İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Üsküdar Meydanı’nda, yağmur altında halk buluşması gerçekleştirdi. Üsküdar’ın geçmiş dönemlerde, yağmurların ardından yaşanan su baskınlarıyla hatırlandığını aktaran İmamoğlu, “Biliyorsunuz; burası denizle bir oluyordu. Biz, bu görüntülerin tamamını İstanbul'un gündeminden çıkarttık. İstanbul'u; ihanet, ihmal ve israf bataklığına sürükleyen bir avuç insanın devrini, milletçe bitirdik.” dedi.
Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: SADIK KARAKULOĞLU
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, Üsküdar Meydanı’nda, yağmur altında halk buluşması gerçekleştirdi. Üsküdar’ın geçmiş dönemlerde, yağmurların ardından yaşanan su baskınlarıyla hatırlandığını aktaran İmamoğlu, “Biliyorsunuz; burası denizle bir oluyordu. Biz, bu görüntülerin tamamını İstanbul'un gündeminden çıkarttık. İstanbul'u; ihanet, ihmal ve israf bataklığına sürükleyen bir avuç insanın devrini, milletçe bitirdik.” dedi.
İBB; Dünya Kadınlar Günü’ne özel Üsküdar Çengelköy’de düzenlediği “Kadınlar Matinesi”; CHP Genel Başkan Yardımcıları Sevgi Kılıç, Suat Özçağdaş, Volkan Demir ile İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve eşi Dr. Dilek Kaya İmamoğlu’nu ağırladı. İmamoğlu ve CHP Üsküdar Belediye Başkan adayı Sinem Dedetaş, kadınlar matinesinde konuştu. Seçim otobüsüyle Üsküdar caddelerinde, sokaklarında tur attı, halkı selamladı. Vatandaşlar da, İmamoğlu ve Dedetaş’a yol boyunca sevgi gösterilerinde bulundu.
Yağmura aldırmayan vatandaşlar, Üsküdar Meydanı’nda gerçekleştirilen halk buluşmasında, İmamoğlu ve Dedetaş’ı yalnız bırakmadı. Dedetaş’ın Şehir Hatları Genel Müdürlüğü’ndeki başarılarını vatandaşlarla paylaşan İmamoğlu, “Üsküdar’ın ilk kez bir kadın belediye başkanı olacak. Bu da tarihe geçecek. Sinem Hanım'ı önce Üsküdar'ın çok güzel hanımefendilerine, sonra bütün Üsküdarlılara emanet ediyoruz” dedi.
Üsküdar’ın geçmiş dönemlerde, yağışların ardından yaşanan su baskınlarıyla hatırlandığını aktaran İmamoğlu, özetle şunları söyledi:
“ÜSKÜDAR SAHİLİ DENİZLE BİR OLUYORDU; ARTIK OLMUYOR"
Biliyorsunuz; burası denizle bir oluyordu. Artık olmuyor. Bu süreci toparladık. Bitirdik. İstanbul, o kadar haksız bir döneme maruz kaldı ki, o kadar ihmallerle uğraştı ki, gereksiz yere İstanbul'a yakışmayan, İstanbul'un bu güzel semtine yakışmayan görüntüleri yaşadı. Ama biz, bu görüntülerin tamamını, İstanbul'un gündeminden çıkarttık. İstanbul'un Boğazı’na, kurban bayramında kan akıyordu. Başka bir yerden lağım akıyordu. Bu kardeşiniz, ekibiyle beraber o bahsedilen kan görüntülerinin tek bir damlasını Boğaz’a ulaştıracak ortamı bırakmadı. Hepsini temizledi. Altyapıyı tamamladı. Sadece 5 yılda. Sarıyer'den Fatih'e, Kadıköy'den Beykoz'a kadar. Dolayısıyla yapılabiliyor muymuş? Yapılıyormuş. Yeter ki işinize kendinize adayın.
5 YILDIR MİLLETİN HAKKINI YEMEDİM, YEDİRMEDİM"
Hatırlarsanız 2019 seçiminde, son mitingi burada yapmıştık. 2019 seçiminden sonra, biliyorsunuz seçimimiz iptal oldu. Ve o gün burada söylediklerim var. ‘Sevgi kazanacak’ demişim. Hatta ben o zaman, ‘sevgi kazanacak’ dediğimde, bana ‘sevgi pıtırcığı’ diye bir kelimeler kullanmışlardı. Sanki kötü bir şeymiş gibi. Şimdi şu mini minnacık kızımın sevgi pıtırcığı olsam daha ne isterim? Bu güzel şehrin çocuklarının sevgi pıtırcığı olsam, bundan daha güzel bir şey olabilir mi? Ne demişim? ‘İstanbul hepimizin olacak’ demişim. Oldu mu? Oldu. ‘Bir avuç insanın olmayacak’ demiştim. Oldu mu? Oldu. ‘Bu şehrin geleceği için, çocuklar için çok çalışacağız’ demiştim. Oldu mu? Oldu. ‘Önceliğim adalet olacak’ demiştim. Başarabildik mi? Başardık. ‘16 milyonla, ‘bu şehir senin şehrin’ diyerek biz yöneteceğiz. Hep birlikte yöneteceğiz’ demiştim. Başardık mı? Başardık. Sizleri hayal kırıklığına uğratmamak, sizleri mutlu etmek, sizleri huzurlu kılmak adına çok çalıştım. 5 yıldır milletin hakkını yemedim, yedirmedim. 5 yıldır milletin parasını millete dağıtmakta özenli davrandım. 5 yılın özeti bu".
"DERSİNE ÇALIŞMAMIŞ İTHAL ADAY NE YAPTI BİLİYOR MUSUNUZ"
"Hiçbir vatandaşı, diğerinden farklı görmeyeceğim, görmem ya da kıymetsiz görmedim. ‘Oy veren, vermeyen’ demedim. 5 yıl boyunca, bir partinin ya da bir kökenin, bir inancın, bir şahsın değil, bu şehirde vatandaşın iktidarı hakim oldu." diyen İmamoğlu şöyle devam etti:
"İstanbul'u; ihanet, ihmal ve israf bataklığına sürükleyen bir avuç insanın devrini milletçe bitirdik. Vatandaşın iktidarı başladı, Üsküdar sahilini işgal edenlerin iktidarı bitti. İşgalcilerin kaçak yapılarını, yani şu güzelim caminin yanındaki yeri yıktık. Ne yaptı biliyor musunuz? Bu ‘İstanbul'a adayım’ diyen, dersine çalışmamış, ne yazık ki ithal görüntüsü olan bu aday, ne yaptı biliyor musunuz? Oraya bir gecede imar çıkardı. Bir gecede, bir gecede yahu. Bir de kanuna aykırı. Yani burada, Boğaz’ın kıyısına imar çıkarılmaz. Ama ne yaptık? Davayı açtık, iptal ettirdik. İşte bu akla, İstanbul emanet edilebilir mi.? İstanbul'da doğru işler yapana işler emanet edilecek artık. Çünkü artık vatandaşın iktidarı başladı.
"BİZDEN ÖNCE 25 YIL İSTANBUL'U YÖNETENLERİN AKLINA BUNLAR GELDİ Mİ"
Artık milletin parasından, Anne Kart gibi projeler çıkıyor. Üsküdar'da ne kadar Anne Kart var biliyor musunuz? 19 bin 467 annemizde var. Daha önce var mıydı? Üsküdarlı 4 bin yavrumuzun sofrasında süt var, süt. Daha önce yoktu değil mi? Kent Lokantası açtık buraya. Artık yoksulluk öyle bir derinleşti ki, neredeyse her ilçeye istiyorlar, daha fazlasını istiyor vatandaşımız. Milletin parası, millete gidiyor. Üsküdar'ın annelerine, babalarına, çocuklarına gidiyor. O paralar artık, Üsküdar'da açtığımız kreşlere gidiyor. Karşılıksız verdiğimiz bursa gidiyor. Yani üniversiteli gençlere gidiyor. Bizden önce 25 yıl İstanbul'u yönetenlerin aklına bunlar geldi mi? Ne yaptılar? Bir avuç insanın parseline imar çıkartmayı kendilerine sorumluluk gördüler. Öyle değil mi? Ama biz, onlardan çok az daha çok az bütçe kullanmamıza rağmen, sürekli engellenmemize rağmen, onların 25 yılda yaptıkları metronun yarısı kadar metroyu, 5 yılda yaptık, 5 yılda. Çıldırıyorlar, deli oluyorlar. Akılları almıyor. Niye biliyor musunuz? İsrafa öyle alışmışlar ki, biz israfı öyle bir kestik ki. Hayatın akışına sadece icraatı koyduk. Vatandaşa hizmeti koyduk. O zaman ne oluyor biliyor musun? İşte bu gökten yağan yağmur gibi, kasamıza bereket yağıyor kardeşim."
"BUNLARIN AKLINDA ÇOCUKLAR YOKTU, GENÇLER YOKTU, KADINLAR YOKTU"
Metro çalışmalarını ve geçmişteki ihmalleri hatırlmatan İmamoğlu, şunları kaydetti:
"Bakın, bu kadar hızla metro yapıyoruz ya. 25 yıldır yapılmadı. Niçin yapmadılar? Yıllarca ihmal ettiler. Ben bu ihmalleri, devraldığımız şantiyelerde görüyorum, iş yapma biçimlerini görüyorum. Akılları işte değil. Akılları başka şeylerde. Yıllarca ihmal ettikleri ne kadar altyapı yatırımı varsa, biz yaptık, biz. Biz başardık. Bu şehrin neresine, hangi meselesine bakarsanız bakın, bizim çok daha az bütçeyle, onlardan misli misli fazla iş yaptığımızı, çözüm ürettiğimizi görürsünüz. Bunların aklında çocuklar yoktu, gençler yoktu, kadınlar yoktu. Ama 1 kişiye, 120 bin Euro burs vermek vardı. Ama biz, 100 bin gencimize, bu sene 7 bin 500 yüz lira verdik. Seneye 15 bin lira vereceğiz. Aramızdaki fark bu. Sadece yetenek ve çalışkanlık farkı değil aramızdaki fark; yönetim zihniyeti ve yönetici ahlakı farkıdır. Bizim siyasetimizde, ahlak ve nezaket vardır. Rakip siyasi partilere ve yöneticilere tepeden bakmayız, aşağılamayız. Ağzımızdan kötü söz çıkmaz. Benim ağzımdan kötü söz duydunuz mu? Ancak ne yaparım? Biri kötü söz söylediyse, ona cevabını veririm. Bir de dua ederim. ‘Allah ıslah etsin, Allah akıl versin’ derim. Ama onların ağzından çatır çatır, patır patır kötü sözler dökülür.
"AİLELERİ UYARIYORUM; ÇOCUKLARA İZLETTİRMEYİN"
Ama bakıyorsunuz, daha yeni milletin seçtiği, Türkiye'nin en yüksek makamında oturan kişi, birleştirici, bütünleştirici olması gerekirken, her gün birisi hakkında kötü bir söz söylüyor. Söylüyor mu? Ben size bir şey söyleyeyim mi? Ben, aileleri uyarıyorum. Çocuklara izlettirmeyin. Ne zaman ne diyeceği belli olmaz. Daha dün, Mayıs seçimine kadar kendisinin cumhurbaşkanı olması için çalışan, sandıkta ona oy isteyen partinin genel başkanına ne dedi? ‘Zübük’ dedi. Olacak iş değil. Yazık. Ayıptır. Vallahi bu ahlaka sığmaz. Bakın milyonlarca insana, ‘zübük’ demiş oldu. Kendi çıkarı için o gün değerli, bugün zübük. Bu anlayışın tarihe gömülmesi lazım, tarihe. Bu nedir biliyor musunuz? Kendi çıkarı için her yol mübahtır anlayışı. Zübüğün kelime anlamı o kadar ağır ki. Ben sayamam size. Yani üç kağıtçı, egoist, düzenbaz, kalleş, namussuz… Açın sözlüğü bakın. Bunu birine diyebilir misiniz? Diyemezsiniz. Böyle bir şey olur mu?
"HER YERDE BENİ ANIYOR. ‘ZAT’ DİYOR, ‘ZEVAT’ DİYOR"
Her yerde beni anmadan, beni anıyor. ‘Zat’ diyor, ‘zevat’ diyor. Halbuki ben, bu ülkenin her seçilmişine saygı duyarım. Üsküdar'a her ziyaretimde, belediye başkanını davet ederim. Nereye gidersem yaparım. Kendime yapılmasını istemediğim bir şeyi, başkasına yapmam. Benim empati duygum yüksektir. Bunu yapmam. Evet, biz, 2023 seçimlerini ne yazık ki kaybettik. Ders çıkartıp, önümüze bakacağız. Seçilmişe saygı duyarız. Kötü laf edilir mi? İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı da 16 milyonun seçtiği insan; öyle değil mi? Yani bir söz diyeceksen, ismini anarsın, makamını anarsın. Yok efendim ‘zat, zevat.’ Allah'ıma şükür -her işim güzeldir ama- ben ismimi çok seviyorum. Benim ismim Ekrem. Büyük dedem koymuş. Peygamberimiz Hazreti Muhammed’in (S.A.V.) ismi. Bu ismi anmıyor. Soyadım İmamoğlu. Benim sülalemde imam da var imam olmayan da var, ama soyadım İmamoğlu. Niye biliyor musunuz? Kurnaz. ‘‘Ekrem’ dersem, ‘İmamoğlu’ dersem’ buna oy kayar diye zannediyor. Bu kadar hesap-kitap yapıyor. Ben ismimle de soyadımla da gurur duyuyorum Allah'ıma şükür."
"BİR ZAMAN DEMİŞTİ YA ‘NE İSTEDİYSENİZ VERDİK!’ BU MİLLET DE SANA NE İSTEDİYSEN VERDİ"
İmamoğlu, iktidarı ve ekonomi yönetimini hedef aldığı konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Milletim bana ismimden, soyadımdan değil, benim ahlakım iyiyse oy veriyor. Erdemliysem oy veriyor. Saygılıysam oy veriyor. Kötü söz söylemiyorsam oy veriyor. Onun için ben buradan söylüyorum. Allah aşkına, milletine böyle hakaret etme. Bu millet sana ne yaptı? Her şeyi verdi. Vermedi mi? Verdi. Hani bir zaman demişti ya kendisi, ‘Ne istediyseniz verdik!’ Bu millet de sana ne istediysen verdi. Yirmi iki yıldır tek başına iktidarsın. En büyük başarısı, dünyada tek örneği var; 14 sene önce cebinizdeki 200 lira, 130 dolar alıyordu, aynı para şimdi 6 dolar alıyor. 130 dolardan, 6 dolar. Onun için buna rağmen, bu insanlar, seçilene saygı duyar. Sen ise, bu yetkiyi sana verenlere hakaret ediyorsun. Olmaz. Tek bir sebebi var: Kibir. İnsanlara ne diyor? ‘Gölgemizde yürümelerine müsaade etmeyiz.’ Başka yerde ne diyor? ‘Buyruğumu verdim, yapacak’ diyor. Kelimeler değişti ya. Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyetinde ‘buyuruğun’ ne anlamı var Allah'ını seversen? Buyruğun yeri var mı burada? Yok.
"SADECE O BİR KİŞİNİN TENSİPLERİYLE İSTANBUL'A ATANAN ADAY... "
Burada halkımız, Sinem Dedetaş'ı seçecek. Sinem Dedetaş'la beraber çalışırken,ben, onun bilgisine hürmet edeceğim. O benim bilgime hürmet edecek. O, yol arkadaşlarıyla ortak akılla çalışacak, iş üretecek, milletiyle tartışacak. Ben aynı şekilde milletimle çalışacağım. Ama şu anda memlekette, ‘İstifa ettim, görevimden ayrıldım’ bile diyemiyorlar. Affını istiyorlar, affını; koca bakanlar. ‘Tensipleriyle görev aldım’ diyorlar, öyle değil mi? Allah aşkına, bu lafları duyunca, ben utanıyorum. Benim çocuğum, sizlerin evlatları, bu şehrin, bu ülkenin evlatları buna layık değil kardeşim Boşuna Cumhuriyet kurulmadı. Boşuna Mustafa Kemal Atatürk, yere göğe ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ demedi. Sevgili dostlarım, ben size önemsiz bir meseleyi anlatmıyorum. Size çok önemli bir meseleyi anlatıyorum şu anda. Bu tarihi bir mesele. Onun için, sadece o bir kişinin tensipleriyle İstanbul'a atanan aday, onun tek vazifesi ne biliyor musunuz? Kulağını o bir kişiye kabartmak. Ne diyorsa, onu yapmak. Ne diyorsa imza atmak. İşi benim gibi zor değil. Benim işim zor, ama keyifli. Sırtım sağlam. Onun arkasında 1 kişi, benim arkamda 16 milyon kişi var. Seçildiğinde, sadece o bir kişinin lafını uygun görecek anlayışı, hep birlikte 31 Mart'ta tarihe gömeceğiz. Çöpe atacağız.
"SEÇİLMEK BİR GÜN YÖNETMEK 5 YIL"
Ben, bize oy vermeyi düşünmeyen ya da hala kararsız olan, ‘Efendim ben küstüm geçen seneden’ diyen ya da hala düşünceli olan insanlara buradan seslenmek istiyorum. Sevgili hemşehrilerim, sevgili dostlarım; ben, 2012 yılında yerel yönetime aday adayı olmaya karar verdiğimde, bir slogan yazmıştım Beylikdüzü'nde. ‘Seçilmek 1 gün, yönetmek 5 yıl.’ Kararınız bu kadar önemli. 31 Mart'ta siz, bir gün orada gidip oy atacaksınız ya da atmayacaksınız, ama o 5 yıl boyunca, sizi istediğiniz ya da istemediğiniz anlayış yönetecek. Kendinize şu soruyu sorun: Kim İstanbul'u daha iyi yönetir? Kim daha iyi hizmet eder? İstanbul'un denizini, ormanını, doğasını kim daha iyi korur? İstanbul'un kadınlarını, çocuklarını, gençlerini kim daha iyi kollar? Onların geleceğini kim düşünür? Milletin parasını millete kim harcar? Şu Üsküdar'da halkın malı sahile, kaçak yapı olarak dikilmesine kim müsaade etmez? O kaçakları kim yıkar? Kim izin vermez? Kim sahilin yerine, boş yere imar açmaz? Üsküdar'ın malını birkaç kişiye değil, Üsküdarlı'ya kim iade eder? İşte mesele bu kardeşlerim. Sevgili hemşerilerim mesele bu. Bu soruların yanıtını zihninizde buluyorsanız, gideceksiniz mührü 31 Mart'ta oraya basacaksınız. Bu kadar net. Bu işin başka yolu yok. Benim 15 milyon hemşehrim, vicdanlıdır. Benim 16 milyon hemşehrim, adaletlidir. Benim 16 milyon insanım, elbette duyguları var, aklı var, fikri var, vicdanı var ve öyle karar verecek, 31 Mart'ta en doğru yanıtı verecektir.
"KİBİRLENENLERE DERS VER, TAVRINI KOY, GÜCÜNÜ GÖSTER"
Biz göreve gelince, işte bu kötü anlayışları değiştirdik. Bir anlayışı daha değiştirdik. Ne vardı daha önce? Kötü bir laf, ‘Çalıyor ama çalışıyor!’ Şimdi ne diyor biliyor musun millet? ‘Hem çalmıyor hem çalışıyor kardeşim.’ Hem de atom karınca gibi çalışıyor. Kıymetli Üsküdarlılar hem mukaddes değerlerine sahip çık, hem kibirlenenlere ders ver. Tavrını koy, gücünü göster, yönetime bir denge getir. İstanbul'da da Türkiye'de de bunu yapmaya hazır mıyız? Biz, 16 milyon İstanbulluyuz. Biz, büyük ve güçlü İstanbul İttifakıyız. Bu ittifak; gençlerin, kadınların, hanımefendilerin, güzel beyefendilerin, bu şehrin, abilerinin, ablaların, emeklilerin ittifakıdır. Bu ittifak; namusuyla çalışan, büyük çoğunluğu haktan ve adaletten yana olanların ittifakıdır. 2019’da İstanbul'un talan edilmesine ‘dur’ diyen bu sarsılmaz birlik, 31 Mart'ta tarih yazacak. Yine tarih yazacak. Yine tarih yazacak. Her kökenden, her hayat tarzından, her siyasi görüşten kardeşlerim; gelin hep birlikte bir kez daha birleşelim. Haydi hep birlikte sandıklara coşa coşa gidelim. Bu aziz şehirde başlattığımız büyük hizmet, icraat ve yatırım dönemi daha güçlü şekilde devam etsin. Haydi İstanbul oy var, vatandaşın iktidarı büyüsün, güçlensin. Haydi İstanbul, hep birlikte tam yol ileri, tam yol ileri, tam yol ileri.”
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
Beylikdüzü’nde 11. Çocuk Şenliği Başladı 23 Nisan Coşkusu Yaşam Vadisi ve Kent Ormanlarına Taşındı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında bu yıl 11’incisi düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan Çocuk Şenliği” Yaşam Vadisi, Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi, Yakuplu Kent Ormanı ve Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinliklerde çocuklar zumbadan atölyelere, ikramlardan eğlenceli aktivitelerle dolu programlarla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutluyor.
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan 11. Çocuk Şenliği” başladı. Şenliğin ilk günü, Yaşam Vadisi 1. Etap’ta bulunan Çanakkale Rölyef Alanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı.
Günün devamında Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde çocuklar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında çocuk zumbası, çeşitli atölye çalışmaları ve ikramlarla dolu etkinliklerde bir araya geldi.
YAŞAM VADİSİ VE KENT ORMANLARINDA ETKİNLİKLER SÜRÜYOR
Şenlik programının 24, 25 ve 26 Nisan tarihlerinde Yaşam Vadisi 1. Etap’ta devam edeceği bildirildi. Ayrıca 25 Nisan’da Yakuplu Kent Ormanı’nda, 26 Nisan’da ise Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda çocuklara yönelik etkinliklerin gerçekleştirileceği açıklandı.
“GÖZLERİNİZDEKİ IŞILTI GELECEĞE İNANCIMIZI GÜÇLENDİRİYOR”
Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Av. Önder Serkan Çebi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıl dönümüne dikkat çekti.
Çebi açıklamasında, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet iradesini taçlandırdığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin açılışının 106. yıldönümüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ifadelerini kullandı.
Çocukların geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Çebi, Beylikdüzü’nde “Çocuk Kenti” vizyonuna dikkat çekerek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği bu anlamlı günde, Beylikdüzü olarak bir kez daha ‘Çocuk Kenti’ olma vizyonumuzu yineliyoruz.” dedi.
Çebi ayrıca, “Sizler bizim en kıymetli varlıklarımızsınız. Gözlerinizdeki ışıltı, geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyor.” sözleriyle çocukların bayramını kutladı.
Özgür Özel:"Bursa’nın İradesine Darbe Yapılıyor!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Özel, süreci "mafya yöntemi" ve "Bursa’nın iradesine çökme" olarak nitelendirerek iktidara "ara seçim" çağrısında bulundu.
Bursa İradesi Hedefte
Özgür Özel, Mustafa Bozbey’in 47 yıl sonra %47 oy farkıyla kazandığı zaferin hazmedilemediğini belirterek, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. 31 Mart'ın yıl dönümünde yapılan bu hamleyi bir "mesaj" olarak değerlendiren Özel, "Sandıkla kazanamadıklarını hakimin tokmağıyla almaya çalışıyorlar" dedi.
"Mustafa Bozbey’e Kirli Teklifler Yapıldı"
Özel’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Bozbey’e yönelik baskı iddialarıydı. Özel, Bozbey’in kendisine defalarca gelerek, "İlla AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin" şeklinde tehdit edildiğini söylediğini aktardı. Bozbey’in tüm belediye işlemlerinin didik didik edildiğini ancak somut bir kanıt bulunamadığını, suçlamaların "kriminal tiplerin" ifadelerine dayandırıldığını vurguladı.
Ekonomi ve Yönetim Eleştirisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosuna da değinen CHP Lideri, Bozbey’in borç batağındaki bir belediyeyi devraldığını ve 2 yılda israfı önleyerek yaklaşık 10 milyar lira borç ödediğini hatırlattı. Kayyım atamalarını ve liyakatsiz atamaları eleştiren Özel, Eyüpsultan’da seçim kaybeden eski başkanın Bursa’ya genel sekreter yapılmasını "Bursa’ya hakaret" olarak niteledi.
Erdoğan’a "Düşman Hukuku" Yanıtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ana muhalefetle görüşürüz" açıklamalarına yanıt veren Özel, diyalog zemini için şartlarını açıkladı:
"Bizimle görüşmek isteyenler önce düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Elinde tuttuğu yargı gücüyle halkın seçtiği başkanları içeri atarak diyalog kurulmaz. Önce o baltayı gömecekler."
Hodri Meydan: "Ara Seçime Varız!"
Özgür Özel, Türkiye genelindeki boş milletvekilliği koltukları için anayasal zorunluluk olan ara seçimi hatırlatarak iktidara meydan okudu. Kendi seçim bölgesi Manisa dahil olmak üzere, Bursa ve İstanbul gibi kritik yerlerde de seçime hazır olduklarını belirten Özel, "Eğer kendinize güveniyorsanız sandığı koyun, milletin sesini duyalım" dedi.
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.
BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;
"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.
"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"
Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.
"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"
3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.
"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."
Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.
"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"
Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Görevden Uzaklaştırıldı
İstanbul’da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22 Nisan 2026 tarihli kararı doğrultusunda tutuklanan Adıgüzel hakkında, Anayasa’nın 127. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici tedbir uygulanarak görevden uzaklaştırma kararı alındı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANDI
Yetkililer, yürütülen soruşturmanın “suç örgütü kurma ve rüşvet alma” iddialarını kapsadığını belirtti. Soruşturmanın devam ettiği ve sürece ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Ataşehir Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmenin ardından, görevden uzaklaştırma kararının geçici bir tedbir olduğu ve yargı sürecinin devam edeceği vurgulandı.
FEGÜM’den Fenerbahçe’ye Lojistik Destek: "Sınır Tanımayan Sevda Kemerburgaz’da Buluştu!"
Fenerbahçeli Gümrükçüler ve Lojistikçiler Platformu (FEGÜM), Kemerburgaz’da düzenlediği dev organizasyonla gövde gösterisi yaptı. Başkan Sadettin Saran’ın şampiyonluk ateşini yaktığı gecede, FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız: "Fenerbahçe sadece bir kulüp değil, bir duruştur!" dedi.
Kemerburgaz’da Kadıköy Ruhu: FEGÜM’den Teknoloji Çıkartması
Arka Haber ekibinin yerinde takip ettiği organizasyon, İstanbul Kemerburgaz’daki Orion Film Platosu’nda gerçekleşti. FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız ve yönetiminin vizyonuyla hazırlanan özel alanda, 3D sinema stüdyo teknolojisi kullanıldı. Katılımcılar, lojistik gücüyle teknolojiyi birleştiren bu atmosferde kendilerini Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun merkezinde hissetti.
Geceye; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi Eren Ergen tam kadro katılarak FEGÜM’ün camia içindeki ağırlığını tescilledi. Eski başkan Ali Koç ise selamlama mesajıyla bu birliğe destek verdi.
Burçay Yıldız: "Ekonominin Görünmeyen Kahramanları Fenerbahçe İçin Bir Arada"
Gecenin ev sahibi FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız, yaptığı açılış konuşmasında lojistik sektörünün ülke ekonomisindeki kritik rolünü Fenerbahçe aidiyetiyle birleştirdi. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler gümrük kapılarında, limanlarda ve lojistik ağlarda görev yapan, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir gücüz. Gümrük kapıları sadece geçiş noktası değil; emeğin ve ticaretin başladığı yerdir. FEGÜM olarak 1200 kongre üyemizle, tıpkı Fenerbahçe gibi sınır tanımıyor, her zaman daha ileriye bakıyoruz!"
Sadettin Saran: "FEGÜM İyi Günde de Kötü Günde de Yanımızda"
Başkan Sadettin Saran, FEGÜM ailesinin yarattığı atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, camiaya umut dolu mesajlar verdi. Cuma günü yaşanan moral bozukluğunun ardından bu etkinliğin kendisine çok iyi geldiğini belirten Saran:
"Yaralandık ama şampiyonluk inancım hala dipdiri!"
"Oyuncularla konuştum, o hırsı ve isteği gözlerinde gördüm."
"Fenerbahçe’nin FEGÜM gibi gruplara ihtiyacı var; sizler kulübümüz için çok faydalısınız."
sözleriyle platformun önemine dikkat çekti.
Rozetler Başkan Saran’dan: FEGÜM Ailesi Büyüyor!
Gecenin sonunda, FEGÜM bünyesine yeni katılan üyelere rozetlerini bizzat Başkan Sadettin Saran taktı. Hediye takdimleri ve çekilen hatıra fotoğrafları, sarı-lacivertli camianın gümrük ve lojistik dünyasındaki sarsılmaz kalesini bir kez daha mühürledi.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Gözaltında
İSTANBUL – CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında, İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu toplam 20 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, “rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla belediye yönetimi ve bazı personeller hakkında işlem başlatıldı.
Savcılık: “Rüşvet ve İhale Usulsüzlüğü Bulgularına Ulaşıldı”
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte belediye başkan yardımcıları ve ilgili birimlerde görevli isimler hakkında ihale, imar ve iskan süreçlerinde rüşvet alındığına dair ihbarlar bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, MASAK raporları ve HTS kayıtları doğrultusunda yapılan incelemelerde;
Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığına dair bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığında gerçekleştirildiği iddiaları üzerine operasyonun genişletilerek sürdüğü ifade edildi.
Gözaltına Alınan İsimler
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında şu isimler yer alıyor:
- Onursal Adıgüzel – Ataşehir Belediye Başkanı
- Birkan Birol Yıldız – Başkan Yardımcısı
- Oğuz Kaya – Başkan Yardımcısı
- Orhan Aydoğdu – Başkan Yardımcısı
- Mürteza Kutluk – Mali İşler Müdürü
- Alpay Arslan – Özel Kalem Müdürü
- Aysun Gökçen – Yapı Kontrol Müdürü
- Basri Onur Dedetaş – Ruhsat ve Denetim Müdürü
- Aslı Sevinç Afat – Mimar
- Nimet Karademir – Plan Proje Müdürü
- Gülbin Ergünay – İmar Ruhsat Müdürü
- Mehmet Yılmaz – Zabıta Komiser Yardımcısı
- Çağlar Kaya – Şoför
- Doğancan Topal – Şoför
- Ezgi Nur Yılmaz – Yapı İmar Müdürü
- Cengiz Gündoğan – Belediye Çalışanı
- Mesut Bayram – BAO Yapı Ltd. Şti.
- Fatih Velioğlu – Proce Mimarlık
- Haydar Battal – Belediye Çalışanı
- Murat Gerger – MG Yapı
- Erhan Çelebi – Asraş Yapı
- Onursal Adıgüzel’den El Yazılı Mesaj: “Bu Bir İtibar Suikastıdır”
Gözaltı sürecinin ardından Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sosyal medya hesabından el yazısıyla kaleme aldığı bir mesaj paylaşarak kamuoyuna seslendi.
Ataşehir halkına hitap eden Adıgüzel, göreve geldiği günden bu yana kamu yararını gözeterek çalıştığını belirtti:
“Göreve geldiğim ilk günden bugüne Ataşehir’in çocukları, gençleri, kadınları ve büyükleri için gece gündüz çalıştım.”
Gözaltı sürecine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Haksız, hukuksuz yere gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi çeşitli iftiralarla bugün sizlerden uzağım.”
Adıgüzel, yaşananların siyasi olduğunu öne sürerek dikkat çeken bir çıkış yaptı:
“Bu yaşadıklarım tamamen siyasi ve itibar suikastıdır.”
Mesajının sonunda ise sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti:
“Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve biz tekrar buluşacağız.”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER Heyetini Ağırladı
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER heyetini ağırladı. 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi için önemli iş birliği mesajları verildi. Kadın girişimciler sanayi ile buluşuyor.
İSTANBUL – Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER) Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ve beraberindeki heyeti belediye binasında ağırladı
Gerçekleşen ziyarette, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Başkan Kartoğlu: “Üreten Kadın Güçlü Toplumun Temelidir”
Ziyarette konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, kadın girişimciliğinin ve üretimin desteklenmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlarımızın üretimde daha fazla yer alması, hem ekonomik büyüme hem de toplumsal gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir. Yerel yönetimler olarak, kadın girişimciliğini destekleyen, üretimi teşvik eden her projenin yanında olmaya devam edeceğiz. İGKADER’in gerçekleştireceği bu zirveyi çok kıymetli buluyor, başarılar diliyorum.”
Nilgün Ege: “Kadın Emeğini Sanayi ile Buluşturuyoruz”
İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ise, Anadolu’nun dört bir yanından gelecek kadın üreticilerin sanayicilerle buluşacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu zirve ile kadın kooperatiflerimizi doğrudan sanayi ile buluşturuyoruz. Amacımız; üretimin ticarileşmesi, kadın emeğinin değer bulması ve sürdürülebilir iş birliklerinin kurulmasıdır.”
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da Gözaltına Alındı!
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, yürütülen bir soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alındı.
Tunceli gündemine bomba gibi düşen bir son dakika gelişmesi yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma dosyası kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.
Soruşturmanın Odağında Ne Var?
Edinilen ilk bilgilere göre, gözaltı işlemi Sonel'in Tunceli Valiliği görevini yürüttüğü döneme ait bazı uygulamalar ve idari işlemlerle ilgili yürütülen hukuki süreç çerçevesinde gerçekleşti. Elazığ’da gözaltına alınan Tuncay Sonel’in, ifadesi alınmak üzere Tunceli’ye nakledileceği belirtiliyor.
Tuncay Sonel Dönemi Yeniden Mercek Altında
Tunceli ve ardından Ordu Valiliği görevlerinde bulunan, halkla kurduğu diyaloglar ve "yetim gülerse dünya güler" projeleriyle tanınan Sonel, son dönemde Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapıyordu. Yapılan bu operasyon, Sonel’in görev yaptığı döneme dair idari ve mali süreçlerin yargı tarafından yeniden incelendiğini gösteriyor.
Resmi Açıklama Bekleniyor
Gözaltı haberinin yayılmasının ardından kamuoyu, soruşturmanın detaylarına kilitlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki saatlerde konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.
Pi̇yasalarda "Hürmüz" Rüzgari: İslam Memi̇ş'ten Altin, Petrol Ve Ekonomi̇ İçi̇n Kri̇ti̇k Uyarilar!
Ekonomi piyasalarının yakından takip ettiği isimlerden İslam Memiş, haftalık değerlendirme videosunda piyasalardaki sert dalgalanmaları, petrol fiyatlarındaki manipülasyonu ve altın-gümüş fiyatlarındaki yeni hedefleri açıkladı. Memiş, sadece ekonomi ile sınırlı kalmayarak Türkiye'nin derin yarası haline gelen "finansal kumar bağımlılığı" konusunda da devlet yetkililerine çağrıda bulundu.
PETROLDE %9'LUK SERT DÜŞÜŞ: "BÜYÜK BİR SOYGUN!"
Hafta başında 108 dolar seviyelerine kadar yükselen petrol fiyatlarının, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağına dair açıklamalarla 90 dolara gerilediğini belirten Memiş, bu durumu sert bir dille eleştirdi: "Pazartesi %8 yükselen petrol, 4 gün sonra %9 düştü. Ne kadar büyük bir manipülasyon ve soygun olduğunu yakından izliyoruz."
ALTIN VE GÜMÜŞTE YENİ HEDEFLER: "YIL SONUNDA 5 HANELİ RAKAMLAR"
Altın ve gümüş yatırımcısına "sessizce beklemeye devam" mesajı veren Memiş, kalıcı bir ateşkes ve anlaşma haberi gelmesi durumunda beklediği seviyeleri paylaştı:
Ons Altın: Kademeli olarak 5.200 dolar seviyesi.
Gram Altın: Önce 7.500 TL, yıl sonunda ise 5 haneli rakamlar.
Ons Gümüş: 86 dolar direnci kırılırsa 90 dolar hedefi.
Borsa İstanbul (BIST 100): Anlaşma haberiyle hedef 16.000 puan.
Memiş, 2026 yılı için özellikle güçlü bir psikoloji ve finansal okuryazarlığın her zamankinden daha önemli olacağının altını çizdi.
TOPLUMSAL UYARI: "SESSİZ ENKAZ: FİNANSAL KUMAR BAĞIMLILIĞI"
İslam Memiş, haber portalımız ve sosyal medya hesaplarımızda da sıkça vurguladığımız toplumsal çöküşe dikkat çekti. Kahramanmaraş’taki acı olayları hatırlatan Memiş, gençleri pençesine alan finansal kumar tehlikesi için çözüm önerilerini sıraladı:
Bankalara Sorumluluk: 18-20 yaşındaki gençlerin hesaplarından sanal bahis ve şans oyunlarına yapılan para transferleri bankalar tarafından engellenmeli.
Meslek Edindirme: Esnaflarımız gençlere sahip çıkmalı, usta öğreticilik belgeleriyle gençleri üretime dahil etmeli.
Diyanet ve Eğitim: Camilerde ve okullarda sadece genel konulardan değil, güncel toplumsal problemlerden ve bilimsel yaklaşımlardan bahsedilmeli.
"PARAYI KAZANIRSINIZ AMA ZAMANI GERİ ALAMAZSINIZ"
Haftayı büyük bir üzüntüyle kapattıklarını belirten Memiş, "Kimin için ne biriktiriyorsun? Kaybettiğimiz nesiller varsa biriktirilen mirasların hiçbir önemi kalmayacak" diyerek aileleri ve yetkilileri daha şeffaf ve duyarlı olmaya davet etti.
Siz piyasalardaki bu manipülatif dalgalanmalar ve gençleri bekleyen tehlikeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
İlk Yorum yapan siz olun!