Esenyurt Belediyesi'ne yönelik rüşvet ve ihale soruşturmasında Togay Çoban konuştu: “Bizden diye kimsenin yanlışına sahip çıkmayız.”

Esenyurt'taki Rüşvet Soruşturmasında Togay Çoban'dan Sert Mesaj: “Bizden Diye Kimsenin Yanlışına Sahip Çıkmayız!”

Siyaset / Yerel Haberler

Esenyurt Belediyesi'ndeki bazı ihalelere fesat karıştırıldığı ve rüşvet alındığı iddialarına ilişkin yürütülen adli soruşturma hakkında AK Parti Esenyurt İlçe Başkanı Togay Çoban'dan dikkat çeken açıklama geldi. Çoban, geçmişte aynı siyasi safta yer almış isimlerin soruşturmada bulunmasının kimseye ayrıcalık sağlamayacağını vurgulayarak, “Yanlışı savunmayacağız, üzerini örtmeyeceğiz, siyasi aidiyeti kimseye zırh yaptırmayacağız” dedi.

Esenyurt Belediyesi Soruşturmasına AK Parti'den Açıklama

Esenyurt Belediyesi'ndeki bazı ihalelerde usulsüzlük yapıldığı ve rüşvet alındığı iddialarıyla ilgili yürütülen adli soruşturma, ilçenin siyasi gündeminde tartışılmaya devam ediyor.

AK Parti Esenyurt İlçe Başkanı Togay Çoban, soruşturmaya ve yargı sürecine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, kamu kaynaklarının korunması, hesap verebilirlik ve hukukun üstünlüğü konularına dikkat çekti.

Çoban, geçmişte partilerinde siyaset yapmış, teşkilatlarında görev almış veya birlikte çalıştıkları kişilerin soruşturma kapsamında bulunmasının iddiaların üzerinin örtülmesine gerekçe olamayacağını ifade etti.

Togay Çoban: “Bizden Diye Kimsenin Yanlışına Sahip Çıkmayız”

Siyasi yakınlıkların hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını belirten Çoban, açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Tutumumuz nettir: Biz, 'bizden' diye kimsenin yanlışına sahip çıkmayız. Geçmişte aynı safta bulunmuş olmak, kimseye hukuki bir ayrıcalık veya siyasi koruma kalkanı sağlamaz.”

Kamu kaynaklarının kötüye kullanıldığının tespit edilmesi halinde sorumluların yargı önünde hesap vermesi gerektiğini vurgulayan Çoban, Esenyurt Belediyesi'nin kaynaklarının ilçe halkına ait olduğunu hatırlattı.

Çoban, seçilmiş veya atanmış olmanın hesap verme yükümlülüğünü ortadan kaldırmadığını belirterek denetim ve hesap verebilirlik ilkelerinin belediyenin bütün dönemleri için geçerli olması gerektiğini savundu.

“Masumiyet Karinesine Saygılıyız”

Soruşturmanın hukuki boyutuna da değinen Togay Çoban, tutuklama kararlarının kesinleşmiş mahkûmiyet anlamına gelmediğini vurguladı.

“Tutuklama tedbirinin kesinleşmiş bir mahkûmiyet hükmü olmadığının bilincindeyiz. İddialar somut delillerle araştırılacak, savunmalar dinlenecek ve nihai kararı bağımsız Türk yargısı verecektir.”

Çoban, kişilerin lekelenmeme hakkının korunması gerektiğini ancak bunun kamuoyunun yanıt beklediği iddiaların araştırılmasına engel olmaması gerektiğini ifade etti.

“Yanlışın Kimden Geldiğine Göre Adalet Ölçümüz Değişmez”

Açıklamasında siyasi dayanışma ile hukuki sorumluluk arasındaki ayrıma dikkat çeken Çoban, kendi siyasi çevrelerine yönelik soruşturmaların da aynı hukuki ölçütlerle değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Çoban, “Bizim bağlılığımız kişilerin kusurlarına kefil olmaya değil, milletin emanetine sahip çıkmaya odaklıdır. Yanlışın kimden geldiğine göre adalet ölçümüz değişmez” ifadelerini kullandı.

Esenyurt Belediyesi'nde Kamu Zararı Varsa Tazmin Edilmeli

AK Parti Esenyurt İlçe Başkanlığı olarak soruşturmanın tüm yönleriyle aydınlatılmasını beklediklerini ifade eden Çoban, sorumluluğu hukuken tespit edilen kişiler hakkında gerekli yaptırımların uygulanmasını istedi.

Çoban, açıklamasında şu çağrıyı yaptı:

“AK Parti Esenyurt İlçe Başkanlığı olarak beklentimiz; iddiaların tüm yönleriyle aydınlatılması, sorumluluğu tespit edilenler hakkında adli ve idari yaptırımların eksiksiz uygulanması ve varsa oluşan kamu zararının derhal tazmin edilmesidir.”

Togay Çoban: “Siyasi Aidiyeti Kimseye Zırh Yaptırmayacağız”

Esenyurt halkının haklarını korumaya kararlı olduklarını belirten Çoban, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:

“Yanlışı savunmayacağız, üzerini örtmeyeceğiz, siyasi aidiyeti kimseye zırh yaptırmayacağız.”

Çoban'ın açıklaması, Esenyurt Belediyesi'ne yönelik iddiaların yanı sıra siyasi sorumluluk, kamu kaynaklarının kullanımı ve hesap verebilirlik konularını da yeniden gündeme taşıdı.

Soruşturmaya ilişkin nihai hukuki değerlendirme ise yargı sürecinin sonucunda netleşecek.