CHP, İstanbul’un 39 ilçesinde seçime girecek belediye başkan adaylarını kamuoyuna tanıttı. Demokrasi şöleni havasında geçen aday tanıtım toplantısında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu konuştu. İmamoğlu: “Bir kişinin kazandığı değil, 16 milyon insanın kazandığı dönemi başlattık. İstanbul, gücün ve paranın akış yönünü değiştirmeyi başardı. Bütün o yatırımları ve hizmetleri, onun için yapabiliyoruz. Gücün ve paranın akış yönünü değiştirdiğimiz için bizimle o kadar uğraşıyorlar. Onun için sıkıntıları var. Onun için gözleri dönmüş bir biçimde, bu seçimin için her şeyi yapıyorlar, yapacaklar. Bizden önce İstanbul'da güç, bir avuç insanın elindeydi. Onlar bu gücü sonuna kadar istismar ettiler. Her ay, onlarca parsel bazında imar artışları, Meclis’in koridorlarında geziyordu. Beş senede bu kardeşiniz, bu yoldaşınız, tek bir parsel bazında imarı, o Meclis salonuna sokmadı, sokturmadı. Talanı bu şehirden uzak tuttu” dedi.
CHP, İstanbul’un 39 ilçesinde seçime girecek belediye başkan adaylarını kamuoyuna tanıttı. Demokrasi şöleni havasında geçen aday tanıtım toplantısında, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu konuştu. İmamoğlu: “Bir kişinin kazandığı değil, 16 milyon insanın kazandığı dönemi başlattık. İstanbul, gücün ve paranın akış yönünü değiştirmeyi başardı. Bütün o yatırımları ve hizmetleri, onun için yapabiliyoruz. Gücün ve paranın akış yönünü değiştirdiğimiz için bizimle o kadar uğraşıyorlar. Onun için sıkıntıları var. Onun için gözleri dönmüş bir biçimde, bu seçimin için her şeyi yapıyorlar, yapacaklar. Bizden önce İstanbul'da güç, bir avuç insanın elindeydi. Onlar bu gücü sonuna kadar istismar ettiler. Her ay, onlarca parsel bazında imar artışları, Meclis’in koridorlarında geziyordu. Beş senede bu kardeşiniz, bu yoldaşınız, tek bir parsel bazında imarı, o Meclis salonuna sokmadı, sokturmadı. Talanı bu şehirden uzak tuttu” dedi.
CHP, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde İstanbul’un 39 ilçesinin belediye başkan adaylarını kamuoyuna tanıttı. “Büyük İstanbul Buluşması” başlığı altında düzenlenen “İstanbul İlçe Adayları Tanıtım Toplantısı”, Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirildi. Toplantıya; çok sayıda CHP milletvekili, CHP PM üyesi ve ilçe belediye başkan adayları katıldı. Yüksek katılımlı, coşkulu ve demokrasi şöleni şeklinde gerçekleştirilen buluşmada; “Ekrem Başkan’la tam yol ileri”, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” ve “Her şey çok güzel olacak” sloganları atıldı. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın ardından, sırasıyla; İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik birer konuşma yaptı.
İlk konuşmayı yapan İmamoğlu’nun konuşması tekrar aday gösterilmeyen Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç’in taraftarlarının sloganları ile kesilmek istenince salonda “Ekrem başkan” şeklinde destek sloganları atıldı. İmamoğlu salonu sakinleştirmek için şunları söyledi:
“BURASI CHP: Bugün İstanbullu hemşehrilerimizin karşısına, tam kadro çıkıyoruz. Bu kadronun gençliği de var, tecrübesi de var, yeteneği de var, cesareti de var. Bu kadroda halkın sesi de var, nefesi de var. Bu kadroda kadının aklı, bilgisi, sağduyusu var. Sevgili dostlar, bu tablo, her şeye rağmen, çok önemli ve çok değerli bir tablodur.. Bizim demokrasi anlayışımızda, gelip orada afişlerini asabilirler ve burada insanlarla fikrini paylaşabilirler. Tepki gösterme anlayışı bizim partimizde var. Gelip afişlerini asıp, fikirlerini paylaşabilirler. Burası CHP” dedi. Tepkilerin devam etmesi üzerine İmamoğlu “Sevgili arkadaşlar, attığınız sloganlarla Şükrü Başkan'a ayıp ediyorsunuz. Onu söyleyeyim. Ayıp ediyorsunuz. Sevgili dostlar kızanlar olacak. Herkes bir şekilde bir zaman dilimi içerisinde bu partide belediye başkanı olarak atandı. İçinden yüz tane hikaye çıkar. Haksızlık, hukuksuzluk vesaire diye tartışmalar yapılabilir. 2008 yılında CHP içinde siyaset yapmaya karar vermiştim. O dönem, ikamet ettiğim ilçemde belediye başkan aday adayı olmaya karar verdim. Partim bunu uygun görmedi, başka bir aday getirdi. Ben aday yapılmadım. Aday yapılmadıktan sonra partimin uygun gördüğü adayın yanında durdum. Ne yazık ki seçimi kaybettik.
SEVGİLİ DOSTLAR; KIZANLAR OLACAK, ÜZÜLENLER OLACAK: Bu görev tayinini kabul ettim ve ilk olarak atanarak, 2009’un Eylül ayında göreve geldim. Tam 4 yıl ilçe başkanlığı yaptım. Ardından belediye başkan adayı olarak Beylikdüzü'ne Belediye Başkanı seçildim. 5 yıl ilçe belediye başkanlığı yaptım. Aileme söz vermiştim, ‘En fazla iki dönem yapacağım’ demiştim. Sonra Allah nasip etti, bizi İstanbul Belediye Başkanı adayı yapan bir partimle süreci yönettik. Ve Büyükşehir Belediye Başkanlığı koltuğunu, hep birlikte kazandık, milletimize hediye ettik. Ben, üç seçimdir CHP’deki bütün süreçleri iyi bilen birisiyim. Bana dediler ki dün, ‘Atama Parti Meclisi’nde. Görev tayinleri yapılıyor. Acaba bu aday tanıtımın birkaç gün sonra mı yapsak?’ ‘Hiç öyle bir şeye gerek yok’ dedim. İl Başkanım da aynı fikirdeymiş. Ve İl Başkanım, bugün yapılmasına karar verdi. Sevgili dostlar; kızanlar olacak, üzülenler olacak. Herkes bir şekilde, bir zaman dilimi içerisinde bu partide belediye başkanı olarak atandı. Aday oldu; kazandı, kazanamadı. Her birisi için süreç içinde yüz tane hikâye çıkar. Haksızlık, hukuksuzluk vesaire diye tartışmalar yapılabilir. Sizi burada temin ediyorum. Ben, hepinizin huzurunda İl Başkanımıza teşekkür ediyorum. İl Başkanı, kurulan sistemle birlikte, tek tek, ilçe ilçe araştırarak, soruşturarak, aday adayı veya adaylık süreçleriyle ilgili en araştırmacı, en demokrat, herkese gereken saygıyı gösteren süreç yönetilmiştir. Adaylarımız, partimize hayırlı olsun. İl Başkanım; sana teşekkür ediyorum. Bu kadar net.
İSTANBUL'DA DAHA BÜYÜK MESELEMİZ VAR: Bu partinin, bu ailenin bir bireyi olarak, herkesle bu süreci münazara ederim partimin odalarında, partimin kurullarında; ama burada etmem. Ama bu iddiayı ortaya koyar, İl Başkanımızı da hakkını teslim ederim. O bakımdan şimdi eğer buraya gelip, demokratik bir şekilde tepkinizi gösteriyorsanız, o da bugün bu salonu tanzim eden İl Başkanın demokratlığındandır. Ona da teşekkür ediyorum. Yarın da göstereceksiniz. Öbür günde göstereceksiniz. Ama 3 gün sonra yaralar sarılır, gönüller hoş tutulur, insanlar birbirini arar, kırılan gönüller tamir edilir ve yola çıkılır. İstanbul'da daha büyük meselemiz var. İstanbul seçimi A kişisi, B kişisi seçimi değil. Bu yola kendini adayan ve bu yola çıkan bir yol arkadaşınız olarak söylüyorum. Sonsuz bir mücadele gücüyle, sonsuz bir idealizm yolculuğunda, kararlı bir şekilde, gözünü kırpmadan her türlü mücadeleyi vereceğimden hiçbir Allah'ın kulunun kuşkusu olmasın. Bu yoldan dönmek yok.
BU YOL, SADECE İSTANBUL'DA BİR SEÇİM KAZANMA YOLCULUĞU DEĞİL: Bu yol, sadece İstanbul'da bir seçim kazanma yolculuğu değil. Bu öyle bir yolculuk ki, bugün ortaya konan siyaset manzarası gereği, bütün oluşumlara rağmen; halkın ittifakını, milletin bir araya gelişini, kentin uzlaşmasını, farklı siyaset görüşünde olan insanların bu şehrin çıkarını son damlasına kadar koruyacak şekilde yapılacak, büyük bir yolculuk. O bakımdan, duygusal tepkinizi ya da birtakım kırgınlıklarınızı dile getirin; saygıyla karşılıyorum. Ama burası, Cumhuriyet Halk Partisi'nin kürsüsüdür. Bu kürsünün size duyduğu saygı gibi, burada bulunan herkesin bu kürsüye saygı duyması gerekir. Lütfen, ben ve benden sonra çıkacak herkesin aynı saygıyla karşılanmasını, bütün katılımcılardan diliyorum.
BİZİM PARTİMİZDE HER GÖREV, BİR SIRA NEFERİ RUHU VE BİLİNCİYLE ÜSTLENİLİR: 2019’dan bu yana İstanbul'da hayata geçirdiğimiz icraatçı ve halkçı belediyeciliği hep birlikte daha üst seviyeye taşıyacağız. Birlikten doğan kuvvetle, İstanbul adına çok daha büyük işler başaracağız. Buradan bütün adaylarımızı kutluyorum. Her adaya, başarılar ve kolaylıklar diliyorum. Bayrağı devreden tüm değerli belediye başkanlarımıza, değerli arkadaşlarımıza ve özellikle her birisine tek tek teşekkür ediyorum. Aynı zamanda talip olan, bu sürecin içinde olan bütün değerli aday adaylarımıza da yürekten teşekkür ediyorum. Görevlendirmeleri yerine getiren parti kurullarımıza, ilçe ve il yönetimimize, MYK ile PM üyelerimize ve saygıdeğer Genel Başkanımıza yürekten teşekkür ediyorum. Ülkemize, şehrimize ve milletimize hayırlı uğurlu olsun. Partimizi temsilen çıktığımız bu yolda, her birimiz, Cumhuriyet Halk Partili olmanın onurlu ve ağır sorumluluğunu taşıyoruz. Bizler, yüz yıldır aynı idealleri, aynı değerleri paylaşan Cumhuriyet Halk Partilileriz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün yolunu yolumuz, sözünü sözümüz biliriz. Bizim partimizde her görev, bir sıra neferi ruhu ve bilinciyle üstlenilir. Büyük Önder, ‘Hiçbir şeye muhtaç değiliz. Yalnız tek bir şeye çok ihtiyacımız vardır: Çalışkan olmak’ demişti. Sevgili dostlar, çalışkan olacağız. Çok çalışacağız. Çok çalışacağız. En çok çalışandan daha çok çalışacağız.
2019’DA BAŞLAYAN YEREL YÖNETİM DEVRİMİNİ, İSTANBUL'DA VE TÜRKİYE'DE DAHA İLERİ TAŞIYACAĞIZ: Kaybedecek bir dakikamız, boşa harcayacak enerjimiz yok. Hepimiz aynı umutlarla, aynı hedeflerle yol yürüyoruz. Hep kol kola, omuz omuza olacağız. Cesur olacağız, hakkını talep edene, adalet arayana, eşitlik isteyene çare olacağız. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında, bu ilk yerel seçiminde çok çok önemli bir sınavımız var. Önemli bir misyonumuz var. 2019’da başlayan yerel yönetim devrimini, İstanbul'da ve Türkiye'de daha ileri taşıyacağız. Hedefimiz büyük. Yerel siyasetin, yerel demokrasisinin, evrensel standartlarının yeniden belirlenmesine model olacağız. Öncülük üstleneceğiz. 4,5 yılda İstanbul'da, iddiayla söylüyorum ki, bu yolda çok büyük işler başardık. 31 Mart'tan sonra göreceksiniz; İstanbul'un dört bir yanındaki ilçeler de halkçı belediyecilikle tanışacak ve birlikten doğa kuvvetle, birçok ilçede daha çok daha güzel, çok daha değerli işleri hep birlikte yapacağız.
ASLA ŞİKAYET ETMEDİK, ASLA VAZGEÇMEDİK: Elbette Büyükşehir Belediyesi ve ilçe belediyelerinin güçlerini birleştirip, halk yararına işler yapması için aynı partiden olmaları gerekmiyor. Biz, bunu da ispat ettik. Biz, 5 yıldır hiçbir parti ayrımı yapmadan, bütün ilçe belediyeleriyle birlikte çalışmak için her yolu denedik, deniyoruz. Her imkanı kullanıyoruz. Ama her seferinde bir kısım dirençlerle karşılaşıyoruz. Bu direncin kaynağının neresi olduğunu, kim olduğunu bütün ülke biliyor. Maalesef, özellikle AK Parti'nin pek çok ilçe belediye başkanı, bizimle yan yana gelemediler bile. İlçelerinde yaptığımız her işte görüşlerini, önerilerini aldığımız halde, ilçelerine yaptığımız her çalışma gezisinde, özenli bir biçimde onları arayıp açılışa, gezimize davet ettiğimiz halde, kendilerini bazen bizzat ben davet ettiğim halde, onlar gelemediler. Bunu tercih edenler var. Gelenler de var. Onlara da teşekkür ediyoruz. Bakın bunun anlamı ne biliyor musunuz? Ben, ilçe belediye başkanı olarak, bir kez bile davet edilmediğim, bir kez bile ziyaret edilmediğim belediye başkanlığı dönemimde, 20 defa gelse, 20 defa gider, onunla gezerdim. Çünkü bu makamlar, millete ait makamlar. İşte bunu karıştırıyorlar, bunu anlamıyorlar. Onlar kendilerini vatandaşa değil, onlar kendilerini bir kişiye karşı sorumlu hissediyorlar. Bunu yıkacağız. Talimatı halktan değil, bir kişiden alıyorlar. Önümüze çıkardıkları engelleri anlatmıyorum bile. Asla şikayet etmedik, asla vazgeçmedik. Her seferinde bütün engelleri aşıp, 16 milyon insanımıza hizmet etmenin en güçlü yolunu bulduk. Bu yolculuk, güçlü bir yolculuk oldu. Yolculuk daha güçlenecek. Çünkü biz, kendimizi bu şehre ve milletimize, 16 milyon insanını adadık.
BİZ, MİLLETİNE ADANMIŞ İNSANLARIZ: Öyle açıklamalar görüyorum ki… Bir gün bir açıklama yapıyor, diyor ki, ‘Yerel yönetimle iktidar aynı olmazsa, hizmet gelmez. Bak Hatay'a geldi mi?’ Deprem bölgesinde, depremde acısı olan insanların huzurunda bunu söylüyor. İki gün geçiyor, ‘Biz, Cumhuriyet Halk Partisi gibi, oy verene hizmet getirenlerden değiliz’ diyor. Şaka gibi. Milletin aklıyla alay etmek demektir bu. Milletin iradesiyle dalga geçmektir bu. Çok ayıp, çok yazık. Ama millet, aldanmayacak. Biz, biz onun için diyoruz ki, ‘Biz, milletine adanmış insanlarız. Göreceksiniz, milletimiz için çalışmaya devam edeceğiz. Çünkü, ne yaptıysak, bu millet için yaptık. Hem de onlardan çok daha ucuza, onlardan çok daha hızlı, onlardan çok daha doğru ve kaliteli bir biçimde yaptık. İşte ilk dönemde yaptığımız 65 kilometre metroyu, İstanbul'u 5 dönem hem de hükümet 20 yılında kendilerine aitken yönettiler, bu kadar çok metroyu yapamadılar. Bu hızda, bu kadar düzgün bir finansman modeliyle yapabildikleri tek bir dönemleri bile yok. Olamaz da. İsteseler de yapamazlar. Onların israf düzenine hizmet eden yönetim anlayışıyla; eşe, dosta, kamu kaynağı dağıtan iş ahlakıyla bu işler yapılamaz.
HALKIN KAYNAKLARINI İSRAF ETMEDİK: 5 yılda, bizden önce akıllarına gelmemiş, ihmal edilmiş, onlarca konuya el attık, çözüm ürettik. Birilerine rant üretmedik. Halkın kaynaklarını israf etmedik. Yeşil alanları, deniz kıyılarını, meydanları talan etmedik. Tam tersine buraları ihya ettik, güzelleştirdik, restore ettik. İnsanları mutlu eden ve özellikle halktan kaçırılan ne varsa, vatandaşın kullanımını açtık. Biz bunu korkusuzca yaptık. Bazen devletin gücünü bile, ne yazık ki çekinmeden bir yıkım yapmaya gittiğimizde karşımıza dizmeye çalıştılar. Polisimizi, kendi emellerine alet ettiler. Ama biz yılmadık. Vallahi milletin malını işgal eden varsa, oraya gittik, yıktık. Yıkmaya da devam edeceğiz. Bir kişinin kazandığı değil, 16 milyon insanın kazandığı dönemi başlattık. İşte ‘İstanbul başardı’ diyoruz ya; İstanbul, en temelde neyi başardı biliyor musunuz? Gücün ve paranın yönünü değiştirmeyi başardı. Gücün ve paranın akış yönünü değiştirmeyi başardı. Bütün o yatırımları ve hizmetleri, onun için yapabiliyoruz. Gücün ve paranın akış yönünü değiştirdiğimiz için bizimle o kadar uğraşıyorlar. Onun için sıkıntıları var. Onun için gözleri dönmüş bir biçimde, bu seçimin için her şeyi yapıyorlar, yapacaklar.
BİZDEN ÖNCE İSTANBUL'DA GÜÇ, BİR AVUÇ İNSANIN ELİNDEYDİ: Ama biz, her sabah bu kadim şehrin dört bir yanında yaşayan insanlarımıza daha iyi bir yaşam kalitesi sunma kararlılığımızdan asla vazgeçmeden, ayağa kalktık. Her sabah bu şehrin yoksullaştırılmış, ötekileştirilmiş ve görmezden gelinmiş insanları için adalet dağıtma azmiyle iş başı yaptık. İş başı yaptığımız günden itibaren, adaletsiz ve insafsız gelir dağılımı anlayışından dolayı fakirleştirilmiş insanlarımıza nefes alacak çözümler ürettik. Şükürler olsun ki bu şehri daha adil, daha yeşil ve daha yaratıcı şehir yapma hedefimizde epey yol aldık. Bu şehirde haysiyetli bir hayat sürdürebilmek için, durmadan çalışan insanlarımıza sahipsiz olmadıklarını gösterdik. Ve biz, bu aziz şehirde sessizlerin ve kimsesizlerin sesi ve temsilcisi olduk. Çünkü bizde Cumhuriyet terbiyesi var. Çünkü bizde Cumhuriyet Halk Partisi terbiyesi var. Oysa bizden önce İstanbul'da güç, bir avuç insanın elindeydi. Onlar bu gücü sonuna kadar istismar ettiler. Her ay, onlarca parsel bazında imar artışları, Meclis’in koridorlarında geziyordu. Beş senede bu kardeşiniz, bu yoldaşınız, tek bir parsel bazında imarı, o Meclis salonuna sokmadı, sokturmadı. Talanı bu şehirden uzak tuttu.
ŞİMDİ MİLLETİN PARASI, MİLLET İÇİN HARCANIYOR: O kadar yanlış işler yaptılar ki, kendileri bile yaptıklarına ne dediler hatırlayın: ‘İstanbul'a ihanet ettik’ dediler. Kendileri söyledi, ben söylemedim. Onun için ben ne diyorum biliyor musun? Biz, size ihanet ettirmeyeceğiz. Biz İstanbul'un muhafızı olmaya devam edeceğiz. Bu şehrin her sokağını, her meydanını biz koruyacağız. Şimdi artık güç, 16 milyon İstanbul'un elinde. Bugün bir avuç insan değil, 16 milyon İstanbullunun çıkarları kollanıyor. Eskiden milletin parası, doğrudan milletin ihtiyaçları için kullanılmazdı. Ne yazık ki, o bir avuç insan bundan mutluydu. Arta kalan millet için kullanılıyordu. Şimdi ise, 16 milyonun güçlü iradesi iş başına gelince, paranın o dolambaçlı yoluna son verdik. İstanbul Büyükşehir Belediyesi'nde paranın yolu artık belli. Dümdüz, dosdoğru bir çizgi halinde milletten geliyor, doğrudan millete gidiyor. Milletin parası, millet için harcanıyor.
İSTANBUL YİNE BAŞARACAK, GÜNDELİK SİYASETİN BÜTÜN KÜÇÜK HESAPLARINI ALTÜST EDECEK: Seçim vaadi olarak ilan ettiğimiz “Anne Kart” uygulamasından, 0-4 yaş bebeği olan 650 bin annenin yararlanıyor. Onlara o kartı vereceğimizi duyurduğumuzda, İstanbul'u muhtemelen birkaç hafta sonra ilçe ilçe gezecek olan Sayın Cumhurbaşkanı, o zaman yine ilçe ilçe gezerken, ‘Kimin parasını kime veriyorsun’ dedi. Ben de bir gün sonra meydandan şunu söyledim: ‘Evet, şaşırdınız, biliyorum ama; biz, milletin parasını millete veriyoruz.’ Vermeye devam edeceğiz. Şahit olduğunuz gibi, bu şehirde gücün ve özellikle bu akışın yönü değişmesi, hiç kolay olmadı. Soruşturmalar yaşadık. Davalar gördük. Engellemelerle uğraştık. Her seferinde İstanbullular yanımızda oldu. Hep birlikte, 16 milyon insanımızla birlikte, bu oyunu bozduk. Onun için ‘ben’ ya da ‘biz’ değil, ‘İstanbul başardı’ diyoruz. İstanbul, başardı. İstanbul, yine başaracak, gündelik siyasetin bütün küçük hesaplarını altüst edecek. İstanbullular, gözleriyle görüp yaşadıkları, hayatlarını kolaylaştıracak, güzelleştirecek büyük değişimin yanında yer almaya devam edecekler.
İSTANBUL SEÇİMLERİNİ BAŞKA MECRALARA ÇEKMEYE ÇALIŞABİLİRLER: Bu durumu, bazı kişi veya partiler, ikbal ve beka sorunu olarak görebilirler. Onlar, İstanbul seçimlerini başka mecralara çekmeye çalışabilirler. Fakat İstanbulluların gündemi belli: İstanbullular daha fazla metro, daha fazla yeşil alan, daha fazla sosyal destek, daha fazla kreş, daha fazla kent lokantası, daha fazla kütüphane, daha fazla spor tesisi istiyor. Bütün bunları da ancak bizim başarabileceğimizi biliyor ve görüyor. İstanbullular, depreme hazırlıkta sergilediğimiz aktif ve ciddi politikalar hızlanarak artsın diye istiyorlar. Kentsel dönüşümde ortaya koyduğumuz, ucuz ve güvenli model yaygınlaşsın istiyorlar. İstanbullular, o eski israf ve ihanet devrine asla geri dönülsün istemiyorlar”
“CEKET”LER ÇIKARILDI”
Konuşmasının bu noktasında salondan gelen “Ceketi çıkar, kolları sıva” çağrısına kayıtsız kalmayan İmamoğlu, katılımcılara, “Çıkardım. Siz de çıkartmaya hazır mısınız? Bu salonda kaç kişi ceket çıkaracak? Çıkarsın bakalım. Çıkartabilir mi herkes ceketini? Herkes ceketini çıkarabilir mi? Hazır mı herkes? Sevgili dostlarım, sevgili arkadaşlarım; İstanbul hazır mı” sözleriyle seslendi. İmamoğlu’nun çağrısını karşılıksız bırakmayan salonda bulunan protokol, adaylar ve katılımcıların ceketlerini çıkartması ile ilginç görüntüler oluştu. “Bu kardeşiniz, size söz veriyor” diyen İmamoğlu, sözlerini şöyle noktaladı:
“BU ŞEHİR, 16 MİLYON TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞININ ŞEHRİ: Bu şehirde kimsenin inancına, kimsenin siyasi düşüncesine, kimsenin yaşam tarzına bakmadan, ayrımcılık yapmadan, adil ve özgür bir kent var edeceğiz. Bu şehir, herkesin şehri. Bu şehir, 16 milyon Türkiye Cumhuriyeti vatandaşının şehri. Bu şehir Kürtlerin şehri. Bu şehir Alevilerin şehri. Bu şehir Boşnakların şehri. Bu şehir Ermenilerin şehri. Bu şehir Süryanilerin şehri. Bu şehirde, 16 milyon özgür Türkiye Cumhuriyet vatandaşı var. Bu şehirde vatansever, bayrağını seven, Mustafa Kemal Atatürk'ün izinde, Cumhuriyetin izinde yürüyecek 16 milyon insan var. İstanbulluların istediği olacak. Onun için buradayız. Onun için bu yolculukta yürüyoruz. Onun için kararlılıkla yürüyoruz. Göreceksiniz; bir kişinin değil, 16 milyonun dediği olacak. Ben, egemenliğin kayıtsız şartsız milletin olduğu inancıyla, ‘Tam yol ileri’ diyerek yürüyeceğim. Hep birlikte yürüyeceğiz. Ben, bu yola çıkacak olduğum bütün adaylarımıza teşekkür ediyor, başarılar diliyorum. Çünkü her birisi çok çalışacak. Birlikte koşacağız. Tek iddiamız olacak: En çok hangimiz daha çalışkan olacağız, göreceğiz.
HEDEFİMİZ VE PAROLAMIZ BELLİ: TAM YOL İLERİ: 39 ilçemizde aday olan liyakatli kadrolarımız, aynen bizim yaptığımız gibi, güçlü bir halkçı belediyeciliğin temsilcisi olacaklar. Bu liyakatli, tecrübeli, yetenekli, genç, kadın, hep bir arada, halkçı ve icraatçı çözümlerle, bu şehrin her ilçesinde yaşam kalitesini düzeltmek için, sırt sırta mücadele edecek. Sizlerin her ilçede hem belediye başkan adaylarımıza hem de meclis üyelerimize oy vereceğinize yürekten inanıyorum. İnanıyorum ki, sadece ilçelerde kazanmayacağız. İstanbul Büyükşehir Meclisi'nde ve ilçelerimizde, bize ihtiyacımız olan desteği de vereceksiniz. Sizden alacağımız büyük destek ve güçle, biz de her sabah büyük ve azim ve gayretle iş başı yapacağız. Bu kadim şehrin dünyanın çekim merkezi olması için, 16 milyonun müreffeh, mutlu ve mesut yaşaması için, çözümler üreteceğiz. Sizlerin oylarıyla seçilecek her bir başkanımız, sizlerin sesi ve temsilcisi olmakla kalmayacak, hep birlikte daha büyük hedeflere, daha güzel günlere, yürümeye devam edeceğiz. Hedefimiz ve parolamız belli: Tam yol ileri sevgili dostlarım. İstanbul'a hizmet için tam yol ileri. Yolumuz, bahtımız açık olsun. Hep birlikte 16 milyonun iktidarına yürüyoruz.”
ADAYLAR, AİLELERİYLE BİRLİKTE TANITILDI
Konuşmaların ardından, Çelik ve İmamoğlu sahnedeki yerlerini aldı. Alfabetik sırayla davet edilen CHP’li ilçe belediye başkanları kamuoyuna tanıtıldı. Eşleri ve çocukları da adayları bu sırada yalnız bırakmadı. Adayların tanıtımının ardından 39 ilçenin başkanları ile kadın ve gençlik kolları başkanları da platforma davet edildi. Aday tanıtım toplantısı, toplu aile fotoğrafı çekimiyle son buldu.
9 İLÇEDE DEĞİŞİKLİK
CHP, İstanbul'da Sarıyer, Avcılar, Ataşehir, Bakırköy, Esenyurt, Kadıköy, Adalar, Şişli, Maltepe ilçelerinde yeni isimlerle, Büyükçekmece, Küçükçekmece, Beylikdüzü, Beşiktaş ve Kartal ilçelerinde de mevcut isimlerle devam etme kararı aldı. CHP Bakırköy, Maltepe, Üsküdar ve Bahçelievler'de kadın adaylarla, yarışacak.
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
Beylikdüzü’nde 11. Çocuk Şenliği Başladı 23 Nisan Coşkusu Yaşam Vadisi ve Kent Ormanlarına Taşındı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında bu yıl 11’incisi düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan Çocuk Şenliği” Yaşam Vadisi, Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi, Yakuplu Kent Ormanı ve Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinliklerde çocuklar zumbadan atölyelere, ikramlardan eğlenceli aktivitelerle dolu programlarla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutluyor.
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan 11. Çocuk Şenliği” başladı. Şenliğin ilk günü, Yaşam Vadisi 1. Etap’ta bulunan Çanakkale Rölyef Alanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı.
Günün devamında Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde çocuklar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında çocuk zumbası, çeşitli atölye çalışmaları ve ikramlarla dolu etkinliklerde bir araya geldi.
YAŞAM VADİSİ VE KENT ORMANLARINDA ETKİNLİKLER SÜRÜYOR
Şenlik programının 24, 25 ve 26 Nisan tarihlerinde Yaşam Vadisi 1. Etap’ta devam edeceği bildirildi. Ayrıca 25 Nisan’da Yakuplu Kent Ormanı’nda, 26 Nisan’da ise Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda çocuklara yönelik etkinliklerin gerçekleştirileceği açıklandı.
“GÖZLERİNİZDEKİ IŞILTI GELECEĞE İNANCIMIZI GÜÇLENDİRİYOR”
Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Av. Önder Serkan Çebi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıl dönümüne dikkat çekti.
Çebi açıklamasında, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet iradesini taçlandırdığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin açılışının 106. yıldönümüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ifadelerini kullandı.
Çocukların geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Çebi, Beylikdüzü’nde “Çocuk Kenti” vizyonuna dikkat çekerek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği bu anlamlı günde, Beylikdüzü olarak bir kez daha ‘Çocuk Kenti’ olma vizyonumuzu yineliyoruz.” dedi.
Çebi ayrıca, “Sizler bizim en kıymetli varlıklarımızsınız. Gözlerinizdeki ışıltı, geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyor.” sözleriyle çocukların bayramını kutladı.
Özgür Özel:"Bursa’nın İradesine Darbe Yapılıyor!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Özel, süreci "mafya yöntemi" ve "Bursa’nın iradesine çökme" olarak nitelendirerek iktidara "ara seçim" çağrısında bulundu.
Bursa İradesi Hedefte
Özgür Özel, Mustafa Bozbey’in 47 yıl sonra %47 oy farkıyla kazandığı zaferin hazmedilemediğini belirterek, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. 31 Mart'ın yıl dönümünde yapılan bu hamleyi bir "mesaj" olarak değerlendiren Özel, "Sandıkla kazanamadıklarını hakimin tokmağıyla almaya çalışıyorlar" dedi.
"Mustafa Bozbey’e Kirli Teklifler Yapıldı"
Özel’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Bozbey’e yönelik baskı iddialarıydı. Özel, Bozbey’in kendisine defalarca gelerek, "İlla AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin" şeklinde tehdit edildiğini söylediğini aktardı. Bozbey’in tüm belediye işlemlerinin didik didik edildiğini ancak somut bir kanıt bulunamadığını, suçlamaların "kriminal tiplerin" ifadelerine dayandırıldığını vurguladı.
Ekonomi ve Yönetim Eleştirisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosuna da değinen CHP Lideri, Bozbey’in borç batağındaki bir belediyeyi devraldığını ve 2 yılda israfı önleyerek yaklaşık 10 milyar lira borç ödediğini hatırlattı. Kayyım atamalarını ve liyakatsiz atamaları eleştiren Özel, Eyüpsultan’da seçim kaybeden eski başkanın Bursa’ya genel sekreter yapılmasını "Bursa’ya hakaret" olarak niteledi.
Erdoğan’a "Düşman Hukuku" Yanıtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ana muhalefetle görüşürüz" açıklamalarına yanıt veren Özel, diyalog zemini için şartlarını açıkladı:
"Bizimle görüşmek isteyenler önce düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Elinde tuttuğu yargı gücüyle halkın seçtiği başkanları içeri atarak diyalog kurulmaz. Önce o baltayı gömecekler."
Hodri Meydan: "Ara Seçime Varız!"
Özgür Özel, Türkiye genelindeki boş milletvekilliği koltukları için anayasal zorunluluk olan ara seçimi hatırlatarak iktidara meydan okudu. Kendi seçim bölgesi Manisa dahil olmak üzere, Bursa ve İstanbul gibi kritik yerlerde de seçime hazır olduklarını belirten Özel, "Eğer kendinize güveniyorsanız sandığı koyun, milletin sesini duyalım" dedi.
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.
BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;
"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.
"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"
Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.
"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"
3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.
"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."
Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.
"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"
Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Görevden Uzaklaştırıldı
İstanbul’da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22 Nisan 2026 tarihli kararı doğrultusunda tutuklanan Adıgüzel hakkında, Anayasa’nın 127. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici tedbir uygulanarak görevden uzaklaştırma kararı alındı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANDI
Yetkililer, yürütülen soruşturmanın “suç örgütü kurma ve rüşvet alma” iddialarını kapsadığını belirtti. Soruşturmanın devam ettiği ve sürece ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Ataşehir Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmenin ardından, görevden uzaklaştırma kararının geçici bir tedbir olduğu ve yargı sürecinin devam edeceği vurgulandı.
FEGÜM’den Fenerbahçe’ye Lojistik Destek: "Sınır Tanımayan Sevda Kemerburgaz’da Buluştu!"
Fenerbahçeli Gümrükçüler ve Lojistikçiler Platformu (FEGÜM), Kemerburgaz’da düzenlediği dev organizasyonla gövde gösterisi yaptı. Başkan Sadettin Saran’ın şampiyonluk ateşini yaktığı gecede, FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız: "Fenerbahçe sadece bir kulüp değil, bir duruştur!" dedi.
Kemerburgaz’da Kadıköy Ruhu: FEGÜM’den Teknoloji Çıkartması
Arka Haber ekibinin yerinde takip ettiği organizasyon, İstanbul Kemerburgaz’daki Orion Film Platosu’nda gerçekleşti. FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız ve yönetiminin vizyonuyla hazırlanan özel alanda, 3D sinema stüdyo teknolojisi kullanıldı. Katılımcılar, lojistik gücüyle teknolojiyi birleştiren bu atmosferde kendilerini Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun merkezinde hissetti.
Geceye; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi Eren Ergen tam kadro katılarak FEGÜM’ün camia içindeki ağırlığını tescilledi. Eski başkan Ali Koç ise selamlama mesajıyla bu birliğe destek verdi.
Burçay Yıldız: "Ekonominin Görünmeyen Kahramanları Fenerbahçe İçin Bir Arada"
Gecenin ev sahibi FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız, yaptığı açılış konuşmasında lojistik sektörünün ülke ekonomisindeki kritik rolünü Fenerbahçe aidiyetiyle birleştirdi. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler gümrük kapılarında, limanlarda ve lojistik ağlarda görev yapan, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir gücüz. Gümrük kapıları sadece geçiş noktası değil; emeğin ve ticaretin başladığı yerdir. FEGÜM olarak 1200 kongre üyemizle, tıpkı Fenerbahçe gibi sınır tanımıyor, her zaman daha ileriye bakıyoruz!"
Sadettin Saran: "FEGÜM İyi Günde de Kötü Günde de Yanımızda"
Başkan Sadettin Saran, FEGÜM ailesinin yarattığı atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, camiaya umut dolu mesajlar verdi. Cuma günü yaşanan moral bozukluğunun ardından bu etkinliğin kendisine çok iyi geldiğini belirten Saran:
"Yaralandık ama şampiyonluk inancım hala dipdiri!"
"Oyuncularla konuştum, o hırsı ve isteği gözlerinde gördüm."
"Fenerbahçe’nin FEGÜM gibi gruplara ihtiyacı var; sizler kulübümüz için çok faydalısınız."
sözleriyle platformun önemine dikkat çekti.
Rozetler Başkan Saran’dan: FEGÜM Ailesi Büyüyor!
Gecenin sonunda, FEGÜM bünyesine yeni katılan üyelere rozetlerini bizzat Başkan Sadettin Saran taktı. Hediye takdimleri ve çekilen hatıra fotoğrafları, sarı-lacivertli camianın gümrük ve lojistik dünyasındaki sarsılmaz kalesini bir kez daha mühürledi.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Gözaltında
İSTANBUL – CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında, İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu toplam 20 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, “rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla belediye yönetimi ve bazı personeller hakkında işlem başlatıldı.
Savcılık: “Rüşvet ve İhale Usulsüzlüğü Bulgularına Ulaşıldı”
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte belediye başkan yardımcıları ve ilgili birimlerde görevli isimler hakkında ihale, imar ve iskan süreçlerinde rüşvet alındığına dair ihbarlar bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, MASAK raporları ve HTS kayıtları doğrultusunda yapılan incelemelerde;
Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığına dair bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığında gerçekleştirildiği iddiaları üzerine operasyonun genişletilerek sürdüğü ifade edildi.
Gözaltına Alınan İsimler
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında şu isimler yer alıyor:
- Onursal Adıgüzel – Ataşehir Belediye Başkanı
- Birkan Birol Yıldız – Başkan Yardımcısı
- Oğuz Kaya – Başkan Yardımcısı
- Orhan Aydoğdu – Başkan Yardımcısı
- Mürteza Kutluk – Mali İşler Müdürü
- Alpay Arslan – Özel Kalem Müdürü
- Aysun Gökçen – Yapı Kontrol Müdürü
- Basri Onur Dedetaş – Ruhsat ve Denetim Müdürü
- Aslı Sevinç Afat – Mimar
- Nimet Karademir – Plan Proje Müdürü
- Gülbin Ergünay – İmar Ruhsat Müdürü
- Mehmet Yılmaz – Zabıta Komiser Yardımcısı
- Çağlar Kaya – Şoför
- Doğancan Topal – Şoför
- Ezgi Nur Yılmaz – Yapı İmar Müdürü
- Cengiz Gündoğan – Belediye Çalışanı
- Mesut Bayram – BAO Yapı Ltd. Şti.
- Fatih Velioğlu – Proce Mimarlık
- Haydar Battal – Belediye Çalışanı
- Murat Gerger – MG Yapı
- Erhan Çelebi – Asraş Yapı
- Onursal Adıgüzel’den El Yazılı Mesaj: “Bu Bir İtibar Suikastıdır”
Gözaltı sürecinin ardından Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sosyal medya hesabından el yazısıyla kaleme aldığı bir mesaj paylaşarak kamuoyuna seslendi.
Ataşehir halkına hitap eden Adıgüzel, göreve geldiği günden bu yana kamu yararını gözeterek çalıştığını belirtti:
“Göreve geldiğim ilk günden bugüne Ataşehir’in çocukları, gençleri, kadınları ve büyükleri için gece gündüz çalıştım.”
Gözaltı sürecine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Haksız, hukuksuz yere gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi çeşitli iftiralarla bugün sizlerden uzağım.”
Adıgüzel, yaşananların siyasi olduğunu öne sürerek dikkat çeken bir çıkış yaptı:
“Bu yaşadıklarım tamamen siyasi ve itibar suikastıdır.”
Mesajının sonunda ise sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti:
“Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve biz tekrar buluşacağız.”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER Heyetini Ağırladı
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER heyetini ağırladı. 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi için önemli iş birliği mesajları verildi. Kadın girişimciler sanayi ile buluşuyor.
İSTANBUL – Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER) Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ve beraberindeki heyeti belediye binasında ağırladı
Gerçekleşen ziyarette, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Başkan Kartoğlu: “Üreten Kadın Güçlü Toplumun Temelidir”
Ziyarette konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, kadın girişimciliğinin ve üretimin desteklenmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlarımızın üretimde daha fazla yer alması, hem ekonomik büyüme hem de toplumsal gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir. Yerel yönetimler olarak, kadın girişimciliğini destekleyen, üretimi teşvik eden her projenin yanında olmaya devam edeceğiz. İGKADER’in gerçekleştireceği bu zirveyi çok kıymetli buluyor, başarılar diliyorum.”
Nilgün Ege: “Kadın Emeğini Sanayi ile Buluşturuyoruz”
İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ise, Anadolu’nun dört bir yanından gelecek kadın üreticilerin sanayicilerle buluşacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu zirve ile kadın kooperatiflerimizi doğrudan sanayi ile buluşturuyoruz. Amacımız; üretimin ticarileşmesi, kadın emeğinin değer bulması ve sürdürülebilir iş birliklerinin kurulmasıdır.”
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da Gözaltına Alındı!
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, yürütülen bir soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alındı.
Tunceli gündemine bomba gibi düşen bir son dakika gelişmesi yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma dosyası kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.
Soruşturmanın Odağında Ne Var?
Edinilen ilk bilgilere göre, gözaltı işlemi Sonel'in Tunceli Valiliği görevini yürüttüğü döneme ait bazı uygulamalar ve idari işlemlerle ilgili yürütülen hukuki süreç çerçevesinde gerçekleşti. Elazığ’da gözaltına alınan Tuncay Sonel’in, ifadesi alınmak üzere Tunceli’ye nakledileceği belirtiliyor.
Tuncay Sonel Dönemi Yeniden Mercek Altında
Tunceli ve ardından Ordu Valiliği görevlerinde bulunan, halkla kurduğu diyaloglar ve "yetim gülerse dünya güler" projeleriyle tanınan Sonel, son dönemde Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapıyordu. Yapılan bu operasyon, Sonel’in görev yaptığı döneme dair idari ve mali süreçlerin yargı tarafından yeniden incelendiğini gösteriyor.
Resmi Açıklama Bekleniyor
Gözaltı haberinin yayılmasının ardından kamuoyu, soruşturmanın detaylarına kilitlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki saatlerde konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.
Pi̇yasalarda "Hürmüz" Rüzgari: İslam Memi̇ş'ten Altin, Petrol Ve Ekonomi̇ İçi̇n Kri̇ti̇k Uyarilar!
Ekonomi piyasalarının yakından takip ettiği isimlerden İslam Memiş, haftalık değerlendirme videosunda piyasalardaki sert dalgalanmaları, petrol fiyatlarındaki manipülasyonu ve altın-gümüş fiyatlarındaki yeni hedefleri açıkladı. Memiş, sadece ekonomi ile sınırlı kalmayarak Türkiye'nin derin yarası haline gelen "finansal kumar bağımlılığı" konusunda da devlet yetkililerine çağrıda bulundu.
PETROLDE %9'LUK SERT DÜŞÜŞ: "BÜYÜK BİR SOYGUN!"
Hafta başında 108 dolar seviyelerine kadar yükselen petrol fiyatlarının, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağına dair açıklamalarla 90 dolara gerilediğini belirten Memiş, bu durumu sert bir dille eleştirdi: "Pazartesi %8 yükselen petrol, 4 gün sonra %9 düştü. Ne kadar büyük bir manipülasyon ve soygun olduğunu yakından izliyoruz."
ALTIN VE GÜMÜŞTE YENİ HEDEFLER: "YIL SONUNDA 5 HANELİ RAKAMLAR"
Altın ve gümüş yatırımcısına "sessizce beklemeye devam" mesajı veren Memiş, kalıcı bir ateşkes ve anlaşma haberi gelmesi durumunda beklediği seviyeleri paylaştı:
Ons Altın: Kademeli olarak 5.200 dolar seviyesi.
Gram Altın: Önce 7.500 TL, yıl sonunda ise 5 haneli rakamlar.
Ons Gümüş: 86 dolar direnci kırılırsa 90 dolar hedefi.
Borsa İstanbul (BIST 100): Anlaşma haberiyle hedef 16.000 puan.
Memiş, 2026 yılı için özellikle güçlü bir psikoloji ve finansal okuryazarlığın her zamankinden daha önemli olacağının altını çizdi.
TOPLUMSAL UYARI: "SESSİZ ENKAZ: FİNANSAL KUMAR BAĞIMLILIĞI"
İslam Memiş, haber portalımız ve sosyal medya hesaplarımızda da sıkça vurguladığımız toplumsal çöküşe dikkat çekti. Kahramanmaraş’taki acı olayları hatırlatan Memiş, gençleri pençesine alan finansal kumar tehlikesi için çözüm önerilerini sıraladı:
Bankalara Sorumluluk: 18-20 yaşındaki gençlerin hesaplarından sanal bahis ve şans oyunlarına yapılan para transferleri bankalar tarafından engellenmeli.
Meslek Edindirme: Esnaflarımız gençlere sahip çıkmalı, usta öğreticilik belgeleriyle gençleri üretime dahil etmeli.
Diyanet ve Eğitim: Camilerde ve okullarda sadece genel konulardan değil, güncel toplumsal problemlerden ve bilimsel yaklaşımlardan bahsedilmeli.
"PARAYI KAZANIRSINIZ AMA ZAMANI GERİ ALAMAZSINIZ"
Haftayı büyük bir üzüntüyle kapattıklarını belirten Memiş, "Kimin için ne biriktiriyorsun? Kaybettiğimiz nesiller varsa biriktirilen mirasların hiçbir önemi kalmayacak" diyerek aileleri ve yetkilileri daha şeffaf ve duyarlı olmaya davet etti.
Siz piyasalardaki bu manipülatif dalgalanmalar ve gençleri bekleyen tehlikeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
İlk Yorum yapan siz olun!