İBB Davası kapsamında bir yılı aşkın süredir tutuklu bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık davanın 10.celsesinde savunmasını gerçekleştirdi. Soruşturma kapsamında iddianamede bulunan 143 eylemin yedisinden sorumlu tutulan Başkan Çalık, hayatının hiçbir döneminde suç teşkil edecek bir yapının parçası olmadığını vurguladı. Çalık, “Halkın oyuyla göreve gelmiş bir belediye başkanının, çok güçlü somut gerekçeler olmaksızın tutuklu yargılanması, yalnızca şahsıma değil millet iradesine vurulmuş bir prangadır” dedi.
İstanbul Büyükşehir
Belediyesi’ne yönelik soruşturma kapsamında bir yılı aşkın süredir tutuklu
bulunan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık, davanın 10.celsesinde
savunmasını gerçekleştirdi. Silivri’deki Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu
yerleşkesinde görülen duruşma öncesi salonda bulunanlar sloganlarla Başkan
Çalık’a destek verdi. Kimlik tespitiyle başlayan duruşma, soruşturma kapsamında
iddianamede bulunan 143 eylemin yedisinden sorumlu tutulan Başkan Çalık’ın savunmasıyla
devam etti.
“Hayatımın hiçbir döneminde suç teşkil edecek bir
yapının parçası olmadım”
Başkan Çalık konuşmasına,
“Ekrem İmamoğlu’nun kurucusu ve lideri olduğu iddia edilen bir suç örgütüne üye
olduğum, hatta diğer üyelerden farklı olarak kendisine doğrudan bağlı hareket
ettiğim iddia edilmektedir. Soruşturma aşamasında irtikap suçlaması ile
suçlanırken, iddianamede bundan vazgeçilmiş ve yalnızca rüşvet suçuna dayalı 7
ayrı vakıa tarafıma isnat edilmiştir. Ancak kanunla kurulmuş, denetime açık ve
meşru bir kamu kurumu olan Belediyenin “suç örgütü” olarak nitelendirilmesi son
derece ağırdır. Dört bin sayfalık iddianamede şahsımla ilgili tek bir telefon
kaydı yok, teknik takip yok ya da gizli tanık beyanı yok; elde ettiğim söylenen
tek bir somut menfaatin dahi ortaya konulamamış olması, örgütlü suç isnadının
da temeli yok. Hayatımın hiçbir döneminde suç teşkil edecek bir yapının parçası
olmadım, kişisel değerlerim, mesleki ilkelerim, kamu görevine bakışım itibarıyla
böyle bir şey mümkün değildir” ifadeleriyle başladı.
“Bana yönelik suçlamalarda bulunan kişiler bile
örgütün varlığından haberdar değillerdir”
Çalık konuşmasının
devamında, “Sürekli ifade değiştiren, beyanları kendi içinde ve birbirleriyle
çelişen bazı sanıkların sözleri. Bu kişiler de etkin pişmanlık hükümlerinden
yararlanmış ya da yararlanma beklentisiyle ifade veren şahıslardır. Ancak benim
durumumda bir tuhaflık var. Bana yönelik suçlamalarda bulunan kişiler bile
örgütün varlığından haberdar değillerdir. Ama nasıl oluyorsa örgütün varlığını
reddeden bu kişiler örgütlü suçlarla ilgili hükümlerden etkin pişmanlık yolu ile
istifade edebilmektedirler. Aynı durum rüşvet suçu bakımından da geçerlidir” ifadelerine
yer verdi.
“Allah’ın izni ile alnımın akı ile bu süreçten
çıkacağım”
“Aleyhime yöneltilen
beyanları iftira niteliğinde görmekteyim” diyen Çalık, “Sadece özgürlükleriyle
sınanan insanların somut delille desteklenmeyen hiçbir beyanı mahkûmiyet için
yeterli değildir. Rüşvet, sadece bir kamu görevlisinin işleyebileceği bir
suçtur. İddia edilen dönemde kamu görevlisi değildim. O dönem belediye başkan
danışmanıydım. Haliyle benim rüşvet suçunun faili olmam mümkün değil. Sadece bu
bile kamu görevlilerinin işleyebileceği bir suç bakımından hukuki belgenin
eksikliğini göstermiyor mu? Bu isnatlar bakımından ilk planda şöyle bir ayrım
yapmak isterim. Belediye bünyesinde kamu
yararına yapılan tüm hayır işlerine sonuna kadar sahip çıkıyorum. Bunlar bizim
belediyecilik faaliyetimizin onur abideleridir. Ve Allah’ın izni ile alnımın
akı ile bu süreçten çıkacağım” şeklinde konuştu.
“Makamlar geçicidir. Kalıcı olan ay yıldızlı
bayrağımızdır”
29 yıllık şehir plancısı
olduğunu ifade eden Çalık, “Mesleğim, yalnızca şehirsel mekânları değil; aynı
zamanda doğayı, yaşamı, adaleti ve insan hayatını tehdit eden tüm riskleri
birlikte düşünmeyi gerektirir. Mesleki altyapım şehir planlama disiplinine
dayanmaktadır. Şehir plancılığı; keyfilik değil plan bütünlüğü, kişisel çıkar
değil kamu yararı, belirsizlik değil mevzuata uygun işlem demektir. Bu anlayış,
teknik gereklilik ile hukuki çerçevenin birlikte gözetilmesini zorunlu kılar.
Meslek hayatım boyunca tüm görev ve kararlarımda bu ilkelere bağlı kaldım. Hiçbir
zaman kişisel menfaat odaklı, hukuka aykırı ya da kamu zararına yol açabilecek
bir tasarruf anlayışını benimsemedim. Aksine şehircilik ilkeleri doğrultusunda
hareket etmeyi hem mesleki hem de vicdani bir yükümlülük olarak gördüm. Benim
için makam hiçbir zaman amaç olmadı. Makamlar geçicidir. Yetkiler geçicidir.
Kalıcı olan devlettir. Kalıcı olan hukuk düzenidir. Kalıcı olan ay yıldızlı
bayrağımızdır. Devlet, şahısların üstündedir. Makamlar kişilere emanettir;
fakat devlet bakidir. Hayatım boyunca bu bilinçle hareket ettim. Görev sürem
boyunca belediyecilik faaliyetlerini kişisel çıkar için kullanmadım, keyfi
kararlar almadım ve siyasi saiklerle hareket etmedim. Kent yönetiminde
planlamayı esas aldım” dedi.
“29 yıllık meslek hayatımın 28 yılını Beylikdüzü’ne
adadım”
Beylikdüzü’nün 5 farklı
plan bölgesine ayrıldığını ve bu 5 bölgeden 4 tanesinin plan müellifi olduğunu
belirten Çalık, “29 yıllık meslek hayatımın 28 yılını Beylikdüzü’ne adadım. Bu
ilçeyi sadece görev yaptığım bir yer gibi değil; emek verdiğim, sorumluluk
aldığım ve gelişmesini birlikte izlediğim bir evladım gibi gördüm” ifadelerini
kullandı.
“Bu yargılama yalnızca şahsıma değil millet iradesine
vurulmuş bir prangadır”
2024 yerel seçimlerinde Beylikdüzü
ilçesine yapmış olduğu hizmetlerin bir karşılığı olarak en yakın rakibine karşı
42 bin oy farkla yeniden Beylikdüzü Belediye Başkanı seçildiğini ifade eden
Çalık, “Belediye başkanlığı tek başına bir makam değil, aynı zamanda bir kamu
sorumluluğudur. Görev sürem boyunca benimsediğim yönetim anlayışı; eşitlik,
liyakat, şeffaflık ve kamu yararı esasına dayanmıştır. Hizmet üretirken tek
ölçütüm hukuka uygunluk ve kamu menfaati olmuştur. Bu haksız ve gerçeği
yansıtmayan ithamlarla halkın iradesinin de zedelendiğini düşünüyorum. Ayrıca
iddianamede şahsıma yönelik kişisel zenginleşme, haksız mal edinimi, ya da şahsi menfaat temin ettiğime ilişkin
bir somut bir isnat bulunmamaktadır. Ne şahsıma geçmiş bir para vardır ne mal
varlığı artışı vardır ne de kişisel kazanç unsuru gösterilmiştir” dedi. Önceliğinin
hiçbir zaman kişisel çıkar olmadığını vurgulayan Çalık, “Ben dahil hiç kimse
hukukun üstünde değildir. Elbette yargılanabilirim. Ancak halkın oyuyla göreve
gelmiş bir belediye başkanının, çok güçlü somut gerekçeler olmaksızın tutuklu
yargılanması, yalnızca şahsıma değil millet iradesine vurulmuş bir prangadır”
dedi.
“Tutuksuz yargılanarak görevime devam etmek ve
Beylikdüzü halkına hizmet etmeyi sürdürmek istiyorum”
“Tutukluluk bir cezaya
dönüştürülmemelidir” diyen Çalık, “Bugün bu duruşma salonuna 600 kilometre
uzaktan getirilmiş olmam sadece beni değil, ailemi ve savunma hakkımı da
cezalandırmaktadır. Ayrıcalık talep etmiyorum; yalnızca hukukun temel ilkesinin
uygulanmasını istiyorum: Tutuksuz yargılanarak görevime devam etmek ve
Beylikdüzü halkına hizmet etmeyi sürdürmek istiyorum. Hukukun üstünlüğünü
korumak hepimizin ortak sorumluluğudur” şeklinde konuştu.
“Sorumlu tutulduğum 7 eylemden yalnızca 2’si hakkında
soruşturma aşamasında savunmam alınmış, diğerlerini iddianamenin kabulüyle
öğrenmiş bulunmaktayım”
Çalık konuşmasının
devamında, “İddianamede ‘Örgütün Beylikdüzü Dönemi’ olarak nitelenen dönemdeki
7 eylemden sorumlu olduğum iddia edilmektedir. Görevim gereği ve tamamen
mevzuat çerçevesinde yürüttüğüm rutin işlemlerin, sanki gayrimeşru bir
menfaatin aracıymış gibi gösterilmesini açık ve net bir şekilde reddediyorum. Görevim
kapsamında gerek mesai arkadaşlarımla gerekse belediyeye çeşitli müracaatları
olan vatandaşlarla yapılan görüşmeler, hiçbir somut dayanağı olmayan bir kurgu
neticesi sanki sözde örgüt lideri ve üyeleri ile irtibat kurulması olarak
değerlendirilmiştir. İddianamede toplam 143 eylemden söz edilmekte olup,
bunların 7’sinden sorumlu tutulmaktayım. Ancak bu 7 eylemden yalnızca 2’si
hakkında soruşturma aşamasında savunmam alınmış, diğerlerini iddianamenin
kabulüyle öğrenmiş bulunmaktayım; buna ilişkin eleştirilerimi de sunmak
isterim” ifadelerine yer verdi.
“Bir belediye başkanının en büyük hesabı yalnızca
mahkemelere değil, halka ve kendi vicdanına verdiği hesaptır”
İstanbul Büyükşehir
Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile nasıl tanıştığını ve birlikte yaptıkları
çalışmaları da paylaşan Çalık, “Bugün burada yalnızca yargılanan bir kişi
olarak değil; Beylikdüzü’ne yaklaşık 30 yıldır hizmet etmiş, bu 30 yılın 6
yılında da belediye başkanlığı yapmış bir belediye başkanı olarak bulunuyorum
ve vicdanım çok rahat. 2014’ten bugüne attığımız her adımda şehircilik ilkeleri
ve kamu yararı vardır. Bir belediye başkanının en büyük hesabı yalnızca
mahkemelere değil, halka ve kendi vicdanına verdiği hesaptır. Benim vicdanım
çok rahattır. 2014 öncesi Beylikdüzü
ile 2014 sonrası Beylikdüzü arasındaki fotoğraf, emin olun bunun net
göstergesidir. 2014 öncesinde Beylikdüzü; kopuk, kendi ihtiyaçlarını dahi
karşılayamayan, ranta kurban edilmeye hazır bir kent iken biz herkes için daha
yaşanabilir, sürdürülebilir bir kent inşası için çok çaba sarf ettik” dedi.
“Beslenme Saati projesinde Beylikdüzü Belediyesi'nin
tek kuruşunu harcamadım”
“Benim en büyük projem
‘Beslenme Saati’ projesidir” diyen Çalık, “Ben ne yaptıysam çocuklar için
yaptım. Beslenme Saati projesindeki 800 bin paket için Beylikdüzü
Belediyesi'nin tek kuruşunu harcamadım. Hep ayni olarak aldık; bakın,
beyanımdır, hayırseverlerden ayni olarak aldık. Dolayısıyla bu hassasiyetle
bakmanızı arzu ediyorum. Kişisel zenginleşme aracı olarak mı kullanılıyor
kamuya gelmesi gereken bu olay; yoksa kamunun menfaatine tekrar o kente mi
dönüyor?” ifadelerini kullandı.
“Bir belediye başkanının en güçlü savunması, kente
bıraktığı kamusal mirastır”
Savunmasının devamında, “Kanunla
kurulan, her türlü denetime açık, devletimizin yereldeki eli kolu olan
belediyelerimizin organizasyon yapısının "suç örgütü" yapısıymış gibi
gösterilmesini ben kabul edemiyorum” diyen Başkan Çalık, “Bir belediye
başkanının en güçlü savunması, kente bıraktığı kamusal mirastır. Benim önceliğim hiçbir zaman kişisel çıkar olmadı;
önceliğim hep şehirlerimize değer katmak, kamu kaynaklarını korumak ve
milletimize fayda sağlayacak hizmetleri hayata geçirmek olmuştur. Milletin
kayıtsız şartsız egemenliğine inanıyorum. Milletimiz kimi seçeceğine, kime
görev vereceğine demokratik iradesiyle karar verebilir” şeklinde konuştu.
1. eyleme ilişkin
savunmasını tamamlayan Başkan Çalık’ın savunması verilen aranın ardından devam
edecek.

İlk Yorum yapan siz olun!