İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Beykoz Belediye Başkan adayı Alaattin Köseler ile birlikte İBB Miras tarafından kültür ve yaşam alanına dönüştürülen ve 10 Mart’ta açılması planlanan Beykoz Çubuklu silolarındaki çalışmaları inceledi. Soruları cevaplayan İmamoğlu: Tabi şunu söyleyeyim yani daha dün Kanal İstanbul meselesinde ya-pa-ca-ğız diye heceleyen bir anlayış şimdi vatandaşın gündeminde olmayan bizim de gündemimizde yoktur diyebiliyor. Ama bu “U” dönüşlerinin uzağında bir yapı değil o yapı. Bu “U” dönüşünün en somut örneğini dün Sevgililer Günü'nde yaşadık. Yani Sisi’mi Binali’mi diyen Sayın Cumhurbaşkanı dün Mısır'da sevgili kardeşim diyerek 14 Şubat Sevgililer Gününde Mısır'ı ziyaret etmiştir. Bu U dönüşüne alışkınız. Ama biz memleketimizin aleyhine yapılması muhtemel bu tür tavır ve davranışları sergileyecek insanlara “U” dönüşü şansını bile vermeyeceğiz. “U” dönüşü şansını bile vermeyeceğiz. Onları geri vitesiyle inşallah ait oldukları yere göndereceğiz. Evet Sisi’mi Binali mi kendisi Sisi'den yana tercihte bulundu onu görüyoruz. Ne olacak şimdi?" dedi.
Haber: OKTAY YILDIRIM Kamera: ADEM KARABAYIR
İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Beykoz Belediye Başkan adayı Alaattin Köseler ile birlikte İBB Miras tarafından kültür ve yaşam alanına dönüştürülen ve 10 Mart’ta açılması planlanan Beykoz Çubuklu silolarındaki çalışmaları inceledi. Soruları cevaplayan İmamoğlu: Tabi şunu söyleyeyim yani daha dün Kanal İstanbul meselesinde ya-pa-ca-ğız diye heceleyen bir anlayış şimdi vatandaşın gündeminde olmayan bizim de gündemimizde yoktur diyebiliyor. Ama bu “U” dönüşlerinin uzağında bir yapı değil o yapı. Bu “U” dönüşünün en somut örneğini dün Sevgililer Günü'nde yaşadık. Yani Sisi’mi Binali’mi diyen Sayın Cumhurbaşkanı dün Mısır'da sevgili kardeşim diyerek 14 Şubat Sevgililer Gününde Mısır'ı ziyaret etmiştir. Bu U dönüşüne alışkınız. Ama biz memleketimizin aleyhine yapılması muhtemel bu tür tavır ve davranışları sergileyecek insanlara “U” dönüşü şansını bile vermeyeceğiz. “U” dönüşü şansını bile vermeyeceğiz. Onları geri vitesiyle inşallah ait oldukları yere göndereceğiz. Evet Sisi’mi Binali mi kendisi Sisi'den yana tercihte bulundu onu görüyoruz. Ne olacak şimdi?" diye sordu.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP’nin Beykoz Belediye Başkan adayı Alaattin Köseler ile birlikte İBB Miras tarafından kültür ve yaşam alanına dönüştürülen ve 10 Mart’ta açılması planlanan Beykoz Çubuklu silolarındaki çalışmaları inceledi. İmamoğlu, inceleme gezisinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. İmamoğlu şunları söyledi:
“İSTANBUL'UN HEMEN SAHİLLERİNE BAKIN, KOCA KOCA YAPILARI, BİNALARI KAMU ARAZİLERİNE NASIL DİZİLDİĞINİ GÖRÜRSÜNÜZ”
-Burası daha önceki yıllardır atıl durumda olan silolar bu zamana kadar tasarruf neydi, ne oldu? Böyle bir kültürel ihtiyaç varsa bu zamana kadar neden değerlendirilmedi.
“İstanbul'un ciddi bir talihsizliği bu tür noktalarla ilgili alınan tavır. Yani örnek, acaba Atatürk Fidanlığı, Büyükdere'de 250 bin metre boğazın kıyısı niye çürümeye terk edildi 13 yıl, 14 yıl, 15 yıl. Büyükşehir belediyesi dönemi, bizden önceki iktidar dönemi, merkezi irade, yerel irade Sayın Cumhurbaşkanı da diyor ya aynı kulvarda. Ya da Atatürk Kent Ormanı niye öylesine kaderine terk edildi? İçine bir tek insanın bile girmediği, yürüyüş yapmadığı bir saha noktasında değerlendirildi değerlendirilmedi ya da öyle diyelim. Ya da burası. Yani bu tabi hem sorulması hem sorgulanması bir başka tarafı da var. Bence irdelenmesi gerekir.
İSTANBUL'UN HEMEN SAHİLLERİNE BAKIN, KOCA KOCA YAPILARI, BİNALARI KAMU ARAZİLERİNE NASIL DİZİLDİĞİNİ GÖRÜRSÜNÜZ: Başka bir B planı mı? C planı planı mı var akıllarda geçen yada gezen ki bu sahalar çok kıymetli yerler. Boğaza bakan işte hem Beykoz'daki bu yer hem az önce bahsettiğim Büyükdere Fidanlığı açıkçası İstanbul'da bunun örnekleri ya olur mu canım demeye hiç gerek yok, oluyor. Yani İstanbul'un hemen sahillerine bakın, koca koca yapıları, binaları kamu arazilerine nasıl dizildiğini görürsünüz. O bakımdan biz buraları vatandaş lehine, halk lehine dönüştürme gayretinin işte bu tarz bir sonuca evrildiğinde artık yüzyıllar boyu vatandaşa ait yerler pozisyonuna dönüyor. Biz sadece iyileştirmiyoruz, ihya etmiyoruz kullanım fonksiyonunu vatandaş lehine tasarlıyoruz. Birkaç insanın mutlu olacağı bir sahada bu tarz yerler olabilir. Boğaza açık bir yer imara çıkarmak kolay falan zor. Yapılır mı yapılmaz mı? Vallahi yapıldı. Yani bu ülkede birçok şey yapıldı. Bu bakımdan biz bu tür yerleri yıllarca böyle mektup duran, geçmişte sadece petrol tankerleri yakıt tankerleri olarak Petrol Ofisi'nin kullanımı tahsis edilmiş bu alanlar şimdi kültür, sanat, çocuk, yaşam, kadın, genç ve işte az önce söylediği gibi arkadaşımın hem Anadolu Hisarı hem burası Beykoz halkı için bir kültür sanat bölgesi bir yanıyla da Beykoz tabii aynı zamanda bir öğrenci kampüsüne de döndü çünkü çok yakın bölgede Marmara Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Beykoz Üniversitesi, Alman Üniversitesi, Türk Alman Üniversitesi gibi üniversiteler var. Bütün bunlar aslında yoğun da bir üniversite göçünü buraya taşıyor. Dolayısıyla buralar Beykoz halkıyla birlikte Beykoz'u kullanan çok kıymetli öğrencilerimiz için de değerli fonksiyonlara dönüştürüldü. Beykoz'da inşallah hem biz, hem inşallah belediye başkanı adayımız Sayın Alaaddin Köseler önümüzdeki dönemde iş birliği içerisinde güçlü dönüşümleri, kabiliyetli Beykoz projelerini yapmaya devam edeceğiz”
“UYDURMA KAFETARYAYA BİR GECEDE İMAR ÇIKARDILAR”
“Boğazda imar çıkarmak kolay mı” sorusuna ise İmamoğlu şunları söyledi:
“Yasaya bakarsanız çok zor. Ama işte İstanbul Boğazı'nın tam böyle dibinde Üsküdar Camii'nin önünde bir gecede yıkıma gittiğimiz bir kafeteryanın uydurma yapısının olduğu yere Şehircilik Bakanlığı imar çıkardı bir gecede. Yani bunu da hangi yetkiye dayanarak çıkardı sayın bakan o dönemde. Müsilaj döneminde Marmara kıyılarının imar yetkisini ve adaların imar yetkisinin bir kararnameyle İstanbul'un elinden alarak bakanlığa geçirmişlerdi. Yani müsilajla imar yetkisinin ne alakası var diyeceksiniz evet biz de sorduk kendisine. Ne alakası var? Hatta emin olamadı yok olmaz öyle şey diye bana cevap vermişti. Sonra dönüp ya öyle oldu ama sorun yok dayanışma içinde oluruz demişti. Bizimle dayanışma değil de tabiri caizse İstanbul'a dayatmayla Kuşkonmaz Caminin hemen yanındaki bir kafeteryaya, büfeye imar çıkardılar. Yani bu yani daha ne diyebilirim yani Türkiye tarihinde olmamış bir şey. O bakımdan kafeterya imar çıkaran bu koca siloları Allah bilir ne çıkarırdı? Onu bilmiyoruz"
“ÇEVRE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI GÖREVİNİ BİRÇOK KONUDA EKSİK YAPMIŞTIR”
-Dün Murat Kurum'un bu Erzincan'daki maden kazasıyla ilgili açıklamaları vardı. Muhalefeti malzeme yapmakla suçladı. Siz ne söylemek istersiniz bununla ilgili?
“Çevre meselesi tabii siyasi bir meseledir. Siyasete bakış, hayata bakışla ilgili meseledir. Ama tabi mesele ağır. Bir ÇED raporu meselesi var ve ÇED raporu konusunda işte 21 tane kamu kurum görüşü gerekir. Bu bakanlığa ait değildir bu bakanlığa ait değildir vesaire gibi. Ne yazık ki bilgisizce bir yorum yapılmış çünkü rapor ya da kurum görüşleri toplanır ama ÇED raporunun Şehircilik Bakanlığı verir. Yani burada bile insanları yanıltan bir açıklama söz konusu. ÇED raporunun altına Şehircilik Bakanlığı Çevre ve Şehircilik Bakanlığı imza koyar. O bakımdan evet kurum görüşlerini toplarsınız ama ondan sonra siz karar verirsiniz. Burada bile hani bu karar bize ait değildir yorumunu duydum çok yanlış. Çevre Şehircilik Bakanlığı görevini birçok konuda eksik yapmıştır. Son dönemde çevre adına da iyi bir sınav verilmemiştir. Bu ne yazık ki gözlemleniyor. Bunun birkaç böyle örneğini de verdim ama ben vermeyeyim. İnanın ki vatandaşlar beş yıla, altı yıla, yedi yıla baktığında onlarcasını Türkiye'nin her yerinden örnekleyebilirler.
CUMHURBAŞKANI SİSİ’DEN YANA TERCİHTE BULUNDU ONU GÖRÜYORUZ: Tabi şunu söyleyeyim yani daha dün Kanal İstanbul meselesinde ya-pa-ca-ğız diye heceleyen bir anlayış şimdi vatandaşın gündeminde olmayan bizim de gündemimizde yoktur diyebiliyor. Ama bu “U” dönüşlerinin uzağında bir yapı değil o yapı. Bu “U” dönüşünün en somut örneğini dün Sevgililer Günü'nde yaşadık. Yani Sisi’mi Binali’mi diyen Sayın Cumhurbaşkanı dün Mısır'da sevgili kardeşim diyerek 14 Şubat Sevgililer Gününde Mısır'ı ziyaret etmiştir. Bu U dönüşüne alışkınız. Ama biz memleketimizin aleyhine yapılması muhtemel bu tür tavır ve davranışları sergileyecek insanlara “U” dönüşü şansını bile vermeyeceğiz. “U” dönüşü şansını bile vermeyeceğiz. Onları geri vitesiyle inşallah ait oldukları yere göndereceğiz. Evet Sisi’mi Binali mi kendisi Sisi'den yana tercihte bulundu onu görüyoruz. Ne olacak şimdi?"
"ANKETLERDE BİZİ MEMNUN EDİCİ SONUÇLARI ALIYORUZ"
-Bir de artık hani artık geri sayım çok hızlı olmaya başladı. Yerel seçim de geliyor. Anketler çok konuşulur. Sizin yapmış olduğunuz bir anket var mı. Sonuç var mı?
"Yani anketlerde elbette bizi memnun edici sonuçları alıyoruz ama şu anda İstanbul'da adaylar daha yeni olgunlaştı, olgunlaşıyor. Hatta olgunlaşma ihtimali de olabilir. Başka adaylar da çıkabilir. Gerçek anketler muhtemeldir ki önümüzdeki haftadan sonra yani bir iki hafta sonra daha somut verilerle önümüze gelir. Belki o zaman konuşmak daha doğru olur biraz erken buluyorum şu an"
“GERÇEKTEN AKLI İSTANBUL’DA DEĞİL”
-Peki Atatürk Havalimanı millet bahçesi ihalesi İBB'nin açıl dava sonucunda iptal edildi. Bu konu rakibiniz Murat Kurum’a sorulduğu zaman onu İBB'ye soru neden böyle bir dava açmıştı? İstanbul'da yeşil alan kazandıracaktık. Bu zorlarına mı gitti gibi bir açıklaması oldu. Siz neden böyle bir dava açtınız?
“İstanbul’a yeşil alan kazandıracağız dedikleri akla bakar mısınız yani? Havalimanına bir gecede eskavatörler, kamyonlar bir gecede hiç kimsenin haberi yok. Ve ihalesiz yani bu saldırı ne için? Yani kim için o havalimanını bir an önce kapatalım? Yani bir an önce böyle bir telaşla ya bu cevabı bile çok hazin bu cevabı bile üzüntü verici. Gerçekten aklı İstanbul'da değil yani. Ve başka bir akılla konuştuğunu düşünüyorum. Muhtemelen kendi iradesi zihninde bu cümleleri kurmuyordur ama dile başka cümleler dökülüyor. Bu mevcuttaki yapının, o bir avuç insanın genelde de tarzı bu. Ne söyleniyorsa, ne anlatılıyorsa, ne dikte ediliyorsa onu telaffuz ediyorlar.
O ZAMAN YARIN DESİN Kİ KANAL İSTANBUL YAPILACAK: Az önce dediğim gibi Kanal İstanbul'a ya-pı-la-cak. O zaman yarın desin ki yapılacak mesela. Demiyor diyemez. Şu anda başka bir şey dikte ettiriliyor. Mesele burada, sorun burada. Ve onlar adına üzülüyorum. Yani bu ülkenin yetişmiş insanları her birisi. Onlar adına üzülüyorum yani. O bakımdan mesele Atatürk Havalimanı, eğer yeşil alan. 135 milyon metrekarelik havzayı yok ediyorsunuz. Sazlıdere Barajı'nı yok ediyorsunuz yeşil alan kazandırıyormuş. Bak sen ya. Yani biz İstanbul'un göbeğinde 10 milyon metrekarenin üzerinde yeşil alanları sadece dört buçuk yılda zaten kazandırdık. Orası zaten bir havalimanı, boş bir alan. Konuşalım, konuşturalım vatandaşlarla tartışalım, tartıştıralım. En faydalısı ne? En doğrusu ne? Bir sürü konu var. Yani, böyle bir konular varken, bu süreçlere hiç girmeden paldır küldür. Yani insan utanır. Böyle bir örneği vermez üzüntü duyuyorum. Hayırlısı bakalım göreceğiz daha neler dökülecek dillerinden”
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
Beylikdüzü’nde 11. Çocuk Şenliği Başladı 23 Nisan Coşkusu Yaşam Vadisi ve Kent Ormanlarına Taşındı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında bu yıl 11’incisi düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan Çocuk Şenliği” Yaşam Vadisi, Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi, Yakuplu Kent Ormanı ve Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinliklerde çocuklar zumbadan atölyelere, ikramlardan eğlenceli aktivitelerle dolu programlarla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutluyor.
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan 11. Çocuk Şenliği” başladı. Şenliğin ilk günü, Yaşam Vadisi 1. Etap’ta bulunan Çanakkale Rölyef Alanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı.
Günün devamında Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde çocuklar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında çocuk zumbası, çeşitli atölye çalışmaları ve ikramlarla dolu etkinliklerde bir araya geldi.
YAŞAM VADİSİ VE KENT ORMANLARINDA ETKİNLİKLER SÜRÜYOR
Şenlik programının 24, 25 ve 26 Nisan tarihlerinde Yaşam Vadisi 1. Etap’ta devam edeceği bildirildi. Ayrıca 25 Nisan’da Yakuplu Kent Ormanı’nda, 26 Nisan’da ise Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda çocuklara yönelik etkinliklerin gerçekleştirileceği açıklandı.
“GÖZLERİNİZDEKİ IŞILTI GELECEĞE İNANCIMIZI GÜÇLENDİRİYOR”
Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Av. Önder Serkan Çebi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıl dönümüne dikkat çekti.
Çebi açıklamasında, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet iradesini taçlandırdığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin açılışının 106. yıldönümüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ifadelerini kullandı.
Çocukların geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Çebi, Beylikdüzü’nde “Çocuk Kenti” vizyonuna dikkat çekerek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği bu anlamlı günde, Beylikdüzü olarak bir kez daha ‘Çocuk Kenti’ olma vizyonumuzu yineliyoruz.” dedi.
Çebi ayrıca, “Sizler bizim en kıymetli varlıklarımızsınız. Gözlerinizdeki ışıltı, geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyor.” sözleriyle çocukların bayramını kutladı.
Özgür Özel:"Bursa’nın İradesine Darbe Yapılıyor!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Özel, süreci "mafya yöntemi" ve "Bursa’nın iradesine çökme" olarak nitelendirerek iktidara "ara seçim" çağrısında bulundu.
Bursa İradesi Hedefte
Özgür Özel, Mustafa Bozbey’in 47 yıl sonra %47 oy farkıyla kazandığı zaferin hazmedilemediğini belirterek, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. 31 Mart'ın yıl dönümünde yapılan bu hamleyi bir "mesaj" olarak değerlendiren Özel, "Sandıkla kazanamadıklarını hakimin tokmağıyla almaya çalışıyorlar" dedi.
"Mustafa Bozbey’e Kirli Teklifler Yapıldı"
Özel’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Bozbey’e yönelik baskı iddialarıydı. Özel, Bozbey’in kendisine defalarca gelerek, "İlla AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin" şeklinde tehdit edildiğini söylediğini aktardı. Bozbey’in tüm belediye işlemlerinin didik didik edildiğini ancak somut bir kanıt bulunamadığını, suçlamaların "kriminal tiplerin" ifadelerine dayandırıldığını vurguladı.
Ekonomi ve Yönetim Eleştirisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosuna da değinen CHP Lideri, Bozbey’in borç batağındaki bir belediyeyi devraldığını ve 2 yılda israfı önleyerek yaklaşık 10 milyar lira borç ödediğini hatırlattı. Kayyım atamalarını ve liyakatsiz atamaları eleştiren Özel, Eyüpsultan’da seçim kaybeden eski başkanın Bursa’ya genel sekreter yapılmasını "Bursa’ya hakaret" olarak niteledi.
Erdoğan’a "Düşman Hukuku" Yanıtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ana muhalefetle görüşürüz" açıklamalarına yanıt veren Özel, diyalog zemini için şartlarını açıkladı:
"Bizimle görüşmek isteyenler önce düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Elinde tuttuğu yargı gücüyle halkın seçtiği başkanları içeri atarak diyalog kurulmaz. Önce o baltayı gömecekler."
Hodri Meydan: "Ara Seçime Varız!"
Özgür Özel, Türkiye genelindeki boş milletvekilliği koltukları için anayasal zorunluluk olan ara seçimi hatırlatarak iktidara meydan okudu. Kendi seçim bölgesi Manisa dahil olmak üzere, Bursa ve İstanbul gibi kritik yerlerde de seçime hazır olduklarını belirten Özel, "Eğer kendinize güveniyorsanız sandığı koyun, milletin sesini duyalım" dedi.
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.
BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;
"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.
"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"
Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.
"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"
3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.
"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."
Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.
"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"
Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Görevden Uzaklaştırıldı
İstanbul’da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22 Nisan 2026 tarihli kararı doğrultusunda tutuklanan Adıgüzel hakkında, Anayasa’nın 127. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici tedbir uygulanarak görevden uzaklaştırma kararı alındı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANDI
Yetkililer, yürütülen soruşturmanın “suç örgütü kurma ve rüşvet alma” iddialarını kapsadığını belirtti. Soruşturmanın devam ettiği ve sürece ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Ataşehir Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmenin ardından, görevden uzaklaştırma kararının geçici bir tedbir olduğu ve yargı sürecinin devam edeceği vurgulandı.
FEGÜM’den Fenerbahçe’ye Lojistik Destek: "Sınır Tanımayan Sevda Kemerburgaz’da Buluştu!"
Fenerbahçeli Gümrükçüler ve Lojistikçiler Platformu (FEGÜM), Kemerburgaz’da düzenlediği dev organizasyonla gövde gösterisi yaptı. Başkan Sadettin Saran’ın şampiyonluk ateşini yaktığı gecede, FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız: "Fenerbahçe sadece bir kulüp değil, bir duruştur!" dedi.
Kemerburgaz’da Kadıköy Ruhu: FEGÜM’den Teknoloji Çıkartması
Arka Haber ekibinin yerinde takip ettiği organizasyon, İstanbul Kemerburgaz’daki Orion Film Platosu’nda gerçekleşti. FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız ve yönetiminin vizyonuyla hazırlanan özel alanda, 3D sinema stüdyo teknolojisi kullanıldı. Katılımcılar, lojistik gücüyle teknolojiyi birleştiren bu atmosferde kendilerini Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun merkezinde hissetti.
Geceye; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi Eren Ergen tam kadro katılarak FEGÜM’ün camia içindeki ağırlığını tescilledi. Eski başkan Ali Koç ise selamlama mesajıyla bu birliğe destek verdi.
Burçay Yıldız: "Ekonominin Görünmeyen Kahramanları Fenerbahçe İçin Bir Arada"
Gecenin ev sahibi FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız, yaptığı açılış konuşmasında lojistik sektörünün ülke ekonomisindeki kritik rolünü Fenerbahçe aidiyetiyle birleştirdi. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler gümrük kapılarında, limanlarda ve lojistik ağlarda görev yapan, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir gücüz. Gümrük kapıları sadece geçiş noktası değil; emeğin ve ticaretin başladığı yerdir. FEGÜM olarak 1200 kongre üyemizle, tıpkı Fenerbahçe gibi sınır tanımıyor, her zaman daha ileriye bakıyoruz!"
Sadettin Saran: "FEGÜM İyi Günde de Kötü Günde de Yanımızda"
Başkan Sadettin Saran, FEGÜM ailesinin yarattığı atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, camiaya umut dolu mesajlar verdi. Cuma günü yaşanan moral bozukluğunun ardından bu etkinliğin kendisine çok iyi geldiğini belirten Saran:
"Yaralandık ama şampiyonluk inancım hala dipdiri!"
"Oyuncularla konuştum, o hırsı ve isteği gözlerinde gördüm."
"Fenerbahçe’nin FEGÜM gibi gruplara ihtiyacı var; sizler kulübümüz için çok faydalısınız."
sözleriyle platformun önemine dikkat çekti.
Rozetler Başkan Saran’dan: FEGÜM Ailesi Büyüyor!
Gecenin sonunda, FEGÜM bünyesine yeni katılan üyelere rozetlerini bizzat Başkan Sadettin Saran taktı. Hediye takdimleri ve çekilen hatıra fotoğrafları, sarı-lacivertli camianın gümrük ve lojistik dünyasındaki sarsılmaz kalesini bir kez daha mühürledi.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Gözaltında
İSTANBUL – CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında, İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu toplam 20 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, “rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla belediye yönetimi ve bazı personeller hakkında işlem başlatıldı.
Savcılık: “Rüşvet ve İhale Usulsüzlüğü Bulgularına Ulaşıldı”
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte belediye başkan yardımcıları ve ilgili birimlerde görevli isimler hakkında ihale, imar ve iskan süreçlerinde rüşvet alındığına dair ihbarlar bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, MASAK raporları ve HTS kayıtları doğrultusunda yapılan incelemelerde;
Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığına dair bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığında gerçekleştirildiği iddiaları üzerine operasyonun genişletilerek sürdüğü ifade edildi.
Gözaltına Alınan İsimler
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında şu isimler yer alıyor:
- Onursal Adıgüzel – Ataşehir Belediye Başkanı
- Birkan Birol Yıldız – Başkan Yardımcısı
- Oğuz Kaya – Başkan Yardımcısı
- Orhan Aydoğdu – Başkan Yardımcısı
- Mürteza Kutluk – Mali İşler Müdürü
- Alpay Arslan – Özel Kalem Müdürü
- Aysun Gökçen – Yapı Kontrol Müdürü
- Basri Onur Dedetaş – Ruhsat ve Denetim Müdürü
- Aslı Sevinç Afat – Mimar
- Nimet Karademir – Plan Proje Müdürü
- Gülbin Ergünay – İmar Ruhsat Müdürü
- Mehmet Yılmaz – Zabıta Komiser Yardımcısı
- Çağlar Kaya – Şoför
- Doğancan Topal – Şoför
- Ezgi Nur Yılmaz – Yapı İmar Müdürü
- Cengiz Gündoğan – Belediye Çalışanı
- Mesut Bayram – BAO Yapı Ltd. Şti.
- Fatih Velioğlu – Proce Mimarlık
- Haydar Battal – Belediye Çalışanı
- Murat Gerger – MG Yapı
- Erhan Çelebi – Asraş Yapı
- Onursal Adıgüzel’den El Yazılı Mesaj: “Bu Bir İtibar Suikastıdır”
Gözaltı sürecinin ardından Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sosyal medya hesabından el yazısıyla kaleme aldığı bir mesaj paylaşarak kamuoyuna seslendi.
Ataşehir halkına hitap eden Adıgüzel, göreve geldiği günden bu yana kamu yararını gözeterek çalıştığını belirtti:
“Göreve geldiğim ilk günden bugüne Ataşehir’in çocukları, gençleri, kadınları ve büyükleri için gece gündüz çalıştım.”
Gözaltı sürecine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Haksız, hukuksuz yere gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi çeşitli iftiralarla bugün sizlerden uzağım.”
Adıgüzel, yaşananların siyasi olduğunu öne sürerek dikkat çeken bir çıkış yaptı:
“Bu yaşadıklarım tamamen siyasi ve itibar suikastıdır.”
Mesajının sonunda ise sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti:
“Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve biz tekrar buluşacağız.”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER Heyetini Ağırladı
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER heyetini ağırladı. 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi için önemli iş birliği mesajları verildi. Kadın girişimciler sanayi ile buluşuyor.
İSTANBUL – Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER) Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ve beraberindeki heyeti belediye binasında ağırladı
Gerçekleşen ziyarette, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Başkan Kartoğlu: “Üreten Kadın Güçlü Toplumun Temelidir”
Ziyarette konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, kadın girişimciliğinin ve üretimin desteklenmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlarımızın üretimde daha fazla yer alması, hem ekonomik büyüme hem de toplumsal gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir. Yerel yönetimler olarak, kadın girişimciliğini destekleyen, üretimi teşvik eden her projenin yanında olmaya devam edeceğiz. İGKADER’in gerçekleştireceği bu zirveyi çok kıymetli buluyor, başarılar diliyorum.”
Nilgün Ege: “Kadın Emeğini Sanayi ile Buluşturuyoruz”
İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ise, Anadolu’nun dört bir yanından gelecek kadın üreticilerin sanayicilerle buluşacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu zirve ile kadın kooperatiflerimizi doğrudan sanayi ile buluşturuyoruz. Amacımız; üretimin ticarileşmesi, kadın emeğinin değer bulması ve sürdürülebilir iş birliklerinin kurulmasıdır.”
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da Gözaltına Alındı!
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, yürütülen bir soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alındı.
Tunceli gündemine bomba gibi düşen bir son dakika gelişmesi yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma dosyası kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.
Soruşturmanın Odağında Ne Var?
Edinilen ilk bilgilere göre, gözaltı işlemi Sonel'in Tunceli Valiliği görevini yürüttüğü döneme ait bazı uygulamalar ve idari işlemlerle ilgili yürütülen hukuki süreç çerçevesinde gerçekleşti. Elazığ’da gözaltına alınan Tuncay Sonel’in, ifadesi alınmak üzere Tunceli’ye nakledileceği belirtiliyor.
Tuncay Sonel Dönemi Yeniden Mercek Altında
Tunceli ve ardından Ordu Valiliği görevlerinde bulunan, halkla kurduğu diyaloglar ve "yetim gülerse dünya güler" projeleriyle tanınan Sonel, son dönemde Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapıyordu. Yapılan bu operasyon, Sonel’in görev yaptığı döneme dair idari ve mali süreçlerin yargı tarafından yeniden incelendiğini gösteriyor.
Resmi Açıklama Bekleniyor
Gözaltı haberinin yayılmasının ardından kamuoyu, soruşturmanın detaylarına kilitlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki saatlerde konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.
Pi̇yasalarda "Hürmüz" Rüzgari: İslam Memi̇ş'ten Altin, Petrol Ve Ekonomi̇ İçi̇n Kri̇ti̇k Uyarilar!
Ekonomi piyasalarının yakından takip ettiği isimlerden İslam Memiş, haftalık değerlendirme videosunda piyasalardaki sert dalgalanmaları, petrol fiyatlarındaki manipülasyonu ve altın-gümüş fiyatlarındaki yeni hedefleri açıkladı. Memiş, sadece ekonomi ile sınırlı kalmayarak Türkiye'nin derin yarası haline gelen "finansal kumar bağımlılığı" konusunda da devlet yetkililerine çağrıda bulundu.
PETROLDE %9'LUK SERT DÜŞÜŞ: "BÜYÜK BİR SOYGUN!"
Hafta başında 108 dolar seviyelerine kadar yükselen petrol fiyatlarının, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağına dair açıklamalarla 90 dolara gerilediğini belirten Memiş, bu durumu sert bir dille eleştirdi: "Pazartesi %8 yükselen petrol, 4 gün sonra %9 düştü. Ne kadar büyük bir manipülasyon ve soygun olduğunu yakından izliyoruz."
ALTIN VE GÜMÜŞTE YENİ HEDEFLER: "YIL SONUNDA 5 HANELİ RAKAMLAR"
Altın ve gümüş yatırımcısına "sessizce beklemeye devam" mesajı veren Memiş, kalıcı bir ateşkes ve anlaşma haberi gelmesi durumunda beklediği seviyeleri paylaştı:
Ons Altın: Kademeli olarak 5.200 dolar seviyesi.
Gram Altın: Önce 7.500 TL, yıl sonunda ise 5 haneli rakamlar.
Ons Gümüş: 86 dolar direnci kırılırsa 90 dolar hedefi.
Borsa İstanbul (BIST 100): Anlaşma haberiyle hedef 16.000 puan.
Memiş, 2026 yılı için özellikle güçlü bir psikoloji ve finansal okuryazarlığın her zamankinden daha önemli olacağının altını çizdi.
TOPLUMSAL UYARI: "SESSİZ ENKAZ: FİNANSAL KUMAR BAĞIMLILIĞI"
İslam Memiş, haber portalımız ve sosyal medya hesaplarımızda da sıkça vurguladığımız toplumsal çöküşe dikkat çekti. Kahramanmaraş’taki acı olayları hatırlatan Memiş, gençleri pençesine alan finansal kumar tehlikesi için çözüm önerilerini sıraladı:
Bankalara Sorumluluk: 18-20 yaşındaki gençlerin hesaplarından sanal bahis ve şans oyunlarına yapılan para transferleri bankalar tarafından engellenmeli.
Meslek Edindirme: Esnaflarımız gençlere sahip çıkmalı, usta öğreticilik belgeleriyle gençleri üretime dahil etmeli.
Diyanet ve Eğitim: Camilerde ve okullarda sadece genel konulardan değil, güncel toplumsal problemlerden ve bilimsel yaklaşımlardan bahsedilmeli.
"PARAYI KAZANIRSINIZ AMA ZAMANI GERİ ALAMAZSINIZ"
Haftayı büyük bir üzüntüyle kapattıklarını belirten Memiş, "Kimin için ne biriktiriyorsun? Kaybettiğimiz nesiller varsa biriktirilen mirasların hiçbir önemi kalmayacak" diyerek aileleri ve yetkilileri daha şeffaf ve duyarlı olmaya davet etti.
Siz piyasalardaki bu manipülatif dalgalanmalar ve gençleri bekleyen tehlikeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
İlk Yorum yapan siz olun!