İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Güngören Belediye Başkan adayı Yüksel Yalçın Güngören’de halkla buluştu. İmamoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı, dün doğum gününde, benim için, ‘Bu şahıs, nasıl olduysa yanlışlıkla bu görevi aldı’ dedi” hatırlatmasında bulunan İmamoğlu, “Erdoğan'ın demokrasi anlayışı tam da bu. Kendi kazanırsa demokrasi, milli irade; başkası kazanırsa yanlışlık! Asıl mesele ne biliyor musunuz? Ülkemizde, 15 Temmuz 2016 gecesi tanklarla, tüfeklerle hain bir grup, milli iradeye el koymak istedi değil mi? Hatırlayın, 252 vatandaşımızı kaybettik. Onların direnciyle milletimiz, milli iradeye darbe yapılmasına karşı durdu. Darbe, sadece illa tankla, tüfekle olmaz. Darbe, iktidara hakim gücün, anayasal kurumları etkisi altına olmasıyla da olur. 6 Mayıs 2019’da ne yaptılar biliyor musunuz? Milli iradeye darbe yaptılar, darbe!” dedi.
Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: HAKAN KAYA
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Güngören Belediye Başkan adayı Yüksel Yalçın Güngören’de halkla buluştu. İmamoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanı, dün doğum gününde, benim için, ‘Bu şahıs, nasıl olduysa yanlışlıkla bu görevi aldı’ dedi” hatırlatmasında bulunan İmamoğlu, “Erdoğan'ın demokrasi anlayışı tam da bu. Kendi kazanırsa demokrasi, milli irade; başkası kazanırsa yanlışlık! Asıl mesele ne biliyor musunuz? Ülkemizde, 15 Temmuz 2016 gecesi tanklarla, tüfeklerle hain bir grup, milli iradeye el koymak istedi değil mi? Hatırlayın, 252 vatandaşımızı kaybettik. Onların direnciyle milletimiz, milli iradeye darbe yapılmasına karşı durdu. Darbe, sadece illa tankla, tüfekle olmaz. Darbe, iktidara hakim gücün, anayasal kurumları etkisi altına olmasıyla da olur. 6 Mayıs 2019’da ne yaptılar biliyor musunuz? Milli iradeye darbe yaptılar, darbe. Peki ne oldu biliyor musunuz? 15 Temmuz'da millet, darbecilere karşı nasıl karşı durduysa, 23 Haziran'da da 806 bin oy fark atarak, demokrasiye sahip çıktılar. İşin özü bu. 806 bin oy farkı olunca, hatırlayın Sayın Cumhurbaşkanı üç gün ortadan kayboldu. Bu 31 Mart'tan sonra ne olacak biliyor musun? En az iki hafta göremeyeceğiz onu. Herhalde iki hafta külliyeden çıkmaz” dedi.
İmamoğlu, CHP Güngören Belediye Başkan adayı Yüksel Yalçın ile birlikte ilçe turu yaptı. İmamoğlu ve Yalçın, Güngören’de ilk olarak, Merter Sanayici ve İş İnsanları Derneği (MESİAD) üyeleriyle bir araya geldi. Dernek ziyaretinin ardından seçim otobüsüyle ilçe turuna başlayan İmamoğlu’na, eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu da eşlik etti. Vatandaşlar, Mehmet Nesih Özmen Mahallesi Zafer Caddesi ve bağlantı yollarında ilçe turu atıp, kendilerini selamlayan İmamoğlu ve Yalçın’a sevgi gösterilerinde bulundu. İmamoğlu çifti, Halkı selamlamanın ardından Merkez Mahallesi İkbal Sokak üzerindeki “Köyiçi Kebapçılar Bölgesi”nde esnaf ziyaretleri yaptı. Vatandaşlar, yoğun ilgi gösterdikleri İmamoğlu çiftiyle anı fotoğrafları çektirdi.
Güngörenlilere seslenen İmamoğlu şunları söyledi:
“İNSANLARIN MEMNUNİYETİNİ EN ÜST SEVİYEDE TUTARAK İŞLERİMİZİ BİTİRME GAYRETİ İÇİNDE OLDUK"
"Biz çocuklarımızın, gençlerimizin, bebeklerimizin bu şehrin öğrencilerinin, kadınlarının, annelerin, bebeklerin her birinin tek tek yanında olmaya gayret ettik bundan sonra da daha güçlü bir şekilde yanlarında olacağız. Hiç kuşkumuz olmasın. Ben 90 yılından itibaren yollarım Güngören'le kesişti. Daha önce de geliş gidişlerim var ama Güngören'de işyerim oldu. Buradaki işyerimizle birlikte insanlarımıza burada merhaba demeye başladım. Lokantamda insanlara güzel lezzetli yemekler sattım. İnşallah memnun etmişimdir o gelen lokantamıza misafir olan hemşehrilerimi çok güzel anılarım var. Açıkçası bir nebze de eşimle de Güngören'de tanıştım diyebilirim. Biz hayat yolculuğuna bir nevi Güngören'den yola çıktık. Güngören'in bizim kalbimizde özel bir yeri var. Onun için sizler benim çok can komşularımsınız. Güngören’de hızlıca mezbahanın dönüşümünü bitirmiştik. Projesinde değişiklikler yaptık. İçine çok güzel bir kütüphaneyi, bir kreşi daha sonra kreş sayısını ikiye çıkardık. Hem Gençosman'da hem Tozkoparan'da daha fazlasını yapacağız Güngören'e göreceksiniz. Burada iki otoparkı hizmete açtık. Teknoloji atölyesini, mahalle evini, yine Güngören Meydanı’nı toparlıyoruz. Gençosman Mahallesi'nde özellikle yıkılmış olan Doğankent Sitesi'yle ilgili kentsel dönüşümümüz bitmek üzere mart ayında vatandaşlarımız. Oradaki tapularını teslim edeceğiz. Her işimizi başlarken nasıl başlıyorsak, bitirirken de insanların memnuniyetini en üst seviyede tutarak işlerimizi bitirme gayreti içinde olduk.
"KENTSEL DÖNÜŞÜM İLGİLİ OY AVCILIĞI YAPMADIK BU KONUDA İNSANLARI DUYGULARINI İSTİSMAR ETMEDİK"
Bakın bütün İstanbul'un ihtiyaçlarını giderirken çok özenli davrandığımız işlerimiz var. Bu dönemde yoksullukla mücadele ediyor insanlarımız. Emeklilerimizin durumu ortada. Dar gelirlilerimizin durumu ortada. Özellikle özellikle artık hane halkının geliri çok büyük oranda açlık sınırının altında biz de. Bu dönemde bu sıkıntıyı, bu yokluğu gördükçe özellikle sosyal yardımları en üst seviyeye tırmandırdık. Ama bu şehirde özellikle sosyal destek alan vatandaşlarımızın, hanelerimizin sayı neredeyse 14 bini geçti. Yine aynı zamanda biz bütün biliyorsunuz İstanbul'da 100 bin öğrencimize bu sene üniversite bursu verdik. 7 bin 500 lira verdik. Seneye bu 100 bin gencimize vereceğimiz üniversite bursunu 15 bin lira olarak ilan ettik. Aynı zamanda eğer bir haneye tek emekli maaşı giriyorsa o hane için yılda 10 lira pazar desteği vereceğiz. Emeklilerin de yanında olacağız dar gelirlilerin de yanında olacağız. Kentsel dönüşümü çok önemsiyoruz. Az önce Yüksel Başkanım sizinle burada tanıştı. Yüksel başkanımızın şu anda kurduğu en önemli masalardan bir tanesi kentsel dönüşüm masası ve bu masada çok özenli bir çalışmayı hem KİPTAŞ ile büyükşehir belediyemizin diğer birimleriyle çalışıyor. Bu konuda oy avcılığı yapmadık insanların duygularını istismar etmedik bu ciddi yaklaşımımızla büyük bir atılım yaptık.
"BİZ SİZE 650 BİN KONUT YAPACAĞIZ DİYE SİZİ ALDATMIYORUZ"
Tüm riskli yapılara sabit, taksitli ödeme desteği bundan önce de sunduk bundan sonra sunmaya devam edeceğiz. Bakın dar gelirli vatandaşlarımıza ait 50 bin riskli konutun inşaat maliyetinin yüzde 60’nı belediye olarak biz karşılayacağız kentsel dönüşümde. 50 bin riskli konut içinde dar gelirli emeklilerimize ait olan konutlarının inşaat maliyetini dar gelirli sınıfında ise yüzde 65’ni yine İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz karşılayacağız. 25 semtte yerleri belirlenmiş 20 bin yeni konutun yapımına başlayacağız. Biz size 650 bin konut yapacağız diyerek sizi aldatmıyoruz yapılacak şeyi söylüyoruz. 40 semtte 60 bin konutta eğer güçlendirmeyi tercih ederek yapılarını güçlendirmek isteyen vatandaşlarımız olursa onların da güçlendirme süreçlerine destek olacağız. Kentsel dönüşüme giren vatandaşlarımızla sabit taksitle iki yıl vadeli faizsiz ödeme desteğini İstanbul Büyükşehir Belediyesi olarak biz sunacağız. Sadece ev sahiplerine değil, bakın bunu ilk biz başlattık kiracılara da 7 bin lira ek kira desteği vereceğiz, kiracılara da. Şimdi kiracıyı biz kapıya atamayız ki bina yıkılacaksa. Ev sahibi ve kiracı tüm emeklilere kentsel dönüşüm sürecinde ise ayrı bir destek sunuyoruz. Onların desteği dokuz bin lira olarak kira desteği vereceğiz. Emeklilere 9 bin lira. Bizim şimdi bu göreve talip olan anlayış. Farklıyız, gerçek ihtiyacı tespit eder, gerçek ihtiyaç üzerinden konuşuruz. Ne aldanırız, ne aldatırız. Memleketin kurumunu, insanını mutlu etmek adına kaynaklarını seferber eden bir anlayışla hareket ederiz.
"ACEMİ ADAY SEVİNCİMİ YARIDA BIRAKTI"
Kentsel dönüşümle ilgili aldatanlardan farkımız hakkaniyetle ve zamanında yapmamız. Bakın ne dedi hatırlayın Tozkoparan'da çok mutlular dediler. Biz Tozkoparan'daki konuşan insanlara baktık seyrettim hatta bir televizyonda bir genç çıktı dedi ki ben burada AK Parti gençlik kollarını kurdum dedi. Benide aldattılar, pişmanım diye medyaya demeç verdi. Ben demedim orada geçmişte kendilerine oy veren kişiler söyledi. Dolayısıyla az önce dediğim gibi ne aldatan olacağız, ne aldanan olacağız. İstanbul'da bir süredir ilginç bir seçim dönemi yaşıyoruz. Bir bölümüyle bizi şaşırtıyor, bir bölümüyle şaşırtmıyor. Şaşırtan tarafı şu. Dediler ki 'Polemikten uzak duracağım, sadece projelerimi anlatacağım' dedi. Ben ona acemi aday diyorum kusura bakmasın. Bazen yüzümüzde acı da olsa bir tebessüm bırakmıyor değil. Fakat ben de sevindim dedim ki ne güzel çata çat pata pat proje konuşacağız. Ama sevgili acemi aday ne yazık ki sevincimi yarıda bıraktı.
"DAVETİYE DÖNDÜ ATEŞ TOPUNA ELİNİ DOKUNAN YANIYOR"
Açık söyleyeyim, projeci olduğunu anlatan sevgili acemi aday biraz su kaynattı polemikleriyle gündeme geldi. Önce dedim ki, hadi bakalım seçimin fıtratında bu var. Bir der, iki ders sonra işine bakar ama ne mümkün. Gitti projeye geldi polemik. Polemik aşağıya polemik yukarıya açık söyleyeyim 40 kere tekrarlanmış yalan ezberlerle, laflarla beş yıldır bana yapıştırmaya çalıştıkları laflarla bana polemik üzerinden sataşmaya gayret etti. Anladım ki adayda baktık ki işleri, güçleri polemik. Olsun dedik biz polemiği anlarız, dinleriz, cevabını veririz. Bakın söyleyeyim. Hayal kırıklığı yaşadım açıkçası. Bir gün hatırlar mısınız, neler söyledi? Bir gün çıktı bir davetiye var ortada. Ya davet aşağı davet yukarı. Bizim kültürümüzde, ahlakımızda, davet edilmek, davet etmek güzel şey değil midir? Davet edene Allah razı olsun dersiniz, davete icabetle bizim kültürümüzle, ahlakımızda vardır. Vay efendim davet edilmedi, yok edildi, edilmedi, yok aslında not gönderildi. Ortada bir davetiye var. Davetiye dön de ateş topuna elini dokunan yanıyor. Kim etti ortada? Davet eden yok. Açıkçası bu komik duruma düşmelerine bir yanıyla üzülüyorum. Bu acele adaya İstanbul adaylığı birkaç beden büyük geldi. Bunu anlatıyorum çünkü bu acemiliğini resmetmek zorundayım ki siz de bunu görün anlayın. Vatandaşımız da görsün anlasın. Bu anlamda gerçekten kötü bir sınav veriyor. Keşke projeleri konuşsa. Biz de projelerini dinlesek.
"ERDOĞAN’IN DEMOKRASİ ANLAYIŞI TAM DA BU. KENDİ KAZANIRSA MİLLİ İRADE BAŞKASI KAZANIRSAK YANLIŞLIK"
Yapamayacağı işleri vadetme konusunda maharet gösteriyor o ayrı. Ama bir başka konu daha var. Söyleyeyim onu da. İki konuda doğruyu söyledi. Bir tanesi yüzde 87 Ekrem İmamoğlu projelerini yaptı dedi. Bir doğrusu oydu. Bir de dedi ki Allah vermesin yine deprem bölgesinde İstanbul koştu deprem bölgesine yetişti dedi. Dilim sürçtü diyor ama Allah konuşturuyor. Şimdi dün ilginç bir konu daha yaşandı. İlginç bir konu daha yaşandı. Sayın Cumhurbaşkanı dün doğum gününde benim için bu şahıs nasıl olduysa yanlışlıkla bu görevi aldı dedi. Kendi seçim kazandı mı onun adı milli irade. Sandığa yansıdı. Ama ben seçim kazandığımda ne hikmetse birden adı yanlışlık oldu. Yanlışlık koyduğu ifade aslında bize bir başka mesaj veriyor. Erdoğan'ın demokrasi anlayışı tam da bu. Kendi kazanırsa demokrasi, milli irade, başkası kazanırsa yanlışlık.
"6 MAYIS 2019’DA GÜLE OYNAYA MİLLİ İRADEYE DARBE YAPTILAR"
Şimdi asıl mesele ne biliyor musunuz? Ülkemizde 15 Temmuz 2016 gecesi tanklarla, tüfekle hain bir grup milli iradeye el koymak istedi değil mi hatırlayın. 252 vatandaşımızı kaybettik. Şehitlerimizi buradan rahmetle minnetle anıyorum. Ne yazık ki canları yitirdi bu akşam, doğru mu? Hepsinin ruhu şad olsun. Onların direnciyle, milletimiz, milli iradeye darbe yapılmasına karşı durdu. Doğru mu? Bak ben size bir şey söyleyeyim mi darbe sadece illa tankla, tüfekle olmaz. Onu da söyleyeyim. Darbe iktidara hakim gücün, anayasal kurumları etkisi altına almasıyla da olur. Ve 6 Mayıs’ı hatırlayın, 6 Mayıs 2019’u. 6 Mayıs 2019 akşamı İstanbul'da milli iradeye karşı adı konmamış bir darbe yapılmıştır. Seçimi iptal ettiler seçimi. İşte sadece seçimi iptal etmediler. Ne dediler? Sandıklarda 700 tane terörist var dediler. Peki ne oldu sonunda? Kimse ceza almadı. Hani terörist? Hani terörist yok? Yani ne yaptılar? Sırf bir seçimi başkası kazandı diye yalan konuştular seçimi iptal ettirdiler. Milletin demokrasiyle olan bağını koparmak istediler. Ne dediler? Oy çaldılar dediler. Dava bitti, oy çalan kimse yok. Bize demokrasi nutukları atan o beyefendi ne dedi hatırlayın. Sen on üç bin oyla İstanbul seçimini kazanacağını mı zannettin dediler. Doğru mu? On üç bin oyu beğenmedi. Ne dedi bir şey daha dedi. Çaldılar ifadesi hukuki değil ama siyasi bir ifadedir dedi. Yani anlayacağınız 6 Mayıs 2019 ‘da ne yaptılar biliyor musunuz? Güle oynaya Milli İradeye darbe yaptılar.
"HERHALDE 2 HAFTA KÜLLİYEDEN ÇIKMAZ"
15 Temmuz'da millet, darbecilere karşı nasıl karşı durduysa 23 Haziran'da da 806 bin oy fark atarak demokrasiye sahip çıktılar işin özü bu. Keşke ders almış olsaydık. 806 bin oy farkı olunca Sayın Cumhurbaşkanı üç gün ortadan kayboldu. 31 Mart'tan sonra ne olacak biliyor musunuz? En az iki hafta göremeyeceğiz onu. Herhalde iki hafta külliyeden çıkmaz. Çünkü, bu millet yanlışlıkla denilen o tarz cinliklerine artık uyandı. Bu millet tecrübe kazandı. Sizin oyunlarınıza karşı bu millet bağışıklık kazandı bağışıklık. Bu millete yeni oyunlar kurma fikrini aklınızdan çıkarın kardeşim. Bu millet size bu fırsatı vermeyecek. Bu millet, ne istiyor bizden biliyor musunuz? Çıkın er meydanında bizimle mertçe güreşin kardeşim gücünüz varsa. Millet kimi seçerse seçsin. Ondan sonra işine baksın. İşini ondan sorsun. Kim seçilirse el üstünde tutulur. Tamam bir genel seçim yapıldı seçildin işine bak.
"EN ÇOK DUAYI KREŞLERİMİZDEN, YURTLARDAN, BURSLARDAN ALIYORUZ"
Türkiye'nin şu andaki sorunları ne kadar büyük, farkında mıyız? Mesela mülteci sorunu. Mülteci sorununu konuşuyor muyuz? Konuşmuyoruz. Daha yakın zamanda en çok bu tartışılırdı. Gencecik kızlarımız var orada. Pırlanta gibiler. Bak burada da kızlarımız var. Oğullarımız var. Bizim mülteci sorunu kadar, eğitim sorunumuz var, eğitim. Eğitimi berbat ettiler. Çocuklarımızın aklı karışık, gençlerimizin aklı karışık. Belki en çok duayı, kreşlerimizden alıyoruz. En çok duayı, verdiğimiz burslardan alıyoruz. Niye? Ekonomik olarak eğitim kötü etkilendi. Özel okullar çok zor durumda. Çocuklarını okullara yollayamıyor aileler. Eğitim sistemi, baştan sona arızalı. Doğru mu? Bakın onu da konuşamıyoruz. Başka bir şey; adalet sorunu var bu ülkede, adalet. Adalet yok bu ülkede. Adalet sorununu da konuşamıyoruz. Nüfus yaşlanıyor. Bakın bunun çok büyük etkilerini yaşayacağız. Bunu da konuşamıyoruz. İstanbul’da, en fazla vatandaşımızın konuştuğu konulardan bir tanesi de ne biliyor musunuz? Özellikle çocuklara, özellikle gençlere uyuşturucu meselesi, uyuşturucu. Doğru mu? Niye bu sorunları konuşamıyoruz. Bu sorunları niye çözmüyorsun? Niye biliyor musunuz? Bunları bastıran çok acı bir ekonomik krizle karşı karşıyayız da onun için. Üç haneli enflasyon, üç haneli.
"YANI BAŞIMIZDA SAVAŞAN ÜLKELERDE BİLE"
Bakın; yanı başımızda savaş var. Hem insanların canına kıyılıyor Filistin'de hem kuzeyde savaş var. Bakın o savaş olan ülkelerde bile bu denli yoksulluk, bu denli üç haneli faiz, enflasyon konuşulmuyor. Ülkemizde, milletimizin cebindeki parası, pul oldu. Emeklimiz zor durumda. Dar gelirli zor durumda. Asgari ücret yetmiyor. Sen, bu milletin bu sorunlarını milletin bu sorunlarını çözmek yerine, ‘Ekrem İmamoğlu aşağıya, Ekrem İmamoğlu yukarıya.’ Doğru mu? Bu millet, 2023 yılının Mayıs ayında seni seçti. Ya işine baksana. Enflasyonu düzeltsene. Ekonomiyi düzeltsene. Yok, aklı fikri İstanbul'da. 2-3 hafta sonra sokak sokak, mahalle mahalle İstanbul'un ilçelerini gezerse, şaşırmam. Düştü artık pazarlara. Eminim her akşam beni rüyasında görüyordur. Bu millet sana şans verdi. Şansını iyi kullanmıyorsun hükümet. Şansınız iyi kullanmıyorsunuz Sayın Cumhurbaşkanı. Ekonomiyi düzeltin. Aradan 10 ay geçti. Millet zor durumda. Bırakın bu seçimi, sandıkta kim kazanırsa, işini o yapsın İstanbul'da.
"SİZE, HİÇBİR ZAMAN YAPAMAYACAĞIM İŞLERİ VADETMEDİM"
Ben, hiçbir vatandaşımı bugüne kadar aldatmadım. Size, hiçbir zaman yapamayacağım işleri vadetmedim. Hep kalbi de aklı da sizin için çalışan ve sizlere açık bir insan oldum. Olmaya da devam edeceğim. Yaşınıza göre beni evladınız, yaşınıza göre beni kardeşiniz, yaşınıza göre beni abiniz olarak gördünüz. Bu benim için dünyanın en büyük zenginliği. Size çok inanarak bir şey söyleyeceğim? Bu seçim var ya, çok önemli bir seçim. Bu seçim, bu iktidarın kulağını, böyle az değil ama, asılarak çekme seçimi. Bu, köprüden son çıkış. Bakmayın sizi tehdit etmesine. Bizim milletimizi tehdit edecek kişi, anasının karnından doğmadı kardeşim. ‘Oy vermezseniz, size hizmet yapmam’ demesine hiç aldırış etmeyin. Tehdit ediyor. Niye biliyor musunuz? Söyleyeyim mi niye? Sözüm ona kürsüden sizi tehdit ediyor ya, ‘Oy vermezseniz hizmet yapmam’ diye niye tehdit ediyor biliyor musunuz? Sizden korkuyor, korkuyor. En çok korktuğu şey millet. Korktuğu için tehdit ediyor. Ey milletimiz; gücünüzün farkına varın.
"ATOM KARINCA GİBİ ÇALIŞTIM KARDEŞİM"
İstanbul, 2029 yılında bizi tercih etti. Doğru mu? Hep birlikte, büyük bir demokrasi şöleni yaşadık. Doğru mu? Bakın ne dedim? Ben çıktım, ‘Onları şaşırtacağım’ dedim. ‘18 günde deli ettim. 5 yıl onları deli edeceğim’ dedim. Atom karınca gibi çalıştım kardeşim. Atom karınca gibi çalıştım. Ne oldu? Korktu. O tarihe kadar tüm yatırımları durdurduğu İstanbul'da, başladı ufak tefek iş yapmaya. Ufak tefek iş yapmaya. Şimdi bak; Sirkeci-Kazlıçeşme trenini açtı mesela. Apar topar, ‘Açılışa yetiştirin’ diye kıyametleri koparttırdı. İnşallah yanlış bir iş yapmadılar. Neyse; gelir biz çözeriz. Onları da düzeltiriz. Dün anlatıyordu ya hani, ‘Oy vermeyene hizmet etmem’ diye İstanbul, 2019’da onu dize getirdi. İstanbul, 2019’da bizi seçti. Onu ayılttı, kendine getirdi. Seni gidi seni. Sen demek bundan anlıyorsun öyle değil mi? Şimdi milletimizden istediğim şu: Eğer bu iktidarın ekonomiyle, eğitimle, mültecilerle ilgili sorunlarla ilgilenmesini istiyorsanız, milletçe bize oy vermelisiniz bize. Belki kendine gelir. Belki kendine gelir, biraz ayağa kalkar. Ekonominin farkına varır.
"BEN ZATEN ÇOK FARK ATACAĞIM AMA, GELİN ŞU FARKI İKİYE, ÜÇE KATLAYALIM BE"
Bunlar, her aldığı oyla daha fazla kibirleniyorlar. Bunlar, her oyla milleti daha fazla hor görüyor. Hatta inanın, biraz fazla oy alsınlar, bu seçimde daha fazla zam yapacaklar. Daha fazla zam. Millete daha büyük sıkıntı yaratacaklar. Onun için, ben zaten çok fark atacağım ama, gelin şu farkı ikiye, üçe katlayalım be, ikiye, üçe katlayalım. 31 Mart'ta yeni bir pencere açılsın İstanbul'da, Türkiye'de. Çok daha müreffeh, çok daha ılımlı, çok daha kavgasız, işiyle konuşulan, işiyle tartışılan, kim daha çok iş yaptıysa onun oy aldığı, onun daha güçlü olduğu bir Türkiye inşa edelim. Var mıyız Güngören. Ne yapacağız? Oy pusulasında İstanbul'da Ekrem İmamoğlu'na mührü basacağız. Güngören'de Yüksel Yalçın'ın olduğu yere mührü basacağız. Tamam mı Güngören?
"NEDİR YA? KRALLIKTA MI YAŞIYORUZ"
29 Ekim 1923’te Cumhuriyet kurulduğundan beri, Mustafa Kemal Atatürk fikri hür, vicdanı hür nesiller istedi bu ülkede. Onun için, koltuğa gelen haddini bilecek, haddini. Ben, İstanbul'un Belediye Başkanı isem, sadece sizi temsil ediyorum. Sizin paranızı ahlaklı, erdemli, her kuruşunu dikkatli harcayan, hesabını veren, asla bir kuruşuna bile zeval getirmeyen bir şekilde, şeffaf… Nedir ya? Krallıkta mı yaşıyoruz? Yok öyle bir şey. Şurada gördüğünüz güzel kızımız var ya, o güzel kızlarımız ne kadar hak sahibiyse, ben de o kadar hak sahibiyim. Şuradaki ablamız ne kadar, o beyaz yaşmaklı güzel ablamız ne kadar hak sahibiyse, ben de o kadar hak sahibiyim. Buradaki herkes en az benim kadar hak sahibi. Bu millete hakkını vermeye devam edeceğim kardeşim. Onun için İstanbul'da her şey çok güzel olacak. Allah'ın izniyle, her şey çok güzel olmaya devam edecek. Sizin duanızla, sizin gücünüzle, sizin o güler yüzünüzle tam yol ileri İstanbul, tam yol ileri.”
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
Beylikdüzü’nde 11. Çocuk Şenliği Başladı 23 Nisan Coşkusu Yaşam Vadisi ve Kent Ormanlarına Taşındı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında bu yıl 11’incisi düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan Çocuk Şenliği” Yaşam Vadisi, Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi, Yakuplu Kent Ormanı ve Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinliklerde çocuklar zumbadan atölyelere, ikramlardan eğlenceli aktivitelerle dolu programlarla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutluyor.
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan 11. Çocuk Şenliği” başladı. Şenliğin ilk günü, Yaşam Vadisi 1. Etap’ta bulunan Çanakkale Rölyef Alanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı.
Günün devamında Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde çocuklar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında çocuk zumbası, çeşitli atölye çalışmaları ve ikramlarla dolu etkinliklerde bir araya geldi.
YAŞAM VADİSİ VE KENT ORMANLARINDA ETKİNLİKLER SÜRÜYOR
Şenlik programının 24, 25 ve 26 Nisan tarihlerinde Yaşam Vadisi 1. Etap’ta devam edeceği bildirildi. Ayrıca 25 Nisan’da Yakuplu Kent Ormanı’nda, 26 Nisan’da ise Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda çocuklara yönelik etkinliklerin gerçekleştirileceği açıklandı.
“GÖZLERİNİZDEKİ IŞILTI GELECEĞE İNANCIMIZI GÜÇLENDİRİYOR”
Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Av. Önder Serkan Çebi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıl dönümüne dikkat çekti.
Çebi açıklamasında, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet iradesini taçlandırdığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin açılışının 106. yıldönümüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ifadelerini kullandı.
Çocukların geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Çebi, Beylikdüzü’nde “Çocuk Kenti” vizyonuna dikkat çekerek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği bu anlamlı günde, Beylikdüzü olarak bir kez daha ‘Çocuk Kenti’ olma vizyonumuzu yineliyoruz.” dedi.
Çebi ayrıca, “Sizler bizim en kıymetli varlıklarımızsınız. Gözlerinizdeki ışıltı, geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyor.” sözleriyle çocukların bayramını kutladı.
Özgür Özel:"Bursa’nın İradesine Darbe Yapılıyor!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Özel, süreci "mafya yöntemi" ve "Bursa’nın iradesine çökme" olarak nitelendirerek iktidara "ara seçim" çağrısında bulundu.
Bursa İradesi Hedefte
Özgür Özel, Mustafa Bozbey’in 47 yıl sonra %47 oy farkıyla kazandığı zaferin hazmedilemediğini belirterek, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. 31 Mart'ın yıl dönümünde yapılan bu hamleyi bir "mesaj" olarak değerlendiren Özel, "Sandıkla kazanamadıklarını hakimin tokmağıyla almaya çalışıyorlar" dedi.
"Mustafa Bozbey’e Kirli Teklifler Yapıldı"
Özel’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Bozbey’e yönelik baskı iddialarıydı. Özel, Bozbey’in kendisine defalarca gelerek, "İlla AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin" şeklinde tehdit edildiğini söylediğini aktardı. Bozbey’in tüm belediye işlemlerinin didik didik edildiğini ancak somut bir kanıt bulunamadığını, suçlamaların "kriminal tiplerin" ifadelerine dayandırıldığını vurguladı.
Ekonomi ve Yönetim Eleştirisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosuna da değinen CHP Lideri, Bozbey’in borç batağındaki bir belediyeyi devraldığını ve 2 yılda israfı önleyerek yaklaşık 10 milyar lira borç ödediğini hatırlattı. Kayyım atamalarını ve liyakatsiz atamaları eleştiren Özel, Eyüpsultan’da seçim kaybeden eski başkanın Bursa’ya genel sekreter yapılmasını "Bursa’ya hakaret" olarak niteledi.
Erdoğan’a "Düşman Hukuku" Yanıtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ana muhalefetle görüşürüz" açıklamalarına yanıt veren Özel, diyalog zemini için şartlarını açıkladı:
"Bizimle görüşmek isteyenler önce düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Elinde tuttuğu yargı gücüyle halkın seçtiği başkanları içeri atarak diyalog kurulmaz. Önce o baltayı gömecekler."
Hodri Meydan: "Ara Seçime Varız!"
Özgür Özel, Türkiye genelindeki boş milletvekilliği koltukları için anayasal zorunluluk olan ara seçimi hatırlatarak iktidara meydan okudu. Kendi seçim bölgesi Manisa dahil olmak üzere, Bursa ve İstanbul gibi kritik yerlerde de seçime hazır olduklarını belirten Özel, "Eğer kendinize güveniyorsanız sandığı koyun, milletin sesini duyalım" dedi.
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.
BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;
"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.
"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"
Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.
"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"
3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.
"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."
Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.
"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"
Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Görevden Uzaklaştırıldı
İstanbul’da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22 Nisan 2026 tarihli kararı doğrultusunda tutuklanan Adıgüzel hakkında, Anayasa’nın 127. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici tedbir uygulanarak görevden uzaklaştırma kararı alındı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANDI
Yetkililer, yürütülen soruşturmanın “suç örgütü kurma ve rüşvet alma” iddialarını kapsadığını belirtti. Soruşturmanın devam ettiği ve sürece ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Ataşehir Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmenin ardından, görevden uzaklaştırma kararının geçici bir tedbir olduğu ve yargı sürecinin devam edeceği vurgulandı.
FEGÜM’den Fenerbahçe’ye Lojistik Destek: "Sınır Tanımayan Sevda Kemerburgaz’da Buluştu!"
Fenerbahçeli Gümrükçüler ve Lojistikçiler Platformu (FEGÜM), Kemerburgaz’da düzenlediği dev organizasyonla gövde gösterisi yaptı. Başkan Sadettin Saran’ın şampiyonluk ateşini yaktığı gecede, FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız: "Fenerbahçe sadece bir kulüp değil, bir duruştur!" dedi.
Kemerburgaz’da Kadıköy Ruhu: FEGÜM’den Teknoloji Çıkartması
Arka Haber ekibinin yerinde takip ettiği organizasyon, İstanbul Kemerburgaz’daki Orion Film Platosu’nda gerçekleşti. FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız ve yönetiminin vizyonuyla hazırlanan özel alanda, 3D sinema stüdyo teknolojisi kullanıldı. Katılımcılar, lojistik gücüyle teknolojiyi birleştiren bu atmosferde kendilerini Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun merkezinde hissetti.
Geceye; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi Eren Ergen tam kadro katılarak FEGÜM’ün camia içindeki ağırlığını tescilledi. Eski başkan Ali Koç ise selamlama mesajıyla bu birliğe destek verdi.
Burçay Yıldız: "Ekonominin Görünmeyen Kahramanları Fenerbahçe İçin Bir Arada"
Gecenin ev sahibi FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız, yaptığı açılış konuşmasında lojistik sektörünün ülke ekonomisindeki kritik rolünü Fenerbahçe aidiyetiyle birleştirdi. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler gümrük kapılarında, limanlarda ve lojistik ağlarda görev yapan, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir gücüz. Gümrük kapıları sadece geçiş noktası değil; emeğin ve ticaretin başladığı yerdir. FEGÜM olarak 1200 kongre üyemizle, tıpkı Fenerbahçe gibi sınır tanımıyor, her zaman daha ileriye bakıyoruz!"
Sadettin Saran: "FEGÜM İyi Günde de Kötü Günde de Yanımızda"
Başkan Sadettin Saran, FEGÜM ailesinin yarattığı atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, camiaya umut dolu mesajlar verdi. Cuma günü yaşanan moral bozukluğunun ardından bu etkinliğin kendisine çok iyi geldiğini belirten Saran:
"Yaralandık ama şampiyonluk inancım hala dipdiri!"
"Oyuncularla konuştum, o hırsı ve isteği gözlerinde gördüm."
"Fenerbahçe’nin FEGÜM gibi gruplara ihtiyacı var; sizler kulübümüz için çok faydalısınız."
sözleriyle platformun önemine dikkat çekti.
Rozetler Başkan Saran’dan: FEGÜM Ailesi Büyüyor!
Gecenin sonunda, FEGÜM bünyesine yeni katılan üyelere rozetlerini bizzat Başkan Sadettin Saran taktı. Hediye takdimleri ve çekilen hatıra fotoğrafları, sarı-lacivertli camianın gümrük ve lojistik dünyasındaki sarsılmaz kalesini bir kez daha mühürledi.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Gözaltında
İSTANBUL – CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında, İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu toplam 20 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, “rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla belediye yönetimi ve bazı personeller hakkında işlem başlatıldı.
Savcılık: “Rüşvet ve İhale Usulsüzlüğü Bulgularına Ulaşıldı”
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte belediye başkan yardımcıları ve ilgili birimlerde görevli isimler hakkında ihale, imar ve iskan süreçlerinde rüşvet alındığına dair ihbarlar bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, MASAK raporları ve HTS kayıtları doğrultusunda yapılan incelemelerde;
Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığına dair bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığında gerçekleştirildiği iddiaları üzerine operasyonun genişletilerek sürdüğü ifade edildi.
Gözaltına Alınan İsimler
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında şu isimler yer alıyor:
- Onursal Adıgüzel – Ataşehir Belediye Başkanı
- Birkan Birol Yıldız – Başkan Yardımcısı
- Oğuz Kaya – Başkan Yardımcısı
- Orhan Aydoğdu – Başkan Yardımcısı
- Mürteza Kutluk – Mali İşler Müdürü
- Alpay Arslan – Özel Kalem Müdürü
- Aysun Gökçen – Yapı Kontrol Müdürü
- Basri Onur Dedetaş – Ruhsat ve Denetim Müdürü
- Aslı Sevinç Afat – Mimar
- Nimet Karademir – Plan Proje Müdürü
- Gülbin Ergünay – İmar Ruhsat Müdürü
- Mehmet Yılmaz – Zabıta Komiser Yardımcısı
- Çağlar Kaya – Şoför
- Doğancan Topal – Şoför
- Ezgi Nur Yılmaz – Yapı İmar Müdürü
- Cengiz Gündoğan – Belediye Çalışanı
- Mesut Bayram – BAO Yapı Ltd. Şti.
- Fatih Velioğlu – Proce Mimarlık
- Haydar Battal – Belediye Çalışanı
- Murat Gerger – MG Yapı
- Erhan Çelebi – Asraş Yapı
- Onursal Adıgüzel’den El Yazılı Mesaj: “Bu Bir İtibar Suikastıdır”
Gözaltı sürecinin ardından Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sosyal medya hesabından el yazısıyla kaleme aldığı bir mesaj paylaşarak kamuoyuna seslendi.
Ataşehir halkına hitap eden Adıgüzel, göreve geldiği günden bu yana kamu yararını gözeterek çalıştığını belirtti:
“Göreve geldiğim ilk günden bugüne Ataşehir’in çocukları, gençleri, kadınları ve büyükleri için gece gündüz çalıştım.”
Gözaltı sürecine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Haksız, hukuksuz yere gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi çeşitli iftiralarla bugün sizlerden uzağım.”
Adıgüzel, yaşananların siyasi olduğunu öne sürerek dikkat çeken bir çıkış yaptı:
“Bu yaşadıklarım tamamen siyasi ve itibar suikastıdır.”
Mesajının sonunda ise sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti:
“Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve biz tekrar buluşacağız.”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER Heyetini Ağırladı
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER heyetini ağırladı. 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi için önemli iş birliği mesajları verildi. Kadın girişimciler sanayi ile buluşuyor.
İSTANBUL – Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER) Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ve beraberindeki heyeti belediye binasında ağırladı
Gerçekleşen ziyarette, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Başkan Kartoğlu: “Üreten Kadın Güçlü Toplumun Temelidir”
Ziyarette konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, kadın girişimciliğinin ve üretimin desteklenmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlarımızın üretimde daha fazla yer alması, hem ekonomik büyüme hem de toplumsal gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir. Yerel yönetimler olarak, kadın girişimciliğini destekleyen, üretimi teşvik eden her projenin yanında olmaya devam edeceğiz. İGKADER’in gerçekleştireceği bu zirveyi çok kıymetli buluyor, başarılar diliyorum.”
Nilgün Ege: “Kadın Emeğini Sanayi ile Buluşturuyoruz”
İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ise, Anadolu’nun dört bir yanından gelecek kadın üreticilerin sanayicilerle buluşacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu zirve ile kadın kooperatiflerimizi doğrudan sanayi ile buluşturuyoruz. Amacımız; üretimin ticarileşmesi, kadın emeğinin değer bulması ve sürdürülebilir iş birliklerinin kurulmasıdır.”
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da Gözaltına Alındı!
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, yürütülen bir soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alındı.
Tunceli gündemine bomba gibi düşen bir son dakika gelişmesi yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma dosyası kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.
Soruşturmanın Odağında Ne Var?
Edinilen ilk bilgilere göre, gözaltı işlemi Sonel'in Tunceli Valiliği görevini yürüttüğü döneme ait bazı uygulamalar ve idari işlemlerle ilgili yürütülen hukuki süreç çerçevesinde gerçekleşti. Elazığ’da gözaltına alınan Tuncay Sonel’in, ifadesi alınmak üzere Tunceli’ye nakledileceği belirtiliyor.
Tuncay Sonel Dönemi Yeniden Mercek Altında
Tunceli ve ardından Ordu Valiliği görevlerinde bulunan, halkla kurduğu diyaloglar ve "yetim gülerse dünya güler" projeleriyle tanınan Sonel, son dönemde Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapıyordu. Yapılan bu operasyon, Sonel’in görev yaptığı döneme dair idari ve mali süreçlerin yargı tarafından yeniden incelendiğini gösteriyor.
Resmi Açıklama Bekleniyor
Gözaltı haberinin yayılmasının ardından kamuoyu, soruşturmanın detaylarına kilitlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki saatlerde konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.
Pi̇yasalarda "Hürmüz" Rüzgari: İslam Memi̇ş'ten Altin, Petrol Ve Ekonomi̇ İçi̇n Kri̇ti̇k Uyarilar!
Ekonomi piyasalarının yakından takip ettiği isimlerden İslam Memiş, haftalık değerlendirme videosunda piyasalardaki sert dalgalanmaları, petrol fiyatlarındaki manipülasyonu ve altın-gümüş fiyatlarındaki yeni hedefleri açıkladı. Memiş, sadece ekonomi ile sınırlı kalmayarak Türkiye'nin derin yarası haline gelen "finansal kumar bağımlılığı" konusunda da devlet yetkililerine çağrıda bulundu.
PETROLDE %9'LUK SERT DÜŞÜŞ: "BÜYÜK BİR SOYGUN!"
Hafta başında 108 dolar seviyelerine kadar yükselen petrol fiyatlarının, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağına dair açıklamalarla 90 dolara gerilediğini belirten Memiş, bu durumu sert bir dille eleştirdi: "Pazartesi %8 yükselen petrol, 4 gün sonra %9 düştü. Ne kadar büyük bir manipülasyon ve soygun olduğunu yakından izliyoruz."
ALTIN VE GÜMÜŞTE YENİ HEDEFLER: "YIL SONUNDA 5 HANELİ RAKAMLAR"
Altın ve gümüş yatırımcısına "sessizce beklemeye devam" mesajı veren Memiş, kalıcı bir ateşkes ve anlaşma haberi gelmesi durumunda beklediği seviyeleri paylaştı:
Ons Altın: Kademeli olarak 5.200 dolar seviyesi.
Gram Altın: Önce 7.500 TL, yıl sonunda ise 5 haneli rakamlar.
Ons Gümüş: 86 dolar direnci kırılırsa 90 dolar hedefi.
Borsa İstanbul (BIST 100): Anlaşma haberiyle hedef 16.000 puan.
Memiş, 2026 yılı için özellikle güçlü bir psikoloji ve finansal okuryazarlığın her zamankinden daha önemli olacağının altını çizdi.
TOPLUMSAL UYARI: "SESSİZ ENKAZ: FİNANSAL KUMAR BAĞIMLILIĞI"
İslam Memiş, haber portalımız ve sosyal medya hesaplarımızda da sıkça vurguladığımız toplumsal çöküşe dikkat çekti. Kahramanmaraş’taki acı olayları hatırlatan Memiş, gençleri pençesine alan finansal kumar tehlikesi için çözüm önerilerini sıraladı:
Bankalara Sorumluluk: 18-20 yaşındaki gençlerin hesaplarından sanal bahis ve şans oyunlarına yapılan para transferleri bankalar tarafından engellenmeli.
Meslek Edindirme: Esnaflarımız gençlere sahip çıkmalı, usta öğreticilik belgeleriyle gençleri üretime dahil etmeli.
Diyanet ve Eğitim: Camilerde ve okullarda sadece genel konulardan değil, güncel toplumsal problemlerden ve bilimsel yaklaşımlardan bahsedilmeli.
"PARAYI KAZANIRSINIZ AMA ZAMANI GERİ ALAMAZSINIZ"
Haftayı büyük bir üzüntüyle kapattıklarını belirten Memiş, "Kimin için ne biriktiriyorsun? Kaybettiğimiz nesiller varsa biriktirilen mirasların hiçbir önemi kalmayacak" diyerek aileleri ve yetkilileri daha şeffaf ve duyarlı olmaya davet etti.
Siz piyasalardaki bu manipülatif dalgalanmalar ve gençleri bekleyen tehlikeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
İlk Yorum yapan siz olun!