İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Hiç endişe etmeyin. Biz bugüne kadar Van’daki o büyük depremi nasıl atlattıysak, Bingöl’de, Malatya’da, Elazığ’da ve İzmir’deki o depremleri nasıl atlatıp oradaki binaları, süratle yaparak nasıl sahiplerine teslim ettiysek; aynı şekilde: 11 ilimizde de bunu süratle gerçekleştirecek ve inşallah konutlarını sahiplerine teslim edeceğiz” dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, “Hiç endişe etmeyin. Biz bugüne kadar Van’daki o büyük depremi nasıl atlattıysak, Bingöl’de, Malatya’da, Elazığ’da ve İzmir’deki o depremleri nasıl atlatıp oradaki binaları, süratle yaparak nasıl sahiplerine teslim ettiysek; aynı şekilde: 11 ilimizde de bunu süratle gerçekleştirecek ve inşallah konutlarını sahiplerine teslim edeceğiz” dedi.
İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya, Ankara'da AFAD Başkanlığı'nda 6 Şubat depreminin bilançosu ve yapılan çalışmalara ilişkin basın toplantısı düzenledi. Yerlikaya şunları söyledi:
“6 Şubat depremlerinin 1. yıl dönümüne sadece 4 gün kaldı. 6 Şubat’taki Kahramanmaraş Pazarcık merkezli 7.7 büyüklüğündeki birinci deprem; saat 04.17’de meydana geldi. Saat 04.30’da AFAD tarafından, Türkiye’deki tüm kurtarma ekiplerimize, “Deprem bölgelerine intikal edin’’ talimatı verildi. Saat 04.40’ta nöbetçi AFAD ekibimiz tarafından Osmaniye Bilgi Apartmanından ilk vatandaşımız sağ olarak kurtarıldı. Diğer illerdeki nöbetçi AFAD ekiplerimiz arama kurtarma çalışmalarına süratle başladılar. Saat 05.00 itibarıyla; dönemin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Fuat Oktay’ın başkanlığında, Bakanlarımız ve Türkiye Afet Müdahale Planı Yani TAMP Çalışma Gruplarımız tam kapasiteyle, AFAD Afet ve Acil Durum Yönetim Merkezinde ilk toplantısını yaptı. AFAD; depremden sadece 45 dakika sonra, saat 05.02’deyse, TAMP’taki en üst seviye olan ve ‘Uluslararası Acil Yardım Çağrısını’ kapsayan 4. Seviye Acil Durum ilan etti. Sayın Cumhurbaşkanımızın talimatlarıyla; felaketlerin yaşandığı her ile koordinasyonu sağlamak üzere, kabinemizin hemen hemen tüm Bakanları görevlendirildi. Saat 05.45’te Valilerimizin, deprem bölgesine gitmeleri talimatı verildi. İllerdeki mevcut yöneticilerimizi desteklemek için derhal; 59 valimiz, 8 vali mülkiye baş müfettişimiz, 47 mülkiye müfettişimiz, 302 kaymakam ve vali yardımcımız ile 292 kaymakam adayımız, yani toplam 708 mülki idare amirimiz deprem bölgesine hareket ettiler. Yine saat 05.45’te bölgeye, arama ve kurtarma personelleriyle, AFAD Gönüllüleri ve iş makineleri sevk edilmeye başlandı. Saat 07.57’de, İzmir Adnan Menderes Havalimanı’ndan uçaklar, Adana Havalimanı’na arama kurtarma personeliyle, ağır tonajlı arama kurtarma araçlarını ulaştırmak için havalandılar. Saat 11.25’te deprem bölgelerinde ilk bireysel çadırlar kuruldu. Birinci depremden 9 saat sonra, saat 13.24’te Kahramanmaraş Elbistan merkezli 7.6 büyüklüğünde ikinci bir depremle daha sarsıldık. Bu yıkıcı depremden sonra da, hem arama kurtarma çalışmalarımız hem de yardımların sevkiyatı aralıksız devam etti. Maalesef 6 Şubat’ta milletçe asrın felaketini yaşadık. 120 bin kilometre karelik alanda 11 il, 124 ilçe, 6.929 köy ve mahallede ağır yıkımlara neden olan bu depremlerde 53 bin 537 canımızı yitirdik, 107 bin 213 vatandaşımız da yaralandılar. 14 milyon vatandaşımızı doğrudan etkileyen Kahramanmaraş merkezli depremler etki alanı bakımından dünya literatürüne geçti. Devletimiz tam bir seferberlik ruhuyla tüm kurumları, kuruluşları, personeli, araç-gereç ve imkanlarıyla, depremin ilk anından itibaren, felaket bölgelerinde canla başla çalışmaya başladı. Depremin 2. günü Hatay’a gelen Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, “Devlet-millet omuz omuza vererek inşallah afetin yol açtığı yıkıntıları kaldıracağız, hiçbir vatandaşımızı sahipsiz bırakmayacağız” sözleriyle devletimizin kararlığını ifade ediyordu. Bu felaket günlerini geride bırakacaktık. Gün; 85 milyonun tek yürek, tek bilek olma günüydü. Milletimiz topyekun deprem bölgesindeki yaraları ‘Nasıl sararız’ diye çırpınıp duruyordu. Depremin 3. günü ağır hasarlı olan kara yollarımız ulaşıma açıldı.
“YAKLAŞIK 150 BİN YARDIM TIRI BÖLGEYE ULAŞTIRILDI”
Kamu kuruluşlarımız, tüm mahalli idareler, sivil toplum kuruluşları, medyamız, 7’den 70’e herkes el ele veriyor, elden ele, su, gıda, ilaç, giyecek, hijyen, yani yaşam için ne gerekiyorsa onları kolilerle tırlara yüklüyordu. Bölgede beslenme hizmeti kapsamında günlük ortalama 4 milyon kişiye yemek hizmeti verildi. 20 milyon gıda kolisi dağıtıldı, yaklaşık 150 bin yardım tırı bölgeye ulaştırıldı ve bunların dağıtımları koordine edildi. Evindeki yorganını gönderen ninelerimiz, düğünü için ayırdığı parasını bağışlayan genç kardeşlerimiz, kumbarasında biriktirdiği harçlığı paylaşan çocuklarımız, millet olmanın ne demek olduğunu bir kez daha gösteriyorlardı. O günleri hatırlayınız: Şoförlerimiz bir an önce deprem bölgesine ulaşmak için nasıl da insanüstü bir gayret gösteriyordu. Lokmaların boğazımıza düğümlendiği, gözümüzden yaşların, dilimizden duaların eksik olmadığı günlerdi. Ülkemizin dört bir yanından, genci yaşlısı akın akın insanlarımız deprem bölgesine koşuyordu. Acıyı birlikte omuzladık. Yaralarımızı beraberce sardık. Hamdolsun ki; asrın felaketini asrın dayanışmasına dönüştürdük. Bu zor günler ancak bu ruhla aşılabilirdi.
“TOPLAM 650 BİN PERSONEL GÖREV YAPTI”
Depremin daha ilk anında yoğunlaştığımız iki alan vardı: Biri arama kurtarma faaliyetleri, diğeri ise geçici barınma hizmetleri. Depremler sonrasında maalesef 38.901 bina yıkılmıştı. Bu binaların tamamında arama, içinde yaşam olduğu belirlenen 26 bin binada arama ve kurtarma faaliyeti yürütüldü. Bölgede müdahale çalışmaları kapsamında: 11.488’i uluslararası, 35.250’si arama kurtarma, 142 bini güvenlik personeli olmak üzere toplam 650 bin personel görev yaptı. Ayrıca yürütülen bu çalışmalarda; 20 bin araç ve iş makinesi, 141 helikopter, 182 uçak ve 23 gemi görevlendirildi. Uçak ve helikopterlerimiz toplam 17.500 sorti yaptı.
“ULUSLARARASI YARDIM KURULUŞLARINA, ONLARIN EKİPLERİNE, ARAMA KURTARMA KÖPEĞİ OLAN CAN DOSTLARIMIZA HEPSİNE AMA HEPSİNE ŞÜKRAN BORÇLUYUZ”
Enkaz altından kurtarılan her canımız, yaşanan her mucize, bir bebeğin hayata tutunma azmi, bir annenin yavrusuna kavuşma mutluluğu… Tüm bu unutulmaz anlar, sahada arama kurtarma çalışması yapan arkadaşlarımızı daha da gayretlendiriyor, bizleri de umutlandırıyordu. Gece gündüz gözetmeden 23 gün boyunca; ‘bir can daha kurtarabilir miyim, evini, yakınlarını sevdiklerini kaybeden depremzede kardeşlerimizin yarasını sarabilir miyim’ diyerek fedakarca çalışan tüm arama kurtarma ekiplerimize, yardımımıza koşan, enkaz altındaki bir canımıza ulaşmak için mücadele veren uluslararası yardım kuruluşlarına, onların ekiplerine, arama kurtarma köpeği olan can dostlarımıza hepsine ama hepsine şükran borçluyuz. Enkaz altından kurtardıkları her canda yaşadıkları sevinç, kaybettiğimiz her bir vatandaşımız için döktükleri gözyaşı, insanlığın birlik ve dayanışma ruhunu bir kez daha göstermiştir.
Bütün dünya şahittir ki: AFAD ile birlikte JAK, JÖAK, PAK, Polis, Jandarma, Sahil Güvenlik, güvenlik korucularımız, Milli Savunma Bakanlığı DAK, Mehmetçiklerimiz, UMKE, MEB AKUB, itfaiyeciler, madenciler, ormancılarımız (ORKUT), sivil toplum kuruluşlarımız, üniversiteler, belediyeler, tüm gönüllülerimiz ve 93 ülkeden gelen arama kurtarma ekiplerinin tamamı adeta birer destan yazdılar. Zira; onların bir eli enkaz altına uzanırken, diğer elleri de gönüllere ve kalplerimize dokundu.
“BÖLGEYE 1 MİLYON ÇADIR SEVK EDİLDİ”
O zor anlarda, bir taraftan arama kurtarma faaliyetleri sürerken, diğer yandan geçici barınma için hummalı bir çalışma da sürüyordu. Bunun adı; AFAD koordinasyonunda gerçekleştirilen, dünyanın en büyük iyileştirme operasyonuydu. Önce çadırlar kuruldu. Bölgeye 1 milyon çadır sevk edildi. Bunların bir kısmı bireysel olarak dağıtıldı. 350 çadır kent alanında 645 bin çadır kuruldu ve Yaklaşık 2,5 milyon afetzedemize buralarda geçici olarak barınma imkanı sağlandı. Tüm bunlar yapılırken depremden etkilenen ve yakınlarının yanlarına gitmek isteyen 3 milyon 549 bin afetzedemizin tahliyesi sağlandı. Türk Havayollarımız, bu dönemde; 13 bin 701 sefer ile 2 milyonu aşkın yolcu taşıyarak unutulmaz bir tarih yazdı. 712 kargo seferiyle 32 bin 770 ton yardım malzemesini deprem bölgesine ulaştırdı. Türk Havayolları’na ve o zor günlerde yardıma koşan tüm hava yolu şirketlerimize teşekkür ediyorum. Yine, 14 ve 28 Mayıs’ta gerçekleşen seçimlerde; 993 bin vatandaşımızın ve Yüksek Öğretime Geçiş Sınavı’na giren 120 bin öğrencimizin, bölgeye gidiş ve dönüşleri sağlandı. 478 bin vatandaşımız KYK yurtlarında, 710 bin vatandaşımız ise MEB yurtlarında olmak üzere, toplam 1 milyon 188 bin vatandaşımız yurtlarda misafir edildi.
“BUGÜNE KADAR, GEÇİCİ BARINMA HİZMETİ KAPSAMINDA; 349 BİN HANEMİZE TOPLAM 14 MİLYAR 453 MİLYON LİRA “KİRA DESTEK ÖDEMESİ” YAPILDI”
Bir taraftan tüm bu koordinasyon sağlanırken diğer yandan da geçici barınma merkezleri yani konteynerler üretiliyor konteyner kentler kurulmaya başlanıyordu. İlk bireysel konteynerimizi depremin 2. günü kurmaya başladık. 20 Şubat’ta ise Kahramanmaraş Karacasu’da ilk konteyner kentte yaşam başladı. Bugün geldiğimiz noktadaysa 414 konteyner kentte 215.224 konteyner kurulumu gerçekleşti. Bu konteynerlerde; 691 bin afetzedemiz misafir ediliyor. Konteynerlerde; ısıtıcı, klima, vantilatör, buzdolabı gibi temel ihtiyaçlar malzemeleri yer alıyor. Ayrıca bu konteyner kentlerde; sağlık ocağından okullara, kreşlerden mescitlere, marketlerden eczanelere, oyun parklarından psiko sosyal destek alanlarına kadar bütün sosyal donatılar vatandaşlarımızın hizmetine sunuldu. Konteynerlerin dışında; geçici barınma hizmetlerinde bir diğer önemli adımsa kira destek ödemeleriydi. Bugüne kadar, geçici barınma hizmeti kapsamında; 349 bin hanemize toplam 14 milyar 453 milyon lira
“Kira Destek Ödemesi” yapıldı. Bu kapsamda; ev sahiplerine aylık 7 bin 500, kiracılaraysa 5 bin lira kira destek ödemesi yapılmaya devam ediliyor. AFAD’ın başlattığı: “Evim Yuvan Olsun’’ kampanyası ile de vatandaşlarımız hem gönül kapılarını hem de evlerinin kapılarını depremzedelerimize açtı. İçişleri Bakanlığımızın koordinasyonunda konteyner kentlerdeki ihtiyaç sahibi depremzedelerimize, AFAD-Kızılay işbirliğiyle her ay 4.500 lira yüklenen 69.289 ESEN KART dağıtıldı. Bu kartlara; beş aylık toplam: 1 milyar 8 milyon 141 bin lira yüklendi. Aynı zamanda; 1 milyon 979 bin haneye 10 bin lira destek ödemesi, 557 bin haneye 15 bin lira taşınma yardımı 41 bin aile yakınına ise 100’er bin lira vefat yardımı yapıldı. Toplamda; 106 milyar 728 milyon Lira kaynak deprem bölgemize aktarıldı. “Türkiye Tek Yürek” kampanyasında: 128 milyar 949 milyon lira toplandı. Bunun 79 milyar 263 milyon Lirası harcandı. Bağış hesaplarımız ile ilgili bütün süreçler ve veriler; şeffaf bir şekilde 15 günde bir AFAD kurumsal web sitesinde ve sosyal medya hesaplarından paylaşılıyor. Nakdi yardımların yanı sıra, ayni yardımlarda da asrın dayanışması sergilendi. Kimi yardımseverler konteyner kent kurdu, kimi kalıcı konut yapımını üstlendi, kimi de tırlar dolusu insani yardım malzemesi gönderdi.
“2 MİLYON 302 BİN BİNADA VE 6 MİLYON 227 BİN BAĞIMSIZ BÖLÜMDE HASAR TESPİTİ YAPILDI”
Deprem sonrası üzerinde büyük bir hassasiyetle durduğumuz bir başka konuysa hasar tespitlerinin yapılması ve enkazların kaldırılmasıydı. Deprem bölgesinde 2 milyon 302 bin binada ve 6 milyon 227 bin bağımsız bölümde Hasar tespiti yapıldı. 60 bin 421 acil yıkılacak ve yıkık binanın enkazları 68 günde tamamen kaldırıldı. Ağır hasarlı 200 bin 401 binadan 166 bin 602’sinin enkazı kaldırıldı.
Şu ana kadar; hacme göre enkaz kaldırma işleminin yüzde 91’i gerçekleştirildi. Geriye kalan enkaz kaldırma süreçleri de yoğun bir şekilde devam ediyor ve hak sahipliği süreci… Hak sahipliği sürecini büyük bir hassasiyetle yürüttük. Bu süreci; 30 Mayıs 2023 tarihinde başlattık. Depremzedelerimize öncelikle yasal başvuru süresi verildi. 11 il, 124 ilçe ve 6.929 mahalleyi kapsayan hak sahipliği çalışmaları 211 günde tamamlandı. Bu yoğun çalışma için, 146 Hak Sahipliği Ofisinde yaklaşık 2.500 personel görev aldı. Tüm değerlendirmeler AFAD AYDES yazılımı üzerinden bilişim ortamında yapıldı. Vatandaşlarımız tarafından sunulan yaklaşık 30 milyon evrak incelendi. Toplamı 15 milyon sayfa olmak üzere, 70 bine yakın komisyon kararı alındı. Bunların her biri 124 ilçe kaymakamı, 6.929 mahalle muhtarı, 124 tapu temsilcisi, 124 nüfus temsilcisi, 124 belediye temsilcisi ve 124 AFAD yetkilisi tarafından imza altına alındı.
Bu kapsamda 845 bin 371 talep değerlendirildi. Ve tüm süreçler tamamlandıktan sonra, 389 bin konut, 40 bin 658 işyeri ve 11 bin 531 ahır olmak üzere toplam 441 bin 567 hak sahipliği belirlendi. İl, ilçe ve kırsal alanda toplam: 250 bin bağımsız bölümün ihalesi yapıldı. Yeni ihaleleri de yapmaya devam ediyoruz.
“41 BİN DEPREM KONUTUMUZUN VE 5 BİN KÖY EVİMİZİN KURA ÇEKİMİ İLE ANAHTAR TESLİM TÖRENLERİNİN İLKİNE ‘BİSMİLLAH’’ DİYEREK BAŞLIYORUZ”
Sayın Cumhurbaşkanımız, depremin ilk günlerinden itibaren depremzede vatandaşlarımıza: ‘Şehrinize sahip çıkın, ata yurdunuzu asla kalıcı olarak terk etmeyin. Yıkılan her konutun daha iyisini, güzelini, güvenlisini, yenisini yapıp vereceğiz. Bu felaket, Türkiye Yüzyılı hayalimizi asla elimizden alamayacak’ demişti. Hamdolsun öyle de oldu. Depremzede kardeşlerimiz, anılarının olduğu büyük bir sevgiyle bağlı oldukları ata yurtlarına sahip çıktılar. Şehirlerini yeniden ihya etmek için canla başla mücadele ettiler. İşte yarın, Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle Hatay’dayız. Dünyada başka bir örneğine rastlanmayacak hızda; 41 bin deprem konutumuzun ve 5 bin köy evimizin kura çekimi ile anahtar teslim törenlerinin ilkine ‘Bismillah’’ diyerek başlıyoruz. 4 Şubat’ta Gaziantep’te, 6 Şubat’ta Kahramanmaraş’ta ve ilerleyen günlerde de diğer illerimizde, inşallah bu törenlerimizi gerçekleştireceğiz. Depremzede vatandaşlarımıza söz verildiği gibi konutlarını teslim edeceğiz. Çekilen her kura, teslim edilen her anahtar, milletimizin dayanışma ruhunu, birliğini, beraberliğini, kardeşliğini, diğerkâmlığını ve devletimizin gücünü bir kez daha gösterecek. Bu törenleri 11 ilimizde de gerçekleştireceğiz. Depremzedelerimizin yeni sıcak yuvalarına kavuşmalarının sevincini milletçe paylaşacağız. Enkazların altından nasıl umutların yeşerdiğini, hayata nasıl sıkı sıkı tutunduğumuzu, büyük ve güçlü Türkiye idealine yakışır şekilde nasıl canla başla çalıştığımızı tüm dünyaya ilan etmeye devam edeceğiz. Depremin izlerini silecek, depremden etkilenen şehirlerimizi yeniden ayağa kaldıracağız. Bunu, bir ve beraber olarak yapacağız. Sizlerin gözleri önünde; deprem konutlarımızın ve kalıcı köy evlerimizin yapımına büyük bir hızla devam ediyoruz. İnşallah kura ve anahtar teslim törenlerini de, yapmaya ve sevincimizi milletçe paylaşmaya devam edeceğiz. 1 yıldır, devletimiz deprem bölgesinde. Yaraları sarmak ve şehirlerimizi yeniden ayağa kaldırmak için gece gündüz demeden deprem bölgesinde sahadayız.
Yüklenici firmalarımızla, mühendisiyle, öğretmeniyle, işçisiyle, sağlık çalışanıyla, resmi görevlisiyle ve gönüllüsüyle yüz binlerce insanımız, deprem bölgesinde büyük fedakarlıklarla çalışıyor. Şehirlerimizi ayağa kaldırmak için mücadele veriyor. Bir kez daha altını çizerek ifade etmek isterim ki: Devletimiz, milletimiz için vardır ve bu güçlü devlet, hiçbir vatandaşımızı yalnız bırakmamıştır, bırakmayacaktır. Sayın Cumhurbaşkanımızın ifade ettikleri gibi: Hiç endişe etmeyin. Biz bugüne kadar Van’daki o büyük depremi nasıl atlattıysak, Bingöl’de, Malatya’da, Elazığ’da ve İzmir’deki o depremleri nasıl atlatıp oradaki binaları, süratle yaparak nasıl sahiplerine teslim ettiysek; aynı şekilde: 11 ilimizde de bunu süratle gerçekleştirecek ve inşallah konutlarını sahiplerine teslim edeceğiz.”
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
Beylikdüzü’nde 11. Çocuk Şenliği Başladı 23 Nisan Coşkusu Yaşam Vadisi ve Kent Ormanlarına Taşındı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında bu yıl 11’incisi düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan Çocuk Şenliği” Yaşam Vadisi, Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi, Yakuplu Kent Ormanı ve Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda başladı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle gerçekleşen etkinliklerde çocuklar zumbadan atölyelere, ikramlardan eğlenceli aktivitelerle dolu programlarla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı coşkuyla kutluyor.
Beylikdüzü Belediyesi tarafından 23-26 Nisan tarihleri arasında düzenlenen “Beylikdüzü 23 Nisan 11. Çocuk Şenliği” başladı. Şenliğin ilk günü, Yaşam Vadisi 1. Etap’ta bulunan Çanakkale Rölyef Alanı’nda gerçekleştirilen çelenk sunma töreniyle başladı.
Günün devamında Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Kültür ve Sanat Merkezi’nde çocuklar, İstanbul Büyükşehir Belediyesi iş birliğiyle düzenlenen program kapsamında çocuk zumbası, çeşitli atölye çalışmaları ve ikramlarla dolu etkinliklerde bir araya geldi.
YAŞAM VADİSİ VE KENT ORMANLARINDA ETKİNLİKLER SÜRÜYOR
Şenlik programının 24, 25 ve 26 Nisan tarihlerinde Yaşam Vadisi 1. Etap’ta devam edeceği bildirildi. Ayrıca 25 Nisan’da Yakuplu Kent Ormanı’nda, 26 Nisan’da ise Gürpınar 100. Yıl Kent Ormanı’nda çocuklara yönelik etkinliklerin gerçekleştirileceği açıklandı.
“GÖZLERİNİZDEKİ IŞILTI GELECEĞE İNANCIMIZI GÜÇLENDİRİYOR”
Beylikdüzü Belediye Başkan Vekili Av. Önder Serkan Çebi, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yaptığı konuşmada Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 106. kuruluş yıl dönümüne dikkat çekti.
Çebi açıklamasında, “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı büyük bir coşkuyla kutluyoruz. Bugün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün millet iradesini taçlandırdığı Türkiye Büyük Millet Meclisi’mizin açılışının 106. yıldönümüdür. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir.” ifadelerini kullandı.
Çocukların geleceğin teminatı olduğunu vurgulayan Çebi, Beylikdüzü’nde “Çocuk Kenti” vizyonuna dikkat çekerek, “Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çocuklarımıza armağan ettiği bu anlamlı günde, Beylikdüzü olarak bir kez daha ‘Çocuk Kenti’ olma vizyonumuzu yineliyoruz.” dedi.
Çebi ayrıca, “Sizler bizim en kıymetli varlıklarımızsınız. Gözlerinizdeki ışıltı, geleceğimize olan inancımızı güçlendiriyor.” sözleriyle çocukların bayramını kutladı.
Özgür Özel:"Bursa’nın İradesine Darbe Yapılıyor!"
CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’da tutuklu bulunan Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey’i ziyaret etti. Ziyaret sonrası cezaevi önünde açıklamalarda bulunan Özel, süreci "mafya yöntemi" ve "Bursa’nın iradesine çökme" olarak nitelendirerek iktidara "ara seçim" çağrısında bulundu.
Bursa İradesi Hedefte
Özgür Özel, Mustafa Bozbey’in 47 yıl sonra %47 oy farkıyla kazandığı zaferin hazmedilemediğini belirterek, operasyonun zamanlamasına dikkat çekti. 31 Mart'ın yıl dönümünde yapılan bu hamleyi bir "mesaj" olarak değerlendiren Özel, "Sandıkla kazanamadıklarını hakimin tokmağıyla almaya çalışıyorlar" dedi.
"Mustafa Bozbey’e Kirli Teklifler Yapıldı"
Özel’in açıklamalarındaki en dikkat çekici noktalardan biri, Bozbey’e yönelik baskı iddialarıydı. Özel, Bozbey’in kendisine defalarca gelerek, "İlla AK Parti’ye geçeceksin, geçmezsen içeri gireceksin" şeklinde tehdit edildiğini söylediğini aktardı. Bozbey’in tüm belediye işlemlerinin didik didik edildiğini ancak somut bir kanıt bulunamadığını, suçlamaların "kriminal tiplerin" ifadelerine dayandırıldığını vurguladı.
Ekonomi ve Yönetim Eleştirisi
Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin mali tablosuna da değinen CHP Lideri, Bozbey’in borç batağındaki bir belediyeyi devraldığını ve 2 yılda israfı önleyerek yaklaşık 10 milyar lira borç ödediğini hatırlattı. Kayyım atamalarını ve liyakatsiz atamaları eleştiren Özel, Eyüpsultan’da seçim kaybeden eski başkanın Bursa’ya genel sekreter yapılmasını "Bursa’ya hakaret" olarak niteledi.
Erdoğan’a "Düşman Hukuku" Yanıtı
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Ana muhalefetle görüşürüz" açıklamalarına yanıt veren Özel, diyalog zemini için şartlarını açıkladı:
"Bizimle görüşmek isteyenler önce düşman hukuku uygulamaktan vazgeçecekler. Elinde tuttuğu yargı gücüyle halkın seçtiği başkanları içeri atarak diyalog kurulmaz. Önce o baltayı gömecekler."
Hodri Meydan: "Ara Seçime Varız!"
Özgür Özel, Türkiye genelindeki boş milletvekilliği koltukları için anayasal zorunluluk olan ara seçimi hatırlatarak iktidara meydan okudu. Kendi seçim bölgesi Manisa dahil olmak üzere, Bursa ve İstanbul gibi kritik yerlerde de seçime hazır olduklarını belirten Özel, "Eğer kendinize güveniyorsanız sandığı koyun, milletin sesini duyalım" dedi.
BTP'den madencilere destek
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Eskişehir'den gelerek Ankara'da eylem yapan Doruk maden işçilerine destek verdi.
BTP Sözcüsü Lütfullah Önder başkanlığındaki BTP heyeti işçileri eylem yaptıkları yerde ziyaret etti.
Burada açıklama yapan Önder, "Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz" dedi.
BTP Sözcüsü Önder şunları söyledi;
"Bağımsız Türkiye Partisi olarak madencilerimizin eylemlerine destek vermek için buraya geldik. Onların bu haklı mücadelesinde, onların bu hak mücadelesinde yanında olmaya geldik. Bu konu Bağımsız Türkiye Partisi olarak bizim en hassas olduğumuz konu. Çünkü maalesef özellikle 2005 yılında yapılan maden yasası değişikliği ile birlikte madenlerde devletin ve milletin payı yok denilebilecek bir noktaya getirildi.
"Madenlerde devlet payı yüzde 3 ama o bile alınmıyor"
Bugün burada kömür madeninde çalışan madencilerimiz var. Devlet payı yüzde 3. Madenler aslında milletimize ait ama millet adına bu hakkı tahsil etmesi gereken devlet yüzde 3 alıyor. Bu yüzde 3'ü de almıyor. Yerin altında çalışma yapan madenciler, bu çalışma yerin altında yapıldığı gerekçesiyle yüzde 50 bu haktan da feragat ediliyor. Yetmiyor, çıkarılan madeni yine enerji tesisiyle işlendiği için değerlendirildiği için bir yüzd 50 daha bu devlet hakkından feragat ediyor. Dolayısıyla yüzde 1'ini millet adına devlet alıyor, yüzde 99'unu çıkaran firma alıyor. Ama yerin altında çalışan işçiler, yerin altında çalışan madenciler, bu haktan bırakın bu imtiyazlardan, bu teşviklerden yararlanmayı takdir edilmiş olan ücreti bile maalesef alamıyorlar.
"Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz"
3 aylık, 5 aylık, 8 aylık ücretini alamayan, tazminat haklarını alamayan madencilerimiz burada hak mücadelesini veriyorlar. Kurucu liderimiz Prof. Dr. Haydar Baş'ın çok güzel bir sözü var: Hakkınıza sahip çıkmazsanız hakkınıza karşı en büyük haksızlığı siz yapmış olursunuz. Dolayısıyla buradaki madenciler kendi haklarına sahip çıkmak üzere, haklarına haksızlık yapmamak üzere buradalar. Öncelikle bu madencilerimizin sorunları çözülsün. Madencilerimiz hakkını vermeyen firmalar karşısında ezilmesin. Buna devlet müsaade etmesin. Devlet bunun için var. Devlet zayıf durumda olanı korumak için var. Devlet güç odaklarına dur demek için var. Öncelikle bu madencilerin haklarını alma konusunda devletin inisiyatif kullanması lazım. Ama uzun vadede devlet payının, millet payının artması lazım.
"Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor ama.."
Bugün devleti yönetenler bir berberin kestiği faturaya itibar etmiyor. Daha fazla tıraş yaptığı gerekçesiyle berberlerden daha fazla vergi almaya çalışıyor. Ama maden firmalarından beyan usulü getirilmek suretiyle maden firmalarının beyanını yeterli kabul ediyor. Yani 'ben şu kadar kömür çıkarıyorum, şu kadar altın çıkarıyorum' şeklinde maden firmasının beyanını esas kabul edip yeterli kabul edip ona göre vergi alıyor. Bu çok ilginç bir durum. Devlet çıkarılan, millete ait olan bu madenden doğru dürüst vergi almıyor, devlet payı almıyor. Bütün bu hakları tek başına alıp kullanan firma yerin altında çalışan, canını ortaya koyarak çalışan bu madencilere temel hakları bile, takdir ettiği ücreti bile, devletin tanımış olduğu tazminatları bile maalesef vermiyor. Bu, insanımızın yoksulluğa yuvarlandığının en net fotoğraflarından bir tanesidir.
"Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor"
Biz madencilerimizin yanındayız. Sessiz kalmamaları, burada bir mücadeleye kalkışmaları, yol yürüyüp buraya gelip bir mücadele içinde olmalarını çok kıymetli görüyoruz, çok değerli görüyoruz. Milletimizin gönlü bu madencilerimizle birlikte atıyor ve haklarını söke söke alıncaya kadar da milletimizin kalbi, milletimizin gönlü bu madencilerle beraber olacaktır"
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Görevden Uzaklaştırıldı
İstanbul’da Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, hakkında yürütülen soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından İçişleri Bakanlığı tarafından görevden uzaklaştırıldı.
İÇİŞLERİ BAKANLIĞI’NDAN RESMİ AÇIKLAMA
T.C. İçişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in “suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve rüşvet alma” suçları kapsamında yürütülen soruşturma çerçevesinde tutuklandığı bildirildi.
İstanbul Anadolu 4. Sulh Ceza Hakimliği’nin 22 Nisan 2026 tarihli kararı doğrultusunda tutuklanan Adıgüzel hakkında, Anayasa’nın 127. maddesi ve 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 47. maddesi gereğince geçici tedbir uygulanarak görevden uzaklaştırma kararı alındı.
SORUŞTURMA KAPSAMINDA TUTUKLANDI
Yetkililer, yürütülen soruşturmanın “suç örgütü kurma ve rüşvet alma” iddialarını kapsadığını belirtti. Soruşturmanın devam ettiği ve sürece ilişkin yeni gelişmelerin kamuoyuyla paylaşılacağı ifade edildi.
GÖZLER YENİ GELİŞMELERDE
Ataşehir Belediyesi’nde yaşanan bu gelişmenin ardından, görevden uzaklaştırma kararının geçici bir tedbir olduğu ve yargı sürecinin devam edeceği vurgulandı.
FEGÜM’den Fenerbahçe’ye Lojistik Destek: "Sınır Tanımayan Sevda Kemerburgaz’da Buluştu!"
Fenerbahçeli Gümrükçüler ve Lojistikçiler Platformu (FEGÜM), Kemerburgaz’da düzenlediği dev organizasyonla gövde gösterisi yaptı. Başkan Sadettin Saran’ın şampiyonluk ateşini yaktığı gecede, FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız: "Fenerbahçe sadece bir kulüp değil, bir duruştur!" dedi.
Kemerburgaz’da Kadıköy Ruhu: FEGÜM’den Teknoloji Çıkartması
Arka Haber ekibinin yerinde takip ettiği organizasyon, İstanbul Kemerburgaz’daki Orion Film Platosu’nda gerçekleşti. FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız ve yönetiminin vizyonuyla hazırlanan özel alanda, 3D sinema stüdyo teknolojisi kullanıldı. Katılımcılar, lojistik gücüyle teknolojiyi birleştiren bu atmosferde kendilerini Şükrü Saraçoğlu Stadyumu’nun merkezinde hissetti.
Geceye; Fenerbahçe Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, Futbol Şube Sorumlusu Ertan Torunoğulları ve Yönetim Kurulu Üyesi Eren Ergen tam kadro katılarak FEGÜM’ün camia içindeki ağırlığını tescilledi. Eski başkan Ali Koç ise selamlama mesajıyla bu birliğe destek verdi.
Burçay Yıldız: "Ekonominin Görünmeyen Kahramanları Fenerbahçe İçin Bir Arada"
Gecenin ev sahibi FEGÜM Başkanı Burçay Yıldız, yaptığı açılış konuşmasında lojistik sektörünün ülke ekonomisindeki kritik rolünü Fenerbahçe aidiyetiyle birleştirdi. Yıldız, şu ifadeleri kullandı:
"Bizler gümrük kapılarında, limanlarda ve lojistik ağlarda görev yapan, ülke ekonomisine doğrudan katkı sağlayan bir gücüz. Gümrük kapıları sadece geçiş noktası değil; emeğin ve ticaretin başladığı yerdir. FEGÜM olarak 1200 kongre üyemizle, tıpkı Fenerbahçe gibi sınır tanımıyor, her zaman daha ileriye bakıyoruz!"
Sadettin Saran: "FEGÜM İyi Günde de Kötü Günde de Yanımızda"
Başkan Sadettin Saran, FEGÜM ailesinin yarattığı atmosferden duyduğu memnuniyeti dile getirirken, camiaya umut dolu mesajlar verdi. Cuma günü yaşanan moral bozukluğunun ardından bu etkinliğin kendisine çok iyi geldiğini belirten Saran:
"Yaralandık ama şampiyonluk inancım hala dipdiri!"
"Oyuncularla konuştum, o hırsı ve isteği gözlerinde gördüm."
"Fenerbahçe’nin FEGÜM gibi gruplara ihtiyacı var; sizler kulübümüz için çok faydalısınız."
sözleriyle platformun önemine dikkat çekti.
Rozetler Başkan Saran’dan: FEGÜM Ailesi Büyüyor!
Gecenin sonunda, FEGÜM bünyesine yeni katılan üyelere rozetlerini bizzat Başkan Sadettin Saran taktı. Hediye takdimleri ve çekilen hatıra fotoğrafları, sarı-lacivertli camianın gümrük ve lojistik dünyasındaki sarsılmaz kalesini bir kez daha mühürledi.
Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel Gözaltında
İSTANBUL – CHP’li belediyelere yönelik yürütülen operasyonlar kapsamında, İstanbul Ataşehir Belediyesi’ne düzenlenen operasyonda aralarında Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in de bulunduğu toplam 20 kişi gözaltına alındı.
İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında gerçekleştirilen operasyonda, “rüşvet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve ihaleye fesat karıştırma” iddialarıyla belediye yönetimi ve bazı personeller hakkında işlem başlatıldı.
Savcılık: “Rüşvet ve İhale Usulsüzlüğü Bulgularına Ulaşıldı”
Savcılık tarafından yapılan açıklamada, Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel ile birlikte belediye başkan yardımcıları ve ilgili birimlerde görevli isimler hakkında ihale, imar ve iskan süreçlerinde rüşvet alındığına dair ihbarlar bulunduğu belirtildi.
Açıklamada, MASAK raporları ve HTS kayıtları doğrultusunda yapılan incelemelerde;
Ataşehir Belediyesi sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı firmalardan yapı ruhsatı ve iskan işlemleri karşılığında rüşvet alındığına dair bulgulara ulaşıldığı öne sürüldü.
Soruşturma kapsamında, ruhsat işlemlerinin rüşvet karşılığında gerçekleştirildiği iddiaları üzerine operasyonun genişletilerek sürdüğü ifade edildi.
Gözaltına Alınan İsimler
Soruşturma kapsamında gözaltına alınanlar arasında şu isimler yer alıyor:
- Onursal Adıgüzel – Ataşehir Belediye Başkanı
- Birkan Birol Yıldız – Başkan Yardımcısı
- Oğuz Kaya – Başkan Yardımcısı
- Orhan Aydoğdu – Başkan Yardımcısı
- Mürteza Kutluk – Mali İşler Müdürü
- Alpay Arslan – Özel Kalem Müdürü
- Aysun Gökçen – Yapı Kontrol Müdürü
- Basri Onur Dedetaş – Ruhsat ve Denetim Müdürü
- Aslı Sevinç Afat – Mimar
- Nimet Karademir – Plan Proje Müdürü
- Gülbin Ergünay – İmar Ruhsat Müdürü
- Mehmet Yılmaz – Zabıta Komiser Yardımcısı
- Çağlar Kaya – Şoför
- Doğancan Topal – Şoför
- Ezgi Nur Yılmaz – Yapı İmar Müdürü
- Cengiz Gündoğan – Belediye Çalışanı
- Mesut Bayram – BAO Yapı Ltd. Şti.
- Fatih Velioğlu – Proce Mimarlık
- Haydar Battal – Belediye Çalışanı
- Murat Gerger – MG Yapı
- Erhan Çelebi – Asraş Yapı
- Onursal Adıgüzel’den El Yazılı Mesaj: “Bu Bir İtibar Suikastıdır”
Gözaltı sürecinin ardından Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel, sosyal medya hesabından el yazısıyla kaleme aldığı bir mesaj paylaşarak kamuoyuna seslendi.
Ataşehir halkına hitap eden Adıgüzel, göreve geldiği günden bu yana kamu yararını gözeterek çalıştığını belirtti:
“Göreve geldiğim ilk günden bugüne Ataşehir’in çocukları, gençleri, kadınları ve büyükleri için gece gündüz çalıştım.”
Gözaltı sürecine ilişkin ise şu ifadeleri kullandı:
“Haksız, hukuksuz yere gözaltında tutulan diğer arkadaşlarım gibi çeşitli iftiralarla bugün sizlerden uzağım.”
Adıgüzel, yaşananların siyasi olduğunu öne sürerek dikkat çeken bir çıkış yaptı:
“Bu yaşadıklarım tamamen siyasi ve itibar suikastıdır.”
Mesajının sonunda ise sürecin sonunda gerçeklerin ortaya çıkacağına inandığını ifade etti:
“Gerçekler er ya da geç ortaya çıkacak ve biz tekrar buluşacağız.”
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER Heyetini Ağırladı
Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İGKADER heyetini ağırladı. 4-5 Haziran’da İkitelli OSB’de düzenlenecek Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi için önemli iş birliği mesajları verildi. Kadın girişimciler sanayi ile buluşuyor.
İSTANBUL – Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, İstanbul Girişimci Kadınları Destekleme Derneği (İGKADER) Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ve beraberindeki heyeti belediye binasında ağırladı
Gerçekleşen ziyarette, 4-5 Haziran tarihlerinde İkitelli Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenecek olan “İGKADER Kadın, Gençlik ve Sanayi Zirvesi” hakkında değerlendirmelerde bulunuldu.
Başkan Kartoğlu: “Üreten Kadın Güçlü Toplumun Temelidir”
Ziyarette konuşan Başakşehir Belediye Başkanı Yasin Kartoğlu, kadın girişimciliğinin ve üretimin desteklenmesinin yerel kalkınma açısından büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:
“Kadınlarımızın üretimde daha fazla yer alması, hem ekonomik büyüme hem de toplumsal gelişim açısından kritik bir öneme sahiptir. Yerel yönetimler olarak, kadın girişimciliğini destekleyen, üretimi teşvik eden her projenin yanında olmaya devam edeceğiz. İGKADER’in gerçekleştireceği bu zirveyi çok kıymetli buluyor, başarılar diliyorum.”
Nilgün Ege: “Kadın Emeğini Sanayi ile Buluşturuyoruz”
İGKADER Yönetim Kurulu Başkanı Nilgün Ege ise, Anadolu’nun dört bir yanından gelecek kadın üreticilerin sanayicilerle buluşacağını belirterek şunları söyledi:
“Bu zirve ile kadın kooperatiflerimizi doğrudan sanayi ile buluşturuyoruz. Amacımız; üretimin ticarileşmesi, kadın emeğinin değer bulması ve sürdürülebilir iş birliklerinin kurulmasıdır.”
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel Elazığ'da Gözaltına Alındı!
Eski Tunceli Valisi Tuncay Sonel, yürütülen bir soruşturma kapsamında Elazığ'da gözaltına alındı.
Tunceli gündemine bomba gibi düşen bir son dakika gelişmesi yaşandı. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen geniş kapsamlı bir soruşturma dosyası kapsamında, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel, Elazığ’da emniyet güçleri tarafından gözaltına alındı.
Soruşturmanın Odağında Ne Var?
Edinilen ilk bilgilere göre, gözaltı işlemi Sonel'in Tunceli Valiliği görevini yürüttüğü döneme ait bazı uygulamalar ve idari işlemlerle ilgili yürütülen hukuki süreç çerçevesinde gerçekleşti. Elazığ’da gözaltına alınan Tuncay Sonel’in, ifadesi alınmak üzere Tunceli’ye nakledileceği belirtiliyor.
Tuncay Sonel Dönemi Yeniden Mercek Altında
Tunceli ve ardından Ordu Valiliği görevlerinde bulunan, halkla kurduğu diyaloglar ve "yetim gülerse dünya güler" projeleriyle tanınan Sonel, son dönemde Mülkiye Başmüfettişi olarak görev yapıyordu. Yapılan bu operasyon, Sonel’in görev yaptığı döneme dair idari ve mali süreçlerin yargı tarafından yeniden incelendiğini gösteriyor.
Resmi Açıklama Bekleniyor
Gözaltı haberinin yayılmasının ardından kamuoyu, soruşturmanın detaylarına kilitlendi. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın önümüzdeki saatlerde konuya ilişkin yazılı bir açıklama yapması bekleniyor.
Pi̇yasalarda "Hürmüz" Rüzgari: İslam Memi̇ş'ten Altin, Petrol Ve Ekonomi̇ İçi̇n Kri̇ti̇k Uyarilar!
Ekonomi piyasalarının yakından takip ettiği isimlerden İslam Memiş, haftalık değerlendirme videosunda piyasalardaki sert dalgalanmaları, petrol fiyatlarındaki manipülasyonu ve altın-gümüş fiyatlarındaki yeni hedefleri açıkladı. Memiş, sadece ekonomi ile sınırlı kalmayarak Türkiye'nin derin yarası haline gelen "finansal kumar bağımlılığı" konusunda da devlet yetkililerine çağrıda bulundu.
PETROLDE %9'LUK SERT DÜŞÜŞ: "BÜYÜK BİR SOYGUN!"
Hafta başında 108 dolar seviyelerine kadar yükselen petrol fiyatlarının, Hürmüz Boğazı'nın açık kalacağına dair açıklamalarla 90 dolara gerilediğini belirten Memiş, bu durumu sert bir dille eleştirdi: "Pazartesi %8 yükselen petrol, 4 gün sonra %9 düştü. Ne kadar büyük bir manipülasyon ve soygun olduğunu yakından izliyoruz."
ALTIN VE GÜMÜŞTE YENİ HEDEFLER: "YIL SONUNDA 5 HANELİ RAKAMLAR"
Altın ve gümüş yatırımcısına "sessizce beklemeye devam" mesajı veren Memiş, kalıcı bir ateşkes ve anlaşma haberi gelmesi durumunda beklediği seviyeleri paylaştı:
Ons Altın: Kademeli olarak 5.200 dolar seviyesi.
Gram Altın: Önce 7.500 TL, yıl sonunda ise 5 haneli rakamlar.
Ons Gümüş: 86 dolar direnci kırılırsa 90 dolar hedefi.
Borsa İstanbul (BIST 100): Anlaşma haberiyle hedef 16.000 puan.
Memiş, 2026 yılı için özellikle güçlü bir psikoloji ve finansal okuryazarlığın her zamankinden daha önemli olacağının altını çizdi.
TOPLUMSAL UYARI: "SESSİZ ENKAZ: FİNANSAL KUMAR BAĞIMLILIĞI"
İslam Memiş, haber portalımız ve sosyal medya hesaplarımızda da sıkça vurguladığımız toplumsal çöküşe dikkat çekti. Kahramanmaraş’taki acı olayları hatırlatan Memiş, gençleri pençesine alan finansal kumar tehlikesi için çözüm önerilerini sıraladı:
Bankalara Sorumluluk: 18-20 yaşındaki gençlerin hesaplarından sanal bahis ve şans oyunlarına yapılan para transferleri bankalar tarafından engellenmeli.
Meslek Edindirme: Esnaflarımız gençlere sahip çıkmalı, usta öğreticilik belgeleriyle gençleri üretime dahil etmeli.
Diyanet ve Eğitim: Camilerde ve okullarda sadece genel konulardan değil, güncel toplumsal problemlerden ve bilimsel yaklaşımlardan bahsedilmeli.
"PARAYI KAZANIRSINIZ AMA ZAMANI GERİ ALAMAZSINIZ"
Haftayı büyük bir üzüntüyle kapattıklarını belirten Memiş, "Kimin için ne biriktiriyorsun? Kaybettiğimiz nesiller varsa biriktirilen mirasların hiçbir önemi kalmayacak" diyerek aileleri ve yetkilileri daha şeffaf ve duyarlı olmaya davet etti.
Siz piyasalardaki bu manipülatif dalgalanmalar ve gençleri bekleyen tehlikeler hakkında ne düşünüyorsunuz? Yorumlarınızı bekliyoruz!
İlk Yorum yapan siz olun!