Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, projelerini açıkladı. “İstanbul’un trafiği, 10 yılın sonunda son bulacak”, “Taksi sorunu, İstanbulluların gündeminden tamamen çıkacak” diyen Kurum, deprem riski ile ilgili olarak da “Deprem, terörle mücadele kadar önemlidir, bir milli güvenlik sorunudur” diye konuştu. Kurum, “7 buçuk milyon evimiz var, işyerimiz var. Maalesef bunun 1 buçuk milyonu risk altında. 600 bin konutumuzun acilen dönüştürülmesi gerekiyor. İstanbullulara söz, İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız. Ülkemizin kaderini değiştirecek deprem dönüşüm hamlemizi süratle başlatacağız. Beş yılda, 39 ilçemizde; yatay mimari eksenli komşuluk ilişkilerini odağını alan, nüfusu tek bir kişi bile artırmayacak olan tam 650 bin konut inşa edeceğiz… Yeni, güvenli, huzurlu binalarımızın 300 binini; adeta bilinçli bir şekilde durdurulan KİPTAŞ eliyle yapacağız. 15 Nisan’da hemen başvuruları alacağız, ‘yarısı bizden’ diyerek 700 bin lira hibe desteği sağlayacağız, ilave olarak 700 bin lira kredi desteği ve 100 bin lira da taşınma yardımı vereceğiz. 18 ayda bu konutlarımızı tamamlayacağız. 250 bin konutu, vatandaşımızı ve özel sektörü destekleyerek dönüştüreceğiz… Kentsel dönüşüme özel, 100 bin sosyal konut üreterek, dönüşüme girecek yuva sahiplerine bu konutları çok düşük fiyatlarla kiralayacağız. Konutlar kesinlikle satılmayacak, çok uygun bedellerle kiralanacak” dedi.
Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, projelerini açıkladı. “İstanbul’un trafiği, 10 yılın sonunda son bulacak”, “Taksi sorunu, İstanbulluların gündeminden tamamen çıkacak” diyen Kurum, deprem riski ile ilgili olarak da “Deprem, terörle mücadele kadar önemlidir, bir milli güvenlik sorunudur” diye konuştu. Kurum, “7 buçuk milyon evimiz var, işyerimiz var. Maalesef bunun 1 buçuk milyonu risk altında. 600 bin konutumuzun acilen dönüştürülmesi gerekiyor. İstanbullulara söz, İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız. Ülkemizin kaderini değiştirecek deprem dönüşüm hamlemizi süratle başlatacağız. Beş yılda, 39 ilçemizde; yatay mimari eksenli komşuluk ilişkilerini odağını alan, nüfusu tek bir kişi bile artırmayacak olan tam 650 bin konut inşa edeceğiz… Yeni, güvenli, huzurlu binalarımızın 300 binini; adeta bilinçli bir şekilde durdurulan KİPTAŞ eliyle yapacağız. 15 Nisan’da hemen başvuruları alacağız, ‘yarısı bizden’ diyerek 700 bin lira hibe desteği sağlayacağız, ilave olarak 700 bin lira kredi desteği ve 100 bin lira da taşınma yardımı vereceğiz. 18 ayda bu konutlarımızı tamamlayacağız. 250 bin konutu, vatandaşımızı ve özel sektörü destekleyerek dönüştüreceğiz… Kentsel dönüşüme özel, 100 bin sosyal konut üreterek, dönüşüme girecek yuva sahiplerine bu konutları çok düşük fiyatlarla kiralayacağız. Konutlar kesinlikle satılmayacak, çok uygun bedellerle kiralanacak” dedi.
Cumhur İttifakı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan Adayı Murat Kurum, Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu Toplantısı’nda projelerini açıkladı.
Kurum’un sözleri sık sık “İstanbul bizimdir, bizim kalacak” sloganları ile kesildi. Kurum, toplantıda yaptığı konuşmada, özetle şunları söyledi:
“İSTANBUL’UN YARINLARI İÇİN KUTLU BİR YOLA ÇIKACAĞIZ: Bugün; İstanbul’un gelecek yüzyılını belirleyecek 2034’ün, 2053’ün büyük adımlarını konuşacağız. Çözümsüzlüğü değil çözümü konuşacağız. Özverisizliği değil, özveriyi konuşacağız. Umutsuzluğu değil, umudu konuşacağız. Bugün hep birlikte ‘şimdi İstanbul zamanı’ diyeceğiz.
İSTANBUL VİZYONU, İHMAL EDİLMİŞ BU ŞEHRİN KÖTÜ GİDİŞATINI SONLANDIRACAK DURUŞTUR: Sadece İstanbul için, sadece İstanbul’un yarınları için kutlu bir yola çıkacağız. Ellerimizi İstanbul için birleştirdik. İstanbul Vizyonu, ihmal edilmiş bu şehrin kötü gidişatını sonlandıracak duruştur. Özen gösterilmemiş mahallelerin, sokakların özlediği vizyondur. İstanbul Vizyonu en çok da halkın vizyonudur. İstanbul’da yeniden dirilişi, yeniden yükselişi başlatacak olan Türkiye Yüzyılı İstanbul Vizyonu buluşmamıza hoş geldiniz.
2019’DA TALİHSİZ BİR FETRET DÖNEMİNE GİRDİ: Bizce bu şehri yönetmek; aklınla, kalbinle, tüm benliğinle İstanbul’un ruhuna teslim olmaktan geçer… Biz buradaki dostlarımızla, teşkilatlarımızla hep birlikte İstanbul’a adanmış kadrolarız. Milletimizin meydanlarda kurmuş olduğu Cumhur İttifakı’yız. Bizim hareket noktamız, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde, İstanbulluların sonuna kadar hak ettiği eser belediyeciliğidir, gerçek belediyeciliktir, AK Parti belediyeciliğidir. AK Parti belediyeciliği, bir yıldız olarak; 30 yıl önce ilk defa İstanbul’da parladı. Tıpkı, Fatih’in İstanbul’un fethettiğinde gökte parlayan o yıldız gibiydi. 1994’te başlayan bu parlak ilerleyişi, maalesef 2019’da talihsiz bir fetret dönemine girdi. Yarı zamanlı belediyecilik anlayışıyla İstanbul, bir problemler yumağı haline geldi. İstanbul’da şu an bu şehrin insanlarını yoran, büyük bir kaos ve karmaşa hakimdir. Bu karmaşa, bugün bu şehri tamamen sarmış durumdadır. İstanbul çaresiz değildir.
SİSTEM İSTANBUL: Güzel şehrimizin tüm sorunlarını; bütüncül bir bakış açısı ile değerlendiren, insanı merkeze alan yepyeni bir yönetim yaklaşımını siz İstanbullu hemşerilerimizin hizmetine sunuyoruz. İstanbul’un yeniden yıldızını parlatacak olan bu yönetim yaklaşımının adı, Sistem İstanbul. Sistem İstanbul’un merkezinde siz varsınız. Ben, sorumluluğunu üstlendiğim tüm görevlerde hep şunu gördüm: Şehir insanı dönüştürürken, insan da şehri dönüştürür. İstanbul son 5 yılda, bu güzel ahengi kaybetmiştir. Bu şehri yeniden dengeye kavuşturacak çözümlerimizi, Sistem İstanbul’un dört boyutu ile açıklayacağız. İstanbullulara çilesiz, dertsiz bir sosyal yaşam sunacağız. Bahanesiz, kibirsiz bir idari yaklaşım benimseyeceğiz. İstanbul için kesintisiz zamanı, sistemli çözümlerle ortaya koyacağız. Ve tüm ekibimizle birlikte yeniden eşsiz, benzersiz bir İstanbul için çalışacağız.
İSTANBUL’DA 2019’DA YÜZDE 47 OLAN TRAFİK YOĞUNLUĞU YÜZDE 64’E YÜKSELMİŞ: Uğraştıran değil ulaştıran bir İstanbul… İstanbul’da her bir vatandaşımız yılda 288 saatini trafikte kaybediyor. Trafik çilesi, ömrümüzden tam üç buçuk yıl alıyor. Hepimiz trafikte yıpranıyoruz, zaman kaybediyoruz. Trafikte kaybettiğimiz vakti; ailelerimizle, sevdiklerimizle, işimizle; en çok da kendimize ayırmak istiyoruz. İstanbul’da 2019’da yüzde 47 olan trafik yoğunluğu yüzde 64’e yükselmiş durumda. İnanın zirve saatlerinde, yüzde 90’ları bile aşıyor. 2019’daki ortalama trafik hızımız, saat başına 60 kilometre iken, bugün sadece 42 kilometre ilerleyebiliyoruz. Bütün İstanbulluların sorduğu ortak soru şudur: Bu kötü gidişin sebebi nedir? Sebep, mevcut yönetimin ihmalkarlığıdır, iş bilmezliğidir, duyarsızlığıdır.
İSTANBULLU KARDEŞLERİMİZİN VİCDANLARINA EMANET EDİYOR, ÇÖZÜMLERE ODAKLANIYORUZ: Beş yılda bize 230 kilometre metro yapma sözü verdiler. Bırakın bu sözü yerine getirmeyi, 2019 öncesinde başlanan 10 metro hattının üçünün de yapımını durdurdular. ‘Açtık’ dedikleri 47,3 kilometrelik metro hattının, gerçekte sadece 8 kilometresini bile zor yapabildiler. Devam eden metro projelerini iptal ettiler. Kazısı yapılan, temelleri atılan metro şantiyelerimize kamyon kamyon hafriyat döktüler. Bütün dünyanın imrendiği, Çam ve Sakura Şehir Hastanemiz… Bu niteliksiz yönetim, hastanemizin yolunu yapmaktan bile imtina etti. Dolmabahçe Levazım Tünel Projesi… Büyükdere Caddesi’ndeki trafik yükünü azaltacak bu güzel projeyi bile iptal ettiler. İnanın örnekleri daha da çoğaltabiliriz. Ama biz bunları İstanbullu kardeşlerimizin vicdanlarına emanet ediyor, çözümlere odaklanıyoruz.
TRAFİKTE ÇİLE AZALACAK, ORTALAMA YOLCULUK SÜRESİ 64 DAKİKADAN 39 DAKİKAYA DÜŞECEK: Beş ve 10 yıllık iki ayrı ulaşım planlaması yaptık. Temel önceliğimiz İstanbul’a daha iyi hizmetler vermek. Önceliğimiz İstanbullulara zaman kazandırmaktır. Şu anda toplu ulaşımda karayolu ağırlığı yüzde 72’lerde, raylı sistemlerin payı yüzde 26’larda, deniz yolu yüzde 2 seviyelerinde. Karayolu payını yüzde 60’a düşürecek, raylı sistemlerin payını yüzde 37’ye çıkaracak, denizyolu seviyesini de yüzde 3’e çıkaracağız… Trafikte bu sayede çile azalacak. Ortalama yolculuk süresi 64 dakikadan 39 dakikaya düşecek.
İSTANBUL’UN TRAFİĞİ, 10 YILIN SONUNDA BİR DAHA GERİ DÖNMEMEK ÜZERE SON BULACAK: Bu oranlar ışığında söz veriyorum, ilk 5 yılın sonunda azalacak olan İstanbul’un trafiği, 10 yılın sonunda bir daha geri dönmemek üzere son bulacak. Raylı sistemler İstanbul’un hayat damarı. Mevcut 328 kilometre metro hattını, 2029’un sonuna kadar 650 kilometreye çıkaracağız. 2034’te de bu uzunluğu 1004 kilometreye çıkaracağız… Yıllardır bekleyen Sultanbeyli metrosunu inşallah biz tamamlayacağız; Sultanbeyli-Pendik arasındaki trafiği azaltacağız…
İKİ YAKAYA İKİ TÜNEL PROJESİ: İstanbul’da çok önemsediğimiz bir karayolu projesi… Alternatif bir ulaşım yolunu İstanbullulara sunmuş olacağız. İki yakaya iki tünel projesi. Bu tünellerin uzunluğu Avrupa yakasında, 88,2 kilometre; Anadolu Yakasında 34 kilometre olmak üzere 122,2 kilometre olacak. İstanbul’un merkezi bölgelerindeki trafik sıkışıklığını gidereceğiz... Onların yaptığı gibi; açtığımız tünellere hafriyat dökmeyeceğiz. Çalışacağız… İki yakada, Boğaz-sahil yolunun tıkanmış damarlarını açacağız.
DERTLİ İNSAN ÇALIŞIR, KOLLARINI SIVAR AMA İŞ YAPMAK İÇİN SIVAR; REKLAM İÇİN, ALGI İÇİN SIVAMAZ: ‘Bu projeyi yapmak istedik, engellendik’ gibi bahaneler… Dertli olacaksınız. Dertli insan çalışır, kollarını sıvar ama iş yapmak için sıvar; reklam için, algı için sıvamaz. Biz İstanbul’a hizmet için sıvadık. Çok kısa bir sürede İstanbul trafiğini rahatlatacağına inandığımız, 20 adet katlı kavşak ve 151 adet kavşak düzenleme planımızı hemen uygulamaya geçireceğiz… Mahmutbey Kavşağı gibi bölgelerimizi rahatlatacağız.
ESENLER VE HAREM OTOGARLARI… OTOGARLARIMIZI TAŞIYORUZ: İstanbul trafiği rahatlayacak…. İki büyük hamle daha yapacağız. Esenler ve Harem otogarları… Otogarlarımızı taşıyoruz. İki yakada altı yeni lojistik merkez kuracağız. Kent içi trafiğinde bulunan ve yaklaşık 1 milyon ağır vasıta trafiğini, şehrin çeperlerine taşımış olacağız. Planlı bir dağıtım modeli ile şehir içi ulaşımdaki seyahat süresini yüzde 20’lere düşürmüş olacağız.
HER YIL 100 METROBÜS, 250 OTOBÜS KAZANDIRACAĞIZ: Biz İstanbulluların evlerine, işyerlerine, okullarına mutlu bir şekilde ulaşmasını istiyoruz. Her yıl 100 metrobüs, 250 otobüs kazandıracağız. Çok önemsediğimiz proje, Silivri’ye metrobüs geliyor.
İSTANBUL’UMUZA İLK BEŞ YILDA, ÜSTÜ PARK, ALTI DA OTOPARK OLACAK ŞEKİLDE; TAM 250 BİN ARAÇLIK OTOPARK KAZANDIRACAĞIZ:
Sokaklarımız her gün evden çıkıyoruz ve görüyoruz ki insanlarımız mutsuz. Sokaklarımızı otopark olmaktan çıkaracağız. ‘Güvenli ve ucuz otopark, İstanbullunun hakkıdır’ diyeceğiz. İstanbul’umuza ilk beş yılda, üstü park, altı da otopark olacak şekilde; tam 250 bin araçlık otopark kazandıracağız. Bu otoparklarımız deprem esnasında toplanma alanı vazifesi görecek.
EVİNİN ÖNÜNE PARK EDEN İNSANLARIMIZDAN ÜCRET ALMAYACAĞIZ: İSPARK; liyakatsiz ellerde, kötü yönetildiği için zarar ediyor. Aracını evinin önüne park eden insanlardan bile para aldığı halde zarar ediyor. İSPARK’ı da ayağa kaldıracağız. Göreve gelir gelmez; kendi evinin önüne aracını park eden insanlarımızdan ücret almayacağız. İSPARK’ta uygulanan tarifelerde yüzde 25 indirim yapacağız… 15 dakikalık ücretsiz zaman dilimini, ilk yarım saate çıkarıyoruz; ilk yarım saat ücretsiz olacak.
TAKSİ SORUNU, İSTANBULLULARIN GÜNDEMİNDEN TAMAMEN ÇIKACAK: Yaklaşık 20 bin taksi, günde 1,6 milyondan fazla yolcuyu taşıyor. Taksi sorununu tamamen çözeceğiz. Merkezi Taksi Sistemi… Taksi sayımızı artıracağız. Taksicilerimizle görüştük; etkili eğitim, denetim, ödül, ceza ve geribildirim uygulamalarını hayata geçireceğiz. Taksi sorunu, İstanbulluların gündeminden tamamen çıkacak.
DENİZ ULAŞIMININ PAYINI İKİ KAT ARTIRACAĞIZ: Mevcut yönetim; deniz ulaşımını geliştirecek, teşvik edecek adımlar atmamıştır. Deniz ulaşımı konusunda etkili modellerle çalışacağız. Mini iskeleler kuracağız. Sabah ve akşam saatlerinde sık seferlerle hizmetleri artıracağız. Deniz ulaşımının payını iki kat artıracağız. Üç tane yeni hat ekliyoruz.
2034’TE DE TAM 1500 KİLOMETRE BİSİKLET YOLUMUZ OLSUN İSTİYORUZ: Görevi devraldığımızda İstanbul’umuzda bisikleti, cazip ulaşım aracı haline getireceğiz. Herkesin evinin kapısında bir bisiklet olsun istiyoruz. İstanbul’umuzu bu manada bisiklet şehri yapmak istiyoruz. Akıllı ulaşım sistemlerini hayata geçireceğiz. Bisiklet parklarının sayılarını artıracağız. Skuter park alanlarını yaparak, sadece park alanlarına park etmelerini… Paylaşımlı bisikleti de yaygınlaştırmak istiyoruz. 2034’te de tam 1500 kilometre bisiklet yolumuz olsun istiyoruz. Bisikleti, İstanbul’da en çok kullanılan ulaşım aracı haline getirmek, önemli hedeflerimizden bir tanesi…
DEPREM, TERÖRLE MÜCADELE KADAR ÖNEMLİDİR: 15 gündür sahadayız. Her gittiğim yerde, depreme hazırlık konusunda ne yapacağımızı; kentsel dönüşümü, deprem dönüşümünü soruyorlar. Biz de hep söylediğimiz gibi; ki Naci Hocam burada… Deprem, terörle mücadele kadar önemlidir. Bir milli güvenlik sorunudur. İstanbulluların gündemi depremdir, deprem dönüşümüdür. Sizlere, afetlere dirençli bir İstanbul vadediyoruz.
İSTANBULLULARA SÖZ, İSTANBUL’DA TEK BİR RİSKLİ YAPI KALMAYINCAYA KADAR ÇALIŞACAĞIZ: 39 ilçemizde 7 buçuk milyon evimiz var, işyerimiz var. Maalesef bunun 1 buçuk milyonu risk altında. 600 bin konutumuzun acilen dönüştürülmesi gerekiyor. 2019 yerel seçimlerinden önce ne dediler? ‘Deprem seferberliği ilan ediyoruz’ dediler, ‘İstanbul’u beş yılda depreme hazırlayacağız’ denilmişti. Öyle değil mi? Her yıl 20 bin, beş yılda 100 bin konut dönüştüreceğiz, hedefi konulmuştu. Buna ilave, ‘15 bin sosyal konutu süratle bitireceğiz’ vaadi verilmişti. Aslına bakarsanız, bizim kayıp beş yıl olarak tarif ettiğimiz durum, budur. Söz verdiğinin yüzde beşini bile yapamamaktır. Büyükşehir Belediyesi, bu konut sayısı ile bizim ilçe belediyemizin bile başarasının yarısına ulaşamadı. Bu hızla giderlerse, İstanbul’da dönüşümü ancak 100 yılda bitirebilirler… Dönüşüm ciddiyet, sorumluluk ister. Milletimizin barınma hakkını kimsenin insafına terk etmedik, bundan sonra da etmeyeceğiz. Müsterih olun, bize güvenin. Biz; Kastamonu’daki, Rize’deki, Bartın’daki sellerde; Antalya’daki, Muğla’daki yangınlarda işte bugün 25 Ocak, Elazığ’da, Malatya’da, İzmir’deki depremlerde 46 bin konutu nasıl bitirdiysek; en son 6 Şubat’ta yaşadığımız ‘asrın felaketinde’ 11 ilimizde 3 ayda 180 bin konutun inşasına nasıl başladıysak, 1 Nisan sabahı da görevi devraldığımızda İstanbul’un kaybettiği yılları süratle telafi edeceğiz. Bilimin ışığında İstanbul’un en riskli yerlerinden başlayarak bir an önce işe koyulacağız. İstanbullulara söz, İstanbul’da tek bir riskli yapı kalmayıncaya kadar çalışacağız, koşturacağız, alın teri dökeceğiz.
BEŞ YILDA 650 BİN KONUT İNŞA EDECEĞİZ: Bunun için de ülkemizin kaderini değiştirecek deprem dönüşüm hamlemizi süratle başlatacağız. Beş yılda, 39 ilçemizde; yatay mimari eksenli komşuluk ilişkilerini odağını alan, nüfusu tek bir kişi bile artırmayacak olan tam 650 bin konut inşa edeceğiz.
15 NİSAN’DA HEMEN BAŞVURULARI ALACAĞIZ, ‘YARISI BİZDEN’ DİYEREK 700 BİN LİRA HİBE DESTEĞİ SAĞLAYACAĞIZ, İLAVE OLARAK 700 BİN LİRA KREDİ DESTEĞİ VE 100 BİN LİRA DA TAŞINMA YARDIMI VERECEĞİZ: İstanbul’da yeniden yükseliş, yeniden diriliş dönemini sizlerle başlatacağız. Yeni, güvenli, huzurlu binalarımızın 300 binini; adeta bilinçli bir şekilde durdurulan KİPTAŞ eliyle yapacağız. KİPTAŞ, 1994’te Cumhurbaşkanımızın kurduğu, örnek şehircilik modellerini yapabilmek için… Güzide bir kurumumuz… 1994’te başlayan o anlayış, dalga dalga tüm Türkiye’ye yayıldı… Biz o öldürülen, yavaşlatılan KİPTAŞ ile 300 bin konutu başlatıyoruz. 15 Nisan’da hemen başvuruları alacağız, ‘yarısı bizden’ diyerek 700 bin lira hibe desteği sağlayacağız, ilave olarak 700 bin lira kredi desteği ve 100 bin lira da taşınma yardımı vereceğiz. 18 ayda bu konutlarımızı tamamlayacağız. 250 bin konutu, vatandaşımızı ve özel sektörü destekleyerek dönüştüreceğiz…
KENTSEL DÖNÜŞÜME ÖZEL, 100 BİN SOSYAL KONUT ÜRETEREK, DÖNÜŞÜME GİRECEK YUVA SAHİPLERİNE BU KONUTLARI ÇOK DÜŞÜK FİYATLARLA KİRALAYACAĞIZ: Yeni projemizi, ilk kez duyacaksınız. Kentsel dönüşüme özel, 100 bin sosyal konut üreterek, dönüşüme girecek yuva sahiplerine bu konutları çok düşük fiyatlarla kiralayacağız. 39 ilçemiz faydalanacak. Konutlar kesinlikle satılmayacak, çok uygun bedellerle kiralanacak. Böylece İstanbul’da yaşanan yüksek kira fiyat artışlarına karşı düşük gelir grubundaki kardeşlerimizi de korumuş olacağız.
İSTANBUL’UN DİJİTAL İKİZİ PROJESİ: Merkezi Afet Risk Yönetim Sistemi’ni hayata geçireceğiz. Olası depremlere karşı da afet anında hangi adımları atmamız gerektiğini bileceğiz. Yani kriz anlarının yönetimi kaotik olmayacak. İstanbul’un her sokağının, her binasını görebildiğimiz; İstanbul Dijital İkizini hayata geçireceğiz. Toplanma alanlarını, alt ve üst yapılarını hazır hale getireceğiz. Altı saat içinde afet sonrasında hizmetlerin kurulacağı birer yeşil alan olarak hizmet verecek, afet anında buralar geçici ve güvenli yaşam alanlarına dönüşecek. İstanbul’un her yerinde yapacağımız tüm toplanma alanlarında 2 milyon kişiye hizmet vereceğiz.
ATATÜRK HAVALİMANI’NDA YENİ BİR AFET YÖNETİM MERKEZİ KURUYORUZ: Atatürk Havalimanı’nda yeni bir afet yönetim merkezi kuruyoruz. Bu merkezden, tam donanımlı hastane kompleksimizin, yardım ve tıbbi malzemelerin lojistiğine kadar afet anında en çok ihtiyaç duyulan hava, kara, deniz yollarına bağlantı noktaları ile birlikte… Lojistiği yönetmemiz gerekiyor. Altı yeni lojistik merkezi kuracağız. Olası afet durumunda tüm gıda ve tıbbi malzeme ihtiyacını kesintisiz olarak buralardan sağlayacağız. Dokuz noktada, afet müdahale merkezlerimizi kuruyoruz.
İKİ YENİ ACİL DURUM HASTANESİ…: Mevcut iki acil durum hastanemize ek olarak; biri Arnavutköy’de diğeri de Pendik’te olmak üzere iki yeni acil durum hastanesine daha kavuşturacağız. Her iki yakaya dörder adet olmak üzere, acil müdahale ekiplerimizin konaklayacağı; sekiz tane hasta yakını konaklama merkezini hemen inşa edeceğiz. İstiyoruz ki, eğitim bu manada şart; Afet Farkındalık Akademisi kurarak, günlük yaşamlarında depremi odağına almak suretiyle… İstanbul tüm afet risklerine hazır oluncaya kadar durmadan çalışacağız.
HAKSIZ YERE İŞTEN ATILAN EMEKÇİLERİMİZİ GERİ ALACAĞIZ: Bugün İstanbul’da 8 milyon kadın, 1 buçuk milyon ev hanımı, 2 milyon 350 bin gencimiz, 1 buçuk milyon üniversite öğrencimiz, 4 milyon çocuğumuz var. 400 bin engelli vatandaşımız, 1 milyon 200 bin 65 yaş üstü büyüklerimiz var. İşten çıkarılmama sözü verilen kardeşlerimiz var. Ama bu sözün verilip işsiz bırakılan binlerce emekçimiz var. Mevcut belediye yönetiminin sosyal destekleri dağıtmadaki adaletsizliğine ve beceriksizliğine maruz kalan ihtiyaç sahiplerimiz var. Haksız yere işten atılan emekçilerimizi geri alacağız. Hani adalet diyorlar ya, biz onlar gibi adaletsiz olmayacağız. Hiç kimseyi haksız yere işten çıkarmayacağız… Meslek edinme ve istihdam odaklı projelere imza atacağız.
HANE HALKI SAYISINI DİKKATE ALARAK ADALETLİ SU TARİFESİ UYGULAYACAĞIZ…: Gece ve hafta sonu çalışan annelerimiz için… Her mahalleye çocuklarımız için kreş hizmeti götüreceğimiz; polislerimiz, doktorlarımız, hemşirelerimiz ve tüm gece emekçilerimiz için yedi gün 24 saat nöbetçi kreş hizmeti veriyoruz… İstanbul’da su kullanımı konusunda adaleti sağlamakta kararlıyız. Hane halkı sayısını dikkate alarak adaletli su tarifesi uygulayacağız…
İLK İŞİNİ KURAN 100 BİN GİRİŞİMCİ KADINA 100’EN BİN LİRA HİBE VERECEĞİZ: İstanbullu kadınlar artık bu şehrin işveren kadınları olacak. İlk işini kuran 100 bin girişimci kadına 100’en bin lira hibe vereceğiz.
BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ OLARAK, OKULLARIMIZIN GÜVENLİK VE TEMİZLİK İLE İLGİLİ TÜM TALEPLERİNİ YERİNE GETİRECEĞİZ: İlkokul çağındaki çocuklarımız için okullarımızda beslenme desteği vereceğiz. İlköğretim öğrencilerimize ulaşımı tamamen ücretsiz yapacağız. Okullarımız hijyenik ve güvenli olacak. Büyükşehir belediyesi olarak, okullarımızın güvenlik ve temizlik ile ilgili tüm taleplerini yerine getireceğiz.
GENÇLERİMİZE YÜZDE 40, ULAŞIMDA İNDİRİM YAPACAĞIZ: Bu şehri üniversite okumanın çok keyifli olduğu bir şehir haline getireceğiz. Gençlerimize yüzde 40, ulaşımda indirim yapacağız. Hiçbir gencimiz; anne, baba, kardeş hasreti çekmeyecek. Memleketine giden öğrencilerimizin, yılda iki defa olmak üzere otobüs biletlerinin yarısını büyükşehir belediyesi olarak biz karşılayacağız. Kış geldi… Öğrencilerimizin masrafları artıyor. Öğrenci evlerine İGDAŞ’tan aylık 25 metreküp doğalgaz desteği vererek yanlarında olacağız. İstanbul’da aile kurmak zor olmayacak. İlk defa evlenen kardeşlerimize 50 bin lira beyaz eşya yardımı yapacağız. Gençlerimizin istihdama katkı sunmasını istiyoruz. Onların iş kurması için ön ayak olacağız. Sermayeyi nereden bulacağım derdini bitireceğiz, iş kolunu belirleyen ve eğitimini alan girişimcilerimize belediyeden 100 bin lira hibe vereceğiz. İstanbul’un en merkezi alanlarında; tam donanımlı, paylaşımlı ofisler sağlayacağız…
10 BİN TL EĞİTİM BURSU: Müracaat eden ihtiyaç sahibi üniversite öğrencilerimize bu yıl 10 bin TL olmak üzere her yıl artan oranda eğitim bursu desteği vereceğiz.
İHTİYAÇ SAHİBİ EMEKLİLERİMİZ İÇİN HER AY İSTANBUL KART’LARINA 2 BİN 500 LİRA DESTEK ÖDEMESİ YAPACAĞIZ: İki yakada üç büyük yaşlı ve engelli merkezi kuracağız. 75 yaş üstü yaşlılarımızı online takip edeceğiz. Evde temizlik ve yemek desteği ile 7 gün 24 saat, yaşlılarımızın hizmetinde olacağız. İhtiyaç sahibi emeklilerimiz için her ay İstanbul Kart’larına 2 bin 500 lira destek ödemesi yapacağız. İçinde müzik okulunun da yer aldığı madde bağımlılığı tedavi ve rehabilitasyon merkezi kuracağız. Ayrıca 10 yeni engelsiz yaşam merkezi kuracağız. Engelli istihdamını zorunlu kılacak yeni adımlar atacağız. İSMEK’i biz niye kurduk? Yok olmuş İSMEK’i özüne döndüreceğiz, müfredatını zenginleştireceğiz. İstanbul’da meslek sahibi olmak isteyip de kolunda altın bilezik olmayan kimse kalmayacak… Özel okul öğretmenlerimize de ulaşımda indirim desteği vereceğiz…
MARMARA DENİZİ’NİN KADERİNİ DEĞİŞTİRECEĞİZ: Mevcut İBB yönetimi tek bir metreküp dahi yeni su kaynağı kazandırmadı. Haliç’imizi yeniden eski günlerine kavuşturacağız… Dokuz yeni ileri biyolojik arıtma tesisimizi kuracağız. Bu sayede içme sularımızın değil, Marmara Denizi’nin kaderini değiştireceğiz. Marmara denizimize bir damla atık su gitmeyecek. Altı yeni içme suyu barajı yapacağız. İstanbul’un su kapasitesini beş yılda tam yüzde 21 oranında artıracağımızın sözünü veriyoruz.
HEDEFİMİZ 2040 YILINDA NET SIFIR EMİSYON HEDEFİNE ULAŞMAK: Her ilçemizde atık geri kazanım merkezleri kuracağız. İklim, sadece bir çalıştay konusu değil, Hedefimiz 2040 yılında net sıfır emisyon hedefine ulaşmak olacak. Kişi başına aktif yeşil alan miktarını 7,80 metrekareden 11,80 metrekareye çıkaracağız. Bu kapsamda yeni kent ormanları kazandıracağız.
MAHALLE BAHÇELERİ: 39 ilçe 964 mahallemizde ‘mahalle bahçeleri’ yapacağız. Bu millet bahçelerinde yapacağımız, kıraathanelerimiz var. Bundan sonra kadınlarımız için de özel kıraathanelerimizi yapacağız. Maltepe’de, İstanbul Botanik Parkı’nı İstanbullulara armağan ediyoruz. Bu gerçek proje, Nisan’da planlarımız hazır. Haliç’i temizleme projesi… Her iki yakasını yeniden düzenleyerek eski güzelliğine kavuşturacağız.
ESENLER OTOGARI’NI, BÖLGENİN EN BÜYÜK PARKI HALİNE GETİRECEĞİZ: Tarihi Haydarpaşa Tren Garı ile Moda arasında kıyı düzenlemesi yaparak bu bölgeyi İstanbul’un en güzel alanlarından biri haline getirmek istiyoruz. Haydarpaşa-Kadıköy Meydanı-Moda aksını birleştiriyoruz. Esenler Otogarı’nı yeşil dönüşüm projemizle yeniden tasarlayarak, otogarın tamamını bölgenin en büyük parkı haline getireceğiz.
Tüm köylerimize; tohum, fide, gübre, yakıt, büyükbaş-küçükbaş hayvan doğrudan desteklerimizi sunacağız. Köylerimizde; sözleşmeli tarım uygulaması ile toprağa emek veren tüm çiftçi kardeşlerimize bu destekleri sağlamış olacağız. Alım garantisi ile bu süreci yönetmiş olacağız.
TARİHİ YARIMADADA BİR RENOVASYON SEFERBERLİĞİ BAŞLATACAĞIZ: Sizlere mirasını geleceğe taşıyan bir İstanbul vadediyoruz. İstanbul’un ruhu, kültürü olacak. Tarihi yarımadada bir renovasyon seferberliği başlatacağız… Eminönü-Sirkeci sahil bandımızı düzenliyoruz. Tüm sokakları, meydanları yeniden ele alacağız. Bölge, gece gündüz yaşayan huzurlu bir gezinti yolu haline gelecek. Fatih Camisi… Külliye ve çevresindeki binaları, sokakları yeniden tasarlayacağız. Her gün milyonları ağırlayan Sultanahmet Camisi, Süleymaniye Camisi çevre düzenlemesi yapacağız. Sirkeci Tren Garı’nda ray sistemi kaldırılmadan tematik düzenleme yapılacak.
Meydanları ihmal etmeyeceğiz. 39 ilçemizin meydanlarını ihya edeceğimizin sözünü veriyorum. İstanbul, meydanları ile bütünleşecek…
ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ’MİZİN BİR BENZERİ… ANADOLU KÜLTÜR MERKEZİ: Kültür, sanat ve turizm ile yaşayan bir İstanbul… Yeni sanatçılar yetişecek. Yeni tesisler kuracağız. Atatürk Kültür Merkezi’mizin bir benzerinin Anadolu yakasında kurulması… Anadolu Kültür Merkezi’nin temellerini hızla atacağız. Harbiye Cemil Topuzlu sahnesi gibi görkemli iki salonu, iki yakaya yapacağız. İki yeni tiyatroyu kentimize kazandıracağız. İstanbul Kültür Akademisi’ni kuracağız. Rami Kütüphanesi gibi üç şehir kütüphanesi kuracağız. İstanbul festivaller şehri olacak. Beş yıldır kaderine terk edilen İstanbul Şehir Müzesi ve Haliç Bilim Merkezi’ni hayata geçireceğiz.
İKİ BÜYÜK HAVYAN YAŞAM ALANI: Başıboş gezen, 100 binlerce sahipsiz hayvanımız var… Çözümsüz bırakılan bu sorunu gidereceğiz. 39 ilçemize hizmet verecek tesislerimizi kuracağız. Bakıma tedaviye muhtaç hayvanlarımızın ön bakımlarını bu alanlarda yapacağız. Anadolu ve Avrupa yakasında kuracağımız iki büyük hayvan yaşam alanında, hayvanlarımızın bakımlarını yapacağız. Burada kimliklendirme, kısırlaştırma, aşılama gibi uygulamaları gerçekleştirmiş olacağız. Giderlerini tamamen belediye olarak biz sağlayacağız. Sahipsiz hayvanlar İstanbullular için bir sorun olmaktan çıkacak.
DİJİ İSTANBUL: BYTE İstanbul… Her süreci İstanbulluların yaşam kalitesini artırmak için BYTE İstanbul’dan yöneteceğiz. Dijital İkiz… Deprem, yangın, sel gibi afetleri sanal olarak simüle edebileceğiz. İstanbul Mobil uygulamasını bir yıl içinde hizmete alacağız. İstanbulluların tüm otoparkları elinizin altında olacak. Yol açık uygulaması ile en hızlı verimli ulaşım araçlarına anlık olarak ulaşabileceksiniz.
İstanbul’u sporun küresel başkenti yapacağız. 964 mahallemizde herkesin yürüyerek ulaşabileceği açık kapalı tesisler yapacağız.
31 MART AKŞAMI İSTANBUL’DA TARİHİ YENİDEN YAZACAĞIZ: 15 gündür her mahalledeyiz, her sokaktayız. İstanbul’un harekete geçmesi için birlikte çalışacağız. İstanbul’un kayıp beş yılını hep birlikte telafi edeceğiz. Tüm dünyaya model bir şehircilik uygulaması yapacağız. Herkesin bu şehrin imkanlarından adil bir şekilde yararlanması, nüfusun artmadığı zengin bir ekonomi için çalışacağız. Çilesiz bir İstanbul için çalışacağız. 31 Mart akşamı İstanbul’da tarihi yeniden yazacağız. İstanbul’da ilgisizlik bitecek. Sosyal medya belediyeciliği bitecek gerçek belediyecilik başlayacak. İstanbul’un fetret dönemini bitireceğiz. Yeniden dirilişini, yeniden yükselişini, yeniden şahlanışını hep birlikte başlatacağız.”
Yorumlar
Yorum Yapın
İlginizi Çekebilir
Esenyurt’ta AK Parti’ye 100 Genç Katıldı: Zafer Gümüş de Partiye Geçti
Esenyurt’ta Zafer Gümüş ve farklı partilerden ayrıldığı belirtilen Sinoplu 100 genç AK Parti’ye katıldı. Togay Çoban ve Tarık Erdem açıklamalarda bulundu.
Esenyurt’ta siyasi katılım programı düzenlendi. Önceki dönem Esenyurt Belediye Başkan Danışmanı Zafer Gümüş ile farklı siyasi partilerden ayrıldığı belirtilen Sinoplu 100 genç, AK Parti’ye katıldı. Programda birlik, beraberlik ve gençlerin siyasetteki rolüne ilişkin mesajlar verildi.
Esenyurt’ta AK Parti’ye yeni katılımlar
AK Parti Esenyurt İlçe Teşkilatı, yeni üyelerin katılımı dolayısıyla bir buluşma gerçekleştirdi. Önceki dönem Esenyurt Belediye Başkan Danışmanı Zafer Gümüş ile farklı siyasi partilerden istifa ettiği belirtilen Sinoplu 100 gencin AK Parti saflarına katıldığı açıklandı.
Programa AK Parti Esenyurt İlçe Başkanı Togay Çoban, İlçe Başkan Yardımcıları Tarık Erdem ve Hıdır Güneş, İlçe Gençlik Kolları Başkanı Sabır Mehmet Aygül ve Belediye Meclis Üyesi Erhan Akdoğan katıldı.
Buluşmada gençlerin siyasi süreçlere katılımı, teşkilat çalışmaları ve Esenyurt’ta yürütülmesi planlanan faaliyetler ele alındı.
Togay Çoban: “Gençlerimizin enerjisiyle hedeflerimizi büyüteceğiz”
AK Parti Esenyurt İlçe Başkanı Togay Çoban, yeni katılımlardan duyduğu memnuniyeti dile getirerek Zafer Gümüş ve beraberindeki gençlere teşekkür etti.
Çoban, yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Zafer Gümüş ve aramıza katılan Sinoplu 100 genç kardeşimize hoş geldiniz diyorum. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı hedeflerimizi gençlerimizin enerjisi ve katkısıyla büyüteceğiz. Eğitimden teknolojiye, istihdamdan altyapıya kadar ülkemizin geleceğini güçlendiren çalışmalarımızı Esenyurt’ta vatandaşlarımızla buluşturmaya devam edeceğiz. Birliğimize güç katan tüm kardeşlerimize teşekkür ediyorum.”
Tarık Erdem: “Bundan sonra omuz omuza yol yürüyeceğiz”
AK Parti Esenyurt İlçe Başkan Yardımcısı Tarık Erdem de Sinoplu hemşerileriyle uzun yıllara dayanan bir dayanışma içerisinde olduklarını belirterek yeni katılımların bu birlikteliği güçlendireceğini ifade etti.
Erdem, açıklamasında şunları söyledi:
“Sinoplu hemşerilerimizle zaten beraberdik; aynı sofrada buluşuyor, aynı muhabbeti paylaşıyorduk. Bugün bu birlikteliğimizi AK Parti çatısı altında daha da güçlendiriyoruz. Bundan sonra da Esenyurt’umuza hizmet etmek için daha güçlü bir şekilde, omuz omuza yol yürüyeceğiz. Aramıza katılan Zafer Gümüş’e ve tüm hemşerilerimize hoş geldiniz diyor, her birine teşekkür ediyorum.”
Gençlerin siyasi katılımına vurgu yapıldı
Katılım programında, gençlerin yerel siyasette daha aktif rol üstlenmesinin önemine dikkat çekildi.
AK Parti teşkilat temsilcileri, Esenyurt’ta vatandaşlarla iletişimi güçlendirmeyi ve gençlerin katılımıyla teşkilat çalışmalarını genişletmeyi hedeflediklerini belirtti.
Program, yeni katılan üyelere yönelik hoş geldiniz mesajları ve birlik beraberlik vurgusuyla sona erdi.
Beylikdüzü'nde Özel Gereksinimli Çocuklara Ücretsiz Eğitim Desteği
Beylikdüzü Belediyesi, 0-8 yaş özel gereksinimli çocuklara ÇÖZGER raporu şartı olmadan ücretsiz özel eğitim ve ergoterapi desteği sunuyor.
Beylikdüzü Belediyesi, 0-8 yaş arasındaki özel gereksinimli çocuklar ve aileleri için Destekleyici Etkinlik Merkezi'ni hizmete açtı. ÇÖZGER raporu şartı aranmadan ücretsiz eğitim ve ergoterapi desteği sunulan merkezde, çocukların bireysel gelişimlerini destekleyecek özel programlar uygulanıyor.
Beylikdüzü Belediyesi, özel gereksinimli çocukların erken yaşta eğitim ve gelişim desteğine ulaşabilmesi amacıyla yeni bir projeyi hayata geçirdi. İlçede hizmet vermeye başlayan Destekleyici Etkinlik Merkezi, çocukların sosyal, fiziksel ve zihinsel gelişimlerine katkı sağlamayı hedefliyor.
0-8 yaş grubundaki çocuklara yönelik faaliyet gösteren merkezde, her çocuğun gelişim özellikleri ve bireysel ihtiyaçları dikkate alınarak eğitim programları hazırlanıyor. Ücretsiz sunulan hizmetlerden yararlanmak için Çocuklar İçin Özel Gereksinim Raporu (ÇÖZGER) ibraz edilmesi gerekmiyor.
ÖZEL GEREKSİNİMLİ ÇOCUKLARA BİREYSEL EĞİTİM PROGRAMI
Beylikdüzü Belediyesi tarafından hayata geçirilen merkezde, çocukların mevcut becerilerini geliştirmelerine ve yeni kazanımlar elde etmelerine yönelik özel eğitim çalışmaları gerçekleştiriliyor.
Bireysel ihtiyaçlara göre hazırlanan programlarda sosyal ve duygusal gelişim, dil ve konuşma becerileri, okuma-yazma, Türkçe, matematik, psikomotor gelişim ve öz bakım alanlarına ağırlık veriliyor.
Eğitimlerle çocukların iletişim becerilerinin güçlendirilmesi, öğrenme süreçlerinin desteklenmesi ve günlük yaşamda daha bağımsız hareket edebilmeleri amaçlanıyor.
ERGOTERAPİ DESTEĞİYLE GÜNLÜK YAŞAM BECERİLERİ GELİŞTİRİLİYOR
Destekleyici Etkinlik Merkezi'nde özel eğitimin yanı sıra ergoterapi hizmeti de sunuluyor.
Çocukların günlük yaşam aktivitelerine katılımını artırmayı hedefleyen ergoterapi çalışmalarında beslenme, motor beceriler, duyu bütünleme, motor planlama, öz bakım ve sosyal beceriler üzerinde duruluyor.
Bu çalışmalar sayesinde çocukların çevreleriyle daha etkin iletişim kurmaları, günlük ihtiyaçlarını karşılayabilmeleri ve bağımsız yaşam becerilerini geliştirmeleri destekleniyor.
AİLELER DE DESTEK SÜRECİNE DAHİL EDİLİYOR
Merkezde yalnızca çocukların gelişimine değil, ailelerin bilinçlendirilmesine de önem veriliyor.
Bu kapsamda ebeveynlere yönelik bilgilendirme seminerleri düzenlenerek çocukların gelişim dönemleri, özel ihtiyaçları ve desteklenebilecekleri alanlar hakkında rehberlik sağlanıyor.
Ailelerin çocuklarının gelişimini yakından takip etmeleri ve eğitim sürecinde edinilen becerilerin ev ortamında da pekiştirilmesine katkıda bulunmaları hedefleniyor.
Böylece çocukların merkezde aldıkları eğitimin günlük yaşamlarına da yansıması amaçlanıyor.
ÇÖZGER RAPORU ŞARTI ARANMIYOR
Merkezin dikkat çeken özelliklerinden biri, hizmetlerden yararlanmak isteyen ailelerden ÇÖZGER raporu talep edilmemesi.
Bu uygulamayla özel gereksinimli çocukların gelişimsel destek hizmetlerine erişiminin kolaylaştırılması hedefleniyor.
Beylikdüzü Belediyesi, ücretsiz eğitim ve ergoterapi hizmetleriyle hem çocukların gelişim süreçlerine katkı sağlamayı hem de ailelerin ihtiyaç duydukları desteğe ulaşmalarını amaçlıyor.
BEYLİKDÜZÜ DESTEKLEYİCİ ETKİNLİK MERKEZİ NEREDE?
Beylikdüzü Belediyesi Destekleyici Etkinlik Merkezi, Dereağzı Mahallesi Korukent Caddesi No: 6 adresinde hizmet veriyor.
Hafta içi 08.30-17.00 saatleri arasında faaliyet gösteren merkezden yararlanmak isteyen aileler, 0212 880 59 14 numaralı telefonu arayarak ön görüşme ve kayıt işlemleri için randevu alabiliyor.
Yeni merkezle birlikte Beylikdüzü'nde özel gereksinimli çocukların erken yaşta desteklenmesine yönelik hizmetlere bir yenisi daha eklenmiş oldu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Türk Devletleri Teşkilatı Zirvesi’nde Tarihi Mesajlar: "Türk Dünyasında Ayrılığa Yer Yoktur"
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe'de düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) 13. Zirvesi'nde konuştu. Türkiye'nin TDT dönem başkanlığını Azerbaycan'dan devraldığını belirten Erdoğan; dilde, fikirde ve işte birlik mesajı vererek Türk dünyasında ayrılığa yer olmadığını vurguladı. Zirvede ortak dijital pazar, siber güvenlik, yapay zekâ destekli büyük dil modeli, Gazze ve Güney Kafkasya’da kalıcı barış adımları öne çıktı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi'nde önemli açıklamalarda bulundu. Türkiye'nin TDT dönem başkanlığını Azerbaycan’dan devraldığını belirten Erdoğan, Türk dünyasının ortak geleceğine, bölgesel barışa ve dijital dönüşüme dair kritik stratejileri paylaştı.
"Cumhuriyetimizin 103. Yılı Coşkusunu Birlikte Yaşadık"
Konuşmasına zirveye katılan liderleri selamlayarak başlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cumhuriyetin 103. yıl dönümü kutlamalarına destek veren mevkidaşlarına teşekkür etti. Dün açılışı yapılan Türk Devletleri Teşkilatı Medeniyet Parkı'nın birlikteliği daha da kökleştirdiğini ifade eden Erdoğan, "Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı, hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur" dedi.
İsmail Gaspıralı Vizyonu: Dilde, Fikirde, İşte Birlik
Zirvenin temasının merhum İsmail Gaspıralı'nın tarihi sözünden ilhamla belirlendiğini vurgulayan Erdoğan, yeni dönem vizyonunu şu sözlerle özetledi:
Dilde Birlik: Ortak hazineyi yaşatmak, geliştirmek ve aracısız anlaşabilmek.
Fikirde Birlik: Ortak hedefler etrafında kenetlenerek müşterek bir strateji geliştirmek.
İşte Birlik: Sözü eyleme, iradeyi esere ve kararları neticeye dönüştürebilmek.
Türkiye’nin TDT Dönem Başkanlığı sürecinde kurumsal birikimi somut kazanımlara dönüştürmeyi hedeflediklerini belirten Cumhurbaşkanı; ortak dilin yaygınlaştırılması, kültürel etkinlikler, spor organizasyonları ve seyahat kolaylıkları gibi adımların hız kazanacağını müjdeledi.
"Türk Dünyasının Aile Fotoğrafında Ayrılığa Yer Yok"
Türk dünyasındaki birlik ruhuna dikkat çeken Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin temaslarının artması gerektiğini belirten Erdoğan, Türkmenistan’ı da en kısa sürede teşkilatın tam üyesi olarak görmek istediklerini dile getirdi. Ayrıca, Emine Erdoğan’ın himayesinde gerçekleşen Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu toplantısına atıfta bulunarak, aile kurumunun ve kadınların toplumdaki rolünün güçlendirilmesine verdikleri önemi vurguladı.
Güney Kafkasya, Filistin ve İran Mesajı
Bölgesel ve küresel gelişmelere değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, kalıcı barış ve istikrar odaklı diplomasi çağrısı yaptı:
Güney Kafkasya: Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki temasları desteklediklerini belirten Erdoğan, barışın tüm bölgeye ve Türk dünyasına büyük fırsatlar sunacağını ifade etti.
İran: İran ile artan tansiyonun silahlar yerine diplomasi yoluyla çözülmesi gerektiğini vurguladı.
Filistin: 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız Filistin Devleti’nin kurulmasına desteklerinin süreceğini belirten Erdoğan; Gazze’ye insani yardım ve imar çalışmaları için TDT üyelerini daha fazla çaba göstermeye davet etti.
Ticaret, Enerji, Siber Güvenlik ve Yapay Zekâ Hamlesi
Türk dünyasını doğudan batıya güçlü bir ticaret ve ulaştırma merkezine dönüştürme hedefini açıklayan Erdoğan, Trans-Hazar-Doğu-Batı Orta Koridoru'nun stratejik önemine değindi.
Öne çıkan diğer stratejik hedefler ise şöyle sıralandı:
Ortak Dijital Pazar: Ülke pazarlarını tek çatı altında buluşturacak "Ortak Dijital Ticaret Platformu" kurulması.
Siber Güvenlik ve Uzay: Siber güvenlik mutabakatının imzalanması ve ortak uydu projesinin hızlandırılması.
Büyük Türk Dili Modeli: Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayacak yapay zekâ destekli büyük dil modelinin geliştirilmesi.
Stratejik Plan: Dönem başkanlığında Yapay Zekâ ve Dijital Kalkınma Eylem Planı'nın ilerletilmesi ve 2027-2031 Stratejisi’nin nihayetlendirilmesi.
COP31 Daveti ve Teşekkür
Antalya’da düzenlenecek olan COP31 Liderler Zirvesi’ne tüm üye ülke liderlerini davet eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, görev süresi dolan TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev’e hizmetlerinden ötürü teşekkür ederken, görevi devralan yeni Genel Sekreter Mirvahid Azimov’a başarılar diledi.
Fon Mağdurlarına 1 Milyon TL'ye Kadar Ödeme! Yeni Fon Yasası Yürürlüğe Girdi
Fon yasası yürürlüğe girdi. 455 bin 578 yatırımcıya 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılabilecek. İşte fon tasfiyesi ve ödeme şartları.
Fon yatırımcılarını yakından ilgilendiren düzenleme Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girdi. 455 bin 578 yatırımcıyı kapsayan yeni yasayla, hak sahiplerine ilk aşamada 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasının önü açıldı. Ödemeler için kamu bütçesinden kaynak aktarılmayacak.
455 Bin 578 Yatırımcı İçin Yeni Dönem Başladı
Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda kabul edilen 9 maddelik fon düzenlemesi, Resmî Gazete'de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girdi.
AK Parti tarafından hazırlanan kanun, tasfiye sürecine alınan fonların varlıklarının değer kaybına uğramadan nakde dönüştürülmesini ve elde edilen tutarların hak sahiplerine dağıtılmasını amaçlıyor.
Düzenlemenin en dikkat çekici maddesi ise yüz binlerce yatırımcıya ara ödeme yapılabilmesinin önünü açması oldu.
Fon Mağdurlarına Ne Kadar Ödeme Yapılacak?
Yeni yasaya göre, hak sahiplerine ilk etapta kişi başına 1 milyon TL'ye kadar ara ödeme yapılabilecek.
Ancak bu tutar, her yatırımcıya doğrudan 1 milyon lira ödeneceği anlamına gelmiyor. Ödenecek miktar, yatırımcının fon işlemleri ve hesaplanacak hak sahipliği tutarına göre belirlenecek.
Ödeme hesabında yatırımcıların fonlara yatırdığı ve fonlardan çektiği paralar dikkate alınacak. Böylece net yatırım tutarı ortaya çıkarılacak ve hesaplamaya enflasyon farkı da eklenecek.
Ödemeler Devlet Bütçesinden Karşılanmayacak
Düzenlemede öne çıkan bir diğer ayrıntı ise ödemelerin finansmanı oldu.
Kanuna göre yatırımcılara yapılacak ara ödemelerde kamu kaynakları kullanılmayacak.
Tasfiye kapsamındaki fonlardan elde edilecek gelirler, hak sahiplerinin zararlarının karşılanmasında değerlendirilecek.
TMSF Fon Varlıklarını Nakde Dönüştürecek
Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), düzenleme kapsamında önemli bir görev üstlenecek.
Tasfiye edilen fonların bünyesinde bulunan hisse senetleri, devlet tahvilleri, taşınmazlar ve ekonomik değere sahip diğer varlıklar nakde çevrilebilecek.
Bu işlemlerden sağlanacak kaynak, oluşturulacak geri kazanım sistemi üzerinden yatırımcıların zararlarının giderilmesi amacıyla kullanılacak.
Gerçeğe Aykırı Kazançlar İçin İade Mekanizması
Yeni düzenleme, fonların gerçek değerini yansıtmayan işlemler sonucunda kazanç elde eden kişileri de kapsıyor.
Gerçeğe aykırı fon değerleri üzerinden gelir sağladığı belirlenen kişiler için isteğe bağlı iade mekanizması oluşturulacak.
Bu sistemle geri kazanılan tutarların da yatırımcıların zararlarının karşılanmasına katkı sağlaması hedefleniyor.
Kimler Ödeme Alamayacak?
Kanun, tüm yatırımcıların aynı koşullarda ödeme almasını öngörmüyor.
Piyasa bozucu işlemlere karıştığı belirlenen kişiler, geri kazanım hesabından yapılacak ödemelerden yararlanamayacak.
Ayrıca portföy yönetim şirketlerinin fon zararları ve eksik tasfiye bakiyelerine ilişkin sorumlulukları da düzenleme kapsamında ele alınıyor.
Bloke Edilen İşlemler de Tasfiyeye Dahil Edildi
TBMM Genel Kurulundaki görüşmeler sırasında kabul edilen önergeyle, bloke edilen işlemlerin de tasfiye kapsamında değerlendirilmesi kararlaştırıldı.
Böylece ödeme ve tasfiye hesaplamalarında dikkate alınacak işlemlerin kapsamı genişletildi.
Fon Ödemeleri Ne Zaman Başlayacak?
Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte ara ödemelerin yapılabilmesi için yasal zemin oluşturuldu.
Ancak ödeme takvimi, başvuru şartları ve hak sahiplerinin izleyeceği işlemlere ilişkin ayrıntıların ilgili kurumların açıklamalarıyla netleşmesi bekleniyor.
455 bin 578 yatırımcıyı ilgilendiren düzenlemenin uygulama süreci, fonlarda birikimi bulunan vatandaşlar tarafından yakından takip ediliyor.
CHP İstanbul İl Başkanı Mehmet Ali Yüksel Tokat Günleri’nde Vatandaşlarla Buluştu: Birlik ve Dayanışma Mesajı
İstanbul’da düzenlenen 7. Tokat Günleri’ne katılan CHP’li Mehmet Ali Yüksel, emek, eşit yurttaşlık, halkçılık ve dayanışma mesajları verdi.
İstanbul’da düzenlenen 7. Tokat Günleri etkinliğine katılan Mehmet Ali Yüksel, Tokatlı vatandaşlarla bir araya geldi. Etkinlikte emek, eşit yurttaşlık, demokrasi ve toplumsal dayanışma konularına değinen Yüksel, halkçılık anlayışının vatandaşların sorunlarına sahip çıkmayı gerektirdiğini vurguladı.
İstanbul Atatürk Havalimanı Millet Bahçesi’nde gerçekleştirilen 7. Tokat Günleri, Tokat’ın kültürel değerlerini, geleneklerini ve hemşehri dayanışmasını İstanbul’da buluşturdu.
Etkinliğe katılan CHP’li Mehmet Ali Yüksel, CHP Tokat İl Başkanı Ender Ergün ile birlikte vatandaşlarla görüşerek katılımcılarla sohbet etti. Organizasyonda Tokat’ın kültürel mirası ve İstanbul’da yaşayan Tokatlıların toplumsal yaşama katkıları gündeme geldi.
Mehmet Ali Yüksel’den Tokatlılara Halkçılık Mesajı
Tokat’ın tarımsal üretimine, geleneksel el sanatlarına ve kültürel birikimine dikkat çeken Yüksel, konuşmasında emek ve sosyal adalet kavramlarını öne çıkardı.
Tokat’ın çiftçilerin emeği, kadınların üretimi ve halkın kültürel değerleriyle önemli bir mirasa sahip olduğunu belirten Yüksel, Cumhuriyet’in temel kazanımlarının toplumun bütün kesimlerinin yaşamına yansıması gerektiğini ifade etti.
Yüksel, halkçılık anlayışını şu sözlerle anlattı:
“Halkçılık, yalnızca halktan söz etmek değil, halkın derdini kendi derdi bilmektir.”
“İstanbul’un Gücü, Bu Şehre Emek Veren İnsanlardan Geliyor”
İstanbul’un farklı bölgelerden gelen vatandaşların katkılarıyla büyüyen bir şehir olduğunu belirten Yüksel, Tokatlıların da kentin ekonomik, sosyal ve kültürel hayatında önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
İstanbul’un kimliğinin yalnızca tarihî yapılarından ve doğal güzelliklerinden oluşmadığını dile getiren Yüksel, kente emeğini ve kültürünü taşıyan insanların İstanbul’un gelişiminde belirleyici rol oynadığını vurguladı.
Yüksel, herkesin kendisini eşit, özgür ve güvende hissedebileceği bir kent yaşamının önemine dikkat çekti.
Tokat Günleri’nde Kültür ve Hemşehri Dayanışması Öne Çıktı
Tokat’ın yöresel kültürünün İstanbul’a taşındığı organizasyonda hemşehri buluşmalarının toplumsal dayanışmayı güçlendiren yönü de ele alındı.
Yüksel, farklı şehirlerden gelen vatandaşların ortak kültürel değerler etrafında bir araya gelmesinin önemine işaret ederek daha fazla kardeşlik, demokrasi, adalet ve dayanışma çağrısında bulundu.
Tokat kültürünün yaşatılması ve gelecek nesillere aktarılması amacıyla çalışma yürüten derneklere teşekkür eden Yüksel, organizasyonda emeği bulunanlara da şükranlarını iletti.
MHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Özkan Eremsayın’ın Kayınpederi Son Yolculuğuna Uğurlandı
MHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Özkan Eremsayın’ın kayınpederi İsmail Murtazaoğlu, cenaze töreninin ardından Yakuplu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
MHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Özkan Eremsayın’ın kayınpederi İsmail Murtazaoğlu, bir süredir tedavi gördüğü hastanede yaşamını yitirdi. Murtazaoğlu, Beylikdüzü’nde düzenlenen cenaze töreninin ardından Yakuplu Mezarlığı’nda toprağa verildi.
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Beylikdüzü İlçe Başkanı Özkan Eremsayın ve ailesi, kayınpederi İsmail Murtazaoğlu’nun vefatıyla büyük üzüntü yaşadı.
Bir süredir sağlık sorunları nedeniyle hastanede tedavi altında bulunan Murtazaoğlu’nun hayatını kaybetmesinin ardından cenaze töreni Beylikdüzü’nde gerçekleştirildi.
İsmail Murtazaoğlu Yakuplu Mezarlığı’nda Toprağa Verildi
İsmail Murtazaoğlu için 25 Ekim 2026 Pazar günü Beylikdüzü Fatih Sultan Mehmet Camii’nde cenaze töreni düzenlendi.
İkindi namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrasında Murtazaoğlu’nun naaşı, Yakuplu Mezarlığı’na götürülerek defnedildi.
MHP Beylikdüzü İlçe Başkanlığı’ndan Taziye Mesajı
MHP Beylikdüzü İlçe Başkanlığı da İsmail Murtazaoğlu’nun vefatı üzerine bir başsağlığı mesajı yayımladı.
Yapılan açıklamada, merhumun vefatından duyulan üzüntü dile getirilirken başta İlçe Başkanı Özkan Eremsayın olmak üzere Murtazaoğlu ailesine, yakınlarına ve sevenlerine sabır temennisinde bulunuldu.
Arka Haber ailesi olarak merhum İsmail Murtazaoğlu’na Allah’tan rahmet, MHP Beylikdüzü İlçe Başkanı Özkan Eremsayın’a ve kederli ailesine başsağlığı diliyoruz.
Bakan Ersoy: Ziya Gökalp, Cumhuriyet’in Fikrî Temellerinin Oluşumuna Katkı Sağladı
Bakan Mehmet Nuri Ersoy, Ziya Gökalp'in Cumhuriyet'in fikrî temellerine katkısını anlattı. Millî Kütüphane'de Ziya Gökalp Sergisi ziyaretçilerle buluştu.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ziya Gökalp’in doğumunun 150. yılı kapsamında düzenlenen “Millî Kütüphane Hazineleri: Ziya Gökalp Sergisi ve Paneli”ne katıldı. Gökalp’in Türk düşünce ve kültür hayatındaki önemine dikkat çeken Ersoy, Cumhuriyet’in devlet felsefesinin oluşumunda düşünürün önemli katkıları bulunduğunu vurguladı.
Ziya Gökalp'in 150. Doğum Yılı Millî Kütüphane'de Anıldı
Türk düşünce tarihinin önemli isimlerinden Ziya Gökalp, doğumunun 150. yılı dolayısıyla Millî Kütüphane'de düzenlenen sergi ve panel programıyla anıldı.
Programa katılan Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Gökalp'in Türk milletinin kimliği, dili, kültürü ve medeniyet anlayışının şekillenmesindeki rolüne ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Tarihin kritik dönemlerinde toplumlara yön veren fikir insanlarının millî hafızanın korunmasında önemli bir yere sahip olduğunu belirten Ersoy, bu şahsiyetlerin eserlerinin gelecek kuşaklara aktarılmasının kültürel bir sorumluluk olduğunu ifade etti.
Bakan Ersoy: Cumhuriyet'in Devlet Felsefesine Önemli Katkılar Sundu
Ziya Gökalp'in Osmanlı Devleti'nin son döneminden Cumhuriyet'e uzanan tarihî süreçte Türk fikir hayatının önde gelen isimlerinden biri olduğunu belirten Bakan Ersoy, düşünürün millî kültür ile çağdaş medeniyet arasında kurmaya çalıştığı ilişkiye dikkat çekti.
Ersoy, Gökalp'in Cumhuriyet'in fikrî temellerine katkısını şu sözlerle anlattı:
“Türk milletinin kimliği, dili, kültürü, eğitimi ve medeniyet tasavvuru üzerine geliştirdiği fikirleri sistemleştiren Gökalp, millî kültür ile çağdaş medeniyet arasında kurmaya çalıştığı sentezle yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet felsefesinin ve ülküsünün oluşumuna ciddi katkılar sunmuştur.”
Gökalp'in yalnızca yaşadığı dönemin sorunlarına çözüm aramadığını, aynı zamanda Türk toplumunun geleceğine ilişkin düşünsel bir çerçeve oluşturduğunu belirten Ersoy, eserlerinin Türk düşünce tarihinde önemli bir yere sahip olduğunu söyledi.
Ziya Gökalp'in Eserleri Beş Türk Lehçesinde Yayımlandı
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından Ziya Gökalp'in fikirlerinin daha geniş kitlelere ulaştırılması amacıyla çeşitli kültürel çalışmalar yürütüldüğünü belirten Ersoy, düşünürün önemli eserlerinden “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak”ın beş Türk lehçesinde yayımlandığını hatırlattı.
Eserin Özbek, Kazak, Azerbaycan, Kırgız ve Türkmen Türkçelerinde yayımlanmasının, Gökalp'in düşüncelerinin Türk dünyasında daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaşmasına katkı sağlamasının hedeflendiğini ifade etti.
Millî Kütüphane'de Ziya Gökalp Sergisi Beş Bölümden Oluşuyor
Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan “Millî Kütüphane Hazineleri: Ziya Gökalp Sergisi”, düşünürün hayatını ve fikrî mirasını farklı yönleriyle ziyaretçilere sunuyor.
Millî Kütüphane koleksiyonlarından yararlanılarak oluşturulan sergi, beş ana bölümden oluşuyor:
Ziya Gökalp'in Hayatı
Eserleri ve Fikrî Dünyası
Türk Siyasi Hayatına Etkileri ve İdari Görevleri
Düşünce Dünyamıza Yansımaları ve Hakkında Yazılanlar
Ziya Gökalp Haberleri
Sergide Gökalp'in yaşamı, edebî eserleri, siyasi faaliyetleri ve sonraki kuşaklar üzerindeki düşünsel etkileri kapsamlı biçimde ele alınıyor.
Ziya Gökalp'in İlk Baskı Eserleri ve Tarihî Belgeleri Sergileniyor
Millî Kütüphane'de hazırlanan sergi, Ziya Gökalp'in şahsi hayatına ve düşünce dünyasına ışık tutan çok sayıda tarihî belgeyi bir araya getiriyor.
Gökalp'in şiirleri, fikir yazıları, eserlerinin ilk baskıları, farklı dönemlerde yayımlanan kitapları ve hayatına ilişkin fotoğraflar ziyaretçilerin incelemesine sunuluyor.
Sergide ayrıca dönemin gazeteleri, süreli yayınlar, posta pulları, afişler, kartpostallar ve çeşitli arşiv belgeleri de yer alıyor.
Bu koleksiyon aracılığıyla yalnızca Ziya Gökalp'in hayatı değil, Osmanlı Devleti'nin son dönemi ile Cumhuriyet'in kuruluş yıllarındaki kültürel ve düşünsel atmosfer de yansıtılıyor.
Millî Kütüphane'nin 80. Yılına Özel Kültür Etkinlikleri
Bakan Ersoy, Ziya Gökalp Sergisi'nin Millî Kütüphane'nin 80. yılı kapsamında gerçekleştirilen “Millî Kütüphane Hazineleri” etkinlik serisinin önemli bir parçası olduğunu belirtti.
Bir yıldır sürdürülen etkinliklerle Millî Kütüphane koleksiyonlarında bulunan tarihî eserlerin, belgelerin ve kültürel mirasın vatandaşlarla buluşturulmasının amaçlandığını ifade etti.
Ersoy, bu çalışmaların Türk kültür ve düşünce tarihinin daha iyi anlaşılmasına katkı sağlayacağını dile getirdi.
Bakan Ersoy'dan Vatandaşlara Ziya Gökalp Sergisi Daveti
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Türk tarihine, edebiyatına ve kültürüne ilgi duyan vatandaşları Millî Kütüphane Sergi Salonu'nda hazırlanan koleksiyonu görmeye davet etti.
Ziya Gökalp'in düşüncelerinin genç nesillere aktarılmasının önemine dikkat çeken Ersoy, serginin Cumhuriyet'in fikrî arka planının ve millî kültür anlayışının daha iyi kavranmasına katkı sağlamasını temenni etti.
Bakan Ersoy, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:
“Ziya Gökalp'i ve onun şahsında Türk fikir hayatına, edebiyat ve kültürüne yön vermiş, değer katmış, zengin kılmış bütün geçmişlerimizi rahmetle, saygıyla, minnetle yâd ediyorum.”
Ziya Gökalp Kimdir?
1876 yılında Diyarbakır'da dünyaya gelen Ziya Gökalp, Türk sosyolojisinin öncü isimlerinden biri olarak kabul ediliyor.
Şair, yazar, sosyolog ve düşünür kimliğiyle tanınan Gökalp, özellikle Türk milliyetçiliği, millî kültür, eğitim ve toplumsal yapı üzerine geliştirdiği fikirlerle Türk düşünce tarihinde önemli bir yer edindi.
“Türkçülüğün Esasları”, “Türkleşmek, İslamlaşmak, Muasırlaşmak” ve “Kızıl Elma” gibi eserleriyle tanınan Gökalp, 25 Ekim 1924 tarihinde İstanbul'da hayatını kaybetti.
Gökalp'in düşünceleri, Osmanlı'dan Cumhuriyet'e geçiş sürecinin fikrî ve kültürel boyutlarının anlaşılmasında bugün de incelenmeye devam ediyor.
Hemoroid Ameliyatı Ne Zaman Gerekir? Uzmanından Kritik Uyarılar
Hemoroid ameliyatı ne zaman gerekir? Doç. Dr. Aydıncan Akdur, basur belirtileri, ameliyat gerektiren durumlar ve iyileşme sürecini değerlendirdi.
Hemoroid (basur) hastalığı, makat bölgesinde kanama, ağrı, şişlik ve dışarı sarkma gibi şikâyetlerle yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Her hemoroid hastasının ameliyat olması gerekmiyor ancak ilerleyen vakalarda cerrahi müdahale gündeme gelebiliyor. Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Aydıncan Akdur, hemoroid ameliyatı kararında hastalığın derecesinin yanı sıra şikâyetlerin şiddeti ve hastanın yaşam kalitesinin de değerlendirilmesi gerektiğine dikkat çekiyor.
Hemoroid Ameliyatı Hangi Durumlarda Gerekli?
Toplumda basur olarak bilinen hemoroid hastalığı, yaygın görülen sağlık sorunları arasında yer alıyor. Özellikle uzun süreli kabızlık, dışkılama sırasında ıkınma ve bağırsak alışkanlıklarındaki düzensizlikler hemoroid şikâyetlerini artırabiliyor.
Hemoroid tedavisinde her hasta için ameliyat ilk seçenek olarak değerlendirilmiyor. Hastalığın erken evrelerinde beslenme düzenlemeleri, yaşam tarzı değişiklikleri ve cerrahi dışı tedavilerle şikâyetler kontrol altına alınabiliyor.
Ancak ileri dereceli hemoroidler, sık tekrarlayan kanamalar, makat bölgesinde dışarı sarkma ve uygulanan tedavilere rağmen devam eden yakınmalar cerrahi müdahale ihtiyacını gündeme getirebiliyor.
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Aydıncan Akdur, ameliyat kararının hastanın mevcut şikâyetleri ve muayene bulguları doğrultusunda kişiye özel verilmesi gerektiğini belirtiyor.
Hemoroid Hastalığının Dört Evresine Dikkat!
Hemoroid hastalığında tedavi yönteminin belirlenmesinde hastalığın derecesi önemli rol oynuyor. İç hemoroidler, dışarı sarkma durumuna göre dört evrede değerlendiriliyor.
1. derece hemoroid: Hemoroid dokusu dışarı sarkmaz. Kanama ve hafif rahatsızlık görülebilir. Genellikle cerrahi dışı tedaviler tercih edilir.
2. derece hemoroid: Dışkılama sırasında dışarı çıkan hemoroid dokusu kendiliğinden içeri döner. Yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun girişimsel yöntemler uygulanabilir.
3. derece hemoroid: Dışarı sarkan hemoroid dokusunun elle içeri itilmesi gerekebilir. Şikâyetlerin durumuna göre cerrahi tedavi değerlendirilebilir.
4. derece hemoroid: Hemoroid dokusu sürekli dışarıda kalabilir ve içeri gönderilemeyebilir. Belirgin şikâyetlerin bulunduğu hastalarda ameliyat daha önemli bir seçenek haline gelebilir.
Ancak hemoroidin derecesi tek başına ameliyat kararı verilmesi için yeterli değildir.
Sürekli Kanama ve Şiddetli Ağrıya Dikkat!
Hemoroid hastalarında tekrarlayan kanama, makat bölgesinde şişlik, dışarı sarkma ve günlük yaşamı etkileyen rahatsızlıklar tedavi planının yeniden değerlendirilmesini gerektirebiliyor.
Özellikle uzun süre devam eden kanamalar bazı hastalarda kansızlığa neden olabiliyor.
Bununla birlikte makattan gelen her kanamanın hemoroid kaynaklı olmadığı unutulmamalı. Bağırsak polipleri, anal fissür ve kolorektal kanser gibi farklı hastalıklar da benzer belirtilere yol açabiliyor.
Bu nedenle kanama şikâyeti bulunan kişilerin, belirtileri yalnızca basura bağlamadan uzman hekim tarafından değerlendirilmesi önem taşıyor.
Ameliyatsız Hemoroid Tedavisi Yeterli Olmazsa Ne Yapılır?
Hemoroid hastalığının erken dönemlerinde lif açısından zengin beslenme, yeterli sıvı tüketimi, kabızlığın önlenmesi ve tuvalet alışkanlıklarının düzenlenmesi önerilebiliyor.
Uygun hastalarda lastik bant ligasyonu, skleroterapi ve kızılötesi koagülasyon gibi cerrahi dışı işlemler de uygulanabiliyor.
Ancak ileri dereceli sarkmaların bulunduğu, iç ve dış hemoroidlerin birlikte belirginleştiği veya şikâyetlerin sürekli tekrar ettiği durumlarda bu yöntemler yeterli olmayabiliyor.
Bu aşamada hastanın genel sağlık durumu ve önceki tedavilere verdiği yanıt değerlendirilerek cerrahi seçenekler gündeme getirilebiliyor.
Hemoroid Ameliyatında Hangi Yöntemler Kullanılıyor?
Hemoroid ameliyatlarında hastalığın derecesine ve hastanın anatomik özelliklerine göre farklı cerrahi teknikler uygulanabiliyor.
Geleneksel hemoroidektomi, özellikle ileri dereceli ve büyük dış hemoroidlerin bulunduğu hastalarda tercih edilebilen yöntemler arasında yer alıyor.
Bazı hastalarda hemoroidal arter ligasyonu veya stapler hemoroidopeksi gibi alternatif cerrahi teknikler de değerlendirilebiliyor.
Ancak her yöntemin iyileşme süreci, ameliyat sonrası ağrı düzeyi ve hastalığın tekrarlama ihtimali açısından farklı özellikleri bulunuyor.
Bu nedenle ameliyat tekniğinin yalnızca daha az ağrılı olduğu düşüncesiyle değil, hastanın klinik durumuna göre belirlenmesi gerekiyor.
Tromboze Hemoroidlerde Acil Ameliyat Gerekir mi?
Makat çevresinde aniden ortaya çıkan şiddetli ağrı ve hassas şişlik, tromboze dış hemoroid belirtisi olabiliyor.
Bu durum, dış hemoroid damarlarında pıhtı oluşması sonucunda gelişiyor.
Ancak tromboze hemoroid bulunan her hastanın acil ameliyat olması gerekmiyor. Ağrının şiddeti, şikâyetlerin ne zaman başladığı ve muayene bulguları tedavi kararında belirleyici oluyor.
Özellikle yeni başlayan ve şiddetli ağrıya neden olan bazı vakalarda cerrahi müdahale değerlendirilebiliyor.
Ateş, giderek artan ağrı ve makat çevresinde yaygın kızarıklık gibi belirtilerin ise anal apse gibi farklı hastalıklardan kaynaklanabileceği belirtiliyor. Bu durumlarda gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerekiyor.
Hemoroid Ameliyatı Sonrası İyileşme Kaç Gün Sürer?
Hemoroid ameliyatı sonrası iyileşme süresi, uygulanan cerrahi yönteme ve hastanın genel sağlık durumuna göre değişiklik gösterebiliyor.
Özellikle klasik hemoroidektomi sonrasında ilk günlerde ağrı, hassasiyet ve dışkılama sırasında rahatsızlık yaşanabiliyor.
İyileşme sürecinde yeterli sıvı tüketimi, lifli beslenme ve hekimin önerdiği bakım uygulamaları önem taşıyor.
Bazı hastalarda günlük yaşama dönüş daha kısa sürede gerçekleşirken, fiziksel güç gerektiren işlerde çalışan kişilerin daha uzun süre dinlenmesi gerekebiliyor.
Ameliyat sonrasında yoğun kanama, yüksek ateş, idrar yapamama veya kontrol edilemeyen ağrı görülmesi halinde derhal tıbbi değerlendirme yapılması gerekiyor.
Hemoroid Ameliyatı Sonrası Hastalık Tekrarlar mı?
Hemoroid ameliyatı sonrasında şikâyetler büyük ölçüde azalabilse de hastalığın yeniden ortaya çıkma ihtimali tamamen ortadan kalkmıyor.
Özellikle kronik kabızlık, uzun süre ıkınma ve tuvalette gereğinden fazla vakit geçirme gibi alışkanlıkların devam etmesi, hemoroid şikâyetlerinin tekrarlamasına katkıda bulunabiliyor.
Bu nedenle ameliyat sonrasında da sağlıklı bağırsak alışkanlıklarının sürdürülmesi önem taşıyor.
Uzmanından Uyarı: Hemoroid Ameliyatı Kararı Kişiye Özel Verilmeli
Genel Cerrahi Uzmanı Doç. Dr. Aydıncan Akdur, hemoroid ameliyatı kararında hastalığın derecesi kadar hastanın yaşadığı şikâyetlerin ve yaşam kalitesindeki etkilenmenin de dikkate alınması gerektiğini belirtiyor.
Özellikle sürekli tekrarlayan kanamalar, ileri dereceli sarkmalar ve diğer tedavilerle kontrol altına alınamayan yakınmalar cerrahi tedavi ihtiyacının değerlendirilmesine neden olabiliyor.
Hemoroid hastalığında erken tanı, doğru tedavi yöntemi ve kişiye özel planlama, hastaların yaşam kalitesinin korunmasında önemli rol oynuyor.
Uzmanlar, makat bölgesinde kanama, şişlik veya ağrı şikâyeti yaşayan kişilerin kendi kendilerine teşhis koymak yerine genel cerrahi uzmanına başvurmaları gerektiğini vurguluyor.
Doğal Burun Estetiğinde Yeni Yaklaşım: Rinoplastide Yüz Uyumu ve Sağlıklı Nefes Ön Planda
Doğal burun estetiğinde yüz uyumu ve sağlıklı nefes alma neden önemli? Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un uzmanlık alanı rinoplastide merak edilenler.
Burun estetiğinde doğal görünüm, son yıllarda rinoplasti ameliyatlarının en çok önem verilen hedefleri arasında yer alıyor. Kulak Burun Boğaz ve Rinoplasti Uzmanı Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un çalışma alanları arasında bulunan doğal burun estetiğinde, yüz hatlarıyla uyumlu bir görünüm elde edilmesi kadar burun anatomisinin ve solunum fonksiyonlarının korunması da önem taşıyor.
Burun Estetiğinde Doğal Görünüm Neden Önemli?
Burun estetiği olarak bilinen rinoplasti ameliyatlarında estetik anlayış değişiyor. Geçmişte burun küçültme ve belirgin şekil bozukluklarını giderme hedefleri öne çıkarken günümüzde kişinin yüz hatlarıyla uyumlu, dengeli ve doğal görünümlü sonuçlar elde edilmesi amaçlanıyor.
Yüzün merkezinde bulunan burun; alın, gözler, dudaklar ve çene ile birlikte yüz ifadesini doğrudan etkiliyor. Bu nedenle rinoplasti ameliyatlarında yalnızca burnun şekli değil, yüzün genel anatomik yapısı da değerlendiriliyor.
Kulak Burun Boğaz ve Rinoplasti Uzmanı Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un çalışma alanlarından biri olan doğal burun estetiğinde, kişiye özel cerrahi planlama önemli bir yer tutuyor.
Her Yüz Tipine Aynı Burun Şekli Uygulanabilir mi?
Uzmanlık alanındaki genel cerrahi yaklaşımlara göre, burun estetiğinde herkese aynı burun modelinin uygulanması doğal sonuçlar açısından uygun olmayabiliyor.
Her bireyin yüz kemikleri, burun kıkırdakları, cilt kalınlığı ve yüz oranları farklı özellikler taşıyor. Bu nedenle bir kişide estetik açıdan dengeli görünen burun şekli, başka bir kişinin yüz hatlarıyla aynı uyumu sağlamayabiliyor.
Ameliyat öncesi değerlendirmede yüzün uzunluğu ve genişliği, alın ve çene oranları, burun sırtının yapısı, burun ucunun konumu ve cilt özellikleri dikkate alınıyor.
Kişiye özel planlama, estetik beklentiler ile anatomik sınırların birlikte değerlendirilmesini amaçlıyor.
Burun Estetiğinde Nefes Alma Fonksiyonu Korunmalı
Rinoplasti ameliyatlarında dikkat edilmesi gereken konuların başında burnun solunum fonksiyonlarının korunması geliyor.
Burun kemikleri ve kıkırdakları yalnızca dış görünümü belirlemiyor, aynı zamanda hava yolunun yapısal bütünlüğünde de önemli rol oynuyor.
Cerrahi müdahale sırasında burun sırtının aşırı daraltılması veya burun ucundaki destek dokularının zayıflatılması, bazı hastalarda nefes alma güçlüğüne neden olabiliyor.
Bu nedenle ameliyat öncesinde septum deviasyonu olarak bilinen burun içi eğrilikler ve nazal valf sorunları gibi solunumu etkileyebilecek yapısal problemler de değerlendiriliyor.
Gerekli görülen hastalarda estetik düzenlemelerle birlikte fonksiyonel cerrahi işlemler planlanabiliyor. Ancak her rinoplasti ameliyatının nefes alma sorunlarını tamamen ortadan kaldıracağı garanti edilemiyor.
Kalın ve İnce Cilt Burun Estetiği Sonucunu Etkiliyor
Burun estetiğinde cilt yapısı, ameliyat sonrasında elde edilecek görünümü etkileyen önemli faktörler arasında bulunuyor.
İnce cilt yapısına sahip kişilerde burun kemikleri ve kıkırdaklarında yapılan değişiklikler daha belirgin görülebiliyor. Bu durum, küçük yüzey düzensizliklerinin fark edilmesine neden olabiliyor.
Kalın ciltli kişilerde ise cerrahi değişikliklerin dışarıdan belirginleşmesi daha sınırlı olabiliyor. Özellikle burun ucundaki ödemin azalması ve dokuların son şeklini alması daha uzun sürebiliyor.
Bu nedenle rinoplasti planlamasında cilt kalınlığının ve dokuların yapısal özelliklerinin değerlendirilmesi önem taşıyor.
Açık ve Kapalı Rinoplasti Arasındaki Farklar Neler?
Burun estetiği ameliyatlarında hastanın anatomik özelliklerine ve cerrahi ihtiyaçlarına göre farklı teknikler kullanılabiliyor.
Açık rinoplasti, burun ucundaki yapılara daha geniş bir görüş alanından ulaşılmasına olanak tanıyor.
Kapalı rinoplasti yönteminde ise cerrahi kesiler burun deliklerinin içerisinden gerçekleştiriliyor.
Kemik yapıların şekillendirilmesinde bazı vakalarda piezo olarak bilinen ultrasonik cerrahi teknolojisinden de yararlanılabiliyor.
Ancak doğal görünümün elde edilmesi yalnızca kullanılan tekniğe bağlı değil. Hastanın anatomisi, cerrahi planlama, doku desteğinin korunması ve iyileşme süreci de sonuç üzerinde etkili oluyor.
Burun Estetiği Öncesinde Dijital Simülasyon Kullanılıyor
Rinoplasti ameliyatı öncesinde kullanılan dijital simülasyon ve fotoğraf analizleri, hastaların beklentilerini cerrahlarıyla daha açık biçimde değerlendirmelerine yardımcı olabiliyor.
Bu yöntemlerle burun sırtında, burun ucunda ve yüz profilinde planlanan değişikliklerin olası görünümü incelenebiliyor.
Ancak dijital simülasyonların ameliyat sonrasında ortaya çıkacak sonucu kesin olarak göstermediği belirtiliyor.
Cerrahi sonuçlar; kişinin anatomik özelliklerine, iyileşme sürecine ve dokuların verdiği yanıta bağlı olarak değişebiliyor.
Burun Estetiği Sonrası İyileşme Ne Kadar Sürüyor?
Burun estetiği ameliyatlarından sonra iyileşme süreci kişiden kişiye farklılık gösteriyor.
Ameliyatın ilk haftalarında burun çevresinde şişlik, ödem ve geçici sertlik görülebiliyor. Özellikle burun ucundaki ödemin azalması diğer bölgelere göre daha uzun sürebiliyor.
Burnun nihai görünümünün ortaya çıkması çoğu hastada yaklaşık bir yılı bulabiliyor. Kalın cilt yapısına sahip kişilerde ve bazı cerrahi işlemler sonrasında bu süreç daha uzun devam edebiliyor.
İyileşme döneminde doktorun önerdiği bakım kurallarına uyulması, burnun darbelerden korunması ve kontrol muayenelerinin aksatılmaması önem taşıyor.
Doğal Burun Estetiğinde Kişiye Özel Planlama Öne Çıkıyor
Günümüzde doğal burun estetiği, yalnızca burnun küçültülmesini veya şeklinin değiştirilmesini değil, yüzün genel yapısıyla uyumlu bir görünüm oluşturulmasını hedefliyor.
Prof. Dr. Seçkin Ulusoy'un uzmanlık alanları arasında yer alan rinoplastide de değerlendirilen kişiye özel cerrahi planlama yaklaşımı, yüz oranlarının, cilt yapısının ve burun fonksiyonlarının birlikte ele alınmasına dayanıyor.
Uzmanlık alanındaki genel tıbbi yaklaşımlar, burun estetiği yaptırmayı düşünen kişilerin ameliyat öncesinde beklentilerini, anatomik özelliklerini ve olası cerrahi riskleri uzman hekimleriyle ayrıntılı şekilde değerlendirmelerinin önemine işaret ediyor.
Doğal görünüm ve sağlıklı nefes alma fonksiyonunun birlikte gözetilmesi, başarılı bir rinoplasti planlamasının temel hedefleri arasında bulunuyor
Ağrı ve Kars'ta Şap Hastalığı Alarmı: Hayvan Pazarları Kapatıldı, Yetiştiricilere Kritik Uyarı!
Ağrı ve Kars'ta şap hastalığı alarmı. Hayvan pazarları kapatıldı. Veteriner Hekim Ümit Cem Aksoy'dan yetiştiricilere kritik korunma uyarıları. Kopyala
Ağrı ve Kars'ta şap hastalığına karşı alınan önlemler gündemdeki yerini koruyor. Hastalığın yayılmasını önlemek amacıyla hayvan pazarlarının kapatıldığı bildirilirken, Ağrı'da 111 bin 782 hayvanın aşılandığı açıklandı. Veteriner Hekim Ümit Cem Aksoy, şap hastalığıyla mücadelede üç temel kuralın ayırma, temizlik ve dezenfeksiyon olduğunu vurguladı.
Ağrı ve Kars'ta Şap Hastalığına Karşı Önlemler Artırıldı
Türkiye'de hayvancılık sektörünü tehdit eden şap hastalığı, özellikle büyükbaş hayvan yetiştiricileri açısından ciddi riskler oluşturmaya devam ediyor.
Ağrı ve Kars'ta hastalığın yayılması üzerine hayvan pazarlarının kapatıldığı belirtilirken, Ağrı İl Hayvan Borsası'nın kapalı kalma süresinin uzatıldığı bildirildi.
Paylaşılan bilgilere göre Ağrı'da 1 Eylül'den itibaren yürütülen aşılama çalışmaları kapsamında toplam 111 bin 782 hayvana şap aşısı uygulandı.
Şap Hastalığı Süt Verimini Düşürüyor, Ekonomik Kayıplara Yol Açıyor
Fatro & Güneşli Hayvan Sağlığı Genel Müdür Yardımcısı, Veteriner Hekim Ümit Cem Aksoy, şap hastalığının hayvan sağlığının yanı sıra üreticilerin ekonomik faaliyetlerini de olumsuz etkilediğine dikkat çekti.
Hastalığın oldukça bulaşıcı olduğunu belirten Aksoy, özellikle büyükbaş hayvanlarda süt veriminde azalma, yem tüketiminde düşüş ve ciddi sağlık sorunları görülebildiğini ifade etti.
Şap hastalığının belirtileri arasında yüksek ateş, ağız içinde yaralar ve su dolu kabarcıklar, aşırı salya akıntısı, ayaklarda lezyonlar, meme yaraları ve iştahsızlık bulunuyor.
Hastalığın genç hayvanlarda ölümlere kadar varabilen sonuçlar doğurabileceği belirtiliyor.
Veteriner Hekim Aksoy: Üç Temel Kurala Dikkat!
Şap hastalığının kontrol altına alınmasında biyogüvenlik önlemlerinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Veteriner Hekim Ümit Cem Aksoy, yetiştiricilere önemli uyarılarda bulundu.
Aksoy, hastalığın yalnızca enfekte hayvanlarla doğrudan temas sonucunda bulaşmadığını, virüsün araçlar, ekipmanlar, kıyafetler ve hayvan nakil araçları aracılığıyla da taşınabildiğini belirtti.
Dünya Hayvan Sağlığı Örgütü'nün biyogüvenlik yaklaşımına dikkat çeken Aksoy, mücadelede üç temel ilkeyi şöyle sıraladı:
Ayırma: Hasta veya hastalık şüphesi taşıyan hayvanların sağlıklı hayvanlardan uzak tutulması.
Temizlik: Ahırların, sağım alanlarının, araçların ve kullanılan ekipmanların düzenli temizlenmesi.
Dezenfeksiyon: Temizlik sonrasında uygun dezenfektanlarla virüsün yayılma riskinin azaltılması.
Hayvan Alım-Satımı Durdurulmalı, Yeni Hayvanlar Karantinaya Alınmalı
Şap hastalığının işletmeler arasında yayılmasını önlemek amacıyla yetiştiricilerin dikkat etmesi gereken tedbirleri açıklayan Aksoy, hayvan hareketlerinin kontrol altına alınması gerektiğini vurguladı.
Yetiştiricilerin uygulaması gereken başlıca önlemler şöyle sıralandı:
Hastalık şüphesinde hayvan alım-satımı ve nakilleri durdurulmalı.
Hasta ve şüpheli hayvanlar diğerlerinden ayrılmalı.
İşletmeye yeni getirilen hayvanlar karantinaya alınmalı.
Ahır, sağım alanları ve ekipmanlar düzenli temizlenmeli.
Hayvan nakil araçlarının temizliği ve dezenfeksiyonu sağlanmalı.
Ortak mera ve hayvanların bir araya geldiği alanlardan kaçınılmalı.
Resmî aşılama programlarına eksiksiz uyulmalı.
İşletmeye giriş ve çıkışlar kontrollü gerçekleştirilmeli.
Şap Hastalığı Şüphesinde Yetkililere Derhal Haber Verilmeli
Veteriner Hekim Ümit Cem Aksoy, şap hastalığından şüphelenilen durumlarda yetiştiricilerin laboratuvar sonuçlarını beklemeden yetkili veterinerlik birimlerine bildirim yapması gerektiğini belirtti.
Erken bildirimin hastalığın kontrol altına alınmasında önemli rol oynadığını ifade eden Aksoy, şüpheli hayvanların başka işletmelere gönderilmemesi gerektiğinin altını çizdi.
Ayrıca hastalık şüphesi bulunan hayvanlardan elde edilen sütün satılmaması, başka sütlerle karıştırılmaması ve gübre ile diğer hayvansal materyallerin kontrolsüz biçimde işletme dışına çıkarılmaması gerektiğini söyledi.
Gelişigüzel Aşılama ve Dezenfeksiyon Uyarısı
Şap hastalığıyla mücadelede yanlış uygulamaların hastalığın kontrolünü zorlaştırabileceğini belirten Aksoy, veteriner hekim yönlendirmesi olmadan gelişigüzel aşılama ve dezenfeksiyon yapılmaması konusunda uyardı.
Numune alma, dezenfeksiyon ve aşılama işlemlerinin resmî veteriner hekimin talimatları doğrultusunda yürütülmesi gerektiğini vurguladı.
Henüz hastalık belirtisi göstermeyen hayvanların da virüsü taşıyabileceğine dikkat çeken Aksoy, sürü genelinde hareket kısıtlamalarının uygulanmasının önemini hatırlattı.
Şap Hastalığıyla Mücadelede Erken Müdahale Büyük Önem Taşıyor
Hayvancılık sektöründe ciddi ekonomik kayıplara neden olabilen şap hastalığına karşı aşılama, biyogüvenlik önlemleri ve erken bildirim büyük önem taşıyor.
Uzmanlar, yetiştiricilerin şüpheli vakaları gizlememesi, hayvan hareketlerine ilişkin kısıtlamalara uyması ve resmî veteriner hekimlerin yönlendirmeleri doğrultusunda hareket etmesi gerektiğini vurguluyor.
İlk Yorum yapan siz olun!