İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sokak hayvanlarına ilişkin kanun teklifiyle ilgili "Teklifin gerek yöntem gerek uygulama gerek bilimsellik açısından ciddi sorunlar içerdiğini düşünüyoruz. İlgili kanun teklifi çözüm odaklı olmak yerine toplumsal sorunun daha da büyümesine neden olacak niteliktedir. Biz TBB olarak canlıların yaşamına son vermeden ‘kısırlaştır aşıla yaşat’ politikasının en üst seviyede bir seferberlikle yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
(ANKARA) - İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, sokak hayvanlarına ilişkin kanun teklifiyle ilgili "Teklifin gerek yöntem gerek uygulama gerek bilimsellik açısından ciddi sorunlar içerdiğini düşünüyoruz. İlgili kanun teklifi çözüm odaklı olmak yerine toplumsal sorunun daha da büyümesine neden olacak niteliktedir. Biz TBB olarak canlıların yaşamına son vermeden ‘kısırlaştır aşıla yaşat’ politikasının en üst seviyede bir seferberlikle yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz” dedi.
İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, Türkiye Belediyeler Birliği (TBB) ikinci encümen toplantısına katıldı. İmamoğlu, birliğe ait Tevfik Göksu Konağı’nda saat 14:00'te başlayan toplantının ardından gündeme dair açıklamalarda bulundu. Toplantının detaylarıyla ilgili bilgi veren İmamoğlu, şöyle konuştu:
"Deprem bölgesinde araştırma yapacak olan komisyonumuz çalışmaları başladı, sürüyor. Buna yön vermek adına metodolojiyi paylaştık. Deprem bölgesinde yapılan hizmetler, hem merkezi idare hem yerel idare boyutunda sürecin nasıl yönetildiği ve yürütüldüğü konusundaki tespitler Belediyeler Birliği üzerine düşen sorumluluklar, vazifeler ve elbette kamuoyuna dönük birtakım sonuçları içerecek bir biçimde bir aylık süre içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz. Ve bu tamamlandığı an itibarıyla da yerinde yaptığımız bu tespitler çerçevesinde hem Belediyeler Birliği'nin eylem planı ortaya çıkmış olacak ve katkılarımızla o bölgede olmayı hedefliyoruz. Aynı zamanda o sonuçları açıklayacağımız encümen toplantımızı da deprem bölgesindeki bir şehrimizde yapmayı arkadaşlarımızla karar verdik. Yine özellikle destekler yapılmasıyla ilgili son beş yıla dönük bir bakış ortaya koyduk. 2018 ve 2023 yılları dahil olmak üzere. Bu çerçevede ne yazık ki adil olmayan destek sürecinin adil bir zemine kavuşması, hak eden belediyelerle belediyeler birliği bütçesinde oluşan başta araç desteğinin sunulmasıyla ilgili planlamanın yapılması ve ona göre bir algoritmanın önümüze koyulması ki bazı hassas konuların daha öncelikli ele alınması konusunda da karar birliğine vardık. Bu konuların elbette başında şu anda deprem bölgemize yapılacak hizmetler ve bütçe aktarımları gelmekte.
Yine bu tasarruf tedbirleri çerçevesinde bazı yöntem zorlukları ve tariflerin belediyeleri zor duruma bıraktığına dair başlıklarımız söz konusu. Bu başlıklar tespit edildi. Bunların içerik nasıl bir düzenlemeye muhtaç olduğu konusunda da arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor ve bu çalışmanın sonucunu da hem ilgili bakanlıklarla paylaşıyor olacağız hem de kamuoyuyla bir sonraki encümenimizle paylaşacağız.
"Avrupa Hareketlilik Haftası'na dair etkin bir çalışmayı da arkadaşlarım bugün bizlere sundular"
Özellikle şunu ifade edeyim; Avrupa Hareketlilik Haftası'na dair etkin bir çalışmayı da arkadaşlarım bugün bizlere sundular. Ve inşallah Avrupa Hareketlilik Haftası dahilinde şehirlerimizde hem karbon salınımını azaltan hem sıfır karbona doğru hedef koyan şehirlerimizde insan hareketliliğini, bisiklet kullanım alışkanlığını coğrafi özelliklerine göre toplu taşımaya yönlenmeyi, fosil yakıt araçların azaltılmasına dönük etkinlik ve faaliyetlerin arttırılması başlıklarıyla önerileri yine yerel yönetimlerle paylaşıyor olacağız.
"Mültecilerin yüzde 60'ı kentsel alanlara yerleşmiş iken Türkiye'de bu oran yüzde 98'in üzerinde"
Değerli vatandaşlarımızla göçmen ve sığınmacılar konusunu da ele aldığımızı ve bu kapsamda özellikle yerel yönetimlerin nasıl zor durumda bırakıldığına da dikkat çektik. Biliyoruz ki özellikle kayıt dışı göçmenler yerel yönetimlerin nüfusuna kayıt değiller. Yani bizler hazineden bir pay alamıyoruz. Bir merkezi bütçeden bir pay alamadığımız ortamda biz yerel yönetimler olarak şehirde yaşayan bu nüfusa kendi vatandaşımıza verdiğimiz bütün hizmetleri de veriyor durumdayız. Tabii şöyle enteresan bir yüzdeyi de paylaşmak isterim. Dünya genelinde özellikle mültecilerin yüzde 60'ı kentsel alanlara yerleşmiş iken Türkiye'de bu oran yüzde 98'in üzerinde ve yüzde 98 oranında insanlar kentlerde. Bu durum birlikte yaşamanın gerçekten zorlukları özellikle yerelde deneyimleniyor.
"Kayyum uygulamasının tümden bu ülkenin gündeminden kalkması şarttır"
Bir başka konu yine gündeme aldığımız ne yazık ki ülkemizde artık bir alışkanlık gibi ya da bir rutin uygulama gibi gündemde olan ve yapılan hatta gündemde tutulmaya gayret edilen kayyum uygulamasıdır. Kayyum uygulamasının tümden bu ülkenin gündeminden kalkması şarttır. Kayyum uygulamasıyla ilgili gördüğümüz hukuki sakıncaları elbette sizlerle paylaşmak istiyorum. Öncelikle Anayasa’da İçişleri Bakanı'na görevle ilgili suçlar için uzaklaştırma yetkisi verilmişken terör örgütü maddesinde görev bağlantısı asla kurulmadığı bir hukuki zafiyettir. Terör suçunun görevle bağlantılı işlenmesi halinde ise dayanak madde karışıklığı bulunmaktadır. Hizmetlerin terör sebebiyle aksadığının tespitinin valiliğin yapması yargı teminatını bertaraf etmektedir. Meclis’in seçim yapması kuralından uzaklaşılmış olması gerçekten halkımızı o şehirlerde yaşayan vatandaşlarımızı derinden yaralamaktadır. Aynı zamanda personelinin görevden uzaklaştırılması iadesi kararı seçilmiş başkandan alınmıştır. Ve vesayet makamları hiyerarşik amir konumuna girmiştir. Bu kapsamda vatandaşın iradesinin tümden yok sayılması zeminini oluşturduğu gibi aynı zamanda kurumu da neredeyse ortadan yok eden bir aşamalı süreci devreye sokmaktadır. Yine görevlendirme süresi belirsizleşen belediyenin karar yürütme temsil gibi farklı organlara sahip olmasından beklenen yarar da sağlanamamaktadır. Suçun şahsiliği prensibinden en üst seviyede uzaklaşılmıştır. Düzenleme olağanüstü koşullar altında çıkarılmış denilse de artık olağan hale gelmiştir. Neredeyse bu böyle yerleşik bir uygulamaya dönüşmüştür ki yerleşik uygulamamıza asla uygun değildir. Ve bunun gibi birçok aslında uygulamanın hem şahısları hem kurumları ve hem de o beldedeki vatandaşları derinden yaraladığını, üzdüğünü, yerel demokrasiyi hırpaladığını ve açıkçası üzüntümüz bazı noktalarda tamiri mümkün olmayan tahribatlar yarattığını belirtmek isterim. Bunun ülkemize, ülkemiz yerel demokrasisine milletimizin demokrasiye olan inancına yaralar açmaktadır ve 86 milyon yurtsever vatandaşımızın bu memleketin eşit hissedarı olan yurttaşlarımızın yaşadığı bu cennet vatanda hiçbir beldemizin bu tür uygulamaları hak etmediğini düşünmekteyiz.
Yine meclisin feshi ve belediye başkanının sona ermesine, görevlerle ilgili suç işlenmesi halinde görevden almaya ve takip edilecek usule ilişkin kurallar anayasamızda ve temel mevzuat 5393 sayılı Belediye Kanunu’nda yer aldığından ayrıca kayyum düzenlemesine ihtiyaç bulunmadığını arkadaşlarımız öneriyor. Bütün bunlar hem yasanın nasıl uygulandığı mevzuatına dair hem de aynı şekilde bu kanunların birbiriyle olan çelişkisini tespit etme noktasında Türkiye Belediyeler Birliği bünyesindeki hukuk birimimizin ve uzman arkadaşlarımızın çalışmaları ışığında sizinle paylaşıyorum. Suçla mücadelenin ceza sorumluluğunun bireyselliği üzerinden sürdürülmesi gerektiği, tüm kuruma hatta personele kamu görevlilerine kayyum atanmasının devlet geleneğimize hizmetlerin devamlı ilkesine büyük aykırılıklar içerdiği, olağanüstü koşullarda getirilmiş kayyum düzenlemesinin az önce dediğim gibi olağan dönem kapsamında genişletilmemesi gerektiği, yerel yönetim geleneğimizi ve demokratik teamüllere uygun olmayan, halkın iradesini yok sayan idari nitelikli bir kararla alınan kayyum atama uygulamasına son verilmesi, değerlendirmesinde bulunuyor ve bunu da kamuoyuyla ve ilgililerle de paylaşmış olmak istiyorum.
"Teklifin gerek yöntem gerek uygulama gerek bilimsellik açısından ciddi sorunlar içerdiğini düşünüyoruz"
Yine bir başka konu ve yeterince hazırlık yapılmadığı ve bu konuda özellikle bizi derinden üzdüğünü ifade ettiğim, böylesi önemli bir konuda yeni bir kanun çıkardık diyerek neredeyse tamamında belediyeleri sorumlu kılan bir anlayışla meseleyi Meclis’e taşıyan çalışmayı doğru bulmuyoruz. Bahsettiğim konu elbette Hayvanları Koruma Kanunu. TBMM'ye sunulan Hayvanları Koruma Kanunu'nda yapacağım tespitlerin önemli olduğunu ifade etmek isterim. Teklifin gerek yöntem gerek uygulama gerek bilimsellik açısından ciddi sorunlar içerdiğini düşünüyoruz. İlgili kanun teklifi çözüm odaklı olmak yerine toplumsal sorunun daha da büyümesine neden olacak niteliktedir. TBB olarak sokak hayvanları konusundaki sorunları şöyle sıralayabiliriz. Kent yaşamı içindeki sahipsiz sokak hayvanları elbette ki tedirginlik yaratmakta ne yazık ki çeşitli saldırı vakaları olmakta, yaralanmalara hatta ölümlere sebep olmaktadır. Sahipsiz hayvanlar tabii ki maruz kaldıkları bir takım sıkıntılı hallerin olduğunu da tespit etmek gerekir. Açlık, susuzluk, hastalık, kötü muamele gibi hayatlarını tehdit eden risklerle de bu canlılar karşı karşıyadır. İlgili bakanlıklar tarafından mevcut yasaya göre yapılması elzem denetimlerde yapılmadığını belirtmemiz gerekir. Mali imkansızlıklar başta olmak üzere çeşitli nedenlerle yeterli hayvan bakım evi hizmeti veremeyen yerel yönetimlerle iş birliği yoluna acilen gidilmelidir ve bu konuda çok eksik bir zaman dilimi işletilmiştir. Bu işbirliği yapılmamaktadır.
Ve çok önemli husus yasa TBMM'ye sunulmadan önce yasa taslağında tüm sorumluluğun yüklendiği yerel yönetimlerle ve konunun uzmanlarıyla istişare edilmemiş olması ve konunun kamuoyuna açık bir şekilde tartıştırılmamış olması ne yazık ki bildiğimiz bir yöntemle sanki birileri tarafından basına sızdırılıp kamuoyu kendi kendine tartışsın yönteminin tercih edilmiş olması, uygar olmayan, demokratik olmayan bir zeminde bu taslağın TBMM'ye gelme dönemini, sürecini bize yaşatmıştır.
"TBB olarak canlıların yaşamına son vermeden kısırlaştır aşıla yaşat politikasının yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz"
Biz TBB olarak canlıların yaşamına son vermeden ‘kısırlaştır aşıla yaşat’ politikasının en üst seviyede bir seferberlikle yönetilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Özellikle belediyelerimiz arasında koordinasyon, gerek ilçeler gerekse birbirine sınır illerde çözüm çok büyük önem taşımaktadır. Kısırlaştırma işlemlerini süpürme şeklinde yapılması sayesinde bölgesel olarak kısırlaştırılmamış hayvan kalmaması hedef olmalıdır. Türkiye'nin dünyada en az kuduz vakası gören ülkelerden biri olması önemli bir tespittir. Dünya Sağlık Örgütü köpeklerin toplu şekilde yok edilmeye çalışılmasının işe yaramadığını, hatta ters etki yaptığını da raporlamış olması bu yasanın çalışılırken bu tür verilere dikkat edilmediğini tarafımızca tespit edilmiştir."
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
CHP’den Rozet Krizi! Özgür Özel’in Taktığı Üyelik Geri Çekildi
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Genel Başkan Özgür Özel’in grup toplantısı sonrası yaşanan bir üyelik süreciyle ilgili dikkat çeken bir açıklama yaptı.
CHP İletişim tarafından yapılan bilgilendirmeye göre; Antalya’dan gelerek partiye katılmak isteyen Arif Kocabıyık’a, yoğun program sırasında rozet takıldığı belirtildi.
Rozet Takıldı, Sonra Durduruldu
Açıklamada, Özgür Özel’in her hafta olduğu gibi Meclis’te vatandaşları kabul ettiği, bu kapsamda çok sayıda kişiye üyelik işlemi yapıldığı ifade edildi. Bu süreçte Arif Kocabıyık’a da rozet takıldığı aktarıldı.
Ancak daha sonra söz konusu kişinin geçmişteki tutumları ve sosyal medya paylaşımlarıyla ilgili bilgiler edinildiği vurgulandı.
CHP: “İlkelerimize Uymuyor”
Partiden yapılan açıklamada,
“Cumhuriyet Halk Partisi’nin ilkeleri ve değerleriyle bağdaşmayan davranışlar kabul edilemez” denildi.
Bu nedenle gerekli değerlendirmenin hızla yapıldığı ve henüz resmi üyelik işlemi tamamlanmadan Arif Kocabıyık’ın parti üyelik sürecinin durdurulduğu açıklandı.
Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu Now Haber’de Açıkladı: "Tokat Geleceğin Parlayan Yıldızı Olacak!"
HABER/NİLGÜN EGE
Tokat Belediye Başkanı Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Now Haber’de yayınlanan Çalar Saat programına konuk oldu. "Süper Vali" olarak hafızalara kazınan merhum Recep Yazıcıoğlu’nun oğlu olan Yazıcıoğlu, görevdeki iki yılını, kentsel dönüşüm hamlelerini ve Tokat’ın gastronomi potansiyelini anlattı.
"Babamın Mirası, Benim Sorumluluğum"
Konuşmasına babası Recep Yazıcıoğlu’na olan ahde vefa ile başlayan Mehmet Kemal Yazıcıoğlu, Tokat halkının kendisini büyük bir sevgiyle karşıladığını belirtti. "Her sokakta babamla ilgili bir anı dinliyorum. Bu durum üzerimdeki yükü artırsa da bana büyük bir güç veriyor. Soyismime leke getirmeden bu emaneti taşımak en büyük gayem," dedi.
Tokat’ta Kentsel Dönüşüm Seferberliği
Deprem riskine dikkat çeken Başkan Yazıcıoğlu, Tokat’ın güvenli bir şehir haline gelmesi için başlatılan kentsel dönüşüm projelerinin detaylarını paylaştı:
Hızlı Müdahale: 114 konutluk inşaatın başladığını ve 2 yıl içinde büyük bir değişimin yaşanacağını müjdeledi.
Estetik Komisyonu: Tokat’ın tarihi dokusunu korumak amacıyla kurulan komisyonun onayı olmadan hiçbir yeni binaya izin verilmediğini vurguladı.
Modern Altyapı: Kentsel dönüşümün sadece bina yenilemek değil; yeni parklar, otoparklar ve yollar demek olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin "En Akıllı" Trafik Sistemi Tokat’a Geliyor
Şehir içi trafiği rahatlatmak için teknolojik bir devrim başlattıklarını belirten Yazıcıoğlu, Türkiye’nin en akıllı trafik sistemini Tokat’a entegre ettiklerini duyurdu. Sistem; kuyruk boylarını ölçen, ışık sürelerini otomatik ayarlayan ve olası felaket durumlarında kriz merkeziyle entegre çalışan bir yapıda olacak.
"Bir Gün Herkes Tokatlı Olacak!"
Tokat’ın gastronomi ve iklim avantajlarına değinen Yazıcıoğlu, çarpıcı bir iddiada bulundu: "Küresel ısınmadan en son etkilenecek yerlerden biri Tokat. Gastronomik çeşitliliğimiz ve verimli topraklarımızla geleceğin en cazip şehriyiz. Altyapımızı buna göre hazırlıyoruz."
Sosyal Belediyecilik: Halk Ekmek ve Akıllı Şehir
Görev süresi boyunca sosyal belediyecilikten taviz vermediklerini belirten Yazıcıoğlu, günlük 40 bin ekmek kapasiteli Halk Ekmek fabrikasını kurduklarını ve ulaşımda yeni nesil sistemlere geçtiklerini hatırlattı.
Bahçeli’den Kerkük ve AB Mesajı: "Kerkük Pazarlık Konusu Yapılamaz"
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, Kerkük’teki yeni yönetim yapısından Avrupa Birliği ile ilişkilere kadar pek çok kritik konuda önemli açıklamalarda bulundu.
ANKARA – Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, TBMM Grup Toplantısı'nda gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasına 3 Mayıs Milliyetçiler Günü’nün tarihi önemine değinerek başlayan Bahçeli, Türk milliyetçiliğinin bir "ahlak ve şahsiyet mücadelesi" olduğunu vurguladı.
"Kerkük Türkmenlerin Kadim Yurdudur"
Irak’ta yaşanan siyasi gelişmelere ve Kerkük’teki valilik seçimine dikkat çeken Bahçeli, Irak Türkmen Cephesi’nin başarısını selamladı. Kerkük'ün Türkiye için bir "hasret ve emanet" olduğunu belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı: "Kerkük bir daha pazarlık masalarına konu olmayacaktır. Soydaşlarımız canıyla, malıyla ve diliyle yurdundan koparılamayacaktır. Devran dönmüştür; asır Türk asrıdır."
Avrupa Birliği’ne Sert Eleştiri
Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in Türkiye’ye yönelik ifadelerini "küstah bir dil" olarak nitelendiren Bahçeli, Avrupa’nın Türkiye olmadan güvenlik ve enerji politikalarında başarılı olamayacağını savundu. Bahçeli, Türkiye’nin hiçbir blokun figüranı olmayacağını ifade ederek, "Bize yer göstermeye kalkışanlara yerini hatırlatacak kudretimiz vardır" dedi.
"Terörsüz Türkiye" Hedefi
Türkiye’nin terörle mücadeledeki kararlılığının altını çizen MHP Lideri, terörün sona ermesiyle birlikte hem Türkiye’nin hem de bölge coğrafyasının refaha kavuşacağını belirtti. Konuşmasının sonunda "vefa ve sadakat" vurgusu yapan Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi’nin Türk milletinin "son sığınağı" olduğunu ifade etti.
Esenyurt Belediyesi yangında zarar gören parkı yeniledi
Esenyurt Belediyesi, yaşanan bir yangında zarar gören Süleymaniye Mahallesi 764. Sokak parkını baştan sona yeniledi. Yapılan çalışmalarla park, modern ve estetik bir görünüme kavuştu.
Yangının ardından hızla harekete geçen belediye ekipleri, parkta kapsamlı bir yenileme çalışması gerçekleştirdi. Bu kapsamda parkın duvarları boyanırken, ferforje aksamı tamamen yenilendi. Ayrıca çim serimi yapılarak yeşil alanlar yeniden düzenlendi, kauçuk zemin ise baştan aşağı elden geçirildi. Parkta çocukların daha güvenli ve keyifli vakit geçirebilmesi için yeni oyun grupları monte edildi. Bunun yanı sıra vatandaşların konforu düşünülerek banklar ve çöp kovaları yerleştirildi, sert zemin imalatı da tamamlandı. Yapılan çalışmalar sonucunda park, hem çocukların güvenle oynayabileceği hem de ailelerin keyifle vakit geçirebileceği modern bir sosyal alan haline getirildi.
“Eskisinden daha güzel bir hale geldi”
Yapılan yenileme çalışmasından memnun olduğunu dile getiren mahalle sakini Bilal Çığırım, “Çok güzel bir parkımız vardı ancak yakın zamanda yakıldı. Belediyemiz sağ olsun parkımızı yeniden düzenleyerek eskisinden de daha güzel bir hale getirdi. Yapılan iyileştirmelerle parkımız çok daha kullanışlı ve estetik oldu. Mahalle sakinleri olarak bu durumdan büyük mutluluk duyduk. Emeği geçen herkese ve özellikle belediye başkanımıza teşekkür ederiz.”
Beylikdüzü'nde bisiklet turu ile sağlıklı yaşam vurgusu yapıldı
Beylikdüzü Belediyesi tarafından düzenlenen "Pedallar Sağlık İçin Dönüyor" etkinliğinde bisiklet sporuna ilgi duyan vatandaşlar ve sporcular, sağlıklı yaşam için pedal çevirdi. 5,5 kilometrelik parkurda gerçekleşen bisiklet turunun ardından ise alanında uzman isimlerin katılımıyla "Hareketlilik ve Sağlık Tüyoları Söyleşisi" gerçekleştirildi.
İstanbul'un Beylikdüzü ilçesinde, belediye tarafından düzenlenen “Pedallar Sağlık İçin Dönüyor” etkinliği, bisiklet sporuna ilgi duyan vatandaşları bir araya getirdi.
SAĞLIKLI YAŞAM İÇİN PEDAL ÇEVİRİLDİ
Etkinlikte, katılımcılar sağlıklı yaşam için pedal çevirdi. Gürpınar Sahili ile Cumhuriyet Doğa ve İzcilik Kamp Alanı arasında yapılan 5,5 kilometrelik bisiklet turunun ardından, Uzm. Dr. Vefa Çelenk ve Prof. Dr. Özer Selimoğlu’nun yer aldığı “Hareketlilik ve Sağlık Tüyoları Söyleşisi” gerçekleştirildi. Sağlıklı yaşamın önemi üzerine yapılan bu söyleşi, katılımcılara önemli bilgiler sundu.
BİSİKLET KULÜBÜ BAŞKANI’NDAN VURGULAMALAR
Beylikdüzü Belediyesi Gençlik ve Spor Hizmetleri Müdürü Mehmet Esmer, etkinliğin amacının farkındalık artırmak olduğunu belirtti. Ayrıca, Beylikdüzü Kırlangıç Bisiklet Spor Kulübü Başkanı Haluk Karataş, “Önce sağlık” anlayışıyla hareket ettiklerini ifade ederek, bisikletin insan sağlığı üzerindeki olumlu etkilerine dikkat çekti. Katılımcılara, etkinlik sonunda anı madalyaları takdim edildi.
Suat Kılıç’tan Esenyurt’ta “Okul Katliamı” Çıkışı: “Manevi Boşluk Topyekûn Seferberlikle Aşılır”
HABER / NİLGÜN EGE
İSTANBUL/ESENYURT-Yeniden Refah Partisi Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Esenyurt’ta düzenlenen dev üye katılım töreninde Türkiye gündemini sarsan açıklamalarda bulundu. Kahramanmaraş’taki okul baskını üzerinden eğitim sistemini ve liyakat zafiyetini eleştiren Kılıç, "Okullarda polis değil, vicdan ve maneviyat egemen olmalı" diyerek topyekûn seferberlik çağrısı yaptı.
Esenyurt’ta Rozet Heyecanı: Yeniden Refah Güç Tazeliyor
Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman tarafından organize edilen üye katılım töreni, Esenyurt’ta adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Yüzlerce vatandaşın partiye katıldığı törende yeni üyelere rozetlerini takan Suat Kılıç, program sonrası gazetecilerin sorularını yanıtlayarak Türkiye’nin kanını donduran şiddet olaylarına dair zehir zemberek açıklamalarda bulundu.
"14 Yaşındaki Çocukta 5 Silah: Bu Bir Sistem Krizidir!"
Gazetecilerin Kahramanmaraş’taki okul saldırısına dair sorularını yanıtlayan Kılıç, olayın sadece bir "güvenlik zafiyeti" olmadığını, çok daha derin bir çürümeye işaret ettiğini vurguladı. Saldırıyı gerçekleştiren çocuğun babasının birinci sınıf emniyet müdürü olduğunu hatırlatan Kılıç, şu soruları yöneltti:
"On dört yaşındaki bir çocuğun evde beş tane korumasız silaha ve onlarca şarjöre erişebilmesi kabul edilemez. Bu çocuk poligonlarda silahlı talim yaptırılmış. Bu nasıl bir terapidir? Daha da vahimi, babanın nüfuzuyla okulda müdürlerin değiştirildiği iddia ediliyor. Eğer kurumlar liyakatle değil de şahsi güçlerle yönetiliyorsa, bu zafiyet kaçınılmazdır. Bu hadiseler münferit değil, büyük bir krizin habercisidir."
"Okul Koridorlarında Polis Değil, Maneviyat Gezmeli"
Eğitim sisteminin sadece akademik başarıya (fizik, kimya, matematik) odaklanmasının gençleri manevi bir boşluğa ittiğini belirten Kılıç, okullardaki güvenlik önlemlerine dair net konuştu:
Polis Çözüm Değil: "Okul koridorlarında polislerin dolaşması pedagojik olarak doğru değildir. Çözüm, polisiye tedbirlerde değil; aileden başlayan ve eğitimle taçlanan güçlü bir manevi inşadadır."
Maneviyat Vurgusu: "Gençlerin imanını, vicdanını ve ahlakını korumak zorundayız. 'Önce Ahlak ve Maneviyat' düsturu ihmal edildiği için bugün okul katliamlarını konuşuyoruz."
Türkiye’nin "Ruh Sağlığı" Alarm Veriyor
Türkiye’deki uyuşturucu ve antidepresan kullanım verilerine dikkat çeken Kılıç, toplumun psikolojik bir kırılma noktasında olduğunu savundu. Türkiye'nin bu kullanım oranlarında dünyada ve Avrupa'da ilk üçte yer almasının tesadüf olmadığını belirterek; Aile, İçişleri, Milli Eğitim ve Adalet Bakanlıkları ile Diyanet İşleri Başkanlığı'nı koordineli bir eylem planı hazırlamaya davet etti.
Faili Meçhullere "Dirayetli Yargı" Talebi
Konuşmasında geçmişteki şaibeli ölümlere ve örtbas iddialarına da değinen Kılıç, adaletin ucu nereye dokunursa dokunsun sonuna kadar gidilmesi gerektiğini ifade etti: "Bir devletin, bir öğrenci kızın öldürülmesinde parmağı varmış gibi anılması hukuk devleti kimliğiyle bağdaşmaz. Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ve Adalet Bakanı Akın Gürlek’in faili meçhullerin üzerine gitme iradesini takdir ediyor, sonucuna kadar takipçisi olacağımızı ilan ediyoruz."
Topyekûn Seferberlik
Suat Kılıç, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: "Mevzu sadece bir bakanlığın meselesi değildir. Aile, okul, devlet ve toplum birlikte hareket etmeli. Bu manevi boşluk ancak 88 milyonluk bir seferberlikle aşılabilir."
Yeniden Refah Partisi’ne Esenyurt’ta Dev Katılım: Halis Kahriman’dan Gövde Gösterisi
Yeniden Refah Partisi Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman’ın düzenlediği üye katılım töreni, Esenyurt’ta adeta bir gövde gösterisine dönüştü. Suat Kılıç’ın da katıldığı törende yüzlerce yeni üyeye rozet takıldı.
Esenyurt’ta Yeniden Refah Rüzgarı
Yeniden Refah Partisi, teşkilatlanma çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Genel Merkez Siyasi İşler Başkan Yardımcısı Halis Kahriman tarafından organize edilen üye katılım töreni, partililerin ve vatandaşların yoğun ilgisiyle gerçekleştirildi. Esenyurt’ta düzenlenen programa Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç ve İlçe Başkanı Selçuk Güneş de katılarak yeni üyelere destek verdi.
Halis Kahriman: "Her Geçen Gün Daha da Büyüyoruz"
Törenin açılış konuşmasını yapan Halis Kahriman, teşkilatlanmanın önemine dikkat çekti. Yeniden Refah Partisi’nin vatandaş nezdinde güçlü bir karşılık bulduğunu belirten Kahriman, "Vatandaşlarımızın bize olan güveni sahada karşılık buluyor. Bugün burada sergilenen birlik tablosu, partimizin her geçen gün ne kadar büyük bir hızla büyüdüğünün kanıtıdır" dedi.
Suat Kılıç: "Bu Büyük Yürüyüşe Güç Katıyorsunuz"
Programa katılan Genel Başkan Yardımcısı Suat Kılıç, Esenyurt halkının gösterdiği teveccühten duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Her yeni üyenin partinin vizyonuna güç kattığını ifade eden Kılıç, Türkiye genelinde sürdürdükleri kararlı çalışmaların meyvelerini topladıklarını vurguladı.
Selçuk Güneş: "Saha Çalışmalarımız Aralıksız Sürecek"
Esenyurt İlçe Başkanı Selçuk Güneş ise ilçedeki vatandaşların Yeniden Refah Partisi’ne olan ilgisinin her geçen gün arttığını ifade ederek şunları söyledi:
"Esenyurt’ta çalmadık kapı, sıkmadık el bırakmayacağız. Bugün rozetlerini takan yeni yol arkadaşlarımızla birlikte saha çalışmalarımızı çok daha güçlü bir şekilde sürdüreceğiz."
Rozetler Takıldı, Hatıra Fotoğrafları Çekildi
Coşkunun bir an olsun dinmediği programda, Yeniden Refah Partisi saflarına katılan yeni üyelere rozetleri protokol üyeleri tarafından tek tek takıldı. Toplu hatıra fotoğrafı çekimiyle sona erdi
Mansur Yavaş’tan Sert "Yargı" Çıkışı: "Eşit Hukuk, Eşit Muamele İstiyoruz!"
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, CHP Belediye Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada yerel yönetimler üzerindeki baskılara, seçilmiş başkanlara yönelik itibarsızlaştırma çabalarına ve yargıdaki çifte standarta sert tepki gösterdi. Yavaş, muhalefetin tüm unsurlarını hukuksuzluklara karşı ortak bir platformda buluşmaya davet etti.
"Topal Ördek Dediler, Başarı Gelince Operasyon Başlattılar"
2019 yılında 11 büyükşehir belediyesiyle başlayan sürecin 2024’te 420 belediyeye ulaştığını hatırlatan Yavaş, CHP’li belediyelerin yakaladığı %58’lik memnuniyet oranının iktidarı rahatsız ettiğini vurguladı. Siyaseten yenemeyenlerin "itibarsızlaştırma" yoluna gittiğini belirten Yavaş, şu ifadeleri kullandı:
"Borçların çoğu eski yönetimlerden kalmasına rağmen faturayı bize kestiler. O da yetmeyince Sayıştay denetimlerini hiçe sayan operasyonlar, tutuklamalar ve aileleri hedef alan gözaltılar başladı."
"Eşme Belediye Başkanı’na Yapılan Muamele Kabul Edilemez"
Eşme Belediye Başkanı’nın gözaltına alınma biçimine değinen Yavaş, "Ensesinden tutup itibarsız görüntüler vermek kimsenin hakkı değildir. Tutukluluk istisna olmalıdır; masumiyet karinesini yok saymak anayasaya aykırıdır," dedi.
"Melih Gökçek Dosyaları Bekletiliyor, Bize Müfettiş Gönderiliyor"
Yargıdaki "çifte standart" iddialarını somut örneklerle eleştiren Mansur Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediyesi’nde eski döneme ait dosyaların zaman aşımına uğratılmaya çalışıldığını savundu:
Eski Dönem Koruması: "Müfettişler 'eskiyi boşver' diyor. 2019 öncesini incelemek istemiyorlar."
Danıştay Kararı Uygulanmıyor: "Melih Gökçek’in yargılanması için Danıştay’dan oy birliğiyle karar çıktı, hala belediyeye müfettiş gelmedi."
Eşitlik Çağrısı: "Yolsuzluk yapanın partisi olmaz. CHP’li de olsa, AK Partili de olsa hesap versin. Ama siz sadece muhalefeti hedef alırsanız, bu hukuk değildir."
Muhalefete Ortak "Hukuk Platformu" Çağrısı
Yerel demokrasinin tehlike altında olduğunu belirten Yavaş, çözüm önerisini şu sözlerle sundu: "Yerel demokrasiye kastediliyor. Muhalefetteki tüm siyasi partilerin yan yana gelerek ortak bir hukuk platformu oluşturması zorunluluktur. Halkı hukuksuzluklara karşı bilgilendirmeli ve hukuka davet etmeliyiz."
"Makamı Terk Ederiz Ama İtibarımızı Asla!"
Konuşmasını umut dolu bir mesajla bitiren Yavaş, "Makamı itibarımız için terk etmeye hazırız. Kimse kapısı çalındığında endişe duymayacağı güzel günlere kavuşacak. İktidara gelmemizin önünü kimse kesemeyecek," diyerek sözlerini tamamladı.
Minikler Geri Dönüşümü Yerinde Öğrendi
Esenyurt Belediyesi, ilkokul öğrencilerini Atık Getirme Merkezi'nde ağırlayarak hem eğlenceli hem öğretici bir çevre bilinci etkinliğine imza attı.
Esenyurt Belediyesi, çevre bilincini küçük yaşlarda kazandırmak amacıyla ilkokul öğrencilerine yönelik anlamlı bir etkinlik düzenledi. Bu kapsamda öğrenciler, belediyeye ait Atık Getirme Merkezi'ne götürüldü.
Programın ilk bölümünde çocuklara geri dönüşümün önemi, atıkların ayrıştırılması ve çevrenin korunmasına yönelik temel bilgiler verildi. Uzman ekipler tarafından gerçekleştirilen eğitimde, günlük hayatta yapılabilecek basit ama etkili çevre dostu alışkanlıklar da anlatıldı.
Eğitimin ardından minikler, Atık Getirme Merkezi'ni gezerek geri dönüşüm sürecini yerinde gözlemleme fırsatı buldu. Atıkların nasıl toplandığını, ayrıştırıldığını ve yeniden ekonomiye kazandırıldığını yakından inceleyen öğrenciler, öğrendiklerini pekiştirdi.
Etkinliğin son bölümünde ise çocuklar, geri dönüştürülen atık malzemelerden yapılan oyun alanında keyifli vakit geçirdi. Hem eğlenen hem de öğrenen minikler, çevreye duyarlı bireyler olma yolunda önemli bir adım attı.
Baykar’ın Yeni Nesil Platformları K2 Kamikaze İha Ve Sivrisinek Mühimmatı Sahaya İndi
Baykar tarafından yerli ve özgün olarak geliştirilen yeni nesil kamikaze İHA K2 ile Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan’da gerçekleştirilen gösterimde geleceğin savaş konseptini ortaya koydu.
Testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve imha kabiliyetleri başarıyla sergilendi.
K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek, 5-9 Mayıs tarihleri arasında düzenlenecek SAHA 2026 fuarında ilk kez kamuoyuna tanıtılacak.
İSTANBUL – 24 NİSAN 2026
Baykar tarafından geliştirilen K2 Kamikaze İHA ve Sivrisinek dolaşan mühimmatı, Keşan Uçuş Eğitim ve Test Merkezi’nde gerçekleştirilen gösterimde ileri teknolojik kabiliyetlerini ortaya koydu.
Gerçekleştirilen testlerde; yapay zekâ destekli sürü otonomisi, GNSS’ten bağımsız navigasyon, otomatik hedef tespiti ve vurucu güç yetenekleri başarıyla sergilendi.
SÜRÜ HALİNDE OTONOM UÇUŞ
17 Nisan’da gerçekleştirilen gösteri, 5 adet K2 Kamikaze İHA’nın 5 dakika içinde art arda havalanmasıyla başladı.
Havalanmanın ardından platformlar;
- “sağ kademeli”
- “hat”
- “V”
- “Turan”
formasyonlarında devriye uçuşu gerçekleştirdi.
Daha sonra Baykar tarafından geliştirilen yeni platform olan 10 adet Sivrisinek dolaşan mühimmatı, K2’lerin altında sürü halinde operasyona katıldı.
Gösteri sırasında Bayraktar TB2, TB3 ve AKINCI TİHA da sürü uçuşuna eşlik ederek operasyonu havadan kayıt altına aldı.
İlk Yorum yapan siz olun!