Ahilik Platformu Başkanı Cengiz Ataseven, okullarda yaşanan saldırı ve şiddet olaylarının yalnızca “sorunlu öğrenciler” üzerinden değerlendirilemeyeceğini belirterek, “Ortada bireysel değil, toplumsal bir alarm vardır” dedi. Ataseven; aile, eğitim sistemi, ekonomik koşullar, sosyal medya ve yerel yönetimlerin sorumluluklarına dikkat çekti.

Ahilik Platformu Başkanı Cengiz Ataseven’den Okullardaki Şiddete Çağrı: “Ortada Toplumsal Bir Alarm Var”

Ahilik Platformu Cengiz Ataseven, okullarda yaşanan şiddet ve saldırı olaylarının yalnızca “sorunlu öğrenciler” üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek aile, eğitim sistemi, ekonomik koşullar, sosyal medya ve yerel yönetimlerin sorumluluklarına dikkat çekti. Ataseven, “Ortada bireysel değil, toplumsal bir alarm vardır” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de okullarda yaşanan şiddet olayları çocukların güvenliği ve eğitim ortamlarının geleceğine ilişkin tartışmaları yeniden gündeme taşırken, Ahilik Platformu’ndan Cengiz Ataseven konuyla ilgili kapsamlı bir değerlendirmede bulundu.

Ataseven, okul saldırılarının yalnızca olayı gerçekleştiren öğrenciler üzerinden açıklanmasının sorunun temel nedenlerinin gözden kaçırılmasına yol açacağını savundu.

“Çocuklarımız büyük bir baskının ortasında büyüyor”

Çocukların ekonomik sıkıntılar, gelecek kaygısı, aile içindeki iletişim sorunları, sınav baskısı ve sosyal medyadaki şiddet içerikleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Ataseven, eğitim sistemindeki sorunların da bu tabloya eklendiğini ifade etti.

Ailelerin geçim sıkıntısıyla mücadele ederken çocuklarıyla kurdukları iletişimin giderek zayıflayabildiğine işaret eden Ataseven, çocukların içine kapanmasının altında yalnızlık, öfke, dışlanmışlık ve kimlik sorunlarının bulunabileceğini dile getirdi.

Akran zorbalığı artık cep telefonlarında

Ataseven'in üzerinde durduğu konulardan biri de sosyal medya ve dijital platformlar oldu.

Şiddet görüntüleri, zorbalık, nefret söylemi ve sanal linç kültürünün gençlerin hayatında giderek daha fazla yer tuttuğunu savunan Ataseven, “Akran zorbalığı okul bahçesinden çıkıp cep telefonlarının içine taşındı” değerlendirmesinde bulundu.

Eğitim sistemine eleştiri

Eğitim sisteminin çocukları hayata hazırlamak yerine büyük ölçüde sınav başarısına odakladığını belirten Ataseven, mesleki eğitim ile sanat, spor ve üretim odaklı eğitim modellerinin güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Zorunlu eğitim sisteminin de yeniden değerlendirilmesini isteyen Ataseven, her öğrencinin yeteneklerinin, ilgi alanlarının ve yaşam koşullarının farklı olduğuna dikkat çekti.

Yerel yönetimlere de çağrı

Ataseven açıklamasında belediyelere de sorumluluk düştüğünü belirterek gençlerin yararlanabileceği kültür merkezleri, spor alanları, kütüphaneler ve ücretsiz psikolojik danışmanlık hizmetlerinin artırılması gerektiğini ifade etti.

Okullardaki psikolojik destek ve rehberlik hizmetlerinin de güçlendirilmesini isteyen Ataseven, çocukların yaşadığı travmaların, öfke sorunlarının ve aidiyet problemlerinin erken dönemde fark edilmesinin önemine işaret etti.

“Çocuklarımız öfkeli doğmuyor”

Ataseven açıklamasının en dikkat çeken bölümünde sorunun yalnızca saldırıda kullanılan araç veya saldırıyı gerçekleştiren kişi üzerinden ele alınamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Sorun; çocuğunu dinlemeyen ailede, çocuğunu tanımayan eğitim sisteminde, çocuğunu yalnız bırakan toplumda, çocuğunu sadece istatistik olarak gören siyasette, çocuğuna umut veremeyen ekonomik düzendedir.”

Ataseven, “Çocuklarımız öfkeli doğmuyor. Biz yetişkinler olarak onları duymazsak, anlamazsak ve sahip çıkmazsak; bugün okul koridorlarında gördüğümüz şiddet, yarın toplumun tamamını kuşatan daha büyük bir krize dönüşecektir” ifadelerini kullandı.

Okullarda yaşanan saldırılarda hayatını kaybeden çocukları da anan Ataseven, ailelerine başsağlığı dileyerek benzer olayların yeniden yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınması çağrısında bulundu.