Özgür Karabat, Arka Haber'e Esenyurt'taki kayyum sürecini, 340 daire tartışmasını, fon soruşturmasını ve ekonomiyi değerlendirdi. YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Esenyurt’ta Arka Haber mikrofonuna yaptığı özel açıklamalarda Türkiye gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Esenyurt Belediyesi’ndeki kayyum uygulamasından fon soruşturmasına, yargıdaki uygulamalardan ekonomik sorunlara kadar birçok başlıkta konuşan Karabat, iktidara yönelik sert eleştiriler yöneltti.

 Özgür Karabat: Erdoğan’ın “Kızım” Dediği Bakan 5 Ayda 340 Dairelik Yolsuzluğa İmza Attı!


HABER:NİLGÜN EGE

ESENYURT/  YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Esenyurt’ta Arka Haber mikrofonuna yaptığı özel açıklamalarda Türkiye gündemine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Esenyurt Belediyesi’ndeki kayyum uygulamasından fon soruşturmasına, yargıdaki uygulamalardan ekonomik sorunlara kadar birçok başlıkta konuşan Karabat, iktidara yönelik sert eleştiriler yöneltti.


ESENYURT’TA KAYYUM TARTIŞMASI: “HALK GERÇEĞİ GÖRDÜ”

Esenyurt’ta vatandaşlarla bir araya gelen Özgür Karabat, Belediye Başkanı Ahmet Özer’in tutuklanması ve görevden uzaklaştırılmasının ardından başlayan kayyum sürecini değerlendirdi.

Karabat, Ahmet Özer hakkında ileri sürülen suçlamaların dayanaksız olduğunu savunurken, kayyum yönetiminde görev yapan bir isme yönelik operasyonu gündeme taşıdı.

Operasyonda değerli saatler, altınlar ve ziynet eşyalarının bulunduğunu, ayrıca 212 milyon liralık para transferinin ortaya çıkarıldığını öne süren Karabat, Esenyurt Belediyesi'nin kaynaklarının nasıl kullanıldığının sorgulanması gerektiğini söyledi.

Karabat, yaşanan gelişmelerin Esenyurt halkı açısından kayyum uygulamasına yönelik tartışmaları daha da büyüttüğünü ifade etti.

“CUMHURBAŞKANININ ‘KIZIM’ DEDİĞİ ESKİ BAKAN!”

Röportajın en dikkat çekici bölümlerinden biri, Türkiye gündemindeki fon soruşturması ve eski bir bakana yönelik suçlamalar oldu.

Özgür Karabat, beş aylık süreçte 340 dairenin değerine karşılık geldiğini belirttiği bir tutar üzerinden ağır yolsuzluk suçlamalarında bulundu.

“Türkiye’nin diğer tarafında büyük bir fon skandalı yaşanıyor. Bir kişi 5 ay gibi kısa bir zamanda 340 daireye denk gelebilecek bir yolsuzluğun altına imza atabiliyor. O kişi de Sayın Cumhurbaşkanının ‘kızım’ dediği eski bir bakan.”

Karabat'ın açıklamaları, eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya hakkında gündeme gelen soruşturma tartışmalarını yeniden gündeme taşıdı.

YARGIDA ÇİFTE STANDART ELEŞTİRİSİ

Karabat, bazı isimlerin soruşturmalara davet yoluyla katılmasına dikkat çekerek yargı uygulamalarında eşitlik ilkesinin gözetilmesi gerektiğini savundu.

Özellikle 45 dakika sürdüğünü belirttiği ifade işlemini eleştiren Karabat, aynı yaklaşımın gazetecilere, yazarlara ve muhalefet belediye başkanlarına da gösterilmesi gerektiğini dile getirdi.

“Türkiye’de davet usulü ifadenin mümkün olduğunu gördük. Umuyoruz ki bu usulü sadece kendi isimlerine değil; gazetecilere, yazarlara ve muhalefet belediye başkanlarına da uygularlar.”

Karabat, hukuk sisteminin kişilerin siyasi kimliğine veya görevine göre farklı işlememesi gerektiğini vurguladı.

“TÜRKİYE ZENGİN BİR ÜLKE, KAYNAKLAR DOĞRU KULLANILMIYOR”

Ekonomik gelişmeleri de değerlendiren Karabat, son dönemde kamuoyuna yansıyan fon ve usulsüzlük tartışmalarının ekonomik güven üzerinde ciddi etkileri olduğunu savundu.

On gün içerisinde 840 milyar liralık fon yolsuzluğunun konuşulduğunu ileri süren Karabat, borsadaki değer kaybının yaklaşık 100 milyar dolar olduğunu öne sürdü.

Bu büyüklükte bir kaynağın savunma sanayisinden sağlık yatırımlarına, üretim tesislerinden sosyal desteklere kadar pek çok alanda değerlendirilebileceğini belirten Karabat, Türkiye'nin ekonomik potansiyeline dikkat çekti.

“Türkiye zengin ve güçlü bir ülke; yeter ki kaynaklar doğru yönetilsin ve adil paylaştırılsın.”

“VATANDAŞ HESABI SANDIKTA SORACAK”

Röportajın sonunda siyasi gelişmelerin toplum üzerindeki etkilerini değerlendiren Karabat, yolsuzluk suçlamalarının siyasete duyulan güveni zedelediğini söyledi.

Siyasi partiler arasında ayrım yapılmaksızın usulsüzlüklerin üzerine gidilmesi gerektiğini ifade eden Karabat, vatandaşın ekonomik sorunlara ve siyasi gelişmelere tepkisini demokratik yollarla ortaya koyacağını savundu.

“Çalan hangi parti olursa olsun vatandaşın siyasete güveni azalıyor. Bu demokrasi açısından son derece tehlikeli. Ancak ben inanıyorum ki toplumsal patlamalar sandıkta olur. Vatandaşımız yaşadığı yoksulluğun ve yolsuzluğun hesabını sandıkta soracak ve yeni bir iktidarın kapısını açacaktır.”