Düşman Hukuku" Yanıtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ana muhalefetle görüşürüz" açıklamalarına yanıt veren Özel, diyalog zemini için şartlarını açıkladı:
"Bizimle görüşmek isteyenler önce düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Elinde tuttuğu yargı gücüyle halkın seçtiği başkanları içeri atarak diyalog kurulmaz. Önce o baltayı gömecekler."
Hodri Meydan: "Ara Seçime Varız!"
Özgür Özel, Türkiye genelindeki boş milletvekilliği koltukları için anayasal zorunluluk olan ara seçimi hatırlatarak iktidara meydan okudu. Kendi seçim bölgesi Manisa dahil olmak üzere, Bursa ve İstanbul gibi kritik yerlerde de seçime hazır olduklarını belirten Özel, "Eğer kendinize güveniyorsanız sandığı koyun, milletin sesini duyalım" dedi.
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.
BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;
"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.
"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"
Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.
"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"
3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.
"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."
Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.
"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"
Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Görevden Uzaklaştırıldı
İstanbul’da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22 Nisan 2026 tarihli kararı doğrultusunda tutuklanan Adıgüzel hakkında, Anayasa’nın 127. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici tedbir uygulanarak görevden uzaklaştırma kararı alındı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANDI
Yetkililer, yürütülen soruşturmanın “suç örgütü kurma ve rüşvet alma” iddialarını kapsadığını belirtti. Soruşturmanın devam ettiği ve sürece ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Ataşehir Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmenin ardından, görevden uzaklaştırma kararının geçici bir tedbir olduğu ve yargı sürecinin devam edeceği vurgulandı.
FEGÜM’den Fenerbahçe’ye Lojistik Destek: "Sınır Tanımayan Sevda Kemerburgaz’da Buluştu!"
Fenerbahçeli Gümrükçüler ve Lojistikçiler Platformu (FEGÜM), Kemerburgaz’da düzenlediği dev organizasyonla gövde gösterisi yaptı. Başkan Sadettin Saran’ın şampiyonluk ateşini yaktığı gecede, FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız: "Fenerbahçe sadece bir kulüp değil, bir duruştur!" dedi.
Kemerburgaz’da Kadıköy Ruhu: FEGÜM’den Teknoloji Çıkartması
Arka Haber ekibinin yerinde takip ettiği organizasyon, İstanbul Kemerburgaz’daki Orion Film Platosu’nda gerçekleşti. FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız ve yönetiminin vizyonuyla hazırlanan özel alanda, 3D sinema stüdyo teknolojisi kullanıldı. Katılımcılar, lojistik gücüyle teknolojiyi birleştiren bu atmosferde kendilerini Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun merkezinde hissetti.
Geceye; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi Eren Ergen tam kadro katılarak FEGÜM’ün camia içindeki ağırlığını tescilledi. Eski başkan Ali Koç ise selamlama mesajıyla bu birliğe destek verdi.
Burçay Yıldız: "Ekonominin Görünmeyen Kahramanları Fenerbahçe İçin Bir Arada"
Gecenin ev sahibi FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız, yaptığı açılış konuşmasında lojistik sektörünün ülke ekonomisindeki kritik rolünü Fenerbahçe aidiyetiyle birleştirdi. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler gümrük kapılarında, limanlarda ve lojistik ağlarda görev yapan, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir gücüz. Gümrük kapıları sadece geçiş noktası değil; emeğin ve ticaretin başladığı yerdir. FEGÜM olarak 1200 kongre üyemizle, tıpkı Fenerbahçe gibi sınır tanımıyor, her zaman daha ileriye bakıyoruz!"
Sadettin Saran: "FEGÜM İyi Günde de Kötü Günde de Yanımızda"
Başkan Sadettin Saran, FEGÜM ailesinin yarattığı atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, camiaya umut dolu mesajlar verdi. Cuma günü yaşanan moral bozukluğunun ardından bu etkinliğin kendisine çok iyi geldiğini belirten Saran:
"Yaralandık ama şampiyonluk inancım hala dipdiri!"
"Oyuncularla konuştum, o hırsı ve isteği gözlerinde gördüm."
"Fenerbahçe’nin FEGÜM gibi gruplara ihtiyacı var; sizler kulübümüz için çok faydalısınız."
sözleriyle platformun önemine dikkat çekti.
Rozetler Başkan Saran’dan: FEGÜM Ailesi Büyüyor!
Gecenin sonunda, FEGÜM bünyesine yeni katılan üyelere rozetlerini bizzat Başkan Sadettin Saran taktı. Hediye takdimleri ve çekilen hatıra fotoğrafları, sarı-lacivertli camianın gümrük ve lojistik dünyasındaki sarsılmaz kalesini bir kez daha mühürledi.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Gözaltında
İSTANBUL – CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında, İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu toplam 20 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, “rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla belediye yönetimi ve bazı personeller hakkında işlem başlatıldı.
Savcılık: “Rüşvet ve İhale Usulsüzlüğü Bulgularına Ulaşıldı”
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte belediye başkan yardımcıları ve ilgili birimlerde görevli isimler hakkında ihale, imar ve iskan süreçlerinde rüşvet alındığına dair ihbarlar bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, MASAK raporları ve HTS kayıtları doğrultusunda yapılan incelemelerde;
Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığına dair bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığında gerçekleştirildiği iddiaları üzerine operasyonun genişletilerek sürdüğü ifade edildi.
Gözaltına Alınan İsimler
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında şu isimler yer alıyor:
- Onursal Adıgüzel – Ataşehir Belediye Başkanı
- Birkan Birol Yıldız – Başkan Yardımcısı
- Oğuz Kaya – Başkan Yardımcısı
- Orhan Aydoğdu – Başkan Yardımcısı
- Mürteza Kutluk – Mali İşler Müdürü
- Alpay Arslan – Özel Kalem Müdürü
- Aysun Gökçen – Yapı Kontrol Müdürü
- Basri Onur Dedetaş – Ruhsat ve Denetim Müdürü
- Aslı Sevinç Afat – Mimar
- Nimet Karademir – Plan Proje Müdürü
- Gülbin Ergünay – İmar Ruhsat Müdürü
- Mehmet Yılmaz – Zabıta Komiser Yardımcısı
- Çağlar Kaya – Şoför
- Doğancan Topal – Şoför
- Ezgi Nur Yılmaz – Yapı İmar Müdürü
- Cengiz Gündoğan – Belediye Çalışanı
- Mesut Bayram – BAO Yapı Ltd. Şti.
- Fatih Velioğlu – Proce Mimarlık
- Haydar Battal – Belediye Çalışanı
- Murat Gerger – MG Yapı
- Erhan Çelebi – Asraş Yapı
- Onursal Adıgüzel’den El Yazılı Mesaj: “Bu Bir İtibar Suikastıdır”
Gözaltı sürecinin ardından Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sosyal medya hesabından el yazısıyla kaleme aldığı bir mesaj paylaşarak kamuoyuna seslendi.
Ataşehir halkına hitap eden Adıgüzel, göreve geldiği günden bu yana kamu yararını gözeterek çalıştığını belirtti:
“Göreve geldiğim ilk günden bugüne Ataşehir’in çocukları, gençleri, kadınları ve büyükleri için gece gündüz çalıştım.”
Gözaltı sürecine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Haksız, hukuksuz yere gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi çeşitli iftiralarla bugün sizlerden uzağım.”
Adıgüzel, yaşananların siyasi olduğunu öne sürerek dikkat çeken bir çıkış yaptı:
“Bu yaşadıklarım tamamen siyasi ve itibar suikastıdır.”
Mesajının sonunda ise sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti:
“Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve biz tekrar buluşacağız.”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER Heyetini Ağırladı
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER heyetini ağırladı. 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi için önemli iş birliği mesajları verildi. Kadın girişimciler sanayi ile buluşuyor.
İSTANBUL – Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER) Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ve beraberindeki heyeti belediye binasında ağırladı
Gerçekleşen ziyarette, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Başkan Kartoğlu: “Üreten Kadın Güçlü Toplumun Temelidir”
Ziyarette konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, kadın girişimciliğinin ve üretimin desteklenmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlarımızın üretimde daha fazla yer alması, hem ekonomik büyüme hem de toplumsal gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir. Yerel yönetimler olarak, kadın girişimciliğini destekleyen, üretimi teşvik eden her projenin yanında olmaya devam edeceğiz. İGKADER’in gerçekleştireceği bu zirveyi çok kıymetli buluyor, başarılar diliyorum.”
Nilgün Ege: “Kadın Emeğini Sanayi ile Buluşturuyoruz”
İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ise, Anadolu’nun dört bir yanından gelecek kadın üreticilerin sanayicilerle buluşacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu zirve ile kadın kooperatiflerimizi doğrudan sanayi ile buluşturuyoruz. Amacımız; üretimin ticarileşmesi, kadın emeğinin değer bulması ve sürdürülebilir iş birliklerinin kurulmasıdır.”
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da Gözaltına Alındı!
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, yürütülen bir soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alındı.
Tunceli gündemine bomba gibi düşen bir son dakika gelişmesi yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma dosyası kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.
Soruşturmanın Odağında Ne Var?
Edinilen ilk bilgilere göre, gözaltı işlemi Sonel'in Tunceli Valiliği görevini yürüttüğü döneme ait bazı uygulamalar ve idari işlemlerle ilgili yürütülen hukuki süreç çerçevesinde gerçekleşti. Elazığ’da gözaltına alınan Tuncay Sonel’in, ifadesi alınmak üzere Tunceli’ye nakledileceği belirtiliyor.
Tuncay Sonel Dönemi Yeniden Mercek Altında
Tunceli ve ardından Ordu Valiliği görevlerinde bulunan, halkla kurduğu diyaloglar ve "yetim gülerse dünya güler" projeleriyle tanınan Sonel, son dönemde Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapıyordu. Yapılan bu operasyon, Sonel’in görev yaptığı döneme dair idari ve mali süreçlerin yargı tarafından yeniden incelendiğini gösteriyor.
Resmi Açıklama Bekleniyor
Gözaltı haberinin yayılmasının ardından kamuoyu, soruşturmanın detaylarına kilitlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki saatlerde konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.
Pi̇yasalarda "Hürmüz" Rüzgari: İslam Memi̇ş'ten Altin, Petrol Ve Ekonomi̇ İçi̇n Kri̇ti̇k Uyarilar!
Ekonomi piyasalarının yakından takip ettiği isimlerden İslam Memiş, haftalık değerlendirme videosunda piyasalardaki sert dalgalanmaları, petrol fiyatlarındaki manipülasyonu ve altın-gümüş fiyatlarındaki yeni hedefleri açıkladı. Memiş, sadece ekonomi ile sınırlı kalmayarak Türkiye'nin derin yarası haline gelen "finansal kumar bağımlılığı" konusunda da devlet yetkililerine çağrıda bulundu.
PETROLDE %9'LUK SERT DÜŞÜŞ: "BÜYÜK BİR SOYGUN!"
Hafta başında 108 dolar seviyelerine kadar yükselen petrol fiyatlarının, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağına dair açıklamalarla 90 dolara gerilediğini belirten Memiş, bu durumu sert bir dille eleştirdi: "Pazartesi %8 yükselen petrol, 4 gün sonra %9 düştü. Ne kadar büyük bir manipülasyon ve soygun olduğunu yakından izliyoruz."
ALTIN VE GÜMÜŞTE YENİ HEDEFLER: "YIL SONUNDA 5 HANELİ RAKAMLAR"
Altın ve gümüş yatırımcısına "sessizce beklemeye devam" mesajı veren Memiş, kalıcı bir ateşkes ve anlaşma haberi gelmesi durumunda beklediği seviyeleri paylaştı:
Ons Altın: Kademeli olarak 5.200 dolar seviyesi.
Gram Altın: Önce 7.500 TL, yıl sonunda ise 5 haneli rakamlar.
Ons Gümüş: 86 dolar direnci kırılırsa 90 dolar hedefi.
Borsa İstanbul (BIST 100): Anlaşma haberiyle hedef 16.000 puan.
Memiş, 2026 yılı için özellikle güçlü bir psikoloji ve finansal okuryazarlığın her zamankinden daha önemli olacağının altını çizdi.
TOPLUMSAL UYARI: "SESSİZ ENKAZ: FİNANSAL KUMAR BAĞIMLILIĞI"
İslam Memiş, haber portalımız ve sosyal medya hesaplarımızda da sıkça vurguladığımız toplumsal çöküşe dikkat çekti. Kahramanmaraş’taki acı olayları hatırlatan Memiş, gençleri pençesine alan finansal kumar tehlikesi için çözüm önerilerini sıraladı:
Bankalara Sorumluluk: 18-20 yaşındaki gençlerin hesaplarından sanal bahis ve şans oyunlarına yapılan para transferleri bankalar tarafından engellenmeli.
Meslek Edindirme: Esnaflarımız gençlere sahip çıkmalı, usta öğreticilik belgeleriyle gençleri üretime dahil etmeli.
Diyanet ve Eğitim: Camilerde ve okullarda sadece genel konulardan değil, güncel toplumsal problemlerden ve bilimsel yaklaşımlardan bahsedilmeli.
"PARAYI KAZANIRSINIZ AMA ZAMANI GERİ ALAMAZSINIZ"
Haftayı büyük bir üzüntüyle kapattıklarını belirten Memiş, "Kimin için ne biriktiriyorsun? Kaybettiğimiz nesiller varsa biriktirilen mirasların hiçbir önemi kalmayacak" diyerek aileleri ve yetkilileri daha şeffaf ve duyarlı olmaya davet etti.
Siz piyasalardaki bu manipülatif dalgalanmalar ve gençleri bekleyen tehlikeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
İlk Yorum yapan siz olun!